Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtulmak ile cümle

kurtulmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fikri kurtulmak için denemek gerekirSinun täytyy yrittää päästä eroon ajatuksesta, että
Fikri kurtulmak için denemek gerekirTrebuie să încercaţi să scape de ideea că acest lucru este Gregor.
Fikri kurtulmak için denemek gerekirUsted debe tratar de deshacerse de la idea de que esto es Gregor.
Fikri kurtulmak için denemek gerekirVocê deve tentar se livrar da idéia de que este é Gregor.
Fikri kurtulmak için denemek gerekirVous devez essayer de se débarrasser de l'idée que ce n'est Gregor.
Fikri kurtulmak için denemek gerekirΘα πρέπει να προσπαθήσουμε να απαλλαγούμε από την ιδέα ότι
Fikri kurtulmak için denemek gerekirВи повинні спробувати позбутися думки, що це Грегор.
Fikri kurtulmak için denemek gerekirВы должны попытаться избавиться от мысли, что это Грегор.
Fikri kurtulmak için denemek gerekirТрябва да се опитате да се отървете от идеята, че това е Грегор.
"Haftanın. O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında."일주일으로. 그가 무엇 이든간에, 당신은 그를 없애 수 없습니다
"Haftanın. O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.وقال "بحلول الأسبوع. أيا كان ، لا يمكن التخلص منه
"Haftanın. O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.週の下に。そして、彼はに - 今後たくさんの荷物を持っている
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Alcune delle rovine si trovano qui dentro per eliminare le prove, non è così?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?La razón por la que parte de las ruinas están aquí es para deshacerse de las pruebas, ¿verdad?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Nogle af ruinerne er vel herinde for at skjule beviserne?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?O motivo pelo qual parte das ruínas estão aqui foi para não haver provas, não foi?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Osa raunioista on täällä- -jotta todisteista olisi päästy eroon.
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Powodem, dla którego część ruin jest tu, było zacieranie śladów, tak?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Vissa av ruinerna är väl här för att sopa undan bevisen?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Ο λόγος που βρίσκεται εδώ μέρος των ερειπίων είναι για να σβηστούν οι αποδείξεις, σωστά;
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Часть этих развалин попала сюда, чтобы не оставалось улик?
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.A minha vida focou-se em ver-me livre dele, de uma forma obsessiva.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Az életem elkezdett arról szólni, hogy megszabaduljak tőle, mígnem teljesen ennek a megszállottja lettem!
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Hidup dan obsesiku menjadi untuk mengenyahkannya.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.제 삶은 그것을 없애고 그것을 없애는데 몰두하는 것이 되어버렸습니다.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.La mia vita si è trasformata nell'ossessione di liberarmene.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Ma vie s'est mise à tourner autour de l'obsession de m'en débarrasser.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Mein Leben drehte sich plötzlich darum, ihn loszuwerden und besessen davon zu sein.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Mijn leven draaide om het kwijtraken ervan en de obsessie hierover.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Mitt liv kom att handla om att bli av med den och fundera på att bli av med den.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Mi vida se convirtió en sacármelo de encima; una obsesión por deshacerme de él.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Moje życie zaczęło się koncentrować na tym, żeby się go pozbyć i obsesyjnie do tego dążyłam.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Rồi tôi sống như là để rũ bỏ nó đi và luôn bị ám ảnh về điều đó.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Tématem mého života se stalo to, že jsem se ho zbavovala, a že jsem byla tímto zbavováním posedlá.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Viaţa mea devenise o încercare şi o obsesie de a scăpa de ea.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Život sa začal točiť okolo toho, ako sa ho zbaviť, a nutkania sa ho zbaviť.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Η ζωή μου περιστρεφόταν γύρω από το να το ξεφορτωθώ και είχα αποκτήσει εμμονή να το ξεφορτωθώ.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Животът ми бе относно отърваването от него и бях завладяна от това как да се отърва от него.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Моє життя наповнилось спробами позбутись його і одержимістю позбутись його.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Моя жизнь наполнилась попытками избавиться от него и сильным желанием это сделать.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.חיי הפכו להיות לאובססיה סביב העיסוק בלהפטר ממנה.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.أصبحت حياتي حول التخلص منها ، والتفكير المهووس حول التخلص منها.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.実のところ それが 行きすぎて
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.我嘅生活開始圍繞點除佐佢,我心神不寧,一心要除佐佢。
Hayır, size zaman kazandırmakla ilgisi yok. Öldürülmekten kurtulmak için tek çaremdi.Det var allt jag kunde göra för att undvika att bli dödad.
Hayır, size zaman kazandırmakla ilgisi yok. Öldürülmekten kurtulmak için tek çaremdi.Jeg prøvede bare at undgå at blive dræbt.
Hayır, size zaman kazandırmakla ilgisi yok. Öldürülmekten kurtulmak için tek çaremdi.Não foi por isso que o fiz, foi a única coisa que pude fazer para não ser morto.
Hayır, size zaman kazandırmakla ilgisi yok. Öldürülmekten kurtulmak için tek çaremdi.Nie grałem na zwłokę, robiłem, co mogłem, żeby nie zginąć.
Hayır, size zaman kazandırmakla ilgisi yok. Öldürülmekten kurtulmak için tek çaremdi.No, non cercavo di darvi tempo, cercavo solo di non farmi uccidere.
Hayır, size zaman kazandırmakla ilgisi yok. Öldürülmekten kurtulmak için tek çaremdi.No os estaba dando tiempo, sólo intentaba que no me matara.
Hayır, size zaman kazandırmakla ilgisi yok. Öldürülmekten kurtulmak için tek çaremdi.Помимо того, чтобы дать время вам, я делал это для того, чтобы остаться в живых.
İki tarafı da 12/5 ile çarpacağım. Çünkü sol taraftaki 5/12 den kurtulmak istiyorum. .Takže vynásobím obě strany 12/5, protože se chci zbavit tohoto zlomku 5/12 na
İki tarafı da 12/5 ile çarpacağım. Çünkü sol taraftaki 5/12 den kurtulmak istiyorum. .Takže vynásobím obidve strany 12/5, pretože sa chcem zbaviť tohto zlomku 5/12 na ľavej strane.
İki tarafı da 12/5 ile çarpacağım. Çünkü sol taraftaki 5/12 den kurtulmak istiyorum. .Vi ganger altså begge sider med 12/5, fordi vi gerne vil slippe af med de 5/12 på venstre side.
İlerlemek ve bu durumdan kurtulmak için parasal sistemden kurtulmamız gerekiyor.Dalam rangka untuk bisa maju dan untuk menyingkirkan situasi ini, Kita harus menyingkirkan sistem moneter.
İlerlemek ve bu durumdan kurtulmak için parasal sistemden kurtulmamız gerekiyor.De forma a progredir e livrar destas situações, temos que nos livrar do sistema monetário.
İlerlemek ve bu durumdan kurtulmak için parasal sistemden kurtulmamız gerekiyor.Edetäksemme ja päästäksemme eroon näistä tilanteista, meidän on päästävä eroon rahajärjestelmästä.
İlerlemek ve bu durumdan kurtulmak için parasal sistemden kurtulmamız gerekiyor.För att kunna gå vidare och undvika dem måste vi göra oss fria från det monetära systemet.
İlerlemek ve bu durumdan kurtulmak için parasal sistemden kurtulmamız gerekiyor.Pour progresser et se débarrasser de ces situations, nous devons nous débarrasser du système monétaire.
İlerlemek ve bu durumdan kurtulmak için parasal sistemden kurtulmamız gerekiyor.Um diese Probleme zu behandeln und zu beseitigen, müssen wir uns vom Geldsystem trennen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod