Bu çıkmazdan kurtulmaya çalışmalıyız.We must try to break the deadlock.
Küçük köpek kurtulmaya çalıştı.The small dog tried to get away.
O, karıncalardan kurtulmaya çalıştı.He tried to get rid of the ants.
Tom evindeki farelerden kurtulmaya çalışıyor.Tom has been trying to get rid of the mice in his house.
Klasik arabandan gerçekten kurtulmayacaksın, değil mi?You aren't really going to get rid of your classic car, are you?
O felaketten kurtulmaya çalışmak yerine kederi içinde debeleniyor gibi görünüyordu.She seemed to be wallowing in her grief instead of trying to recover from the disaster.
Tom kurtulmaya başlıyor ama henüz ormandan çıkmadı.Tom is beginning to recover, but he's not out of the woods yet.
Söz üstüne söz verdi ve sonra onlardan kurtulmaya çalıştı.He made promise after promise and then sought to get out of them.
Bundan kurtulmayacaksın.You're not going to get away with it.
Bundan asla kurtulmayacağız.We'll never get out of this.
Tom buradan kurtulmaya can atıyor.Tom is dying to get out of here.
Tom yangından kurtulmaya çalıştı.Tom tried to stomp out the fire.
Tom karıncalardan kurtulmaya çalıştı.Tom tried to get rid of the ants.
Benden kurtulmaya mı çalışıyorsun?Are you trying to get rid of me?
Tom muhtemelen asla kurtulmayacak.Tom will probably never recover.
Tom Mary'den kurtulmaya çalıştı.Tom tried to get away from Mary.
Üzüntünden kurtulmaya çalış. Hayatını yaşa!Try to get rid of your sorrows. Enjoy your life!
Tom kanıtlardan kurtulmaya çalıştı.Tom tried to get rid of the evidence.
Leyla, bundan bir daha kurtulmayacaktı.Layla wasn't going to get away with this again.
Tom umutsuzca sorumluluğundan kurtulmaya çalışıyor.Tom desperately tries to escape his responsibility.
Bir yandan kurtulmaya çalışırken bir yandan da bağırarak yardım istedi.Clinging to a branch, he shouted for help.
Şunlardan kurtulmaya hazırız.All right, now we're ready, so we can get rid of these guys up here.
Takip ediliyordum, kurtulmaya çalıştım ! atlattığını emin misin ?Someone's tailing me, I must get rid of him You sure you have got rid of him?
Sadece, bak, bu adamların fazladan bir elektronu var dersiniz, hep kurtulmaya çalıştıkları.You just say, look, these guys have one extra electron that they're always trying to get rid of.
Tercihen kurtulmaya çalışabilirler, belki, iki elektronlarından da.Ideally they'd want to get rid of, maybe, both of their electrons.
Fakat bu, kurtulmaya çalıştığınız bunalımın ve baskının ağırlığını artırır.But that adds to the burden of melancholy and oppression which you want to throw off.
Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak.He shall stretch forth his hand also on the countries; and the land of Egypt shall not escape.
Skandal, BHF'nin iflastan kurtulmaya çabaladığı bir zamanda patlak verdi.The scandal comes at a time when the FBiH is struggling to avoid bankruptcy.
Willis dizinin geri kalanında arabadan kurtulmaya çalışıyor.He spends the rest of the episode trying to get rid of it.
Sang-man onlardan kurtulmaya çalışır ama gittiği her yerde hayaletler onu takip eder.Sang-man tries to get rid of them, but ghosts haunt him everywhere he goes.
Kendilerini başkalarına haber verenden başkası kurtulmayacaktır. [1]None will be saved except the one who had informed the others about them.[12]
Bundan böyle toplum, çabalarını Osmanlı egemenliğinden kurtulmaya adadı.Henceforth the society dedicated its efforts to liberation from Ottoman domination.
Ricardo zincirlerden kurtulmaya çalışırken; karısını görür ve karısı ona cehennemde olduklarını söyler.Plus tard, alors qu'il est toujours enchaîné, Ricardo voit sa femme, morte, qui lui dit qu'ils sont en enfer.
Danny yüzükten kurtulmaya çalıştıkça bu devam eder.Sylvia, apprenant l'origine de la bague, veut de nouveau rompre.
Olivia çığlık atar ve kurtulmaya çalışır.Maria grida e scappa via.
Böylelikle depresyonundan kurtulmaya çalışır.Qui sembrò uscire dalla depressione.
Olivia çığlık atar ve kurtulmaya çalışır.Девушка кричит и пытается убежать.
Bunun üzerine Max büyülü kalemini kullanarak canavardan kurtulmaya çalışmaya başlar.Max então precisa perseguir e se livrar do monstro com a ajuda de sua caneta mágica.
Bir yandan kurtulmaya çalışırken bir yandan da bağırarak yardım istedi.Encontrando-se cercado, gritou por ajuda.
Böylelikle depresyonundan kurtulmaya çalışır.Jak radzić sobie z depresją.
O, karıncalardan kurtulmaya çalıştı.Próbował pozbyć się mrówek.
Elliot burada garip şeyler olduğunu anlıyor ve adadan kurtulmaya çalışıyor.Бен запитує, чи правда він хоче знищити острів.
Gözde Şener'in sarkıntılıklarından kurtulmaya çalışmakta ama Şener'in vaadlerine kanmaktadır.Граф намагається придушити волю Ван Хелсінга, але той захищається хрестом.
Darla daha sonra hamile olduğunu öğrenmiş ve bütün dünyayı gezerek bebekten kurtulmaya çalışmıştır.Ольга намагалася завагітніти, але кожного разу вона втрачала дитину.
Bunun üzerine Max büyülü kalemini kullanarak canavardan kurtulmaya çalışmaya başlar.Ale John využije svůj počítač a začne boj o záchranu příšer.
Böylelikle depresyonundan kurtulmaya çalışır.De sliter med å få ham ut av depresjonen.
Böylelikle depresyonundan kurtulmaya çalışır.Tujuannya adalah untuk mencegah dehidrasi.
Olivia çığlık atar ve kurtulmaya çalışır.Nhưng Isaac đổi ý và cố gắng trốn thoát.
Böylelikle depresyonundan kurtulmaya çalışır.その後鬱病を発症。
Danny yüzükten kurtulmaya çalıştıkça bu devam eder.ただし、遠投の指輪を装備していた場合はなくなってしまう。
Uyuşturucudan kurtulmaya çalışan kızı intihar etti.自殺しようとした学生をかばって命を落とした。
Olivia çığlık atar ve kurtulmaya çalışır.ג'וני בורח ומנסה לחשוב על נקמה.
Sıra kendisine geçen oyuncu hapsedildiği konumdan kurtulmaya çalışır.או כאשר הפסיל שחקן שהוא כבר שבוי.
Bir yandan kurtulmaya çalışırken bir yandan da bağırarak yardım istedi.הוא לא היה מסוגל לרדת למטה ועל-כך זעק לעזרה.
Cumhuriyet, Karanlık Jedilardan kurtulmaya karar verdi ve Aydınlık Jediların da yardımıyla hepsini yakaladı.Jis skelbėsi pasaulio gelbėtoju nuo žydų pavojaus, o tą gelbėjimą suprato kaip visų žydų sunaikinimą.
Altıncı çikolataya geldiğimde ondan kurtulmaya çalışıyor bile olabilirim. .Szóstej tabliczki mógłbym wręcz chcieć się pozbyć.
Altıncı çikolataya geldiğimde ondan kurtulmaya çalışıyor bile olabilirim. .Z tabulek čokolády jsem už unavený. Možná mám záporný mezní užitek.
Bu kötüleşmeden kurtulmaya çalışıyor gibiyimJe ne vois pas comment me sortir de cette crise
Bu kötüleşmeden kurtulmaya çalışıyor gibiyimNeviem, ma z tejto krízy
Fakat bu, kurtulmaya çalıştığınız bunalımın ve baskının ağırlığını artırır.Pero se añade a la carga de la melancolía y la opresión de la que se quieren librar.