kurtarır ile cümle

kurtarır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kaptan arkadaşını kurtarır.Zadatak je bio spasiti agenta.
Askerleri kurtarır.Kako sam spasio izbjeglicu.
Soth ve şövalyeleri onları ogrelerin elinden kurtarırlar.Ivan i njegovi vitezovi oslobodili su Neopatras.
Ghul'u yenen Bruce, uçurumdan aşağıya düşmek üzere olan Henri Ducard'ı kurtarır ve bir köylünün evine götürür.Bruce spašava onesviještenog Ducarda od smrtonosnog pada i ostavi ga u selu.
Alice de zor durumdadır ve Don ona yardım edemeyerek kendi canını kurtarır ve kaçar.Vtedy sa nenápadne priplavil Will a pomohol jej utiecť.
Perseus kızı kurtarır ve onunla evlenir.Perzej jo je osvobodil in vzel za ženo.
Çoğu zaman durumu kurtarır.Večkrat jo reši iz težav.
Fakat onları bu durumdan park sahibi kurtarır.Tako jo mora kralj Matjaž rešiti.
Orada, o ve diğerleri Luke'un hayatını büyü ile kurtarırlar.Ta je smrtno ranil Butlerja, a ga je kasneje rešila vilinja magija.
Sonic the Hedgehog (2006) Sonic, Eggman tarafından kaçırılan Prenses Elise'i kurtarır.Scaggs, Austin (10. avgust 2006) Umazano dekle se očisti.
O anda, Buffy ortaya çıkar ve kızı kurtarır.Nanj se nato javi Tyler, ki ji pride na pomoč in jo reši.
Ardından Tiberinus Rhea Silvia'yı kurtarır ve onunla evlenir.Vėliau Tiberinas išlaisvino ir vedė Rėją Silviją.
Ve Walt'ı kurtarırlar.Jie išgelbsti Luką.
Aynı zamanda kız olan ilk orman muhafızıdır ve Will'in hayatını kurtarır.Tüdruku sõber ja salajane austaja Will otsustab neiu päästa.
Marie hemen onu tutukluluktan kurtarır.Ta nõudis, et Henry vabastaks Roberti vanglast.
Sonunda Sonic ve Shadow dünyayı beraber kurtarır.Lõpuks õnnestubki Saša ja Svetka lepitada.
Evans daha sonra gelip Aries'i kurtarır ancak hiçbirinin tarafına geçmez.Selle öö jooksul rasestub Helena Arielist, kuigi kumbki seda siis ei tea.
Lisa bu durumu kurtarır.Keane salvestas sellest oma versiooni.
Afrika'da sadece yüksek tansiyonu tedavi edersek bir yılda 250.000 hayat kurtarırız.Daca am putea trata numai hipertensiunea in Africa, deja am salva 250.000 de vieti pe an.
Afrika'da sadece yüksek tansiyonu tedavi edersek bir yılda 250.000 hayat kurtarırız.Jeżeli będziemy w stanie leczyć samo nadciśnienie w Afryce, to uratujemy 250 000 żyć rocznie.
Afrika'da sadece yüksek tansiyonu tedavi edersek bir yılda 250.000 hayat kurtarırız.만일 아프리카 내의 고혈압 하나만이라도 치료 한다면,
Afrika'da sadece yüksek tansiyonu tedavi edersek bir yılda 250.000 hayat kurtarırız.Se potessimo curare l'ipertensione nella sola Africa, ogni anno salveremmo 250.000 vite.
Afrika'da sadece yüksek tansiyonu tedavi edersek bir yılda 250.000 hayat kurtarırız.Si l'on pouvait soigner rien que l'hypertension en Afrique, on sauverait 250,000 vies par an.
Afrika'da sadece yüksek tansiyonu tedavi edersek bir yılda 250.000 hayat kurtarırız.Si pudieramos tratar sólo la hipertensión en África, salvaríamos 250.000 vidas anuales.
Afrika'da sadece yüksek tansiyonu tedavi edersek bir yılda 250.000 hayat kurtarırız.Wenn wir nur den Bluthochdruck in Afrika behandeln könnten, könnten wir pro Jahr 250.000 Leben retten.
Afrika'da sadece yüksek tansiyonu tedavi edersek bir yılda 250.000 hayat kurtarırız.Ако можем да лекуваме само високото кръвно налягане в Африка, ще спасяваме по 250 000 живота годишно.
Afrika'da sadece yüksek tansiyonu tedavi edersek bir yılda 250.000 hayat kurtarırız.Если мы смогли бы лечить только гипертонию в Африке, то мы могли бы спасти 250 000 жизней в год.
Afrika'da sadece yüksek tansiyonu tedavi edersek bir yılda 250.000 hayat kurtarırız.אם נוכל לטפל ביתר לחץ דם בלבד באפריקה,
Afrika'da sadece yüksek tansiyonu tedavi edersek bir yılda 250.000 hayat kurtarırız.إذا تمكنا من علاج ارتفاع ضغط الدم في أفريقيا وحدها
Afrika'da sadece yüksek tansiyonu tedavi edersek bir yılda 250.000 hayat kurtarırız.アフリカ全土で年間25万人が救われます すごいことですよ
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.A tisztával tiszta vagy; s a visszáshoz visszás vagy.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.con l'uomo puro tu sei puro, con il perverso tu sei astuto
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.De arme giver du Frelse, hovmodiges Øjne Skam!
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Denn du hilfst dem elenden Volk, und die hohen Augen erniedrigst du.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.주께서 곤고한 백성은 구원하시고 교만한 눈은 낮추시리이다
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.K sprostnému sprostně se ukazuješ, a s převráceným převráceně zacházíš.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Mot den rene bevisar du dig ren, men mot den vrånge bevisar du dig avog.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Ale wybawiasz lud ubogi, a oczy twoje przed wyniosłymi opuszczasz.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.A pokorný ľud strápený zachrániš; ale tvoje oči hľadia na vysokomyseľných, aby si ich ponížil.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.De arme giver du Frelse, hovmodiges Øjne Skam!
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Denn du hilfst dem elenden Volk, und mit deinen Augen erniedrigst du die Hohen.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Elendige folk frelser du, men dine øine er mot de overmodige; dem fornedrer du.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.In ljudstvo ubogo otimlješ, proti prevzetnim pa so tvoje oči, da jih ponižaš.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Ja sinä pelastat nöyrän kansan, mutta sinun silmäsi ovat ylpeitä vastaan, sinä alennat heidät.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.주께서 곤고한 백성은 구원하시고 교만한 자를 살피사 낮추시리이다
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Lid pak ssoužený vysvobozuješ, ale před vysokomyslnými oči své sklopuješ.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Livrarás o povo que se humilha, mas teus olhos são contra os altivos, e tu os abaterás.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.och du frälsar ett betryckt folk, men dina ögon äro emot de stolta, till att ödmjuka dem.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Orang yang rendah hati Kauselamatkan; tetapi orang yang congkak Kautundukkan
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Salvas al pueblo humilde; pero tus ojos humillan a los altivos
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Segítesz a nyomorult népen, Szemeiddel pedig megalázod a felfuvalkodottakat.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Tu mîntuieşti pe poporul care se smereşte, şi cu privirea Ta, scobori pe cei mîndri.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Tu salvi la gente umile, mentre abbassi gli occhi dei superbi
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Tu sauves le peuple qui s`humilie, Et de ton regard, tu abaisses les orgueilleux.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Vì Chúa cứu dân bị khốn khổ; Nhưng mắt Chúa coi chừng kẻ kiêu căng đặng làm chúng nó bị hạ xuống.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Vì_Chúa cứu dân bị khốn_khổ ; Nhưng mắt Chúa coi_chừng kẻ kiêu_căng đặng làm chúng_nó bị hạ xuống .
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Wie het moeilijk hebben, redt U, maar U vernedert de hoogmoedigen, want U ziet alles wat zij doen.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Και θελεις σωσει λαον τεθλιμμενον επι δε τους υπερηφανους οι οφθαλμοι σου ειναι, δια να ταπεινωσης αυτους,
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Людей угнетенных Ты спасаешь и взором Своим унижаешь надменных.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Оскърбени люде ти ще спасиш; А над горделивите с очите Ти за да ги смириш.

İlgili Sayfalar