Angel ise bu sırada Fred'i kurtarır.Entonces, dependerá de Perry salvar la navidad.
Canını kurtar!¡Dejadme vivir!
Robo peti ezilmek üzereyken onu kurtarır ama kendisi ezilir.El Doctor se apresura a salvarla, pero también la atrapan.
Başkalarınca kurtarma ve yardım faaliyeti gerçekleştirilmiş olmalıdır.En caso de esta situación, la ayuda y el salvataje se organizarían rápidamente.
Ayrıca, gerçeği ortaya çıkarmayı ve yanlış yere suçlanan adamı kurtarmayı ister.Se revela una verdad inquietante: el Estado ampara y oculta a los culpables.
Eğitimi monotonluktan kurtarır.Estudio de la monotonía.
Securitate, onu kurtarmak için parmağını bile kıpırdatmadı.El emperador no tomó medidas para rescatarlo.
Komutan hastaneye teslim ediliyor, fakat onu kurtarmayı başaramıyorlar.Rápidamente lo trasladaron al hospital, pero no pudieron salvarlo.
Dr. Wakeman onu dünyayı kurtarması için oluşturmuştur.El Dr. Eggman lo liberó para conquistar el mundo.
Harmonik Birleşme hala devam ederken Korra'ya dünyanın kurtarılması için yardım eder.Todavía creo de que alguna manera el Avatar regresara para salvar al Mundo.
Deniz kızları onu kurtarıp ormana bırakmıştır.Les manda la ola y los desaparece en el bosque.
General Robert E. Lee'nin kurtarılışında eli vardı.Llamado en honor del General Robert E. Lee.
Amy Pond'u kurtarmak için On Birinci Doktor'a yardım etmişlerdir.Muestra el primer viaje en la TARDIS del Undécimo Doctor y Amy Pond.
Bu Kurtarma Konsoluna (Recovery Console) bir ardılıdır.La subcadena es un refinamiento de la subsecuencia.
Onu kurtarmak için yapılan birçok başarısız denemeden sonra ambulans çağrıldı.Después de varios intentos fallidos de rescatarlo, la mano desaparece.
O topları kurtaracağıma dair hiçbir şüphem yoktu.Esta armadura tenía la habilidad de repeler las balas que le dispararan.
Arama ve kurtarma faaliyetleri sonlandırıldı.Operaciones de búsqueda y salvamento.
Dövüş sırasında bir aylak Bob'a saldırır ancak Sasha Bob'u kurtarır.Bob también es atacado por un caminante, pero es rescatado por Sasha.
Sıra kendisine geldiği sırada arkadaşları tarafından kurtarılır.Pero vuelve enseguida cuando sus amigos la requieren.
Bir an önce bölgede kurtarma çalışması yapılmadır.Inmediatamente comenzó la extracción del elemento de rescate.
Uzun süre orada tutulmalarına karşın Siyah Sancak ekibi tarafından kurtarılmışlardır.Llegan a tiempo pero son enviados de vuelta por Pantera Negra.
Yüzbaşı O'Grady, altı gün boyunca Sırp sahasında saklanmış ve Amerikan denizcileri tarafından kurtarılmıştır).O'Grady se las arregló para sobrevivir durante seis días antes de ser rescatado.
Michonne, Carl'ı son anda kurtarır.Michonne ayuda a Carl a obtener la foto de forma segura.
İlk kez Oswin Oswald ve Clara Oswin Oswald olarak göründüğü bölümlerde Doktor'un hayatını kurtararak ölmüştür.Varias versiones de Clara Oswald han muerto para salvar al Doctor.
Kendinizi kurtarın.Redímete a ti mismo.
1985 yılında kurtarma polis bölümünde devriye memuru olarak atandı.Ayudó a la policía en 1985, para el caso del Violador de tren.
(Cavaradossi: La vita mi costasse, vi salverò - "Eğer benim hayatıma mal olsa bile seni kurtaracağım.").Win Quote: Está bien, tócame... pero te costará la vida.
Kurtarmada birer ilmek göğüs ve bacakları kavrar, kelepçede iki bileği kavrarlar.Las manos tenían los dedos formando pezuñas en dos dedos, y cojines.
Her şey senin kendini kurtarmandan ibarettir” gibi maddelerle uyumlu” ileri sürmüştür.Retribuid, como cosa debida, a aquéllas de quienes habéis gozado como esposas.
Nice adamı ölümün pençesinden kurtardı ve bu savaşta onun için son anlar oldu.Su propósito es salvar al mayor número de personas que murieron en la guerra volviendo al pasado.
Spike kendisini, dünyayı kurtarmak için feda eder.Duke se libera para salvar el mundo, otra vez.
Onları bu durumdan İttihat ve Terakki Ticaret Mekteb-i Müdürlüğünden tanıdığı Celal Bayar kurtardı.Le extrajeron la astilla y la guardaron como reliquia sagrada.
Hayatını kurtardığı bu kişi, yaptığı bu iyilikten ötürü Âdemoğlu'na büyük bir miras bırakır.Él que progresa es él que da a sus semejantes un poco más, un servicio un poco mejor."
O sırada bir kız gelip onu kurtarır.Pero en eso llega un ángel y la salva.
Masumları kurtarma.Sacrificio de los Inocentes.
Sonunda onu bundan kurtarabilecek biri çıkıyor".Al final, sin embargo, lo abandona a uno, si uno es capaz de abandonarlo."
Ama karısını kurtaramaz.Pero no pudo recuperar a su esposa.
Tavandan saplanan bir kılıç Buffy'yi az daha öldürecektir ama Spike onu kurtarır.Una espada atraviesa el techo matando casi a Buffy, pero Spike la detiene con sus manos desnudas.
1943 yılında, Benito Mussolini'nin metresi Clara Petacci'yi kurtarmak için İtalya'ya gönderildi.En septiembre de 1943 se encargó de rescatar a Clara Petacci, la amante de Benito Mussolini, de Italia.
Böylece Doktor'u kurtarır.Luego de rescatar a la Dra.
Hocalı Katliamı zamanı onlarla insanın hayatını kurtarmışdır.La oportuna intervención de un colega le salvó entonces la vida.
Ayrıca mümkün olursa, Mısır'ı kurtarmaktı.La conquista de Yemen así ayudó también a revitalizar el comercio egipcio.
Selçuklular ondan önce çekilmişlerdir oda yaşayan haçlıların kurtarılmasını yönetmiştir.Los coureur des bois precedieron a la era de los voyageurs, y éstos parcialmente les sustituyeron.
1876-1879 yılları Moskova'da bulunan Kurtarıcı İsa Katedralinin freskoları üzerinde çalıştı.Entre 1876 y 1879, Siemiradzki trabajó en los frescos de la Catedral de Cristo Salvador de Moscú.
Bu oyunda daha sonra Robin tarafından kurtarılır ve çeteye katılır.Ayuda a esta última a escapar, y luego se une a la banda de Robin.
Dawn'ı büyü ve Buffy'nin kanı ile kurtarırlar.Daphne es capaz de manipular la Magia de Salomón y la magia Rune.
Askerleri kurtarır.Salven a los prisioneros.
Doktorların onu kurtarabilecek tek bir ilacın olduğunu düşünmektedirler.Así puede preparar un medicamento que lo salva.
AKUT Arama Kurtarma Derneği.Asistente al frenado de urgencia.
İngiliz Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ise mürettebattan çoğunluğunun kurtarıldığını belirtmişti.El capitán confirmó a las fuerzas navales que su tripulación se encontraba a salvo.
Ancak prosedür, hastanın görüşünün merkezini kurtarır.Centrada en la atención del paciente.
Bir eleştirmen "filmin son 9 dakikası "Er Ryan'ı Kurtarmak"'ı Susam Sokağına benzetiyor" demiştir.Los diálogos y eventos son calcados de la película "Salvar al soldado Ryan".
Bu dönemde kutsal toprakların kurtarılması maksadıyla eserler üretmiştir.Durante su vida se empeñó en la construcción de lugares santos.
Seni tüm günahkar eylemlerden kurtaracağım.Y llevaremos con nosotros la vida de cientos de pecadores.
Clara Oswald, ilk görüldüğü bölümde Doktor tarafından sadece kurtarılacak bir insandır.Al otro lado está Clara Oswald, a quien el Doctor inicialmente no reconoce.
Will babasına onu bu lanetten kurtaracağına söz verir ve gemiden kaçar.Will se encuentra con su padre a bordo del Holandés, a quién le promete rescatarlo.
R-Truth, onu kurtarmaya çalışsa da ikisi saldırıya uğradı.Sin embargo, cuando iba a escapar, R-Truth lo siguió atacando, impidiéndole ganar.
Daha önce kaçıp kurtulan diğer kişi ise hem arkadaşlarını kurtarmaya hem de Jeff'i öldürmeye çalışır.Ahora, los demás deben luchar contra sus celos y salvar a su amigo.
2- “Seyirci kalanlar mı, Kurtarıcılar mı? yoksa Failler mi?«Los guerrilleros del maquis antifranquista, ¿héroes o villanos?».
Kızın kütüphanedekileri kurtarması gerektiğini açıklar.La maestra les explicó que deberían ir a la biblioteca.