"Hayır, açıkçası sadece yoksullar için bir kolej kurmak istiyorum.Είπα "Όχι, θέλω να ιδρύσω ένα κολέγιο μόνο για τους φτωχούς.
"Hayır, açıkçası sadece yoksullar için bir kolej kurmak istiyorum."Не, всъщност наистина искам да създам колеж само за бедните.
"Hayır, açıkçası sadece yoksullar için bir kolej kurmak istiyorum.Я насправді хочу заснувати коледж лише для бідних.
"Hayır, açıkçası sadece yoksullar için bir kolej kurmak istiyorum.Я сказал: "Нет, я хочу открыть колледж исключительно для бедных.
"Hayır, açıkçası sadece yoksullar için bir kolej kurmak istiyorum.אמרתי " לא, אני רוצה להקים בית ספר שמיועד רק לעניים.
"Hayır, açıkçası sadece yoksullar için bir kolej kurmak istiyorum.فقلت: "لا أنا حقا أريد إنشاء كلية للفقراء فقط
"Hayır, açıkçası sadece yoksullar için bir kolej kurmak istiyorum.大学を始めたいのです 貧者にとって大切なことを教える大学です」
"Hayır, açıkçası sadece yoksullar için bir kolej kurmak istiyorum.我話:「冇, 我只想為窮人創辦一間學院。
Hem iç hem dış dünyamızla etkileşim kurmak da bizim görevimizdir.È il nostro tentativo di influenzare le cose, l'universo che è interno a noi come quello esterno.
Hem iç hem dış dünyamızla etkileşim kurmak da bizim görevimizdir.Es nuestro intento por influenciar las cosas, nuestro universo interno y externo.
Hem iç hem dış dünyamızla etkileşim kurmak da bizim görevimizdir.Este încercarea noastră să influențăm lucruri, universul intern al nostru și extern nouă.
Hem iç hem dış dünyamızla etkileşim kurmak da bizim görevimizdir.Het is onze poging tot het beïnvloeden van dingen. Het heelal dat in ons zit, en daarbuiten.
Hem iç hem dış dünyamızla etkileşim kurmak da bizim görevimizdir.그것은 세상에 대해, 우리 내부에 있는 우주와 우리 밖에 있는 우주에 대해 영향을 미치려는 시도입니다.
Hem iç hem dış dünyamızla etkileşim kurmak da bizim görevimizdir.Nó là nỗ lực của chúng ta để gây ảnh hưởng, cái vũ trụ bên trong mỗi chúng ta và bên ngoài chúng ta.
Hem iç hem dış dünyamızla etkileşim kurmak da bizim görevimizdir.Nous essayons d'agir sur les choses - l'univers à l'intérieur comme à l'extérieur de nous-même.
Hem iç hem dış dünyamızla etkileşim kurmak da bizim görevimizdir.To próba wywierania wpływu na nasz wszechświat wewnętrzny i zewnętrzny.
Hem iç hem dış dünyamızla etkileşim kurmak da bizim görevimizdir.Това е нашият опит да влияем на нещата, на вселената, вътрешна за самите нас и външна за нас.
Hem iç hem dış dünyamızla etkileşim kurmak da bizim görevimizdir.Это наша попытка повлиять на вещи — вселенную внутри себя и вокруг нас.
Hem iç hem dış dünyamızla etkileşim kurmak da bizim görevimizdir.הם הניסיון שלנו להשפיע על דברים, עולמנו הפנימי והחיצוני.
Hem iç hem dış dünyamızla etkileşim kurmak da bizim görevimizdir.محاولتنا للتأثير على الأشياء، الكون في دواخلنا والكون خارج ذواتنا.
Hem iç hem dış dünyamızla etkileşim kurmak da bizim görevimizdir.そして外側にある宇宙に影響を与えようという 試みなのです 私にとって科学とは 理解や経験を
Hem seni uçak parasından da kurtarır. sen yuva kurmak istemiyorsun. ve sen aşkı aramıyorsun.Ça te fera économiser sur le billet d'avion. Tu ne veux pas t'installer. Tu ne cherches pas l'amour.
Hem seni uçak parasından da kurtarır. sen yuva kurmak istemiyorsun. ve sen aşkı aramıyorsun.Es würde die das Geld für das Flugticket sparen. Du willst dich nicht niederlassen. Du sucht keine Liebe.
Hem seni uçak parasından da kurtarır. sen yuva kurmak istemiyorsun. ve sen aşkı aramıyorsun.Potresti risparmiare dei biglietti aerei. Tu non vuoi sistemarti. E non cerchi l'amore.
Hem seni uçak parasından da kurtarır. sen yuva kurmak istemiyorsun. ve sen aşkı aramıyorsun.Sempre poupas nas viagens de avião! Tu não queres assentar. E não estás à procura do amor.
Hem seni uçak parasından da kurtarır. sen yuva kurmak istemiyorsun. ve sen aşkı aramıyorsun.Θα γλυτώσεις και τα εισητήρια. Δεν θες να παντρευτείς. Και δεν ψάχνεις για έρωτα.
Hem seni uçak parasından da kurtarır. sen yuva kurmak istemiyorsun. ve sen aşkı aramıyorsun.Съэкономишь на билетах. Ты не знаешь, что такое любовь.
Hem seni uçak parasından da kurtarır. sen yuva kurmak istemiyorsun. ve sen aşkı aramıyorsun.あんたが収まるわけないでしょ あんたは興味があるのは愛じゃなくて 男のアソコだけよ!
Hepimiz iletişim kurmak ya da banka işlemlerimizi halletmek için teknolojiye bağlıyızHogy kommunikáljunk. Hogy bankoljunk.
Hepimiz iletişim kurmak ya da banka işlemlerimizi halletmek için teknolojiye bağlıyız통신과 은행을 이용하기 위한 모든 것들이 기술에 의존하고 있습니다
Hepimiz iletişim kurmak ya da banka işlemlerimizi halletmek için teknolojiye bağlıyızВсички зависим от технологиите... за да комуникираме , за банкови услуги.
Hepimiz iletişim kurmak ya da banka işlemlerimizi halletmek için teknolojiye bağlıyızכולנו תלויים בטכנולוגיה בשביל לתקשר, להתנהל בבנק,
Hepimiz iletişim kurmak ya da banka işlemlerimizi halletmek için teknolojiye bağlıyızنعتمد جميعا على التكنولوجيا للتواصل , و الاستخدام المصرفي
Hepimiz iletişim kurmak ya da banka işlemlerimizi halletmek için teknolojiye bağlıyız我们每天都在使用科技去交流、去使用银行业务,
Hepimiz iletişim kurmak ya da banka işlemlerimizi halletmek için teknolojiye bağlıyız誰もコードの読み方や 書き方を知らないんだ!
Her bir karınca diğerleriyle iletişim kurmak için kimyasallar salgılıyor각 개미가 화학 물질을 분비해서 다른 개미들과 소통하고
Her bir karınca diğerleriyle iletişim kurmak için kimyasallar salgılıyorتفرز كل نملة كيميائيات كي تتواصل مع نملات اخريات و يبنى كل الجسر
Hipoksik çadır 15.000 feet yükseklikteki rakımı taklit eder, bu Everest'de kamp kurmak gibi bir şey.저산소 텐트란 15,000피트(4572M) 고도상에 있는 것처럼 시뮬레이션 된 텐트입니다. 에베레스트 베이스캠프 같지요.
Hipoksik çadır 15.000 feet yükseklikteki rakımı taklit eder, bu Everest'de kamp kurmak gibi bir şey.A hypoxiás sátor olyan 4500 méteres magasságot szimulál. Szinte olyan, mint az everesti alaptábor.
Hipoksik çadır 15.000 feet yükseklikteki rakımı taklit eder, bu Everest'de kamp kurmak gibi bir şey.Alppiteltta on teltta, joka simuloi 4600 metrin korkeutta. Se on kuin Everestin perusleiri.
Hipoksik çadır 15.000 feet yükseklikteki rakımı taklit eder, bu Everest'de kamp kurmak gibi bir şey.Een zuurstofarme tent simuleert een hoogte van 4.500 meter. Ongeveer basiskamp Everest.
Hipoksik çadır 15.000 feet yükseklikteki rakımı taklit eder, bu Everest'de kamp kurmak gibi bir şey.Et hypoxic telt er et telt der simulerer en højde på fem kilometer. Så, det er ligesom base camp på Everest.
Hipoksik çadır 15.000 feet yükseklikteki rakımı taklit eder, bu Everest'de kamp kurmak gibi bir şey.Ett hypoxemiskt tält är ett tält som simulerar höjder av cirka 4500 meter. Så det är i princip läger Everest.
Hipoksik çadır 15.000 feet yükseklikteki rakımı taklit eder, bu Everest'de kamp kurmak gibi bir şey.Hypoxický stan simuluje nadmorskú výšku 4500m. Takže je to ako základný tábor Everestu.
Hipoksik çadır 15.000 feet yükseklikteki rakımı taklit eder, bu Everest'de kamp kurmak gibi bir şey.Hypoxický stan simuluje výšku téměř 4600 km. Čili něco jako základní tábor na Everestu.
Hipoksik çadır 15.000 feet yükseklikteki rakımı taklit eder, bu Everest'de kamp kurmak gibi bir şey.Namiot hipoksyjny symuluje przebywanie na wysokości 5 tys. m. To jak obozowisko na Evereście.
Hipoksik çadır 15.000 feet yükseklikteki rakımı taklit eder, bu Everest'de kamp kurmak gibi bir şey.Uma tenda hipóxica é uma tenda que simula uma altitude de 4500 metros. É como acampar no Everest.
Hipoksik çadır 15.000 feet yükseklikteki rakımı taklit eder, bu Everest'de kamp kurmak gibi bir şey.Una tenda ipossica è una tenda che simula l'altitudine a 4.500 metri. Un po' come un campo base sull'Everest.
Hipoksik çadır 15.000 feet yükseklikteki rakımı taklit eder, bu Everest'de kamp kurmak gibi bir şey.Πρόκειται για μια σκηνή που εξομοιώνει το υψόμετρο 4500 μέτρων. Είναι δηλαδή σαν κατασκήνωση στο Έβερεστ.
Hipoksik çadır 15.000 feet yükseklikteki rakımı taklit eder, bu Everest'de kamp kurmak gibi bir şey.Тя симулира среда, подобна на тази при височина от 4 572 метра. Все едно лагеруваш на Еверест.
Hipoksik çadır 15.000 feet yükseklikteki rakımı taklit eder, bu Everest'de kamp kurmak gibi bir şey.אוהל היפוקסי זה אוהל שמדמה תנאים בגובה של 4,500 מטר זה כמו מחנה בהר האוורסט
Hipoksik çadır 15.000 feet yükseklikteki rakımı taklit eder, bu Everest'de kamp kurmak gibi bir şey.تلك الخيمة تحاكي الخيم على علو ١٥٠٠٠ قدم . إذاً هي مثل خيمة المركز الرئيسي لتسلق قمة إيفيرست
Hipoksik çadır 15.000 feet yükseklikteki rakımı taklit eder, bu Everest'de kamp kurmak gibi bir şey.気圧を再現したテントです エベレストのベースキャンプといったところでしょうか こうすることで
Hükümet kurmak için yemin etmişlerdi ama işler Fransa'da, özellikle de Paris'de, çirkinleşiyordu.그들은 헌법을 만들겠다는 서약을 했었습니다 그렇지만 다른 모든 면에서는 상황이 험악하게 돌아갔습니다 프랑스에서, 특히 파리에서요.
Hükümet kurmak için yemin etmişlerdi ama işler Fransa'da, özellikle de Paris'de, çirkinleşiyordu.Slíbili, že vytvoří ústavu. Avšak situace se ve Francii začala zvrhávat zvláště pak v Paříži.
Hükümet kurmak için yemin etmişlerdi ama işler Fransa'da, özellikle de Paris'de, çirkinleşiyordu.Но в други отношения нещата загрубяват доста във Франция, и особено в Париж.
Hükümet kurmak için yemin etmişlerdi ama işler Fransa'da, özellikle de Paris'de, çirkinleşiyordu.けど別の見方をすると、フランス、特にパリでの 混乱はすさまじいものに、なってきている。 革命の舞台は、もうパリとヴェルサイユに
İkinci önceliğimiz revir kurmaktı, üçüncüsü de, yeşil alanlar yaratmaktı.Der zweitwichtigste Punkt war eine Krankenstation und der drittwichtigste Punkt war eine Grünfläche.
İkinci önceliğimiz revir kurmaktı, üçüncüsü de, yeşil alanlar yaratmaktı.La segunda prioridad fue un puesto de salud y la tercera prioridad fue de espacios verdes.
İkinci önceliğimiz revir kurmaktı, üçüncüsü de, yeşil alanlar yaratmaktı.בעדיפות שניה היו נושאי בריאות, והעדיפות השלישית היתה לשטחים ירוקים.