1902'de École des langues orientales'de Ermeni kürsüsünü aldı.Nel 1902 ottenne la cattedra di armeno nell'École des langues orientales.
Yakalanan Hidalgo 30 Temmuz 1811'de kurşuna dizilerek idam edildi.Hidalgo fu fucilato il 30 luglio 1811.
1937'de, Büyük Temizlik sırasında kurşuna dizilerek öldürülmüştür.1937, che usavano la stessa bocca da fuoco.
O 1932 yılında Orsha Okulu'nda iki kurstan mezun oldu.Il giovane frequentò anche nel 1932 due corsi alla scuola di Orša.
Kurşun Iraxxa'nın kaskını sıyırır.Gli indiani estraggono il proiettile dal corpo di Jack.
Ancak Stalin döneminde, 1937'de kurşuna dizilerek öldürüldü.Durante le purghe staliniane venne fucilato nel 1937.
Kurşun stifnat özellikle kıvılcım ve statik elektrik deşarjına duyarlıdır.Lo stifnato di piombo è particolarmente sensibile al fuoco e alle scariche di elettricità statica.
Dönem içinde kürsüde beş konuşma yaptı.Aveva subito cinque interventi al ginocchio.
1928 yılında Hannover'de süvari okulunda kursa katılarak teğmenliğe terfi etti.Frequentò un corso presso la scuola di cavalleria di Hannover, nel 1928, e venne promosso tenente.
Kurşun geçirmez yelek nasıl çalışır?Come funziona una pistola NERF?
1987 yılında, Cambridge, Massachusetts'da Yönetim Arthur D. Little Okulu'ndaki kursa katıldı.Ha frequentato un corso presso la Arthur D. Little School of Management di Cambridge, Massachusetts, nel 1987.
Her Studienkolleg 4 veya 5 kursa sahiptir.Ogni livello ha circa 100 studenti, quindi esistono quattro o cinquel classi per ogni livello.
Londra Kraliyet Savunma Koleji'nde (RCDS) 2002 yılında kurs programına katılmıştır.Nel 2014 ha inoltre frequentato il Royal College of Defense Studies (RCDS) a Londra.
Ancak kurşunu bitince hırsızlardan biri tarafından vurulur.Nella sparatoria che ne segue uno dei rapinatori viene ucciso.
Kısa bir süre sonra kurşuna dizildi.Qualche istante dopo si sentì uno sparo.
İlişkiye girmeye direnen mahkumların kurşuna dizileceği gerçeği ise mahkumlara net bir şekilde öğretilmişti."Al primo tentativo di distruzione delle linee di comunicazione, i prigionieri sarebbero subito stati uccisi".
Yine İsveççe kurslarında Danca ve Norveççeden örnekler işlenmektedir.Tra le altre lingue in genere si insegnano danese e norvegese.
Evden ölü olarak çıkartıldığında vücudunda 25 kurşun vardı.Al momento degli omicidi ne possedeva 25 fucili.
Tam otomatik seçeneğinde tüfek dakikada 500-600 adet kurşun atabilmektedir.Il volume di fuoco complessivo raggiunge i 5000-6000 proiettili al minuto.
(Esir edilen halk Karaburun’da toplanarak kurşuna dizilir.)(Veniamo in pace; sparate per uccidere.)
Sweet ise kurşun yaralarından dolayı tedavi altına alınır.Miracolosamente, Sully riesce a curargli la ferita.
Bu web-tabanlı e-öğrenme uygulaması Çevrim içi Mühendislik Kursu Yönetim Sistemi tarafından hazırlanmıştır.Un corso on line viene erogato attraverso una piattaforma tecnologica (Learning Management System).
Orada 1 ay boyunca İngilizce kurslarına tabii tutmaktadır.Tuttavia, ha completato solo un corso di inglese durato otto mesi.
1933'te Febvre Collège de France'de bir kürsüye atanmıştır.Nel 1933 Febvre ottenne una cattedra al Collège de France.
Bunun yanında Ulusal Esperanto Dernekleri, Esperanto öğretmek için sürekli olarak kurslar düzenler.A Milano organizza e segue i corsi di esperanto di ogni livello.
Aynı zamanda kürsü hatipliğine devam etti.Ha corso anche il Palio di Asti.
1965 ve 1975 yılları arasında Kursbuch dergisinin editörlüğünü yaptı.Nel decennio 1965-1975 ha pubblicato la rivista "Kursbuch".
Aynı yılın Ekim ayında Brüksel'e taşındı ve resme giriş kursuna başladı.Nell'ottobre di quell'anno si trasferì a Bruxelles dove iniziò un corso di studi sull'arte.
Allegro ise akademik kürsüsünden istifâ etmeye zorlandı.Hiccup così si vede costretto ad espellerlo dall'Accademia.
Grup Hindistan'da Maharishi Mahesh Yogi tarafından meditasyon kursları almaktaydı.Tuttavia, la frase sembra che vada attribuita più giustamente al Maharishi Mahesh Yogi.
Taramalar devam etmişse de okuma yazma bilmeyenlere rastlanılmadığından kurslara son verilmiştir.Il romanzo termina senza che i lettori possano saperlo.
Şarkı Adele Adkins ve Greg Kurstin tarafından yazıldı, yapımcılığını ise Kurstin üstlendi.Il brano è stato scritto da Adele Adkins e Greg Kurstin e prodotta da quest'ultimo.
Mahira Khan kurşun kadın rolündedir.Mauro Maxia, La Diocesi di Ampurias.
Ardından 3 yıl süresince alacağı kurslar için London's Guildhall School of Music and Drama’ya kaydoldu.A diciannove anni si iscrisse alla Guildhall School of Music and Drama di Londra, dove studiò per tre anni.
11 Şubat 2010 tarihinde Kürşad Arusan tarafından kurulmuştur.L'11 febbraio 2012 viene ingaggiato dalla Paganese.
Bir kurşun kalemin var mı?У тебя есть карандаш?
Onlardan her birine üç kurşun kalem verdim.Я дал три карандаша каждому из них.
Lütfen adınızı bir kurşun kalemle yazın.Пожалуйста, напишите ваше имя карандашом.
O bir kurşun kalem.Это карандаш.
Doktorlar, kurşunu çıkarmaya korkuyorlardı.Врачи опасались удалять пулю.
Tom serseri bir kurşun tarafından öldürüldü.Том был убит шальной пулей.
Kurşun kalemini aç.Заточи свой карандаш.
Kurşun içeren bileşikler son derece zehirleyicidir.Соединения свинца очень токсичны.
Ali okuma yazma kursuna katıldı.Али посещал курс обучения грамоте.
Herhangi bir kimsenin Kursk'un yerini dahi bildiğini sanıyor musun?Вы думаете, кто-то знает, где вообще этот Курск?
Bizi bu sene Kursk'a saldırmaya, dahası Doğu Cephesi'nde saldırıya geçmeye zorlayan sebep nedir?."Что заставляет нас наступать в этом году под Курском или в любом другом месте Восточного фронта?»
Kursak (ingluvies): çok zayıf halka ve boyuna kaslarla donatılmıştır.Равными пусть будут, кто силен и слаб!
19 Mayıs 2006'da Pesimist EP 4 - Kurşun Asker'i yayımladı.19 мая 2006 года вышел мини-альбом Pesimist EP 4 - Kurşun Askeŕ.
Benim Adamım olmazsın dedim." diyip iki kurşun sıkarak öldürmüştür.Тот мрачно ответил: «Мы пустили ему две пули в лоб.
Ortodoks gelin ve damatlar genelde düğünden önce konuyla ilgili kurslara katılırlar.Ортодоксальные женихи и невесты часто до свадьбы посещают занятия по данной тематике.
İspanyol mimar Rafael Moneo tarafından tasarlanan Kursaal Sarayı 1999 yılında kullanıma açıldı.Дворец был сооружён по проекту испанского архитектора Рафаэля Монео и открылся в 1999 году.
Yine de bazı golf kurslarına, otellere ve doğa koruma alanlarına sahiptir.Тем не менее, там есть поля для гольфа, отели и природные заповедники.
Ölümlerinin çoğu, dayak ve bıçak yaralarından kaynaklanmış ve kurşun yarası yoktu.Большинство погибших умерли от избиений и ножевых ранений, не было огнестрельных ран.
Bir saat içinde kurşuna dizileceğiz.Скоро переведём стрелки на час.
İhtiyaç duyulan her alanda kurslar düzenlenir.При необходимости проводят повторные курсы.
Bunlardan 33'ünü kurşuna dizdi.Он научился стрелять за 30.
1965 ve 1975 yılları arasında Kursbuch dergisinin editörlüğünü yaptı.В период с 1965 по 1975 был редактором журнала Kursbuch.
İsteyen herkes bu kurslara katılabilir.В этом классе участвует любой желающий.
"Andıç ve iki şarjör kurşun..."«Боб с двумя пистолетами").
Meltem (Damla Özen): Hakan (Kürşat)'ın karısıdır.Жена Хадижа (родом из селения Чох).