kurmuş ile cümle
kurmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Otokratik bir hükümet kurmuştur.Celému mestu vládne autokratívny tyran.
1993 yılında Sosyalist Parti'den istifa edip Yurttaşlar Hareketi'ni kurmuştur.V roku 1993 bolo uskutočnené referendum, v ktorom sa občania vyjadrili, že sa chcú odčleniť od mesta.
Kardeşi Jared Leto ile 30 Seconds to Mars grubunu kurmuşlardır.Spoločne s bratom Shannonom je členom hudobnej skupiny 30 Seconds to Mars.
Almanlar tepeden aşağı güzel bir üs kurmuş.Nemci so na Brdo zgradili cesto.
Kardeşleri Louis ve Marcel ile birlikte Renault firmasını kurmuştur.Leta 1899 je z bratoma Louisom in Fernandom ustanovil družbo Renault Frères.
1192 yılında Minamoto no Yoritomo Kamakura şogunluğunu kurmuştur.Leta 1192 ga je ustanovil prvi šogun Minamoto no Joritomo.
CDU, SPD ve Yeşiller'le koalisyon kurmuştur.Opozicijo so sestavljali SPD in Zeleni.
Avrupa Parlamentosu'nda Avrupa Doğrudan Demokrasi ve Özgürlük grubunu kurmuştur.Njena politična skupina v Evropskem parlamentu je Evropa narodov in svobode.
İyonya’da filozoflar, kendi aralarında bir İyon felsefesi kurmuşlardı.V Ioniji so tudi opazke raznih filozofov.
Ayrıca Düzbahçe köyünü de kurmuşlardır.Poleg gradnje so uredili tudi okolico.
Paulikienler altı dede ocağı kurmuştur.Dolly je skupno skotila 6 mladičev.
Köyde kurulu kooporatif köyde peynir fabrikası kurmuş ve üretime geçirmiştir.V Podhomu je delovala »Mlekarska zadruga«, ki je imela celo svojo hišo in izdelovala svoj sir.
Ankaragücü, taraftar potansiyeli bakımından rakibine her zaman üstünlük kurmuştur.Vedno se je poročila politično ter tako za svoje kraljestvo vedno želela poiskati najbolj optimalno rešitev.
Wilhelm von Humboldt karşılaştırmalı dil bilimi kurmuştur.Wilhelm von Humboldt je ideal splošne izobrazbe naslonil na meščanstvo.
Westerholt sonradan Delain adlı grubu kurmuştur.Westerholt vėliau sukūrė grupę Delain.
1948'te araba markası Honda şirketini kurmuştur.1948 – Firmos Honda (Honda Motor Company) įsteigimo diena.
Denizci Fenikeliler, Yunanlar ve Kartacalılar Akdeniz kıyılarında yüzyıllarca ticari koloniler kurmuşlardır.Graikai, finikiečiai ir kartaginiečiai per kelis šimtmečius pakrantėje įkūrė savo kolonijas.
MÖ 48 yılında Sezar'a karşı Pompey'le ittifak kurmuş ve Pompey'in donanmasına Adriyatikte komuta etmiştir.48 m. pr. m. e. pilietiniame kare jis vis dar palaikė Pompėjų ir vadovavo jo laivynui Adrijos jūroje.
Jackson'ın takipçileri modern Demokrat Parti'yi kurmuşlardır.Endriu Džeksonas taip pat yra vienas iš modernios JAV demokratų partijos formuotojų.
Dünyanın en zengin ailelerinden birini kurmuştur.Buvo vienas turtingiausių pasaulio žmonių.
Almanlar tepeden aşağı güzel bir üs kurmuş.Nuo kalno atsiveria puiki regykla.
Böylece matematik ve müzik arasında bağlantı kurmuştur.Kompiuterinės muzikos vystymuisi didžiausios įtakos turėjo muzikos teorijos ir matematikos ryšys.
Tilke 1984 yılında Tilke GmbH şirketini kurmuştur.1984 m. įkūrė įmonę Tilke Engineering.
Dünyanın en zengin ailelerinden birini kurmuştur.Ta oli surres üks maailma rikkamatest inimestest.
1983 yılında, halen sahibi olduğu Rubik Stüdyosu'nu kurmuştur.1983 asutas ta oma stuudio Rubik Stúdió, mis tegeles mööblidisaniga.
Temmuz 2005'te Google, Android Inc.'i almış ve ufak bir başlangıç şirketini Palo Alto'da kurmuştur.2005. aasta juulis ostis Google ära pisikese tarkvaraettevõtte Android, mis tegutses Californias Palo Altos.
St. Augustine bu şehirde bir Başpiskoposluk kurmuştur ve ilk Canterbury Başpiskoposu olmuştur.Augustinusest saab esimene Canterbury peapiiskop. ... ...
İki hafta önce Anderson, Tonga ile takım kurmuştu.Eesti sõlmis diplomaatilised suhted Tongaga.
Böylece matematik ve müzik arasında bağlantı kurmuştur.Pidi ennast jagama keemia ja muusika vahel.
Bunun üzerine NYSE gelecekte bu tür protestoları önlemek için bariyerler kurmuştur.Komisjon tegi mitmeid ettepanekuid, kuidas selliseid rünnakuid edaspidi vältida.
Orta Avrupa'da Keltler oppida ismi verilen büyük tahkimatlı yerleşim yerleri kurmuşlardır.Kesk-Euroopas ehitasid keldid kindlustatud asulaid, mida nimetati oppidum.
Macar hanedanını kurmuştur.Valmis Stenbocki maja.
Sanatçı aynı zamanda Amerikan başkanlarıyla da iyi arkadaşlıklar kurmuştu.President väljendas ka valmisolekut koostööks Ameerika Ühendriikide uue valitsusega.
South Park'ı Trey Parker ile beraber kurmuştur.Ta on koos Trey Parker'iga üks South Parki loojatest.
Benzer bir kurumu Kahire’de de kurmuştur.Samasugune mälestusmärk on püstitatud ka Süürias Palmirasse.
Oğuzlar bu nehir boyunca birçok şehir kurmuşlardır.Tänapäevalgi on jõel mitu kärestikku.
Ağılcık mahallesi daha önce başka bir yerde kurulmuş iken, şimdiki yerinde davarları için "ağıl" kurmuşlardır.Kuna nad eluajal pidid oma kongis vaikima, siis teevad nad selle nüüd linnu kujul tasa.
Prodüktör Timbaland ile Timbaland & Magoo grubunu kurmuştur.Partneri Magooga on ta hiphopansambli Timbaland & Magoo liige.
Beylikli mahallesini muhtemelen bu Avşarlar kurmuştur.Ilmselt karjatati selle eeslinnuse alal hobuseid.
Adobe Illustratorımsı bir şeyin çalışan bir versiyonunu kurmuştum.Am construit o versiune funcțională a unui soi de Adobe Illustrator.
Adobe Illustratorımsı bir şeyin çalışan bir versiyonunu kurmuştum.Construí una versión para trabajar parecida a Adobe Illustaror
Adobe Illustratorımsı bir şeyin çalışan bir versiyonunu kurmuştum.Ich baute eine funktionierende Version von so etwas wie Adobe Illustrator.
Adobe Illustratorımsı bir şeyin çalışan bir versiyonunu kurmuştum.Ik bouwde een werkende versie van een Adobe Illustrator-achtig iets.
Adobe Illustratorımsı bir şeyin çalışan bir versiyonunu kurmuştum.Illustratorのように描く事ができます
Adobe Illustratorımsı bir şeyin çalışan bir versiyonunu kurmuştum.J'avais fait une espèce de version fonctionnelle Adobe Illustrator-esque.
Adobe Illustratorımsı bir şeyin çalışan bir versiyonunu kurmuştum.저는 어도비 일러스트레이터 같은 물건을 만들었죠.
Adobe Illustratorımsı bir şeyin çalışan bir versiyonunu kurmuştum.Napisałem działającą wersję czegoś na wzór dzisiejszego Adobe Illustrator.
Adobe Illustratorımsı bir şeyin çalışan bir versiyonunu kurmuştum.Programmai una cosa simile ad Adobe Illustrator.
Adobe Illustratorımsı bir şeyin çalışan bir versiyonunu kurmuştum.Tôi làm một phiên bản hoạt động giống phần mềm minh họa của Adobe.
Adobe Illustratorımsı bir şeyin çalışan bir versiyonunu kurmuştum.Изградих работеща версия на нещо подобно на Adobe Illustrator.
Adobe Illustratorımsı bir şeyin çalışan bir versiyonunu kurmuştum.Я сделал рабочую версию подобия Adobe Illustrator.
Adobe Illustratorımsı bir şeyin çalışan bir versiyonunu kurmuştum.בניתי דבר מתפקד מגרסה של משהו שדומה לאדובי אילוסטרייטור.
Adobe Illustratorımsı bir şeyin çalışan bir versiyonunu kurmuştum.صممت نسخة تشغيلية شبيهه ب"أدوب ألستريتور"
Ama burada hızın aşağıya doğru olacağını biliyoruz çünkü bu başta düzeni böyle kurmuştuk.אבל בגלל שאנו יודעים כי המהירות שלנו היא כלפי מטה בגלל שזאת היתה המוסכמה
Ama burada hızın aşağıya doğru olacağını biliyoruz çünkü bu başta düzeni böyle kurmuştuk.لكن نعلم أن السرعة ستكون للاسفل هنا بسبب اتفاقنا المسبق
Aslında "Kryon of Magnetic Service" adında kanal kurmuş bir varlık var.Jedną z kanalizowanych istot jest Kryon
"Benim" demek ruhunuzun içindeki derin birşeyle bağlantı kurmuştur.Az "-em" végződés azt jelenti, hogy ez a dolog kapcsolatban áll valamivel mélyen a lelkünkben.
"Benim" demek ruhunuzun içindeki derin birşeyle bağlantı kurmuştur.El "mío" quiere decir que conecta con algo dentro de tu alma.
"Benim" demek ruhunuzun içindeki derin birşeyle bağlantı kurmuştur.Le " mon " veut dit que ça se connecte à quelque chose au fond de vous-même.
"Benim" demek ruhunuzun içindeki derin birşeyle bağlantı kurmuştur."meu" vă conectează cu ceva din adâncul sufletului.