kurmuş ile cümle

kurmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Güneş kursu, oğlu Akhenaten'in kurmuş olduğu dini simgeliyor olabilir.Ahora, el disco solar podría referirse a la religión fundada por su hijo Akenatón.
Güneş kursu, oğlu Akhenaten'in kurmuş olduğu dini simgeliyor olabilir.Sluneční kotouč odkazuje na náboženství, které její syn Achnaton založil.
Güneş kursu, oğlu Akhenaten'in kurmuş olduğu dini simgeliyor olabilir.Tarcza słoneczna może nawiązywać do religii ... ...ustanowionej przez jej syna, Echnatona.
Güneş kursu, oğlu Akhenaten'in kurmuş olduğu dini simgeliyor olabilir.Сега, слънчевият диск може да има нещо общо с религията, основана от сина й, Ехнатон.
Güneş kursu, oğlu Akhenaten'in kurmuş olduğu dini simgeliyor olabilir.Солнечный диск - это отсылка к религии, основанной её сыном Эхнатоном.
Güneş kursu, oğlu Akhenaten'in kurmuş olduğu dini simgeliyor olabilir.Сонячний диск відповідає релігії, яку заснував її син Ехнатон.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Au lieu de ça, ils organisent leurs vies de manière à faire constamment une activité physique.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Całe ich życie opiera się jednak na ciągłej aktywności fizycznej.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Ehelyett úgy alakítják az életüket, hogy folyamatosan mindenféle fizikai tevékenységre legyen szükségük.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.En su lugar, organizan sus vidas de tal manera que están obligados a realizar actividad física.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.In effetti, tutte loro impostano la loro vita in modo tale da dover sempre svolgere attività fisica.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.In plaats daarvan hebben ze een leven waarin ze constant lichamelijke activiteit hebben.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.In schimb, isi organizeaza vietile astfel incat sa fie constant implicati in activitati fizice.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Istället, ordnar de sina liv så att de konstant utför fysisk aktivitet.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.I stedet for er deres liv indrettet sådan at de konstant presses til at være fysisk aktive.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.대신 늘 신체적인 활동에 임할 마음의 준비를 하고 있습니다.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Namísto toho během svého života neustále něco fyzicky dělají.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Namun mereka mengatur hidupnya agar selalu terdorong melakukan aktivitas fisik.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Stattdessen, organisieren sie ihr Leben so, dass sie sich ständig zu körperlicher Aktivität anspornen.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Thay vào đó, họ tạo cuộc sống khiến họ thể dục hàng ngày.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Αντ'αυτού, χτίζουν τις ζωές τους έτσι ώστε να ωθούνται προς σωματικές δραστηριότητες.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Вместо това, те настройват живота си, така че да са постоянно подтиквани към физическа активност.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Вместо этого они так организовали свою жизнь что она их постоянно подталкивает к физической деятельности.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Замість того, вони організовують своє життя таким чином, щоб завжди бути активними.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.במקום זה, הם מסדרים את חייהם כך שבאופן קבוע הם נדרשים לבצע פעילות גופנית.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.بدلا من ذلك , هم يضعون قاعده لحياتهم لذلك يحثون على الانتظام بالنشاط البدني .
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.常に肉体活動を要求するようになっています あの100歳になる沖縄の女性達は
Hepimiz hayatımızda evcil hayvanlarla ya da başka hayvanlarla temas kurmuşuzdur.Kita semua pernah berhubungan dengan hewan peliharaan atau binatang lainnya dalam kehidupan kita.
Hepimiz hayatımızda evcil hayvanlarla ya da başka hayvanlarla temas kurmuşuzdur.우리는 모두 인생 언젠가 반려 동물이나 다른 동물들과 마주친 적이 있습니다.
Hepimiz hayatımızda evcil hayvanlarla ya da başka hayvanlarla temas kurmuşuzdur.Mindannyian láttunk háziállatot vagy más állatokat életünk során.
Hepimiz hayatımızda evcil hayvanlarla ya da başka hayvanlarla temas kurmuşuzdur.Nous avons tous eu un contact avec des animaux domestiques ou d'autres animaux.
Hepimiz hayatımızda evcil hayvanlarla ya da başka hayvanlarla temas kurmuşuzdur.Tất cả chúng ta đều có mối liên hệ với thú vật trong đời mình.
Hepimiz hayatımızda evcil hayvanlarla ya da başka hayvanlarla temas kurmuşuzdur.Todos hemos tenido contacto con mascotas u otros animales en nuestras vidas.
Hepimiz hayatımızda evcil hayvanlarla ya da başka hayvanlarla temas kurmuşuzdur.Toţi am întâlnit animale de companie sau altele.
Hepimiz hayatımızda evcil hayvanlarla ya da başka hayvanlarla temas kurmuşuzdur.Tutti abbiamo avuto contatti con animali domestici e con altri animali nella nostra vita.
Hepimiz hayatımızda evcil hayvanlarla ya da başka hayvanlarla temas kurmuşuzdur.Vi har alla haft kontakt med husdjur eller andra djur i våra liv.
Hepimiz hayatımızda evcil hayvanlarla ya da başka hayvanlarla temas kurmuşuzdur.Všichni jsme se v životě už setkali s domácími zvířaty nebo jinými živočichy.
Hepimiz hayatımızda evcil hayvanlarla ya da başka hayvanlarla temas kurmuşuzdur.We hebben allemaal contact gehad met huisdieren of andere dieren in ons leven.
Hepimiz hayatımızda evcil hayvanlarla ya da başka hayvanlarla temas kurmuşuzdur.Wir alle haben in unseren Leben Kontakt mit Haustieren oder anderen Tieren gebabt.
Hepimiz hayatımızda evcil hayvanlarla ya da başka hayvanlarla temas kurmuşuzdur.Wszyscy mamy styczność ze zwierzętami.
Hepimiz hayatımızda evcil hayvanlarla ya da başka hayvanlarla temas kurmuşuzdur.Όλοι μας είχαμε επαφή με κατοικίδια ή άλλα ζώα στη ζωή μας.
Hepimiz hayatımızda evcil hayvanlarla ya da başka hayvanlarla temas kurmuşuzdur.В своєму житті ми всі контактували з домашніми улюбленцями або з іншими тваринами.
Hepimiz hayatımızda evcil hayvanlarla ya da başka hayvanlarla temas kurmuşuzdur.Все мы в жизни хоть раз имели дело с домашними животными.
Hepimiz hayatımızda evcil hayvanlarla ya da başka hayvanlarla temas kurmuşuzdur.Ние всички през живота си сме общували с домашни любимци или други животни.
Hepimiz hayatımızda evcil hayvanlarla ya da başka hayvanlarla temas kurmuşuzdur.לכולנו היה בחיינו מגע עם חיית-מחמד או חיות אחרות.
Hepimiz hayatımızda evcil hayvanlarla ya da başka hayvanlarla temas kurmuşuzdur.このとき それぞれの動物の 感情に必ず気づくはずです
Her şeyi önceden kurmuştuk zaten.Alles notwendige war schon da.
Her şeyi önceden kurmuştuk zaten.Omdat we al al de onderliggende werking al hadden ontrafeld.
Her şeyi önceden kurmuştuk zaten.Вече установихме цялата механика.
Her şeyi önceden kurmuştuk zaten.כבר הצבנו את כל המנגנון בסירטון הקודם
Her şeyi önceden kurmuştuk zaten.لقد رتبنا كل الميكانيكا
İçimden, "Vay be, elliden fazla ulus bir araya gelip bu muhteşem detaylı istasyonu uzaya kurmuş" diyordum.Říkal jsem si "Páni, 15 národů se spojilo, aby postavili tento vesmírný aurorální vesmírný komplex."
İçimden, "Vay be, elliden fazla ulus bir araya gelip bu muhteşem detaylı istasyonu uzaya kurmuş" diyordum.كنت أقول في نفسي يا للدهشة هنالك خمسون بلدا عملوا سويا من أجل
Internet şirketi kurmuştu.2000 년에
Internet şirketi kurmuştu.W roku 2000 założył firmę internetową.
Internet şirketi kurmuştu.בשנת 2000.
Internet şirketi kurmuştu.في عام 2000
Internet şirketi kurmuştu.コンピュータゲームに専念することを決め
İnternetteki bu çocuklar kendi aralarında "fıçı tono" gibi komik sözleri kullandıkları bir grup kurmuşlar.Ces gamins sur Internet, ils ont ce groupe de gamins et ils aiment dire des choses drôles comme "barrel roll".
İnternetteki bu çocuklar kendi aralarında "fıçı tono" gibi komik sözleri kullandıkları bir grup kurmuşlar.Có một đám trẻ con trên mạng thích nói mấy từ vui vui như " lăn thùng."

İlgili Sayfalar