Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtarmak ile cümle

kurtarmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İnsanları kölelikten kurtarmak için satın alınması, ev hırsızına ödeme yapıp televizyonunuza geri almak gibi,노예를 사는 것은 마치 도둑에게 돈을 주고, 훔친 TV를 받는 것과 같죠.
İnsanları kölelikten kurtarmak için satın alınması, ev hırsızına ödeme yapıp televizyonunuza geri almak gibi,Αγοράζοντας τους σκλάβους είναι σαν δίνετε χρήματα σε έναν διαρρήκτη για να πάρετε πίσω την τηλεόραση σας.
İnsanları kölelikten kurtarmak için satın alınması, ev hırsızına ödeme yapıp televizyonunuza geri almak gibi,Викуповувати людей з рабства - це ніби платити грабіжнику, щоб повернути свій вкрадений телевізор.
İnsanları kölelikten kurtarmak için satın alınması, ev hırsızına ödeme yapıp televizyonunuza geri almak gibi,Выкуп людей из рабства - это тоже самое, как заплатить вору-домушнику за возврат вашего телевизора.
İnsanları kölelikten kurtarmak için satın alınması, ev hırsızına ödeme yapıp televizyonunuza geri almak gibi,Откупуването на хора от робство е като да платиш на крадец, за да ти върне телевизора.
İnsanları kölelikten kurtarmak için satın alınması, ev hırsızına ödeme yapıp televizyonunuza geri almak gibi,לקנות אנשים מעבדות זה כמו לשלם לפורץ על מנת לקבל את הטלוויזיה שלך בחזרה.
İnsanları kölelikten kurtarmak için satın alınması, ev hırsızına ödeme yapıp televizyonunuza geri almak gibi,شراء الناس من أسيادهم هو مثل أن تدفع للسارق ليعيد لك التلفاز الذي سرقه.
İnsanları kölelikten kurtarmak için satın alınması, ev hırsızına ödeme yapıp televizyonunuza geri almak gibi,テレビ泥棒に金を払うようなものです これでは犯罪を助長してしまいます
İran'da Saman Naseem'i İdamdan Kurtarmak İçin Son Gayret: #SaveSaman#SaveSaman: Un último esfuerzo para detener la ejecución de Saman Naseem
İran'da Saman Naseem'i İdamdan Kurtarmak İçin Son Gayret: #SaveSaman#SaveSaman: Ύστατη προσοπαθεια για την αποφυγή εκτέλεσης του Saman Naseem στο Ιράν
İsa'nın insanoğlunu kurtarmak için kendisini feda etmesi konusu işlenmiş. .Nacházíme se v bazilice sv.Petra a díváme se na slavný raně křesťanský sarkofág.
İsa'nın insanoğlunu kurtarmak için kendisini feda etmesi konusu işlenmiş. .Nous sommes à la Basilique St Pierre et regardons un sarcophage chrétien connu.
İsa'nın insanoğlunu kurtarmak için kendisini feda etmesi konusu işlenmiş. .Wir befinden uns im St. Petersdom und betrachten einen sehr berühmten früh-christlichen Sarkophag.
İsa'nın insanoğlunu kurtarmak için kendisini feda etmesi konusu işlenmiş. .Znajdujemy się w Bazylice Św. Piotra i patrzymy na słynny sarkofag z okresu wczesnego chrześcijaństwa.
İsa'nın insanoğlunu kurtarmak için kendisini feda etmesi konusu işlenmiş. .Зараз ми знаходимось у базиліці Святого Петра та роздивляємось знаменитий ранній християнський саркофаг.
İsa'nın insanoğlunu kurtarmak için kendisini feda etmesi konusu işlenmiş. .אנחנו נמצאים בבזיליקת פטרוס הקדוש ואנו מתבוננים בארון קבורה נוצרי קדום מפורסם
Kaderimde seni kurtarmak var.Кажется, судьбой мне дано спасти тебя. ТОРМОЗ
Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Da war auch noch eine weitere Redensart, die ich gehört habe, und die war "Fische vor dem Ertrinken retten."
Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Ho trovato anche un altro proverbio che dice "salva un pesce che sta per annegare".
Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Houve uma outra com que me deparei, e é "salvar o peixe de se afogar."
Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."I było następne przysłowie, na które się natknęłam: "uratować rybę przed utonięciem."
Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."그런데 거기에서 제가 또 다른 사례를 우연히 만났는데, 그건 "물에 빠진 생선을 살리는것" 이죠.
Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Sehingga ada satu hal lagi yang terlintas di pikiran saya, dan itu adalah "menyelamatkan ikan dari tenggelam."
Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Şi mai e un proverb peste care am dat, proverb care se referă la "salvarea peştilor de la înec."
Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Và tôi chợt nghĩ đến một thành ngữ khác
Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Υπήρχε ακόμη μια (παροιμία) που συνάντησα, και έλεγε 'διάσωση των ψαριών από πνιγμό'.
Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Але є й інше прислів'я, на яке я натрапила - це "рятувати потопаючу рибу".
Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Но есть и другая пословица "спасать тонущую рыбу".
Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."אז הייתה עוד אחת שנתקלתי בה, והיא "להציל דג מטביעה."
Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."وهناك جملة أخرى مررت بها، وهي "انقاذ سمكة من الغرق."
Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."それは「魚を溺死から救う」です。 これは、仏教徒の漁師の言葉で、
Kelimeye buraya yazışımı izleyerek sizi acı çekmekten kurtarmak için önceden yazdım.Jag är säker på att många eller alla av er redan har hört talas om molekylen
Kelimeye buraya yazışımı izleyerek sizi acı çekmekten kurtarmak için önceden yazdım.제가 이 어렵고 긴 단어를 축소화 했습니다,
Kelimeye buraya yazışımı izleyerek sizi acı çekmekten kurtarmak için önceden yazdım.Seguro que muchos de ustedes ya han escuchado de la molécula ADN, que significa ácido desoxirribonucleico
Kelimeye buraya yazışımı izleyerek sizi acı çekmekten kurtarmak için önceden yazdım.Você vê lá, que é um deles, e então você verá um outro um entrelaçado assim.
Kelimeye buraya yazışımı izleyerek sizi acı çekmekten kurtarmak için önceden yazdım.המילה DNA היא ראשי תיבות של: חומצה דאוקסי- ריבונוקלאית. זה נכתב מראש כדי לחסוך זמן לכתוב שם כל כך ארוך
Kelimeye buraya yazışımı izleyerek sizi acı çekmekten kurtarmak için önceden yazdım.كتبته لكم مسبقاً لاجنبكم ألم
Kelimeye buraya yazışımı izleyerek sizi acı çekmekten kurtarmak için önceden yazdım.「デオキシリボ核酸」 書くのをただ見てるだけだと退屈でしょうから。
Kellemi kurtarmak için bu bilgiyi Baş Komutan'a satarsam ne yapacağınızı sorabilir miyim acaba?Ainda que mal pergunte, o que faria se eu vendesse esta informação ao Comandante Supremo, para me safar?
Kellemi kurtarmak için bu bilgiyi Baş Komutan'a satarsam ne yapacağınızı sorabilir miyim acaba?Allora, se invece vendessi questa informazione al Comandante Supremo, per salvarmi?
Kellemi kurtarmak için bu bilgiyi Baş Komutan'a satarsam ne yapacağınızı sorabilir miyim acaba?Co by pani zrobiła, gdybym sprzedał tę informację Najwyższemu Dowódcy, żeby ratować własną skórę?
Kellemi kurtarmak için bu bilgiyi Baş Komutan'a satarsam ne yapacağınızı sorabilir miyim acaba?Hvad ville du gøre, hvis jeg solgte informationerne - - til den øverstbefalende for at redde mig selv?
Kellemi kurtarmak için bu bilgiyi Baş Komutan'a satarsam ne yapacağınızı sorabilir miyim acaba?Mitä tekisit, jos myisin tiedot ylipäällikölle pelastaakseni itseni?
Kellemi kurtarmak için bu bilgiyi Baş Komutan'a satarsam ne yapacağınızı sorabilir miyim acaba?Vad skulle du göra om jag sålde informationen- -till överbefälhavaren för att rädda mig själv?
Kellemi kurtarmak için bu bilgiyi Baş Komutan'a satarsam ne yapacağınızı sorabilir miyim acaba?¿Y qué haría si le vendiera esta información al General Supremo para salvarme el pellejo?
Kellemi kurtarmak için bu bilgiyi Baş Komutan'a satarsam ne yapacağınızı sorabilir miyim acaba?Τι θα έκανες αν πουλούσα αυτές τις πληροφορίες στον Ανώτατο Διοικητή για να σώσω το τομάρι μου;
Kellemi kurtarmak için bu bilgiyi Baş Komutan'a satarsam ne yapacağınızı sorabilir miyim acaba?А что бы вы сделали, если бы я продал эту информацию Верховному Главнокомандующему, чтобы спасти свою шкуру?
Kendini kurtarmak için çılgınca bir arzu aldıEin verzweifelten Wunsch, sich zu befreien nahm
Kendini kurtarmak için çılgınca bir arzu aldı"És a markolat szigorodtak. Eszeveszett vágy, hogy szabad magát vette birtokában Kemp.
Kendini kurtarmak için çılgınca bir arzu aldı"Et la poignée serrée. Un désir frénétique de se libérer pris possession de Kemp.
Kendini kurtarmak için çılgınca bir arzu aldı Kemp sahip.A sebe željo, da bi sam vzel brez posest Kemp.
Kendini kurtarmak için çılgınca bir arzu aldı Kemp sahip.Een verwoede verlangen om zich vrij te hebben het bezit van Kemp.
Kendini kurtarmak için çılgınca bir arzu aldı Kemp sahip.En desperata önskan att frigöra sig tog innehav av Kemp.
Kendini kurtarmak için çılgınca bir arzu aldı Kemp sahip.Gorączkowe pragnienie uwolnienia się odbyła posiadanie Kemp.
Kendini kurtarmak için çılgınca bir arzu aldı Kemp sahip.Kiihkeä halu ilmaiseksi itse otti hallussa Kemp.
Kendini kurtarmak için çılgınca bir arzu aldı Kemp sahip.Một mong muốn điên cuồng để tự giải thoát đã sở hữu của Kemp.
Kendini kurtarmak için çılgınca bir arzu aldı Kemp sahip.O dorinta frenetica să se elibereze luat posesia Kemp.
Kendini kurtarmak için çılgınca bir arzu aldı Kemp sahip.Šialený túžba oslobodiť sa držanie Kemp.
Kendini kurtarmak için çılgınca bir arzu aldı Kemp sahip.Šílený touha osvobodit se držení Kemp.
Kendini kurtarmak için çılgınca bir arzu aldı Kemp sahip.Um desejo frenético para se livrar levou posse de Kemp.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod