Ana içeriğe geç
Sözlük

kurs ile cümle

kurs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hiç kurşun kalemin var mı?Do you have any pencils?
Ben senin kurşun kalemini kullanabilir miyim?Can I use your pencil?
Kurşun kalemlerin açılmalı.Your pencils need sharpening.
Meteliğe kurşun atıyorum.I'm broke.
Öğrenciler bu İngilizce kurslarından birini alacak.Students will take one of these English courses.
Bazı kurşun kalemler almalıydı.He should have bought some pencils.
Kaç düzine kurşun kalemin var?How many dozen pencils do you have?
Bugün bir düzine kurşun kalem aldım.I bought a dozen pencils today.
Kurşun kalemimi kaybettim.I've lost my pencil.
Kurşun kalemler düzine ile satılırlar.Pencils are sold by the dozen.
Lütfen bir kurşun kalemle yaz.Please write with a pencil.
Bir dolma kalemle yaz, bir kurşun kalemle değil.Write with a pen, not with a pencil.
Lütfen adınızı bir kurşun kalemle yazın.Please write your name with a pencil.
Kurşun kalemim masamın kenarına düştü.My pencil fell off the edge of my desk.
Kurşun kolayca bükülür.Lead bends easily.
Hangisi daha ağır, kurşun mu yoksa altın mı?Which is heavier, lead or gold?
Bir kurşun kalem istiyorsan, sana bir tane ödünç veririm.If you want a pencil, I'll lend you one.
Bir dolma kalemin mi yoksa bir kurşun kalemin mi var.Do you have a pen or pencil?
Bir dolma kalemin veya kurşun kalemin var mı?Do you have a pen or a pencil?
Lütfen bir sürü kurşun kalem al.Please get a lot of pencils.
Bu onun onu yazdığı kurşun kalemdir.This is the pencil with which she wrote it.
Bu bir kurşun kalemdir.This is a pencil.
Bu bir kurşun kalem.This is a pencil.
Bu kurşun kadar ağır.This is as heavy as lead.
Bu bir dolma kalem mi yoksa bir kurşun kalem mi?Is this a pen or a pencil?
Bu dolmakalem mi yoksa kurşunkalem mi?Is this a pen or a pencil?
Bu silahın kurşunu yok.This gun is out of bullets.
Bu kurs doğru telaffuz öğrenmenize yardımcı olacaktır.This course will help you master correct pronunciation.
Bu kurs İlkyardımda temel becerileri öğretir.This course teaches basic skills in First Aid.
Burada beş kurşun kalem var.There are five pencils here.
İşte iki tane kurşunkalem. biri sert ve diğeri yumuşak:Here are two pencils: one is hard, and the other soft.
Hangi kursu tavsiye edersin?Which course do you recommend?
O bir kurşun kalem.That is a pencil.
Kaç tane kurşun kalemin var?How many pencils do you have?
Bir kurşun kalemin var mı?Do you have a pencil?
Onu kurşun kalemle yazın.Write it in pencil.
Bana kurşun kalemini ödünç verir misin?Will you lend me your pencil?
Kurşun kalemini kullanabilir miyim?Could I use your pencil?
Polisle iletişim kursan iyi olur.You had better communicate with the police.
Bu günlerde az sayıda öğrenci kurşun kalem kullanıyor.Few students use pencils these days.
Yazmak için kurşun kalemim yok.I have no pencil to write with.
Kurşun kalemimi keskinleştirmek için bir bıçak istiyorum.I want a knife to sharpen my pencil with.
Onlardan her birine üç kurşun kalem verdim.I gave three pencils to each of them.
Bir mektubu kurşun kalem ile yazmamalısın.You must not write a letter with a pencil.
Kurşun, onun göğsüne girdi, onu kritik durumda bıraktı.The bullet penetrated his chest, leaving him in critical condition.
Yeni başlayanlar için bir kursunuz var mı?Do you have a course for beginners?
Birisi kurşun kalemimi çaldı.Someone has walked off with my pencil.
Az önce,kurşun onun yanağını sıyırarak geçti.The bullet just shaved his cheek.
Hangi kursu izleyeceğine bir türlü karar veremedi.He couldn't make up his mind which course to follow.
Tek kurşunla öldürüldü.He was killed by a single bullet.
O, kurşun kalemi ile düz bir çizgi çizdi.He drew a straight line with his pencil.
Onun biri uzun ve diğeri kısa iki kurşunkalemi vardır.He has two pencils; one is long and the other short.
O, kurşun kalemini kulağının arkasına sıkıştırdı.He stuck his pencil behind his ear.
O güzel uçlu bir kurşun kalem kullanır.He uses a pencil with a fine point.
O, bir kurşun tarafından yaralandı.He was wounded by a bullet.
O, onların her birine bir kurşun kalem verdi.He gave each of them a pencil.
O meteliğe kurşun atıyor.She is hard up for money.
O bir kurşun kalemle bir kağıt parçası üzerine bir daire çizdi.She drew a circle on a piece of paper with a pencil.
Onun hiç kurşun kalemi yoktu.She didn't have any pencils.
Annem bir parça ip ile üç kurşun kalemi bağladı.Mother tied up three pencils with a piece of string.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod