Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim."Знаешь ли, - говорю я.
Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim.ואני אמרתי, "טוב, אני לא ממש בעניין של התרבות צפרדעים.
Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim.قلت لها، " أجل, أتعلمين، أنا لست على دراية كافية بتكاثر الضفادع.
Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim.「雌が卵を産むんだと思う」
Bilirsiniz bir kurbağaya aşıksanız, kurbağaya aşıksınızdır. Hepsi bu.Als je verliefd wordt op een kikker, sta je machteloos.
Bilirsiniz bir kurbağaya aşıksanız, kurbağaya aşıksınızdır. Hepsi bu.Giả dụ như bạn yêu một chú ếch, chính là vậy đó.
Bilirsiniz bir kurbağaya aşıksanız, kurbağaya aşıksınızdır. Hepsi bu.Jeśli zakochasz się w żabie, to kochasz żabę i tak musi być.
Bilirsiniz bir kurbağaya aşıksanız, kurbağaya aşıksınızdır. Hepsi bu.개구리와 사랑에 빠진다고 해도, 아무런 문제가 없는거죠.
Bilirsiniz bir kurbağaya aşıksanız, kurbağaya aşıksınızdır. Hepsi bu.O sea, si te enamoras de un sapo, eso es todo.
Bilirsiniz bir kurbağaya aşıksanız, kurbağaya aşıksınızdır. Hepsi bu.Sapete, se t'innamori di una rana, è tutto.
Bilirsiniz bir kurbağaya aşıksanız, kurbağaya aşıksınızdır. Hepsi bu.Se nos apaixonarmos por um sapo, é mesmo assim.
Bilirsiniz bir kurbağaya aşıksanız, kurbağaya aşıksınızdır. Hepsi bu.Si vous aimez une souris, eh bien voilà, c'est comme ça.
Bilirsiniz bir kurbağaya aşıksanız, kurbağaya aşıksınızdır. Hepsi bu.Ştii, dacă te îndrăgosteşti de o broască, asta este.
Bilirsiniz bir kurbağaya aşıksanız, kurbağaya aşıksınızdır. Hepsi bu.Zum Beispiel wenn man sich in einen Forsch verliebt.
Bilirsiniz bir kurbağaya aşıksanız, kurbağaya aşıksınızdır. Hepsi bu.Полюбишь жабу — и никуда от этого не денешься.
Bilirsiniz bir kurbağaya aşıksanız, kurbağaya aşıksınızdır. Hepsi bu.אם התאהבתם בצפרדע - זהו זה.
Bilirsiniz bir kurbağaya aşıksanız, kurbağaya aşıksınızdır. Hepsi bu.تعرفون، اذا وقعتم في الحب مع ضفدعاً، هذا هو.
Bilirsiniz bir kurbağaya aşıksanız, kurbağaya aşıksınızdır. Hepsi bu.音楽に力があると-
Bilirsiniz bir kurbağaya aşıksanız, kurbağaya aşıksınızdır.Разбираш ли, ако се влюбиш в жаба, това е.
Bizim kurbağa prens.Besoin de personne...
Bizim kurbağa prens.Nuestro príncipe rana.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Các bạn thấy côn trùng, ếch, rắn, đại bàng, bướm, ếch, rắn, đại bàng.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Du ser insekter frøer, slanger, ørne, sommerfugle, - frøer, slanger, ørne.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Immagini di insetti, rane, serpenti, aquile, farfalle, rane, serpenti, aquile.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Je ziet insecten, je ziet kikkers, slangen, adelaars, vlinders, kikkers, slangen, adelaars.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.곤충들을 볼 수 있고, 개구리, 뱀, 독수리, 나비들을 볼 수 있습니다. 개구리, 뱀, 독수리.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Láthatnak bogarakat, békákat, kígyókat, sasokat, pillangókat, békákat, kígyókat, sasokat.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Man sieht Insekten, man sieht Frösche, Schlangen, Adler, Schmetterlinge, Frösche, Schlangen, Adler.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Se ven insectos. Se ven ranas, culebras, águilas, mariposas, ranas, culebras, águilas.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Vedeți insecte, broaște, șerpi, vulturi, fluturi, broaște, șerpi, vulturi.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Vemos insetos, vemos sapos, cobras, águias, borboletas, rãs, cobras, águias.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Vidíte tu hmyz, žaby, hady, orly, motýle, žaby, hady, orly.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Widzicie owady, żaby, węże, orły, motylki, żaby, węże, orły.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Βλέπετε έντομα, βλέπετε βατράχια, φίδια, αετούς, πεταλούδες, βατράχια, φίδια, αετούς.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Виждате насекоми, виждате жаби, змии, орли, пеперуди, жаби, змии, орли.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.На них насекомые - лягушки, змеи, орлы, бабочки, лягушки, змеи, орлы.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Ось комахи, жаби, змії, орли, метелики, жаби, змії, орли.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.רואים חרקים, רואים צפרדעים, נחשים, עיטים, פרפרים, צפרדעים, נחשים, עיטים.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.ترون حشرات، ترون ضفادع، ثعابين، صقور، فراشات، ضفادع، ثعابين، صقور.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.今度はカエル ヘビ ワシ チョウチョウ カエル ヘビ ワシ この反転おもちゃは
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Aaron şi -a întins mîna peste apele Egiptului; şi au ieşit broaştele şi au acoperit ţara Egiptului.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Arão, pois, estendeu a mão sobre as águas do Egito, e subiram rãs, que cobriram a terra do Egito.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.A-rôn giơ tay mình trên các sông rạch xứ Ê-díp-tô, ếch nhái bò lên lan khắp xứ.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.A-rôn giơ tay mình trên các sông_rạch xứ Ê - díp-tô , ếch_nhái bò lên lan khắp xứ .
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Då räckte Aron ut sin hand över Egyptens vatten, och paddor stego upp och övertäckte Egyptens land.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Entonces Aarón extendió su mano sobre las aguas de Egipto, y subieron ranas que cubrieron la tierra de Egipto
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.És kinyujtá kezét Áron Égyiptom vizeire, és békák jövének fel és ellepék Égyiptom földét.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.In iztegne Aron roko svojo nad vodami Egipta, in žabe so prilezle na dan in pokrile deželo Egiptovsko.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.I vztáhl Aron ruku svou na vody Egyptské; a vystoupily žáby a přikryly zemi Egyptskou.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.아론이 팔을 애굽 물들 위에 펴매 개구리가 올라와서 애굽 땅에 덮이니
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Maka Harun mengacungkan tongkatnya ke atas semua air, lalu muncullah katak-katak memenuhi seluruh negeri
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Niin Aaron ojensi kätensä Egyptin vetten yli, ja sammakoita nousi, ja ne peittivät Egyptin maan.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Og Aron rakte sin Hånd ud over Ægyptens Vande. Da kravlede Frøerne op og fyldte Ægypten.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Og Aron rakte ut sin hånd over Egyptens vann, og froskene kom op og dekket hele Egyptens land.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Vtedy vystrel Áron svoju ruku na egyptské vody, a vyšly žaby a pokryly Egyptskú zem.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Аарон простер руку свою на воды Египетские; и вышли жабы и покрыли землю Египетскую.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.И Аарон простря ръката си над египетските води и възлязоха жабите и покриха Египетската земя.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.ויט אהרן את ידו על מימי מצרים ותעל הצפרדע ותכס את ארץ מצרים׃
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.فمدّ هرون يده على مياه مصر. فصعدت الضفادع وغطت ارض مصر.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.亞 倫 便 伸 杖 在 埃 及 的 諸 水 以 上 、 青 蛙 就 上 來 遮 滿 了 埃 及 地