kurtarmış ile cümle

kurtarmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
En tuhaf şey onun en büyük düşmanını kaçılmaz bir ölümden kurtarmış olmasıdır.The strangest thing is that he saved his arch enemy from an unavoidable death.
Diğer güreşçiler Christian ve CM Punk daha sonra onları kefaletle kurtarmıştır.Fellow wrestlers Christian and CM Punk bailed them out later.
Argus isimli bu gemi iki saat sonra geri dönmüş ve hayatta kalanları kurtarmıştı.The ship Argus reappeared two hours later and rescued those who remained.
Ama o değil Ham güçleri ile onları kurtarmıştır.Thus, they saved mankind.
Hastane gemisi Neuralia da önemli sayıda askeri kurtarmıştır.The hospital ship Neuralia was also on the scene and rescued a sizable number.
Max'in babası I. Dünya Savaşı Hans'ın hayatını kurtarmıştır.He helps Max because Max's father sacrificed himself to save Hans in World War One.
Daha sonra Maryland'e tekrar dönerek ailesini de kölelikten kurtarmıştır.Thereafter he was confined to his home, nursed by Marion until she became too infirm.
Diziye onuncu bölümde dahil olmuştur ve Özge'yi bir defa karakoldan kurtarmıştır.She enters the series in the tenth episode and helps with releasing Özge from the police station.
Kızının hayatını kurtarmış olmasına karşın Jack'i küçümser.She strongly dislikes Jack, even though he saved her daughter's life.
Cena, Eve'i Kane'den kurtarmıştı bu nedenle Eve, Cena'yı öptü.The following week, Cena saved Eve from being kidnapped by Kane, and Eve kissed him in thanks.
Satuk Buğra'ın annesi; "Müslüman olduğu zaman öldürürsünüz." diyerek oğlunu ölümden kurtarmıştır.Before dying, the mother curses the laughing son, saying: "You will never die!
Cüce’yi sakalını keserek ağaçtan kurtarmış.She managed to escape the cage, saving her hair.
Avengers ekibi dünyayı kurtarmıştır.Broderick rescued the crew.
İmameddin Zengi de ordusu ile Şam'ı Haçlıların kuşatmasından kurtarmıştı.He then conquered without difficulty Yathrib (Medina) and the village of Makkah (Mecca).
Dingodile'yi yenerek onun hayatını kurtarmıştır.She then thanks Deathlok for saving her life.
Kızlar cüceyi kurtarmış ama o: -Ne saygısız çocuklarısınız!He sneered and quipped, "Keep up your courage boys!"
Mandalorianlar onu kurtarmış ve yanlarına almıştır.Our men pursued them and massacred them.
Örneğin bir kaleci top kurtarmışsa, gol yemişse.A prolific scorer, when she moves goal wards she causes havoc.
Bu sayede suda bulunan dört kişiyi daha kurtarmıştır.Their courage saved at least four lives.
Andrea ise bir elini iplerden kurtarmış, diğer elini de kurtarmaya çalışmaktadır.Wan realises a cut on his hand and tries to help him.
Ve bunun beni zor durumlardan kurtarmışlığı var, "Chicago'ya giden son uçak ne zaman?And it's gotten me out of so many tough positions like, "When's the last flight out of Chicago?"
Hey !, Seni kurtarmıştım.Oh, I saved you.
Seni kurtarmıştım, ama sen iblislerdensin.What are you doing? I saved you, but you're helping them.
Diyorlar ki, onun hayatını kurtarmış.So they say he saved her life
Ayrıca bu üçüncü yolu hakkında içgörü kazanıp haklı öfkemden de beni kurtarmış oldular.They've also saved me from my righteous anger by offering insights into this third way.
Beni, tamamen yakılıp yıkılan mozeleden .... ...Hoiwai kurtarmış ve denizin ortasına götürmüştüThe imperial mausoleum had collapsed, and they were all buried inside.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.It could have survived 150 years of whaling.
Geçmiş hayatınızda bir ülkeyi kurtarmış olmalısınız.You must have saved the country in your past life.
Önümüzdeki beş yılda bir milyondan fazla bebeğin hayatını kurtarmış olmayı planlıyoruz.Over the next five years we hope to save the lives of almost a million babies.
O, benim hayatımı kurtarmıştı, ben ve partnerim de onunkini.She saved my life; I and my partner saved hers.
Yazarları kurtarmış olabilir ama cerrahları gerçek anlamda çok da fazla kurtarmamıştır.That may have saved the writers, but it didn't really save the surgeons terribly much.
Bizi bu mali ucurumdan kurtarmis olabilirlerdi!They could have saved us from the fiscal cliff!
Ve bu cihaz bir hayat kurtarmışAnd this breathing apparatus now saved the life, and she's very welcome.
Sizin için denizi yarmıştık, sizi kurtarmış ve Fir'avn ailesini boğmuştuk; siz de bunu görüyordunuz.Remember, We parted the sea and saved you, and drowned the men of Pharaoh before your very eyes.
Biz de onun du'asını kabul edip kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.We heard him and saved him and those with him from great distress;
Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.We saved him and his family from the great affliction,
Musa'yı ve onunla birlikte olanların hepsini kurtarmış olduk.We delivered Moses and every one with him,
Onu ve ailesini, o büyük üzüntüden kurtarmıştık.We saved him and his family from the great affliction,
Hani Biz onu ve ailesini topluca kurtarmıştık.Wherefore We saved him and his entire family
Denizi yarıp sizi kurtarmış ve gözlerinizin önünde Firavun ailesini batırmıştık.Remember, We parted the sea and saved you, and drowned the men of Pharaoh before your very eyes.
Sen bir cana kıymıştın, seni üzüntüden kurtarmış ve seni birçok musibetlerle denemiştik.We thus brought you back to your mother that her heart may be cheered, and she may not grieve.
Biz de ona cevap verip, onu üzüntüden kurtarmıştık. inananları böyle kurtarırız.We heard his cry, and saved him from the anguish. That is how We deliver those who believe.
İkisini ve milletlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.And saved them and their people from great distress,
Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.Wherefore We saved him and his entire family
Derken duasını kabul etmiştik onun ve gamdan kurtarmıştık onu ve böyle kurtarırız insanları.We heard his cry, and saved him from the anguish. That is how We deliver those who believe.
Ve onu ve ailesini, pek büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.We saved him and his family from the great affliction,
Hani onu ve bütün ailesini kurtarmıştık.Wherefore We saved him and his entire family
Ve kurtarmıştık onu da ailesini de o büyük sıkıntıdan.We saved him and his family from the great affliction,
Onu ve ailesini toptan kurtarmıştık biz.Wherefore We saved him and his entire family
Böylece, kendisini ve (iman eden) yakınlarını büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.We heard him and saved him and those with him from great distress;
Hani biz onu ve ailesinin tamamını kurtarmıştık.Wherefore We saved him and his entire family
Denizi yararak sizi kurtarmış, Firavun'un adamlarını da gözlerinizin önünde boğmuştuk.Remember, We parted the sea and saved you, and drowned the men of Pharaoh before your very eyes.
Onu ve ailesini o büyük felaketten kurtarmıştık.We saved him and his family from the great affliction,
İsrailoğullarını alçaltıcı zulümden kurtarmıştık;So We saved the children of Israel from degrading suffering
O zaman seni gamdan kurtarmıştık. Seni iyice bir imtihana çekmiştik.And thou slewest a person, but We delivered thee from sorrow, and We tried thee with several trials.
Hatta sen bir kişiyi öldürmüştün de seni tasadan kurtarmış ve çeşitli testlerden geçirmiştik.And thou slewest a person, but We delivered thee from sorrow, and We tried thee with several trials.
Sizi Fir'avn ailesinden de kurtarmıştık.And recall that We delivered you from the people of Pharaoh.
Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı.And you were on the brink of a pit of fire, and He saved you from it.
Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oraya düşmekten de sizi O kurtarmıştı.And you were on the brink of a pit of fire, and He saved you from it.
O zaman da seni tasadan kurtarmış ve seni iyice denemiştik.We delivered you from distress and made you go through several trials.

İlgili Sayfalar