kurtaracağım ile cümle

kurtaracağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.Ale vysvobodím tě v ten den, dí Hospodin, aniž budeš vydán v ruku mužů těch, jejichž oblíčeje se lekáš.
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.A ti, porém, eu livrarei naquele dia, diz o Senhor, e não serás entregue na mão dos homens a quem temes.
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.Dar pe tine te voi izbăvi în ziua aceea, zice Domnul, şi nu vei fi dat în mînile oamenilor de cari temi.
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.És azon a napon megszabadítlak téged, azt mondja az Úr, és nem adatol amaz emberek kezébe, a kiktõl félsz.
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.나 여호와가 말하노라 내가 그날에 너를 구원하리니 네가 그 두려워하는 사람들의 손에 붙이우지 아니하리라
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.Maar u zal Ik redden. U zult niet worden gedood door hen, voor wie u zo bang bent.
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.Men jeg vil redde dig på den dag, sier Herren, og du skal ikke bli overgitt i de menns hånd som du gruer for.
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.Tetapi Aku, TUHAN, akan melindungimu. Engkau tidak akan diserahkan kepada orang-orang yang kautakuti
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.но тебя Я избавлю в тот день, говорит Господь, и не будешь предан в руки людей, которых ты боишься.
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.והצלתיך ביום ההוא נאם יהוה ולא תנתן ביד האנשים אשר אתה יגור מפניהם׃
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.ولكنني انقذك في ذلك اليوم يقول الرب فلا تسلم ليد الناس الذين انت خائف منهم.
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.耶 和 華 說 、 到 那 日 我 必 拯 救 你 . 你 必 不 至 交 在 你 所 怕 的 人 手 中
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.耶和華 說 、 到 那日 我 必 拯救 你 . 你 必不 至交 在 你 所 怕 的 人 手中
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar. Bir başkası,"Ik ga mensenlevens redden, al moet ik ervoor sterven." dat zijn brandweerlui.
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar. Bir başkası,"Tôi sẽ cứu mạng người ngay cả khi tôi phải chết vì người khác," và họ là những người lính cứu hỏa.
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar. Bir başkası,"Voy a salvar vidas incluso si muero por otras personas", y ellos son bomberos, para otros es,
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar. Bir başkası,"Θα σώσω ζωές ακόμη και αν πεθάνω για τους άλλους", και γίνονται πυροσβέστες.
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar. Bir başkası,"Ще спася чужди животи дори ако трябва да умра" това са пожарникарите.
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."Eu voi salva vieţi chiar dacă voi muri pentru alţi oameni," şi ei sunt pompieri. La alţi oameni este,
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."Idem zachraňovať životy, aj keby som mal umrieť za iných," a sú hasičmi. Niekto iný je
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."Jdu zachraňovat životy, i kdybych měl umřít za jiné," a stanou se hasiči. Někdo jiný je
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar." Je vais sauver des vies même si je meurs pour d'autres, " ce sont les pompiers. La voie pour un autre sera,
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."난 내가 죽는 한이 있어도 다른 생명을 살리겠어" 그들은 소방관입니다. 다른 사람은 이렇게 말합니다.
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."Salverò vite anche se dovessi morire per altre persone", e sono i vigili del fuoco.
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."Vou salvar vidas mesmo que morra pelas outras pessoas,"
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."Zamierzam ratować ludzkie życie, nawet kosztem własnego" i są strażakami. Dla innych zaś jest,
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."Я буду спасать чужие жизни, даже если придётся умереть за других", и они становятся пожарниками.
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar."אני הולך להציל חיים גם אם אני אמות למען אנשים אחרים," ויש כבאי. מישהו אחר אומר,
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar." سأنقذ حياة الناس حتى لو هلكت فى سبيل ذلك." و يصبح إطفائي. و شخص اخر,
"Başkaları için ölsem de hayat kurtaracağım,"dır ve itfaiyeci olurlar.消防士です あるいは
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım.(90:14) „За то, что он возлюбил Меня, избавлю его; защищу его, потому что он познал имя Мое.
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım.Bởi vì người tríu mến ta, nên ta sẽ giải cứu người; Ta sẽ đặt người lên nơi cao, bước người biết danh ta.
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım.Bởi_vì người tríu mến ta , nên ta sẽ giải_cứu người ; Ta sẽ đặt người lên nơi cao , bước người biết danh ta .
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım."Da han klynger sig til mig, frier jeg ham ud, jeg bjærger ham, thi han kender mit Navn;
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım."Er begehrt mein, so will ich ihm aushelfen; er kennt meinen Namen, darum will ich ihn schützen.
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım.,,Fiindcă Mă iubeşte-zice Domnul-deaceea îl voi izbăvi; îl voi ocroti, căci cunoaşte Numele Meu.
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım.For han henger fast ved mig, og jeg vil utfri ham; jeg vil føre ham i sikkerhet, for han kjenner mitt navn.
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım.Iż się we mnie, mówi Pan, rozkochał, wyrwę go, i wywyższę go, przeto, iż poznał imię moje.
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım.Kata TUHAN, "Orang yang mencintai Aku akan Kuselamatkan, yang mengakui Aku akan Kulindungi
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım.Ker mi je vdan v ljubezni, pravi Bog, ga hočem oteti; na varno ga postavim, ker pozna ime moje.
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım.하나님이 가라사대 저가 나를 사랑한즉 내가 저를 건지리라 저가 내 이름을 안즉 내가 저를 높이리라
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım.Lo salverò, perché a me si è affidato; lo esalterò, perché ha conosciuto il mio nome
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım.Mivelhogy ragaszkodik hozzám, megszabadítom õt, felmagasztalom õt, mert ismeri az én nevemet!
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım.Pois que tanto me amou, eu o livrarei; pô-lo-ei num alto retiro, porque ele conhece o meu nome.
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım.Poněvadž mne, dí Bůh, zamiloval, vysvobodím jej, a vyvýším; nebo poznal jméno mé.
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım."Porque en mí ha puesto su amor, yo lo libraré; lo pondré en alto, por cuanto ha conocido mi nombre
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım.Pretože sa láskou vinie ku mne, vyslobodím ho; vyvýšim ho, lebo zná moje meno, hovorí Bôh.
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım.Puisqu`il m`aime, je le délivrerai; Je le protégerai, puisqu`il connaît mon nom.
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım.כי בי חשק ואפלטהו אשגבהו כי ידע שמי׃
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım.‎لانه تعلق بي انجيه. ارفعه لانه عرف اسمي‎.
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım.神 說 、 因 為 他 專 心 愛 我 、 我 就 要 搭 救 他 . 因 為 他 知 道 我 的 名 、 我 要 把 他 安 置 在 高 處
‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım.神說 、 因為 他 專心愛 我 、 我 就 要 搭救 他 . 因為 他 知道 我 的 名 、 我 要 把 他 安置 在 高處
‹‹ ‹Birkaç kişiyi ölümden kurtaracağım. Ülkelere, uluslar arasına dağılan bazılarınız kılıçtan kurtulacak.A pozůstavím některé z vás, kteříž by ušli meče, mezi pohany, když rozptýleni budete do zemí.
‹‹ ‹Birkaç kişiyi ölümden kurtaracağım. Ülkelere, uluslar arasına dağılan bazılarınız kılıçtan kurtulacak.그러나 너희가 열방에 흩어질 때에 내가 너희 중에서 칼을 피하여 이방 중에 남아 있는 자가 있게 할지라
‹‹ ‹Birkaç kişiyi ölümden kurtaracağım. Ülkelere, uluslar arasına dağılan bazılarınız kılıçtan kurtulacak.Tuttavia lascerò alcuni di voi scampati alla spada in mezzo alle genti, quando vi avrò dispersi nei vari paesi
‹‹ ‹Birkaç kişiyi ölümden kurtaracağım. Ülkelere, uluslar arasına dağılan bazılarınız kılıçtan kurtulacak.Wel zal Ik enkelen van mijn volk sparen om te worden verspreid onder de volken van de aarde.
‹‹ ‹Birkaç kişiyi ölümden kurtaracağım. Ülkelere, uluslar arasına dağılan bazılarınız kılıçtan kurtulacak.Но Я сберегу остаток, так что будут у вас среди народов уцелевшие отмеча, когда вы будете рассеяны по землям.
‹‹ ‹Birkaç kişiyi ölümden kurtaracağım. Ülkelere, uluslar arasına dağılan bazılarınız kılıçtan kurtulacak.והותרתי בהיות לכם פליטי חרב בגוים בהזרותיכם בארצות׃
‹‹ ‹Birkaç kişiyi ölümden kurtaracağım. Ülkelere, uluslar arasına dağılan bazılarınız kılıçtan kurtulacak.وابقي بقية اذ يكون لكم ناجون من السيف بين الامم عند تذرّيكم في الاراضي.
‹‹ ‹Birkaç kişiyi ölümden kurtaracağım. Ülkelere, uluslar arasına dağılan bazılarınız kılıçtan kurtulacak.你 們 分 散 在 各 國 的 時 候 、 我 必 在 列 邦 中 、 使 你 們 有 剩 下 脫 離 刀 劍 的 人

İlgili Sayfalar