Ancak bir gün Madison'nın hayatını bir kurbağa kurtarır.Egy nap egy delfin megmenti Lopaka életét.
Trevor – Neville Longbottom'a ait bir kurbağa.Trevor – Neville Longbottom folyton elvesző és megkerülő varangya.
Pil yapımı için kurbağanın kalçalarını kullanmak yaygındı.A festék előállításához a virág porzóit használták.
Kurbağa vardır.A békák.
Diğer deneylerde ise kurbağaların yavaşça ısıtılan sudan kaçmaya çalışmadıkları sonucuna varıldı.A harmadik teszt azokat zárta ki, akik nem voltak elég kitartó úszók.
Küçük bir kutucuktan çıkan ve hemen yakalamak gereken bir kurbağadır.Egy kis vityilóból jön ki és egyből elkapja egy kissrác, aki üdítővel tukmálja.
Bu noktaların sayısı kurbağa yaşlandıkça artar.Ahogy nőnek a hernyók, úgy nagyobbítják a zsákot.
Freiburg'da kurbağa zehirleri ve safra asitleri üzerinde çalışmalar yapmıştır.Freiburgban alapvető jelentőségű eredményeket ért el a mérgek és az epesav kutatásában.
Kurbağa prens olur.Sitten karhu muuttuu prinssiksi.
Kurbağadan sonraki kurban bir hamster ve bir papağan olur.Kilvenkannattajina on haukka ja papukaija.
Bu noktaların sayısı kurbağa yaşlandıkça artar.Saaliin koko vain kasvaa saalistajan koon kasvaessa.
Kurbağacık: Kermit uyarlamasıdır.Kari Sankala: Sammakkotalolle hintalappu.
Dünyayı ve tüm hayvanları kurtarmak istiyor (kurbağalar hariç).Yrittää pelastaa maailman kaikki eläimet, erityisesti tiikerit, sukupuutolta.
Uysal olan bu kurbağalar insanların yaşam alanlarının yakınlarında yaşayabilir.Oravat voivat kesyyntyä hyvin kesyiksi ihmisten läheisyydessä.
Yeşil ağaç kurbağası yaklaşık 10 cm uzunluğa kadar büyüyebilir.Ο Πράσινος Δενδροβάτραχος μπορεί να φτάσει τα 10 εκατοστά σε μήκος.
Cüce derhal kurbağa olur.Η αιγίδα καταλήγει σε φίδια.
Yeşil ağaç kurbağasının az sayıda yerli düşmanı vardır, yılanlar ve bazı kuş ve kertenkele türleri gibi.Ο βάτραχος έχει μερικούς αυτόχθονες θηρευτές, μεταξύ των οποίων τα φίδια και μερικά είδη σαυρών και πτηνών.
Bunu önlemek için kurbağa bu patojenleri yok edebilecek peptitler salgılar.Για να περιορίσουν αυτές τις πιθανότητες, οι βάτραχοι εκκρίνουν πεπτίδια τα οποία καταστρέφουν τα παθογόνα.
Komedya oyun yazarı Aristophanes, Kuşlar ve Kurbağalar'da efsaneleri kullandı.Den komiske dramatiker Aristofanes brugte myter i Fuglene eller frøer.
İlk olarak bir kurbağayı büyütür.Først tog man til Härnösand.
Maskotları "Cozmo" isminde uzaylı bir kurbağadır.Klubbens maskot er kendt som "Cozmo," et frølignende rumvæsen.
Majesteleri: Ailenin kurbağa prensidir.Kronprinsens gemalinde er kronprinsesse.
Kaynayan suya bir kurbağa atarsanız, elbette ki çılgınca kaptan çıkmaya çalışacaktır.Hvis en hingst vejrer en hoppe i brunst, vil den oftest forsøge alt for at komme hen til hoppen.
Dendrobates leucomelas (Dendrobates leucomelas) bir kurbağa türü'dür.Hvidlaks (Stenodus leucichthys) er en laksefisk.
Toros kurbağalarının yaşam alanı çok dardır, bu nedenle soyları tehlikeye girmeye açıktır.Men Lars Hjortshøjs forkølelsessår kommer på tværs, og brylluppet er i fare.
Komedya oyun yazarı Aristophanes, Kuşlar ve Kurbağalar'da efsaneleri kullandı.Den komiske skuespillforfatteren Aristofanes brukte myter som i Fuglene eller Froskene.
Daha büyük olan türler kuş, kertenkele, kurbağa ve hatta balık avlarlar.Noen av de største artene jakter i tillegg på fugler, firfisler, frosker eller til og med fisk.
Genellikle balık ve kurbağalarla beslenirler.Den lever hovedsakelig av fisk og frosker.
Balık, kurbağa avlar.Fisk og skalldyr.
Örneğin sirke sineğinde 8, kurbağada 26, farede 42, köpekte 78 kromozom vardır.For eksempel har eselet 62 kromosomer mens hesten har 64.
Cüce derhal kurbağa olur.Dari telur langsung menetas menjadi katak.
Yıldızın geleneksel ismi olan Rana, Latince "kurbağa" anlamına gelir.Nama tradisional dari bintang ini, Rana berasal dari bahasa Latin yang berarti "katak".
Kaynayan kurbağa, yaşarken kaynayan bir kurbağayı anlatan yaygın bir anekdottur.Katak rebus adalah anekdot yang menceritakan seekor katak direbus hidup-hidup secara perlahan.
Balıklar, kurbağalar ve diğer su canlılarıyla beslenirler.Burung ini memakan ikan, katak dan hewan air lainnya.
Bu isteği onu kurbağalar dağına götürür.Ia diberi ramalan akan merajai makhluk halus di gunung-gunung.
Komedya oyun yazarı Aristophanes, Kuşlar ve Kurbağalar'da efsaneleri kullandı.Nhà hài kịch Aristophanes cũng sử dụng thần thoại, trong vở Những con chim và Những con ếch.
Kurbağalama, en yavaş yüzme şeklidir. ^ Nasıl Yapıldığını Bilmeniz Gereken 101 Şey.Gần đó là điểm tham quan du lịch đèo Ngoạn Mục. ^ 101 điều cần biết thắng cảnh nổi tiếng nước nhà.
Freiburg'da kurbağa zehirleri ve safra asitleri üzerinde çalışmalar yapmıştır.Tại Freiburg ông bắt đầu nghiên cứu về độc chất của cóc và các "axít mật".
Uysal olan bu kurbağalar insanların yaşam alanlarının yakınlarında yaşayabilir.Loài này có thể sinh sống gần các môi trường sống của con người.
Cüce derhal kurbağa olur.Cô có linh thú là một con ếch.
"Toros kurbağası tehlikede".“Cụ rùa hồ Hoàn Kiếm chết”.
Dendrobates leucomelas (Dendrobates leucomelas) bir kurbağa türü'dür.Dendrobates leucomelas là một loài ếch phi tiêu độc.
Yani, bir kurbağanın çevresi hareketsiz besinlerle çevrili olsa açlıktan ölür.Nếu không có sự bổ sung này, nếu bể hết rêu cá sẽ đói và chết.
Kurma (Kurbağa): Tufan esnasında suların altına batmış olan yeryüzünü suyun üzerine çıkartır.地上に仮設して水を流す筒状の樋は筧(かけい・かけひ)と呼ばれる。
Kurbağa hızla uzattığı dili ile sineği yakalayıverdi.ピョンタ 舌を出して攻撃してくるカエル。
Tahtın kurulu olduğu zeminde menekşeler ve kurbağalar, sol tarafda ise domuz başı resmedilmiştir.牛や豚などの肉畜の場合は、正中線に沿って左右に切断される。
Dünyayı ve tüm hayvanları kurtarmak istiyor (kurbağalar hariç).また、植物と動物 (特に鳥類) をこよなく愛す。
Trevor adında sürekli kaybettiği bir kurbağası vardır.トレバーというカエルを飼っている。
Eski bir havuz var. Kurbağa içine atlar ve sudan ses çıkar.古池やかわずとびこむ水の音
Diğer deneylerde ise kurbağaların yavaşça ısıtılan sudan kaçmaya çalışmadıkları sonucuna varıldı.其他的实验表明,青蛙并没有试图跳出逐渐加热的水中。
Maskotları "Cozmo" isminde uzaylı bir kurbağadır.他们的吉祥物是一支看似青蛙名叫"Cozmo"的地外生命。
Kurbağa vardır.状如青蛙。
Kaynayan suya bir kurbağa atarsanız, elbette ki çılgınca kaptan çıkmaya çalışacaktır.如果你将一只青蛙放进沸水里,它必然会拼命地想办法攀爬出来。
Ağaç kurbağaları 4 alt familya ve 37-39 cinse ayrılır.樹蟾科可以細分為4個亞科,和37至39屬。
1917'de inek epifiz ekstrelerinin kurbağa derisinin rengini açtığı bulundu.在1917年早期時,母牛的松果體萃取物被用來使青蛙的皮膚變亮。
Havaalanında kurbağa operasyonu!馬戲團的空中飛人。
Felsefede, kaynayan kurbağa hikâyesi, sorites paradoksunu açıklamanın bir yolu olarak kullanılır.在哲学中煮青蛙的故事被用来作为连续体谬误的一种解释。
Dünyayı ve tüm hayvanları kurtarmak istiyor (kurbağalar hariç).他們的目標就是吃掉魚缸裡所有的魚類(而非寵物)。
Bu isteği onu kurbağalar dağına götürür.王全斌將其扶至絳霄殿。
Kurbağalama eller için 3 hareketten oluşur.由跨縣鄉道市竹3線改編而來。