Ana içeriğe geç
Sözlük

kuran ile cümle

kuran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
[Kuran 12:40 ][Quran 12:40]
Abou El Fadl, Kuran'ın kendisinin herkesin uyması gereken bir şeriat olduğunu ret ettiğini söylüyor:Abou El Fadl replies that the Quran itself seems to deny there is one sharia for everyone to obey:
Kuran birçok İncil anlatısını içerir.The Quran includes many biblical narratives.
Kuran, hikayede şeytanı sembolize eden yılandan değil, sadece Şeytan'dan bahseder.The Quran does not mention the serpent as a symbol for the devil, but only Satan himself.
İslami rivayetler Kuran'ın yaratılış anlatısına daha fazla ayrıntı ekler.Islamic traditions are more extensive, adding further details into the Quranic creation narrative.
İlk Kuran yorumcularından biri olan Mukatil b.Muqatil b.
Pakistanlı Kuran âlimi Israr Ahmed (ö.Pakistani scholar of the Qur'an, Israr Ahmed (d.
İslam mitolojisi, İslam ve Kuran ile ilişkili bir dizimitolojik anlatılar bütünüdür.Islamic mythology is the body of myths associated with Islam and the Quran.
(Kuran 24:2–3)(Al-Quran 24:2–3)
Nisa veya Kadınlar Suresi Kuran'ın dördüncü bölümüdür.Women or Sūrat an-Nisāʼ[30] is the fourth chapter of the Quran.
İslam'ın kutsal kitabı Kuran, kadın ve erkeğin ruhen eşit olduğunu belirtmektedir.The Quran, the holy book of Islam, indicates that both men and women are spiritually equal.
Kuran şöyle der:The Quran states:
Kuran, kadınlar için[1][2][3] cinsiyet rollerini belirtmez, ancak İslami uygulama belirtir.The Quran does not specify gender roles for women,[3][4][5] but Islamic practice does.
Şeriat hukuku, birincil kaynaklar olarak Kuran ve hadislere dayanmaktadır.Islamic sharia law is based on the Quran and the hadith as primary sources.
Etâsî, 1958'de Birleşik Arap Cumhuriyeti'ni kuran Mısır ile birleşmeyi güçlü bir şekilde destekledi.Atassi strongly supported the union with Egypt that formed the United Arab Republic in 1958.
Ancak bu, onun Kuran'a olan inancı nedeniyle bağdaşmaz.However, this does not fit in with his recent decision, which is to adhere the rules of the Quran.
Yerleşimi kuranlar, Gürcistan'ı ele geçirmeye çalışan bir şehzadeler ailesiydi.The settlement was a family of princes who were trying to take over Georgia.
Bu tutum, Kuran'ın Suresi 4:5'teki ayeti ile pekiştirilmiştir:This attitude was reinforced by scripture, as exemplified in Sura 4:5 of the Qur'an:
↑ "Miguel Bernardeau". Kuranda.↑ "Miguel Bernardeau" (in Spanish).
Kuran'daki figürle özdeşleştirilen diğer kişiler:Other persons who either were identified with the Quranic figure or given the title Dhu al-Qarnayn:
Yunanca ve ardından Arapça yazma becerilerini geliştirmek için Kuran okudu.She studied Greek and then the Quran, to improve her writing skills in Arabic.
Hanna Kurani olarak da bilinen Hanna K. Korany (1871-1898), Suriyeli bir yazardır.Hanna K. Korany (1871-1898), also seen as Hanna Kurani, was a Syrian writer.
Hanna K. Kurany (1895)Hanna K. Korany (1895)
Han tabelasındaki Rummer ve Üzümler, Büyük Loca'yı kuran dört locadan birini tasvir etmektedirThe Rummer and Grapes on the inn sign depict one of the four lodges which founded Grand Lodge
Anne tarafından Germiyanoğulları Beyliği'ni kuran âileye mensuptur.Das nackte Kind in den Händen seiner Mutter wendet sich frontal den Gläubigen zu.
Buna inanıldığı Kuranca bir ayetle doğrulanmaktadır.Diese soll die glaubwürdigste Angabe sein.
Bu durumlarda iletişim kuran insanlar değildir, iletişimin kendisi iletişim kurmaktadır.Dabei sind es ausdrücklich nicht Menschen, die kommunizieren, sondern die Kommunikation kommuniziert selbst.
Ve Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır" (Ali İmran: 54).Gott habe ihr daraufhin einen besseren Ersatz gegeben (nämlich den Propheten).
Ek olarak Ulusal Muhafızları kuran 1903 Milis Yasası yapıldı.Mit dem Militia Act von 1903 wurde die Nationalgarde gegründet.
Károlyi'nin savaş bakanı Ulusal Ordu'yu kuran Amiral Miklós Horthy'di.Károlyis Kriegsminister wurde Admiral Miklós Horthy, der eine Nationalarmee gründete.
Aynı zamanda Kuran'da geçen Allah'ın güzel isimlerinden birisidir.Von daher besteht eine inhaltliche Überschneidung zwischen den Attributen Gottes und den Schönen Gottesnamen.
Lâkabı Nâşîr-ûl Kuran'dı.Der gnadenreiche Koran (Kur'ân-i Kerîm).
Direniş örgütünü kuran ve en önemli komutanı ise Aris Velouchiotis'tir.Einer der Anführer dieser Gruppe war Aris Velouchiotis.
Kuran Kursu da mevcuttur.Dieser Kurs ist ein Fortgeschrittenenkurs.
Tedavül değerleri, içerik değerleriyle (Metal Değeri) belirlenen sikkeler Kurant sikkesi olarak adlandırılır.Diese werden durch die (argumentfreie) syscall-Instruktion aufgerufen, die je nach Registerwerten agiert.
Bu divana katılanlar Kuran üzerine yemin ederek padişaha sadık olacaklarını bildirdiler.Diese hätten ihn mit dem Gedicht von Mosen bekannt gemacht, was ihn zur Vertonung veranlasst habe.
Bu hikâye Tevrat'ın Tekvin bölümü ve Kuran’da anlatılmaktadır.Vom Zeichen zum Buchstaben und vom Buchstaben zum Zeichen.
Herhalde Kurana el basmazdık.Sie diente damals wohl als Steinbruch.
İslam dininde Azrail kelimesi, Kuran-ı Kerim veya hadis-i şeriflerde geçmemektedir.Laut Heid habe dies mit Gottesdienst oder Eucharistiefeier nichts zu tun.
Sırpça şeklin kaynağı şehri kuran “Подуј” (Poduj) adından gelmektedir.Der Name der Hütte (Büllele) leitet sich von dem Wort Bühel (Hügel) ab.
Gündelik alışverişlerde hem gümüş kurant sikkeler hem de ayrıştırıcı sikkeler kullanılmıştır.Im täglichen Zahlungsverkehr fanden sowohl Kurantmünzen als auch Scheidemünzen Verwendung.
Ailesi, köken olarak Germiyanoğulları Beyliği'ni kuran Germiyanoğulları ailesine mensuptu.Seine Söhne übernahmen seine Besitztümer, vor allem Sinop und errichteten das Beylik der Pervâneoğulları.
1999'da CNN Türk'ü kuran kadronun içerisinde yer aldı.1997 spürte ihn dort ein Reporter von CNN auf.
Devleti kuranda Çekoslovak gazeteci Antonín Janousek'dir.Oben links lauscht der polnische Kanzler Jan Zamoyski.
Futbolu sadece kazanmak ve kaybetmek üzerine kuran birisi değil.Erinnern wir uns, dass das hier nur ein Footballspiel ist, egal wer gewinnt oder verliert.
Tabak, aynı yıl iddialı bir kadro kuran Fenerbahçe'ye transfer oldu.Das Postamt Metelen wurde im selben Jahr in eine Postagentur, unterstellt Burgsteinfurt, umgewandelt.
Ona göre Allah zaten onlara korku olmayacağının garantisini Kuran’da bildirmiştir.Allah est présent dans le Coran mais ce texte n’a pas pour but d’exposer les attributs d’Allah.
Annesinin ders verdiği Kuran kursunda Kur'an ve Mevlidi okudu.Sa mère pouvait réciter une large partie du Coran de mémoire.
Yahudileri, atalarının yaptıklarından sorumlu tutmak Kuran dışı bir görüştür.Nous sommes fâchés avec ce que leurs ancêtres ont commis.
1998 - Uluslararası Ceza Mahkemesini kuran Roma Statüsü kabul edildi.En 1998, le Statut de Rome de la Cour pénale internationale, est adopté.
1929'da Bağımsızlık Partisi'ni kuran siyasetçilerden biriydi.Il est un des hommes politiques qui a fondé le Parti de l'indépendance en 1929.
Kuran, kesin bir dille Allah'tan başka bir tanrının olmadığını ve Allah'ın çocuk edinmediğini öğretmektedir.Il se demande tout de même si ce type de démarche ne le transformera pas en un adepte d'Allah.
Çünkü bu iddia hem Allah’ın, hem Kuran’ın, hem Peygamber’in reddidir.Et celui qui quitte l'Islam et déclare la guerre à Allah et à son Messager.
Kısas-ı Kuran'da şöyle anlatılır: Muhakkak İlyas gönderilenlerdendi.Il est également cité dans le Coran en tant que prophète (en arabe : أيّوب : ’ayyoûb).
Futbolu sadece kazanmak ve kaybetmek üzerine kuran birisi değil.Souvenez vous que ce n'est qu'un match de football, peu importe qui gagne ou qui perd.
İyi bir dostluk kuran ikili, Abel'in erken ölümüne kadar bu hâli sürdürmüştür.Les deux hommes conserveront une excellente relation amicale jusqu'à la disparition de Presley.
Motorola 1964 yılında, İsrail’de araştırma ve geliştirme (R&D) birimini ilk kuran kurumdu.Motorola est la première société américaine à créer une unité de R&D en Israël en 1964.
1987'de 34 aydınla Dil Derneği’nin kuranlar arasında yer aldı.En 1987, dix équipages étrangers le disputent.
"Kuran teslimiyete bağlı bir îmânı vurguluyor.Puis, il désigna de la main le Koran, qui lui fut apporté.
Grubu kuranlar; Triple H ve Stephanie McMahon'dır.Ensemble, ils s'en prennent à Triple H et Stephanie McMahon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod