Sonunda elçilerimizi ve inananları kurtarırız.Thus do We deliver our apostles and those who believe.
İşte böyle, üzerimize bir borç olarak mü'minleri kurtarırız.As a matter of duty We save the believers.
Ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz!I disavow your having associated me earlier (with God).
Yalnız Lut ailesi suçlu değildir. Biz onların hepsini kurtaracağız.""Except the family of Lot whom we shall save
Allah'tan başka, kendisine yardım eden bir topluluğu da olmadı, kendi kendisini de kurtaramadı.He had no body to help him other than God, nor was he able to save himself.
Sonra korunanları kurtarırız ve zalimleri öyle diz üstü çökmüş olarak bırakırız.We shall deliver those who took heed for themselves, and leave the evil-doers kneeling there.
Onu ve Lut'u kurtarıp, alemlere bereketli kıldığımız bir yere getirdik.So We delivered him and Lot, and brought them to the land We had blessed for all the people.
Biz de onun du'asını kabul edip kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.We heard him and saved him and those with him from great distress;
Biz de onun du'asını kabul ettik ve onu tasadan kurtardık.We heard his cry, and saved him from the anguish.
İşte biz, inananları böyle kurtarırız.That is how We deliver those who believe.
Musa'yı ve beraberinde olanları tamamen kurtardık.We delivered Moses and every one with him,
Benimle onların arasını aç (aramızda hükmet), beni ve benimle beraber bulunan mü'minleri kurtar!So adjudge between me and them conclusively, and save me and the believers who are with me."
Biz de onu ve onunla beraber bulunanları, dolu gemi içinde kurtardık.So We delivered him and those with him in the loaded ark,
Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar!(And prayed:) "O Lord, save me and my family from what they do."
Biz de onu ve ailesini tamamen kurtardık.So We saved him and his whole family
İnananları ve korunanları kurtardık.We deliver those who believe and take heed for themselves.
Biz de onu ve ailesini kurtardık, yalnız karısının (azabda) kalanlardan olmasını takdir ettik.So We saved him and his family except his wife who was destined to stay behind.
Onu ve gemi halkını kurtardık ve o gemiyi alemlere bir ibret yaptık.But We saved him and those with him in the ark, and made it a sign for the creatures of the world.
Onu ve ailesini kurtaracağız. Yalnız karısı (azabda) kalacaklardandır."We are to save him and his family except his wife, for she is one of those who will stay behind."
Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.We saved him and his family from the great affliction,
Onları ve kavimlerini büyük sıkıntıdan kurtardık.And saved them and their people from great distress,
Onu ve ailesini kurtardık.Wherefore We saved him and his entire family
Fir'avn dedi: "Bırakın Musa'yı öldüreyim de, Rabbine yalvarsın (bakalım O, Musa'yı kurtaracak mı?)"Let me kill Moses," the Pharaoh said, "and let him call to his Lord.
O gün arkanızı dönüp kaç(mak ist)ersiniz ama sizi Allah(ın azabın)dan kurtaracak kimse yoktur.The day you will turn your backs and flee, with none to defend you against God.
Andolsun biz, İsrail oğullarını o küçültücü azabdan kurtardık:So We saved the children of Israel from degrading suffering
Ey inananlar, size, sizi acı azabdan kurtaracak bir ticaret göstereyim mi?O you who believe, may I offer you a bargain which will save you from a painful punishment?
Yahut Rahman'dan başka size yardım ed(ip sizi O'nun azabından kurtar)acak askeriniz kimdir?What other army do you have to help you apart from Ar-Rahman?
Ve yeryüzünde bulunanların hepsini (versin) de tek kendisini kurtarsın.And all those who are on the earth, to save himself.
De ki: "Beni Allah'(ın azabın)dan hiç kimse kurtaramaz ve ondan başka sığınacak kimse bulamam."Say: "No one can save me from God, nor can I find a place of refuge apart from Him,
O ki onları yedirip açlıktan kurtardı ve onları korkudan güvene kavuşturdu.Who provided them against destitution and gave them security against fear.
Ne malı, ne de kazandığı onu (Allah'ın kahrından) kurtaramadı.Of no avail shall be his wealth, nor what he has acquired.
De ki: "Ondan ve her türlü sıkıntıdan sizi Allah kurtarmaktadır.Say: "God delivers you from this and every calamity.
Ama (Allah) onları kurtarınca, hemen haksız yere, yeryüzünde taşkınlığa koyulurlar.But when He rescues them, they commit excesses in the land unjustly again.
"Ve bizi, kafirler topluluğundan rahmetinle kurtar."And deliver us by Your grace from a people who do not believe."
Ben sizi kurtaracak değilim, siz de beni kurtaracak değilsiniz.Neither can I help you nor can you give me help.
"Ancak Lut ailesi hariçtir; biz onların tümünü muhakkak kurtaracağız.""Except the family of Lot whom we shall save
Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.We shall deliver those who took heed for themselves, and leave the evil-doers kneeling there.
Onu ve Lut'u kurtarıp içinde, alemler (insanlık) için bereketler kıldığımız yere (ülkeye) çıkardık.So We delivered him and Lot, and brought them to the land We had blessed for all the people.
Bunun üzerine duasına icabet ettik ve onu üzüntüden kurtardık.We heard his cry, and saved him from the anguish.
İşte Biz, iman edenleri böyle kurtarırız.That is how We deliver those who believe.
Musa'yı ve onunla birlikte olanların hepsini kurtarmış olduk.We delivered Moses and every one with him,
Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık.So We delivered him and those with him in the loaded ark,
"Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar."(And prayed:) "O Lord, save me and my family from what they do."
Bunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık.So We saved him and his whole family
İman edenleri ve sakınanları da kurtardık.We deliver those who believe and take heed for themselves.
Ama onları karaya çıkarıp kurtarınca, hemen şirk koşarlar.But when He brings them safely back to shore, they begin to associate others with Him,
Onu ve ailesini, o büyük üzüntüden kurtarmıştık.We saved him and his family from the great affliction,
Onları ve kavimlerini o büyük üzüntüden kurtardık.And saved them and their people from great distress,
Hani Biz onu ve ailesini topluca kurtarmıştık.Wherefore We saved him and his entire family
Ateşte olanı artık sen mi kurtaracaksın?Can you save him who is in the Fire?
İman edenleri ve sakınanları ise kurtardık.But We saved those who believed and took heed for themselves.
Andolsun, Biz İsrailoğulları'nı o alçaltıcı azaptan kurtardık.So We saved the children of Israel from degrading suffering
Doğrusu, muhtaç olmaktan O kurtardı ve sermaye verip-hoşnut kıldı.That it is He who makes you rich and contented;
Ey iman edenler, sizi acı bir azaptan kurtaracak bir ticareti haber vereyim mi?O you who believe, may I offer you a bargain which will save you from a painful punishment?
Denizi yarıp sizi kurtarmış ve gözlerinizin önünde Firavun ailesini batırmıştık.Remember, We parted the sea and saved you, and drowned the men of Pharaoh before your very eyes.
De ki: "Allah sizi ondan ve her sıkıntıdan kurtarır, sonra da O'na ortak koşarsınız."Say: "God delivers you from this and every calamity. Even then you ascribe compeers (to Him)!"
Allah onları kurtarınca, hemen yeryüzünde haksız yere taşkınlıklara başlarlar.But when He rescues them, they commit excesses in the land unjustly again.
Zalim bir millet ile bizi sınama, rahmetinle bizi kafirlerden kurtar" dediler.O Lord, do not make us a target of oppression for these tyrannical people,
Artık ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız.Neither can I help you nor can you give me help.
Ona, Allah'tan başka yardım edebilecek adamları da yoktu, kendi kendini de kurtaramadı.He had no body to help him other than God, nor was he able to save himself.