Ana içeriğe geç
Sözlük

kurbanlar ile cümle

kurbanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Seri cinayetler işlediği zamanlarda, kurbanlarını satın aldığı bir bambu korusuna gömmüştür.During his killing spree, he buried his victims in a bamboo grove that he bought.
Bazı kurbanlar sakatlanarak bıçakla öldürüldü.Some victims were mutilated and killed with knives.
Tarih ve mitolojide, kurbanların listesi şunları içerir:A list of notable victims from history and mythology includes:
Diğer olası kurbanlarOther possible victims
Reddedilen kurbanlarRuled-out victims
En masum kurbanların bile sorumluluğu üstlenme sırası gelebilir.[1]Even the most innocent victims may have their turn at taking charge.[5]
Diğer kurbanlar arasında eşcinseller, Yunan azınlığın üyeleri ve eski siyasi mahkumlar yer alıyor.Other victims include homosexuals, members of the Greek minority and former political prisoners.
Kurbanların ek yüzde 17'si Sovyet Beyaz Rusyası'ndan geldi.An additional 17 percent of victims came from Soviet Byelorussia.
İran'da zincirleme cinayetlerin kurbanlarından biri de Millet Partisi lideri Daryuş Foruhar'dı.Dariush Forouhar, leader of Nation Party was one of the victims of Chain murders of Iran.
Etnik olarak Polonyalı kurbanların sayısı belki de 2 milyondu.The number of ethnically Polish victims was perhaps 2 million.[4][5][6]
Fransa'nın Martigues kentinde 1720 ve 1721'den kalma bir toplu mezarda hıyarcıklı veba kurbanları.Victims of bubonic plague in a mass grave from 1720 and 1721 in Martigues, France.
Brunner Madeni felaketinin kurbanlarının cenazesi, Yeni Zelanda 1896Burial of the victims of Brunner Mine disaster, New Zealand 1896
Tacizciler veya kurbanlar herhangi bir cinsiyetten olabilir. [3]Harassers or victims may be of any sex or gender.[3]
Taciz Kurbanların üzerindeki ortak etkilerCommon effects on the victims
Tamilli tecavüz kurbanlarının evlenmesi ve çocuk doğurması yasaklanma eğilimindedir.Tamil rape victims tend to be prohibited from marriage and childbearing.
Kurbanlar arasında şu isimler yer almaktaydı:Among the victims were:
Saldırıların kurbanları genelde çocuklar olup, sadece istisnai hallerde yetişkinlere saldırırlar.Opfer von Attacken gegen Menschen sind meistens Kinder; nur in Ausnahmefällen greift er Erwachsene an.
Bazı kurbanların kol ve bacakları dondurultan sonra kesiliyordu.Man musste ihm die erfrorenen Hände und Füße amputieren.
Kurbanların arasında psikoloji enstitüsü başkanı ve yüksekokul müdürü Otto Selz de bulunmaktadır.Unter den Opfern ist auch der Leiter des Psychologischen Instituts und Rektor der Handelshochschule Otto Selz.
Fal aynı zamanda hangi tanrılara hangi kurbanların verileceğini bilmede de işe yarardı.Die Wahrsagung erlaubte ebenfalls festzulegen, welche Opfer welchen Göttern gebracht werden mussten.
Bu Holokost kurbanları için merkez anıt olduğunu.Davor liegt ein Gedenkstein für die Opfer des Holocaust.
Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.Außerdem wurde dem Opfer Körperschmuck entwendet.
Ulusal anıt, II. Dünya Savaşı'ndaki kurbanları anmak için 1956 yılında dikilmiştir.Seit 1956 erinnert das Denkmal auch an die Opfer des Zweiten Weltkrieges.
Çünkü; öldürülen bazı kurbanlar peri halkındandır.Und wie für die leidenden Eingekehrten so trefflich gesorgt ist!
Birleşmiş Milletler: İşkence Kurbanlarına Destek Günü (wikidata).Irak: Hilfe für die Opfer des Konflikts.
Düşüncelerimiz kurbanların aileleri ve arkadaşlarıyla birlikte.Ihre Gedanken seien bei den Opfern und deren Angehörigen.
Genellikle kurbanlarının karşılarına aniden çıkarlar ve herhangi bir uyarı olmaksızın saldırılar.Sie überfällt den Betroffenen meist plötzlich und ohne Warnung.
Kurbanlarının gözlerini oyuyordu.Ich selbst habe die Opfer gesehen.
Kurbanların ailelerine taziyeler dilerim.Er entschuldigte sich bei den Angehörigen der Opfer.
Kurbanların kafa ve vücutlarından yara aldığı belirlendi.Die Leiche wurde mit Verletzungen an den Händen und am Kopf aufgefunden.
Kediler ve köpekler en fazla rapor edilen ev hayvanı kurbanlardır.Katzen und Hunde wurden als zusätzliche Haustiere gehalten.
Bu yüzden öldürdükleri kurbanlara tecavüz ederler.Beide wollen den Tod der Personen die sie betören.
Kurbanları götüren gemi, siyah yelkenlidir.Das Schwarze Meer, in dem die Schiffe beschossen wurden, ist für die Schifffahrt frei.
Kurbanlar en az 6, en fazla 15 yaşında olabilirdi.Die meisten Opfer waren jünger als fünf Jahre.
David, temizlikçiyi kurbanların evine kadar izler.Albert patrouilliert dann vor dem Wohnhaus der Geliebten.
Cinayet kurbanlarından ikisi hayatta kalmıştır.Unter den Opfern dieses Menschenhandels befinden sich nur zwei Überlebende.
Kurbanların tam sayısı da hiçbir zaman belirlenemedi.Genaue Opferzahlen konnten nie ermittelt werden.
Konser, 11 Eylül 2001 saldırılarının kurbanlarına yardım amaçlı düzenlenen üçüncü büyük konser olmuştur.Ce concert était le troisième grand concert organisé en hommage aux victimes des attentats du 11 septembre.
Fal aynı zamanda hangi tanrılara hangi kurbanların verileceğini bilmede de işe yarardı.La divination permettait aussi de déterminer quels sacrifices devaient être faits à quels dieux.
Goya'nın çizdiği kurbanlar, tıpkı katilleri gibi anonimdir.La victime, telle que présentée par Goya, est aussi anonyme que ses bourreaux.
Çünkü; öldürülen bazı kurbanlar peri halkındandır.Ceux des Orcades ont péri alors que ceux de Caithness avaient prospéré.
Kurbanlar genellikle 17 ve 27 yaşları arasındaki erkeklerdir.Les victimes sont généralement des jeunes hommes entre 17 et 27 ans,,.
Oyuncular ayrıca patlayıcı kullanabilir, kazara ölmüş süsü vererek kurbanlarını öldürebilir.Les joueurs peuvent aussi utiliser des explosifs ou dissimuler l'assassinat en créant une mort accidentelle.
Aslında kurbanların hepsi zorlanarak kurban edilmiyorlardı; kendilerine imrenilecek bir gelecek vadediliyordu.Ceux-ci ne reculèrent pas d'un pouce et abattaient de leurs épieux tous ceux qui s'avançaient.
Kurbanların ailelerine taziyeler dilerim.Mes pensées vont aux familles des victimes.
Höss’e göre, kurbanların üçte biri hemen ölürdü.Selon les chiffres de Lacassin, un tiers des déportés moururent.
Onlar burada katliam kurbanlarının anısına bir anıt dikmeyi planlamaktadırlar.Il plaida pour un monument à la mémoire des victimes.
Holmes'in kurbanları daha çok sarışın kadınlar idi, fakat aralarında erkek ve çocuklar da vardı.Parmi elles, on dénombre en majorité des femmes blondes, mais aussi des hommes et des enfants.
Bazı kurbanların kol ve bacakları dondurultan sonra kesiliyordu.À son réveil, on lui a coupé les mains et les pieds qui avaient gelé.
Çikatilo ayrıca sık sık, kurbanların kanının tadına vardı.Leurs bonnets sont d'ailleurs teintés du sang de leurs victimes.
Birleşmiş Milletler: İşkence Kurbanlarına Destek Günü (wikidata).Journée internationale pour le soutien aux victimes de la torture, établie par les Nations unies (ONU).
Genellikle kurbanlar aile bireylerinden veya yakın arkadaş çevresindendir.Dans ces cas, il s’agit plutôt des amis ou de la famille très proche.
Kurbanların tam sayısı da hiçbir zaman belirlenemedi.Bon nombre des victimes n'ont jamais été identifiés.
Düşüncelerimiz kurbanların aileleri ve arkadaşlarıyla birlikte.Nos cœurs vont aux victimes et à leurs proches.
Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.Il fut également soupçonné du vol des bagages des prisonniers.
Bu anıtmezar ayrıca tanımlanamamış savaş kurbanları için bir türbedir.Il sert aussi de tombe pour les victimes de guerre non identifiées.
Will, önce görevi kabul etmek istemese de, kurbanların fotoğraflarını görünce fikrini değiştirir.Will, qui dans le même temps en a un peu assez de la bande dessinée accepte la proposition.
Çünkü Altaylılar'ın inançlarına göre Erlik, kötü (zayıf ve sakat) kurbanlardan hoşlanır.De même, les sikhs ne croient pas en l'adoration des idoles, dans les rituels ou les superstitions.
Kurbanlar en az 6, en fazla 15 yaşında olabilirdi.Les mineurs seraient âgés de 12 ou 13 ans à 15 ans.
Bu katil kurbanlarının derilerini yüzerek bir maske yapmış ve o maskeyi taktığı zaman cinayet işlemiştir.Le tueur avait étranglé sa victime avant de faire son simulacre de pendaison ; il portait des gants.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod