Kurbağalar yılanlardan korkarlar.Frogs are afraid of snakes.
Onlar parlak renkli kurbağalar olduğunu söylüyorlar fakat ben onları asla görmedim.They say there are bright-colored frogs, but I've never seen them.
Kurbağalar böyle inanılmaz yaratıklardır.Frogs are such amazing creatures.
Kurbağalar sürüngen midir? Onların memeli olduğunu sanmıyorum.Are frogs reptiles? I don't expect them to be mammals.
Kurbağaların vırakladığını duyabiliyor musun?Can you hear the frogs croaking?
Kurbağalar böcek yerler.Frogs eat insects.
Bütün çocuklar kurbağaları nasıl yakalar?How do all the children catch frogs?
Kurbağalar böyle muhteşem yaratıklar.Frogs are such marvelous creatures.
Kurbağalar sinek yerler.Frogs eat flies.
Öğretmenler öğrencilere anatomisini öğretmek için kurbağaları keserler.Teachers dissect frogs to teach students their anatomy.
Kurbağalar ne kadar yaşar?How long do frogs live for?
Bu yüzden kurbağalar diğer deneylerde de kullanılabilecek iyi bir materyaldi.Frogs were therefore a convenient material to use in other experiments.
Komedya oyun yazarı Aristophanes, Kuşlar ve Kurbağalar'da efsaneleri kullandı.The comic playwright Aristophanes also used myths, in The Birds and The Frogs.
Avustralya'da, kurbağalar şeklindeki jöle şekeri 1930'lardan beri çok popüler olmuştur.In Australia, jelly confectionery in the shape of frogs has been very popular since the 1930s.
Kurbağa korkusu sıklıkla kurbağaların vahşice ölüşüne tanık olduktan sonra ortaya çıkmaktadır.Phobia against frogs often happens after seeing frogs die violently.
Ayrıca sarı derili ve kırmızı gözlü albino bayağı kurbağalar da bulunmuştur.A yellow beam with red hearts is sometimes seen as well.
Balıklar amfibi yaşamı denedi, kurbağalar çöllere adapte oldu.Fish tried amphibian life. Frogs adapted to deserts.
Bu yüzden, kurbağaları öperek vaktini harcamana hiç gerek yok!So, you don't have to waste any time kissing frogs! [Laughter]
Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim.And I said, "Yeah. You know, I'm not really up on my frog reproduction that much.
Ama sanıyorum, dişi kurbağalar yumurtluyorlar. Sonra erkekler de yumurtaları döllüyor.It's the females, I think, that lay the eggs, and then the males fertilize them.
Ondan sonra da iribaş ve kurbağalar oluşuyor." dedim.And then they become tadpoles and frogs."
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.You see insects, you see frogs, snakes, eagles, butterflies, frogs, snakes, eagles.
Farkettim ki kuş gözlemciliğinde kötüydüm ve kurbağaların seslerini de takip edemiyordum.I found that I was lousy at bird watching and couldn't track frog calls either.
Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.If you refuse to let them go, behold, I will plague all your borders with frogs:
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.The magicians did the same thing with their enchantments, and brought up frogs on the land of Egypt.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.They gathered them together in heaps, and the land stank.
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.He sent among them swarms of flies, which devoured them; and frogs, which destroyed them.
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.Their land swarmed with frogs, even in the rooms of their kings.
Yaygın bir mite göre kara ve su kurbağalarına dokunmak sigillere neden olmaktadır.As well, a common myth says that touching frogs and toads may give one warts.
Kurbağaların iyiye işaret sayıldığı kültürler de vardır.(In many other cultures, frogs are considered a good omen.)
Kurbağa korkusu sıklıkla kurbağaların vahşice ölüşüne tanık olduktan sonra ortaya çıkmaktadır.Phobia against frogs often happens after seeing frogs die violently.
Bu yüzden kurbağalar diğer deneylerde de kullanılabilecek iyi bir materyaldi.Frogs were therefore a convenient material to use in other experiments.
Pil bileşenleri olarak hizmete zorlanan canlılar sadece kurbağalar değildi.Frogs were not the only creatures to be press-ganged into serving as battery components.
Kurbağalar sinek yerler.Frösche fressen Fliegen.
Kurbağalarda ve balıklarda görülür.On peut se la procurer dans des pépinières ou chez des poissonniers.
Firavun gün olarak ertesi günü seçti ve o gün bütün kurbağalar öldü.El faraón eligió como fecha el día siguiente, y todas las ranas murieron a la hora señalada.
Dünyayı ve tüm hayvanları kurtarmak istiyor (kurbağalar hariç).Es sensible y amante de la poesía y los animales (excepto las serpientes).
Bazen küçük kurbağaları da yerler.También comen a veces pequeñas ranas arborícolas.
Mısır'ın ikinci belası kurbağalardı.La segunda plaga de Egipto fueron los sapos.
Çoğunlukla kurbağalarla beslenir, ama kertenkeleleri de yiyebilirler.Comen principalmente roedores, pero también pueden comer lagartos y ranas.
Kurbağalar yılanlardan korkarlar.Лягушки боятся змей.
Çoğunlukla kurbağalarla beslenir, ama kertenkeleleri de yiyebilirler.Питается, в основном, лягушками, но может ловить и ящериц.
Bu zehri üreten Taricha cinsi semenderler en zehirli kuyruklu kurbağalar arasında sayılır.В коже присутствуют токсины, это одна из самых ядовитых лягушек.
Dünyayı ve tüm hayvanları kurtarmak istiyor (kurbağalar hariç).Широко распространены в растительном и в животном (среди беспозвоночных животных) мире.
Bazen yerde yakaladığı küçük kuşlar, kurbağalar ve yılanlarla da beslenir.Птицы на материке в незначительном объёме питаются также ягодами и семенами.
Bu yüzden kurbağalar diğer deneylerde de kullanılabilecek iyi bir materyaldi.وقد كانت الضفادع مادة ملائمة لاستخدامها في تجارب أخرى.
Balıklar, kurbağalar ve diğer su canlılarıyla beslenirler.وهي تأكل الأسماك والضفادع والحيوانات المائية الأخرى.
Komedya oyun yazarı Aristophanes, Kuşlar ve Kurbağalar'da efsaneleri kullandı.كما استخدم كاتب المسرحيات الكوميدي أريستوفان قصصاً ميثولوجية في العصافير وملهاة الضفادع.
Kurbağalar da dış döllenme yapar.As larvas apresentam brânquias externas.
Yeşil ağaç kurbağaları evlerin içindeki lavabo ve tuvalet gibi su kaynaklarına yerleşmeleriyle de tanınırlar.Relas-verdes são bem conhecidas por habitarem fontes de água dentro de casas, como lavatórios ou retretes.
Kurbağalar yılanlardan korkuyor.Sapos têm medo de cobras.
Dünyayı ve tüm hayvanları kurtarmak istiyor (kurbağalar hariç).Karly wil de wereld en alle dieren redden (behalve kikkers).
Bazen küçük kurbağaları da yerler.Zelfs kleinere kikkers zullen worden opgegeten.
Sucul kurbağalardır.Krusty varkensvleesproducten.
Kurbağalarda ve balıklarda görülür.Występuje u płazów i ryb.
Daha az sıklıkla da olsa kurbağalar, su omurgasızları ve küçük kuşlarla da beslenebilir.Czasem zjada żaby, małe ssaki a nawet ptaki wodne.
Bazen küçük kurbağaları da yerler.Niekiedy zjada małe jagody.
Ağaç kurbağaları 4 alt familya ve 37-39 cinse ayrılır.Lövgrodornas familj delas upp i 4 underfamiljer och 37-39 släkten.
Yeşil ağaç kurbağaları evlerin içindeki lavabo ve tuvalet gibi su kaynaklarına yerleşmeleriyle de tanınırlar.Зелені деревні жаби відомі тим, що населяють водні джерела всередині будинків, таких як раковини або туалети.
Yeşil ağaç kurbağaları çok uysaldır.Ростуть вічнозелені листяні ліси.