O, burada benim sonsuz geri kalanı kurmak mı;О, здесь ли я настроить мой вечный отдых;
O, burada benim sonsuz geri kalanı kurmak mı;О, тук ще задам моя вечна почивка;
O günden sonra, babası yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gitmiş gibi davrandı.Alltsedan dess låtsades hon att han gjorde sin lycka i Amerika.
O günden sonra, babası yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gitmiş gibi davrandı.Desde entonces, y para siempre, ella decía que había viajado hacia América.
O günden sonra, babası yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gitmiş gibi davrandı.Din acel moment, ea a pretins că el a plecat să-şi facã un rost în America.
O günden sonra, babası yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gitmiş gibi davrandı.Elle préféra toujours croire et faire croire qu'il était parti faire carrière en Amérique.
O günden sonra, babası yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gitmiş gibi davrandı.Für den Rest ihres Lebens gab sie vor, er sei nach Amerika ausgewandert.
O günden sonra, babası yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gitmiş gibi davrandı.Hän teeskenteli loppuikänsä, että isä oli lähtenyt Amerikkaan onnea etsimään.
O günden sonra, babası yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gitmiş gibi davrandı.그 이후로 가브리엘은 아버지가 사업을 위해 미국으로 떠난 것이라 이야기하곤 했습니다.
O günden sonra, babası yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gitmiş gibi davrandı.Mãi về sau, cô vẫn lấy cớ rằng ông phải đi Châu Mỹ để làm lại cuộc đời.
O günden sonra, babası yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gitmiş gibi davrandı.Mindenkinek azt hazudta: Amerikába ment szerencsét próbálni.
O günden sonra, babası yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gitmiş gibi davrandı.Od takrat se je ves čas pretvarjala, da je odšel iskati srečo v Ameriko.
O günden sonra, babası yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gitmiş gibi davrandı.Poté stále předstírala, že odjel za štěstím do Ameriky.
O günden sonra, babası yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gitmiş gibi davrandı.Raccontò sempre che era andato in America in cerca di fortuna.
O günden sonra, babası yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gitmiş gibi davrandı.Senere foregav hun altid, at han var rejst til Amerika.
O günden sonra, babası yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gitmiş gibi davrandı.Στο εξής, ισχυριζόταν ότι είχε φύγει στην Αμερική για να βρει τον δρόμο του.
O günden sonra, babası yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gitmiş gibi davrandı.Винаги по-късно тя твърди, че е заминал за Америка, за да си пробие път там.
O günden sonra, babası yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gitmiş gibi davrandı.Після цього вона завжди прикидалася, що він поїхав до Америки.
O günden sonra, babası yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gitmiş gibi davrandı.Тогда она думала, что он уехал в Америку в поисках счастья.
O günden sonra, babası yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gitmiş gibi davrandı.للأبد ثم زعمت أنه سافر إلى اأمريكا
O günden sonra, babası yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gitmiş gibi davrandı.その昔
Onlar arasında bir ağ kurmak atılan doğru bir adımdır.A concretização de uma rede de contatos com eles é um caminho nesta direção.
Onlar arasında bir ağ kurmak atılan doğru bir adımdır.Construind o rețea împreună cu ei este primul pas în direcția corectă.
Onlar arasında bir ağ kurmak atılan doğru bir adımdır.Construir una red con ellos es un paso en la dirección correcta.
Onlar arasında bir ağ kurmak atılan doğru bir adımdır.Η δημιουργία ενός δικτύου είναι ένα βήμα προς τη σωστή κατεύθυνση.
Onlar arasında bir ağ kurmak atılan doğru bir adımdır.Объединение этих активистов в одну общую сеть — это шаг в правильном направлении.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı. Bir aile ve ülke kurmakla meşgullerdi.Oni także nie skończyli studiów, zbyt zajęci budowaniem kraju i rodziny.
Onlar-si olmak iyi vizyon vücut duruş iletişim kurmak için kullandıkları bu yüzdenDelfíni jsou velmi promiskuitní, takže musíme zjistit kdo jsou vlastně otcové.
Önümüzdeki beş yıl içinde Afrika'nın birçok yerinde 15 AMBE merkezi kurmak istiyoruz.15 AIMS központot akarunk létrehozni a következő öt évben szerte Afrikában.
Önümüzdeki beş yıl içinde Afrika'nın birçok yerinde 15 AMBE merkezi kurmak istiyoruz.우리는 아프리카 전 지역에 향후 5년간 15개의 AIMS 센터를 만들 예정 입니다.
Önümüzdeki beş yıl içinde Afrika'nın birçok yerinde 15 AMBE merkezi kurmak istiyoruz.Chcemy rozwinąć 15 ośrodków AIMS w ciągu następnych pięciu lat, w całej Afryce.
Önümüzdeki beş yıl içinde Afrika'nın birçok yerinde 15 AMBE merkezi kurmak istiyoruz.En los próximos cinco años, queremos extender 15 centros AIMS por toda África.
Önümüzdeki beş yıl içinde Afrika'nın birçok yerinde 15 AMBE merkezi kurmak istiyoruz.Nous voulons déployer 15 centres AIMS dans les cinqs ans à venir, dans toute l'Afrique.
Önümüzdeki beş yıl içinde Afrika'nın birçok yerinde 15 AMBE merkezi kurmak istiyoruz.Vi vil rulle 15 AIMS centre ud i løbet af de næste fem år, over hele Afrika.
Önümüzdeki beş yıl içinde Afrika'nın birçok yerinde 15 AMBE merkezi kurmak istiyoruz.Vogliamo aprire 15 centri AIMS in Africa nei prossimi cinque anni.
Önümüzdeki beş yıl içinde Afrika'nın birçok yerinde 15 AMBE merkezi kurmak istiyoruz.Vrem să desfăşurăm 15 centre IASM în următorii cinci ani, pe tot parcursul Africii.
Önümüzdeki beş yıl içinde Afrika'nın birçok yerinde 15 AMBE merkezi kurmak istiyoruz.We willen 15 AIMS-centra uitrollen in de komende vijf jaar, in heel Afrika.
Önümüzdeki beş yıl içinde Afrika'nın birçok yerinde 15 AMBE merkezi kurmak istiyoruz.Wir möchten in den nächsten fünf Jahren 15 AIMS-Zentren in ganz Afrika eröffnen.
Önümüzdeki beş yıl içinde Afrika'nın birçok yerinde 15 AMBE merkezi kurmak istiyoruz.Искаме да отворим 15 центъра на АИМН през следващите пет години, из цяла Африка.
Önümüzdeki beş yıl içinde Afrika'nın birçok yerinde 15 AMBE merkezi kurmak istiyoruz.Мы хотим организовать 15 центров АИМН по всей Африке в ближайшие пять лет.
Önümüzdeki beş yıl içinde Afrika'nın birçok yerinde 15 AMBE merkezi kurmak istiyoruz.אנחנו רוצים לפתוח 15 מרכזי AIMS בחמש השנים הבאות, בכל רחבי אפריקה.
Önümüzdeki beş yıl içinde Afrika'nın birçok yerinde 15 AMBE merkezi kurmak istiyoruz.نريد أن ننشي 15 مركز آيمز في الخمس سنوات المقبلة , في كل إفريقيا
Önümüzdeki beş yıl içinde Afrika'nın birçok yerinde 15 AMBE merkezi kurmak istiyoruz.それぞれがアフリカ全土をカバーする組織になりますが
Onunla iletişim kurmak için.Conversare col tuo corpo.
Onunla iletişim kurmak için.Ein Zwiegespräch zu haben.
Onunla iletişim kurmak için. Konuşmak için.À avoir une conversation avec elle.
Onunla iletişim kurmak için. Konuşmak için. Dinlemek için.대화를 나누기도 하지요. 말하고, 듣고
Onunla iletişim kurmak için. Konuşmak için. Dinlemek için.Общаться с ними, говорить, слушать.
Onunla iletişim kurmak için. Konuşmak için. Dinlemek için.לנהל עם זה שיחה. לדבר. להקשיב.
Onunla iletişim kurmak için. Konuşmak için. Dinlemek için.لاجراء محادثة معه, لتتحدث وتسمع
Onunla iletişim kurmak için.Să ai o conversaţie cu ea.
Onunla iletişim kurmak için.Uczenie się rozmowy z tą sztuką.
Onunla iletişim kurmak için.Да водите разговор с него.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.Așadar, de exemplu, statele concurează îndârjit să atragă sau să extindă noi fabrici auto.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.예를 들자면 주 정부는 매우 활발하게 새로운 자동차 공장을 유치하거나 확장하기 위해 경쟁합니다.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.Na przykład stany ostro rywalizują ze sobą o nowe fabryki samochodów lub rozbudowę starych.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.Par exemple, les états se font une concurrencent vigoureuse pour attirer ou agrandir les usines de voitures.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.Так, наприклад, штати дуже енергійно конкурують, щоб залучити нові автомобільні заводи або розширити існуючі.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.אז לדוגמא, מדינות מתחרות ביניהן באופן נמרץ מאד איך למשוך מפעלי מכוניות חדשים או להרחיב מפעלי מכוניות.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.على سبيل المثال، فإن الولايات تتنافس بشكل فاعل لجذب مصانع السيارات الجديدة أو توسعة المصانع الراهنة.