Ana içeriğe geç
Sözlük

kurs ile cümle

kurs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Anne, bir parça iple üç kurşun kalemi bağladı.Mother tied up three pencils with a piece of string.
10 dolarlık normal kurşunsuz,lütfenTen dollars of regular unleaded, please.
Bir depo kurşunsuz normal istiyorum.I'd like a full tank of regular unleaded.
Yarına kadar alacağımız kurslar için kayıt yaptırmalıyız.We must register for the courses that we're going to take by tomorrow.
Yemek kursu okullarda zorunlu olmalı.A cooking course should be mandatory in schools.
Bu yıl geçen yıl olduğu gibi aynı dil kursunu sunuyoruz.This year we offer the same language course as last year.
Kurşun kalemini aç.Sharpen your pencil.
Orta ve ileri dil kursları öğretilen dilde verilir.Intermediate and advanced language courses are given in the language being learned.
Polis memuru bir kurşun geçirmez yelek giydi.The police officer wore a bulletproof vest.
O, İspanyolca kursuna kaydoldu.She signed up for a Spanish course.
Aslında artık kurşunlu benzini satan var mı?Does anyone actually sell leaded gasoline anymore?
Bu sınavda başarısız olursan, kursu tekrar etmek zorunda kalacaksın.If you flunk this exam, you'll have to repeat the course.
İçme suyunda klor, kurşun ya da benzer kirletici madde bulunması mümkün.It's possible that the drinking water has chlorine, lead, or similar contaminants in it.
Onlar kurşunu olduğu yerde bırakmaya karar verdiler.They decided to leave the bullet where it was.
Doktorlar kurşunu çıkardılar.Doctors removed the bullet.
Doktorlar, kurşunu çıkarmaya korkuyorlardı.Doctors were afraid to remove the bullet.
Bir doktor, başkanın kafasındaki kurşunu çıkarmaya çalıştı.A doctor tried to remove the bullet from the president's head.
Kurşun atardamarı kesti.The bullet cut through an artery.
Kurşunlardan biri Mckinley'i mideden vurdu.One of the bullets struck McKinley in the stomach.
Almanca kursu bir dönem sürer.The German course lasts one semester.
Sözde "30 günlük" dil kurslarından nefret ediyorum.I hate so-called "30 days" language courses.
Bu kursta, daha çok bir yerli gibi konuşmanıza yardım ederek zaman geçireceğiz.In this course, we'll spend time helping you sound more like a native speaker.
Tom kaç tane kurşun kalem alacağını belirtmedi.Tom didn't specify how many pencils to buy.
Tom yüzme kursundaki başka birinden daha hızlı yüzebilir.Tom can swim faster than anyone else in his swimming class.
Tom'un neredeyse bütün özgür zamanı bir golf kursunda harcanıyor.Almost all of Tom's free time is spent on a golf course.
Polis Tom'u alınının ortasındaki bir kurşun deliğiyle yerde yatarken buldu.The police found Tom lying on the floor with a bullet hole in the middle of his forehead.
Bana bir kurşun kalem ödünç verir misin?Would you lend me a pencil?
Bir kurşun kalem ödünç alabilir miyim?Could I borrow a pencil?
Yakında bir Almanca kursuna kayıt olacağım.I'll soon register for a course in German.
Bacaklarım kurşun gibi ağır.My legs are as heavy as lead.
Tom serseri bir kurşun tarafından öldürüldü.Tom was killed by a stray bullet.
Tom daha yumuşak uçlu bir kurşun kalem istedi.Tom wanted a pencil with a softer lead.
Tom çeviride lisans kursu öğretiyor.Tom teaches an undergraduate course in translation.
Tom duvardaki kurşun deliklerini farketmedi.Tom didn't notice the bullet holes in the wall.
Tom kurşungeçirmez bir yelek giymişti bu yüzden kurşun onu öldürmedi.Tom was wearing a bulletproof vest, so the bullet didn't kill him.
Aile kursana.Why don't you have a family?
Lütfen adını yazmak için bir kurşun kalem kullan.Please use a pencil to write down your name.
Tom kurşun kalemi açtı.Tom sharpened a pencil.
Kurslar pazartesi günü akşam saat 5'te başladı.The courses began at 5 p.m. on Monday.
Umarım serseri bir kurşunla vurulursun.I hope you get shot by a stray bullet.
Altın silahlar seni kurşunlardan korumaz.Golden guns don't protect you from bullets.
Yeni kursum bugün başlıyor.My new course starts today.
O benim kurşun kalemim.That's my pencil.
Bu okul İngilizce, Fransızca ve İspanyolca kursları sunmaktadır.This school offers English, French and Spanish courses.
Kurşun bir metaldir.Lead is a metal.
Kurşun kalemle yazılmış, bu yüzden onu silebilirsin.It's written in pencil, so you can erase it.
Kurşun geçirmez cam zaten birçok hayatı kurtardı.Bulletproof glass has already saved many lives.
Kurşun kolayca eğilir.Lead is easily bent.
İngilizcede iyileştirici bir kurs almak zorunda.She has to take a remedial course in English.
Bir kurşun kalemim yok.I don't have a pencil.
Hiç kurşun kalemim yok.I don't have any pencils.
Onun biri uzun ve diğeri biri kısa iki tane kurşunkalemi vardır.He has two pencils. One is long and the other one is short.
Tom internet üzerinden kurslar alıyor.Tom takes online courses.
Ladino Kursları 8 Kasım'dan itibaren.Courses in Ladino from the 8th of November.
Dikkatli ve çalışkan olmak gereklidir, fakat bu kursu geçmek için yeterli değildir.Being careful and diligent is necessary, but not sufficient for passing this course.
Kalkmaya çalıştım ama vücudum kurşun gibi ağırdı.I attempted to get up, but my body was heavy as lead.
Geçen yıl baharda bir yemek kursuna katıldım ve ekmek nasıl pişirilir öğrendim.Last year in the spring I attended a cooking class and learned how to bake bread.
Kurşun kalemin ne renk?What colour is your pencil?
Bu benim kurşun kalemim.This is my pencil.
Bu kurşun kalem kırmızı mı beyaz mı?Is this pencil red or white?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod