Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Bạn buộc mình, ràng buộc mình, tìm cách trốn tránh, và sau đó sẽ đánh đập mình.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Estamo-nos a pôr, estamo-nos a prender, estamo-nos a esquivar dele, e depois castigamo-nos no fim.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Je legt jezelf iets op, en je muist ervanonder, en dan straf je jezelf achteraf.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.K něčemu se snažíte zavázat, pak se z toho vykrucujete a následně se za to nesnášíte.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.당신은 당신 스스로를 밀어넣고, 묶어 놓고, 그 틈 사이로 빠져 나오고, 그 이후로 자기 스스로를 때리고 있는 것입니다.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Man binder sig selv og man snor sig uden om, og så bebrejder man sig selv efterfølgende.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Saját magunkat kötjük oda, és kiravaszkodjuk magunkat belőle, majd saját magunkat verjük meg utána.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Sam siebie ograniczasz, sam się wiążesz, później sam się z tego wykręcasz, a następnie się za to karzesz.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Te presentas, te amarras luego te las ingenias para escapar y por último te das una paliza.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Te pui pe tine însuţi, te legi, te strecori din legături, şi apoi te baţi singur.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Vi state legando, ma nello stesso tempo vi state sciogliendo, e poi vi prenderete a schiaffi.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Vous vous y mettez, vous vous contraignez, et vous rusez pour y échapper, et ensuite vous vous battez.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Ви самі себе прив'язуєте, самі виплутуєтеся, а потім самі ж себе за це б'єте.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.אתם שמים את עצמכם, כובלים את עצמכם, מתחמקים בשפלות מהאחריות, ולבסוף רודים בעצמכם על מה שעשיתם.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.逃げだそうともします。 そして最後には自分を責めてしまうのです。 そこで私は10年に渡って
Kurtulabildiğim herkesten kurtulmaya çalıştım, bilirisin, kimdir, nedir, kime karşı burada yarışıyorum?Am încercat să aflu de la ceilalţi, ştiţi voi, cine, în ce fel, împotriva cui concurez eu aici?
Kurtulabildiğim herkesten kurtulmaya çalıştım, bilirisin, kimdir, nedir, kime karşı burada yarışıyorum?Cercavo di avere informazioni da chiunque, sai, chi sono, come sono, sai, contro chi devo gareggiare?
Kurtulabildiğim herkesten kurtulmaya çalıştım, bilirisin, kimdir, nedir, kime karşı burada yarışıyorum?Eu tentei que alguém me dissesse, quem, que tipo, contra quem vou correr aqui?
Kurtulabildiğim herkesten kurtulmaya çalıştım, bilirisin, kimdir, nedir, kime karşı burada yarışıyorum?Ik probeerde uit iedereen informatie te krijgen, weet je, zo van: tegen wie moet ik hardlopen?
Kurtulabildiğim herkesten kurtulmaya çalıştım, bilirisin, kimdir, nedir, kime karşı burada yarışıyorum?Jag försökte få information från alla, ni vet, vem, hur, vem är det jag tävlar mot här?
Kurtulabildiğim herkesten kurtulmaya çalıştım, bilirisin, kimdir, nedir, kime karşı burada yarışıyorum?J'essaye de me débarasser de tous ces gens, vous savez, pour savoir contre qui j'étais en compétition?
Kurtulabildiğim herkesten kurtulmaya çalıştım, bilirisin, kimdir, nedir, kime karşı burada yarışıyorum?사실 할수만 있다면 벗어나고 싶었어요 내가 도대체 누구를 상대로 달리고 있는거지?
Kurtulabildiğim herkesten kurtulmaya çalıştım, bilirisin, kimdir, nedir, kime karşı burada yarışıyorum?Próbáltam mindenkiből kiszedni kicsoda, miféle, tudják, hogy kik ellen futok.
Kurtulabildiğim herkesten kurtulmaya çalıştım, bilirisin, kimdir, nedir, kime karşı burada yarışıyorum?Pytałam się... ...z kim będę rywalizować.
Kurtulabildiğim herkesten kurtulmaya çalıştım, bilirisin, kimdir, nedir, kime karşı burada yarışıyorum?Snažila jsem se dozvědět se od ostatních, proti komu tu budu běhat.
Kurtulabildiğim herkesten kurtulmaya çalıştım, bilirisin, kimdir, nedir, kime karşı burada yarışıyorum?Snažila som sa od kohokoľvek pozisťovať, kto to bol, proti komu som mala bežať.
Kurtulabildiğim herkesten kurtulmaya çalıştım, bilirisin, kimdir, nedir, kime karşı burada yarışıyorum?Tôi cố gắng giao tiếp với bất kỳ người nào tôi có thể, Bạn có biết, ai, tôi thi chạy với ai ở đây?
Kurtulabildiğim herkesten kurtulmaya çalıştım, bilirisin, kimdir, nedir, kime karşı burada yarışıyorum?Προσπάθησα να μάθω από όποιον μπορούσα, ξέρετε, ποιος, τι είδους, ξέρετε, με ποιους συναγωνίζομαι εδώ;
Kurtulabildiğim herkesten kurtulmaya çalıştım, bilirisin, kimdir, nedir, kime karşı burada yarışıyorum?Опитах се да разбера, от всички възможни хора - кой, какъв, срещу кого ще тичам тук?
Kurtulabildiğim herkesten kurtulmaya çalıştım, bilirisin, kimdir, nedir, kime karşı burada yarışıyorum?Я пыталась вытянуть их всех, из кого могла, знаешь, кто, какие они, те, против кого я бегу.
Kurtulabildiğim herkesten kurtulmaya çalıştım, bilirisin, kimdir, nedir, kime karşı burada yarışıyorum?ניסיתי להוציא את זה ממי שיכולתי - מי, מאיזה סוג, מול מי אני רצה כאן?
Kurtulabildiğim herkesten kurtulmaya çalıştım, bilirisin, kimdir, nedir, kime karşı burada yarışıyorum?「今回はどんな人と走るの?」と聞いたけど 「さあ誰だろ、わかったら教えてあげるよ」とか言うだけなの
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.A gdy rękę swą ściągnie na krainy, ani ziemia Egipska tego ujść nie będzie mogła.
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.A když ruku svou vztáhne na země, ani země Egyptská nebude moci jeho zniknouti.
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.Asimismo, extenderá su mano a las otras tierras, y la tierra de Egipto no escapará
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.A vystrie svoju ruku na zeme, a Egyptská zem neunikne.
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.E estenderá a sua mão contra os paises; e a terra do Egito não escapará.
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.És kezeit az országokra veti, és Égyiptom földe meg nem menekedhetik.
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.Han udrækker sin Hånd mod Landene, og Ægypten undslipper ikke.
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.Il étendra sa main sur divers pays, et le pays d`Égypte n`échappera point.
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.In iztegne roko po deželah, tudi dežela Egiptovska ne ubeži;
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.Îşi va întinde mîna peste felurite ţări, şi nici ţara Egiptului nu va scăpa.
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.Ja hän ojentaa kätensä maita kohti; Egyptin maa ei ole säästyvä.
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.Ja, han skall uträcka sin hand mot främmande länder, och Egyptens land skall icke slippa undan;
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.그가 열국에 그 손을 펴리니 애굽 땅도 면치 못할 것이므로
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.maar Egypte en vele andere landen zal hij bezetten.
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.Metterà così la mano su molti paesi; neppure l'Egitto scamperà
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.Người sẽ giang tay ra trên các nước , và đất Ê - díp-tô sẽ không thoát khỏi .
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.Người sẽ giang tay ra trên các nước, và đất Ê-díp-tô sẽ không thoát khỏi.
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.Og han skal utstrekke sin hånd mot andre land, og Egyptens land skal ikke slippe unda.
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.Pada waktu ia menduduki kerajaan-kerajaan itu, kerajaan Mesir pun tidak akan luput
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.Und er wird seine Hand ausstrecken nach den Ländern, und Ägypten wird ihm nicht entrinnen;
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.Και θελει εκτεινει την χειρα αυτου επι τους τοπους και η γη της Αιγυπτου δεν θελει εκφυγει.
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.И прострет руку свою на разные страны; не спасется и земля Египетская.
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.Ще простре ръката си върху страните; и Египетската земя няма да избегне.
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.וישלח ידו בארצות וארץ מצרים לא תהיה לפליטה׃
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.ويمد يده على الاراضي وارض مصر لا تنجو.
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.他 必 伸 手 攻 擊 列 國 . 埃 及 地 也 不 得 脫 離
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.他 必 伸手 攻擊列國 . 埃及 地 也 不得脫離
Sadece, bak, bu adamların fazladan bir elektronu var dersiniz, hep kurtulmaya çalıştıkları.Ihr seht einfach, dass die Elemente links ein Elektron abgeben wollen