Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtar ile cümle

kurtar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gelip seni kurtaracağım.I'll come and rescue you.
Sen de kim oluyorsun beni kurtaracak!Who the hell are you to save me!
Peki Ha Ni yi kurtarmalıyız.Fine, we have to save Ha Ni.
Büyük plak koleksiyonum vardı -- onları kurtaramadım.I was a big record collector -- the records didn't make it.
Nasıl fırlatırsanız fırlatın robot kendini kurtarıp tekrar olması gereken hale geliyor.No matter how you throw it, the robot recovers and comes back to him.
Bu kurtarıcılara önemli bir not: kullan-at plastikler çok fazla yer kaplıyor ve ayrışmıyor.Mental note to the liberators: throwaway plastics take a lot of space and don't biodegrade.
O asla kurtarmak, yumuşak tutkuların konuştu bir alay ve alay ile.He never spoke of the softer passions, save with a gibe and a sneer.
Kim sizin için kurtarıcılar gönderecekti?Who is going to send saviors for you?
Kurtarmak ve parçaları yapmaya kolayIt is easy to recover and return to making parts
Tuş takımında, yeniden elde etmek ve "a" tuşuna basın. Otomatik Kurtarma aşağıdaki ekrandakiOn the keypad, press RECOVER and "A" for automatic recovery following the on-screen prompts
Makine ile eski yazılım kurtarma işlemlerinde daha fazla yerThe recovery process for machines with older software is more involved
Bu kurtarma sırasında kaza damla işleyen herhangi bir aracı yakalayacak recover düğmeyeThis will catch any tool that accidently drops during the recovery process Push the RECOVER button
Birkaç ek tuş vuruşları ile bu kurtarma işlemi tamamlandıktanWith a few additional key strokes this recovery is complete
Kim kurtaracak bundan bizi?Who's gonna rescue us from this trouble?
Anne bak işte! şimdi ben Yeminejden kurtaracağim tohumlan!Mother, look. I'm gonna retrieve the grains from Yeminej.
Şimdi özgürüm beni sen kurtardin Çok sağol atlı!I'm free now and you set me free. Thanks a lot horseman!
Subs by Kurtaranadam & Eus After Turkish subs.Subs by Kurtaranadam & Eus After Turkish subs.
Böylece mavi yüzgeçli tunayı kurtarabiliriz.So we can save the bluefin tuna.
Beyaz köpekbalığını kurtarabiliriz.We can save the white shark.
Eğer etkili olursa, tehlikede olan hayatların üçte ikisini kurtarabilir.And that should save over two thirds of the lives if it's effective.
Hayal gücü, eski kısıtlarından kurtarıldı.Imagination has been decoupled from the old constraints.
Asıl görmek istediğim ise, idealizmin kısıtlarından kurtarılması.What I would like to see is idealism decoupled from all constraints.
Sadece kurtarılan canlar değil, durağanlık, iyi niyet ve güvenlik de kazanacağız.Not only in lives saved, but in goodwill, stability and security that we'll gain.
Paydayı kökten kurtarabiliriz, ama şimdilik böyle bırakacağım. -Now, we could rationalize this, but I'll leave it like that for now.
Ve bunun beni zor durumlardan kurtarmışlığı var, "Chicago'ya giden son uçak ne zaman?And it's gotten me out of so many tough positions like, "When's the last flight out of Chicago?"
Fakat birçok diğer hayvan kurtarılamadı.But a lot of other animals weren't saved.
Kendimi kalp kırıklığından kurtarıyorumI Talk Myself Out
Gerçekten o ilk kurtarma ne bilmiyordum.He really didn't know what he should rescue first.
Insanlari kurtarmanin tek yolu bu insani raylara itmek olsun.The only way to save the people is to heave the stranger over.
Beni kurtarmaya geldiğin için teşekkür ederim.Thank you so much for coming to rescue me.
Reggie'yi kurtardık!We saved him!
Dünyayı kurtaramayacaktır.It's not going to save the world.
Şimdi, dünyayı kurtaracak iyi bi haber vereceğim.Now, there's one piece of good news I have that may save the world. Okay.
Umarım dünyayı kurtarabilecek bu iyi haber vaadiyle dikkatinizi çekebilmişimdir.So, I hope I've got your attention with this promise of good news that may save the world.
Şimdi , dünyayı kurtaracağını söylediğim haber için hazırsınız.Okay. So, now you're ready for the good news that I said might save the world.
Aşı, çocukların hayatını kurtarmanın en ucuz yolu.Immunization, that's the cheapest way to save a child's life.
Aşı veya yatak ağları ile. 300 dolara bir yaşam kurtarabilirsiniz.With immunization or bed nets, you can save a life for 300 dollars per life saved.
Bu sıkışıklık sırasında kaybedilen zaman sırasında polis oraya ulaştı ve hayatlar kurtarıldı.It jammed enough that it gave time for folks to get there and in fact save lives.
Bizi üzüntünün elinden kurtar (kalbimin üstündeki).Deliver us from sorrow's hold From my heart
Kurtar biziDeliver us
Kurtar bizi Bizi üzüntünün elinden kurtar iyi dinlemeler - gonuldendile.blogspot.comDeliver us from sorrow's hold
İlk tanıştığımızda bile beni kurtardın.You even saved me when we first met.
Biz de ona bir Jeep aldık. Jeep'le dolaştığı sene 4.500 kızı zorla kesilmekten kurtardı.In the year she had the Jeep, she saved 4,500 girls from being cut.
İşte Gramin aleti içine yerleştirimiş ve kurtarma ekibi tarafından kullanıldığını görüyorsunuz.Witness the fact that it's here on this Garmin device being used by rescue team in Haiti.
Hayatlar kurtarmak mý istiyorsunuz?Do you want to like save lives?
Sanayide kurtarılacak diğer bir yarım trilyon dolar daha var.But industry as a whole has another half-trillion dollars of energy still to save.
Ölüyorum, kurtar beni!I'm dying, save me!
Hayat kurtarabilme ve organ temin edebilme üzerindeki etkileri nedir?What are the implications to saving lives and having organs available?
Kaç kere kurtaracaksýn daha hayatýmý.How many more times will you save my life?
Çok mu kurtarmak istiyorsun beni?Are you dying to save me? You can't do it.
Kurtar ođlumu. Býraksýn söyle. Eve dönsün, söyle.Save my son, tell him to stop, tell him to come back home
Onun sinirleri aldıkları şok kurtarmak için başladı.Her nerves began to recover from the shock they had received.
Mr. Huxter ve Sidderbridge carter hukuk ve düzenin kurtarmaya geliyor.Mr. Huxter and the Sidderbridge carter coming to the rescue of law and order.
"Kendini kurtar!""Save yourself!"
Kendini kurtarmak için çılgınca bir arzu aldı Kemp sahip.A frantic desire to free himself took possession of Kemp.
Kofi böyle bir balıkçı köyünde kurtarıldı.Kofi was rescued from a fishing village.
Yani, dipten sürtme ağ ile çekilme kaderinden kurtardık.That is, we're able to save it from a fate of deep-sea bottom trawling.
Ve sevmediklerimi ilk önce yerdim, çünkü sevdiklerinizi kurtarmak istersiniz.And I ate the disliked ones first, because the ones you like, you want to save.
Bir anda, aynı miktarda parayla daha öncekine oranla yedi kat fazla hayat kurtarmaya başladılar.And all of a sudden, they could save seven times as many lives for the same amount of money.
Korumaya çalıştığımız şey olduğunda... ..." okyanusu kurtar, onu iyileştir." diyoruz.And that's what we're trying to preserve when we say, "Save the ocean. Heal the ocean."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kurtar ile cümle - Sayfa 19 - kurtar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App