Varsayım şu ki, temel yasa gerçekten tüm parçacıkların birleştirilmiş kuramının formunu alır.שהחוק הבסיסי אכן קיים בצורה של תיאוריה המאחדת את כל החלקיקים.
Varsayım şu ki, temel yasa gerçekten tüm parçacıkların birleştirilmiş kuramının formunu alır.الإفتراض هو أن القانون الأساسي يأخذ شكل النظرية الموحدة لكل الجسيمات.
Varsayım şu ki, temel yasa gerçekten tüm parçacıkların birleştirilmiş kuramının formunu alır.と仮定します 万物の理論と言う人もいますが
Ve ayrıntıda işlemedi. Ayrıntıda, örneğin, elektron kütlesini elde edemediler, ve kuramda kullanamadılar.Por exemplo, não conseguiram fazer com que a massa do eletrão funcionasse corretamente nesta teoria.
Ve ayrıntıda işlemedi. Ayrıntıda, örneğin, elektron kütlesini elde edemediler, ve kuramda kullanamadılar.Részletesen, például nem tudták az elektron tömegét ezen elmélet alapján helyesen levezetni.
Ve bu bölgeler, oldukça kesin bir şekilde "akıl kuramı" devresi veya "zihinsel devre" olarak biliniyor.Al deze gebieden worden in verband gebracht met met de zogenaamde 'theory of mind' of 'mentalizing circuit'.
Ve bu bölgeler, oldukça kesin bir şekilde "akıl kuramı" devresi veya "zihinsel devre" olarak biliniyor.To obszary, które są stosunkowo dobrze znane jako część obiegu "teorii umysłu" albo "obwodu mentalnego".
Ve bu bölgeler, oldukça kesin bir şekilde "akıl kuramı" devresi veya "zihinsel devre" olarak biliniyor.Все эти области более-менее изучены, они часть так называемой сферы "теории разума" или "сферы ментализации".
Ve bu bölgeler, oldukça kesin bir şekilde "akıl kuramı" devresi veya "zihinsel devre" olarak biliniyor.Ми знаємо, що ці зони є частиною того, що називається схемою "Теорії розуму" або "схемою менталізації".
Ve eğer kuramınız yanlışsa, ondan çıkan ya da onu kullanan tüm diğerleri de yanlış olabilir.E se il tuo teorema è falso, allora qualsiasi teorema che ne deriva e che ne fa uso potrebbe essere falso.
Ve eğer kuramınız yanlışsa, ondan çıkan ya da onu kullanan tüm diğerleri de yanlış olabilir.Jeśli twierdzenie jest błędne, to wszystko, co na nim bazuje, może być nieprawidłowe.
Ve eğer kuramınız yanlışsa, ondan çıkan ya da onu kullanan tüm diğerleri de yanlış olabilir.여러분들의 정리가 거짓이라면, 그 정리를 이용한 어떠한 정리도 거짓입니다.
Ve eğer kuramınız yanlışsa, ondan çıkan ya da onu kullanan tüm diğerleri de yanlış olabilir.Y si el teorema es falso entonces cualquier teorema asociado también podría ser falso.
Ve eğer kuramınız yanlışsa, ondan çıkan ya da onu kullanan tüm diğerleri de yanlış olabilir.ואם המשפט שלכם שקרי, אז כל המשפטים שמתבססים עליו עלולים גם הם להיות שקריים.
Ve eğer kuramınız yanlışsa, ondan çıkan ya da onu kullanan tüm diğerleri de yanlış olabilir.واذا كانت نظريتك خاطئة فكل النظريات المبنية عليها ربما خاطئة !
Ve muhteşem olan şu ki, süpersicim kuramı başlangıçta ek boyut fikri ile ilgisiz görünüyordu.놀라운 사실은 이 초끈 이론은 처음에는 추가 차원 아이디어와는 전혀 상관없어 보였으나
Ve muhteşem olan şu ki, süpersicim kuramı başlangıçta ek boyut fikri ile ilgisiz görünüyordu.והדבר הנפלא הוא שלתורת העל-מיתר אין דבר במשותף, ממבט ראשון, עם הרעיון הזה של מימדים נוספים,
Ve muhteşem olan şu ki, süpersicim kuramı başlangıçta ek boyut fikri ile ilgisiz görünüyordu.و المدهش في الموضوع أن نظرية الأوتار الفائقة و من النظرة الأولى لا علاقة لها بفكرة الأبعاد الإضافية،
Ve muhteşem olan şu ki, süpersicim kuramı başlangıçta ek boyut fikri ile ilgisiz görünüyordu.一見したところでは余剰次元の考え方とは無関係なのに この理論を学ぶと
Ve sen diyorsun, "Şey bu bana çok soyut geliyor. Bununla bağlantı kuramıyorum.""Ez olyan elvontnak tűnik számomra, nem értem."
Ve sen diyorsun, "Şey bu bana çok soyut geliyor. Bununla bağlantı kuramıyorum."А ты говоришь"Это кажется таким абстрактным, я не могу понять."
Ve sen diyorsun, "Şey bu bana çok soyut geliyor. Bununla bağlantı kuramıyorum."ואת אומרת, "ובכן, זה נראה לי מופשט. אני לא יכולה להתחבר לזה, אתה מבין?"
Ve temel kuram bu şans sonuçlarını içermez; onlar ek olarak vardır.A fundamentalna teoria nie zawiera tych wyników prawdopodobieństwa; one są dodatkiem.
Ve temel kuram bu şans sonuçlarını içermez; onlar ek olarak vardır.A teoria fundamental não inclui esses resultados aleatórios, eles vêm por acréscimo.
Ve temel kuram bu şans sonuçlarını içermez; onlar ek olarak vardır.A základní teorie není schopna zahrnout tyto náhodné výsledky, ty jsou navíc.
Ve temel kuram bu şans sonuçlarını içermez; onlar ek olarak vardır.Dabei schließt die fundamentale Theorie diese zufälligen Ergebnisse nicht ein, sie sind zusätzlich.
Ve temel kuram bu şans sonuçlarını içermez; onlar ek olarak vardır.E la teoria fondamentale non include questi risultati casuali, sono un'aggiunta.
Ve temel kuram bu şans sonuçlarını içermez; onlar ek olarak vardır.En de fundamentele theorie omvat deze kansen niet; ze zijn een toevoeging.
Ve temel kuram bu şans sonuçlarını içermez; onlar ek olarak vardır.És ez az alaptörvény nem foglalja magában a véletlen kimeneteleket; ezek extrák.
Ve temel kuram bu şans sonuçlarını içermez; onlar ek olarak vardır.Et la théorie fondamentale n'inclut pas ces coups du hasard ; ils s'y ajoutent.
Ve temel kuram bu şans sonuçlarını içermez; onlar ek olarak vardır.Iar teoria fundamentală nu include acele acele rezultate arbitrare; ele sunt în plus.
Ve temel kuram bu şans sonuçlarını içermez; onlar ek olarak vardır.그리고 기초 이론은 우연을 포함하지 않습니다. 그것들은 추가로 필요한 것이죠.
Ve temel kuram bu şans sonuçlarını içermez; onlar ek olarak vardır.Y la teoría fundamental no incluye esos resultados del azar; ellos son adicionales.
Ve temel kuram bu şans sonuçlarını içermez; onlar ek olarak vardır.Základná teória neobsahuje tieto náhodné výsledky, tie sú navyše.
Ve temel kuram bu şans sonuçlarını içermez; onlar ek olarak vardır.И основната теория не включва тези случайни резултати, те са в допълнение.
Ve temel kuram bu şans sonuçlarını içermez; onlar ek olarak vardır.І фундаментальна теорія не включає ці випадкові завершення; вони є додатком.
Ve temel kuram bu şans sonuçlarını içermez; onlar ek olarak vardır.Эти случайные исходы — приложение к фундаментальному закону, а не его часть.
Ve temel kuram bu şans sonuçlarını içermez; onlar ek olarak vardır.והתיאוריה הבסיסית אינה כוללת מקרים אלה, אלא הם נוספים עליה.
Ve temel kuram bu şans sonuçlarını içermez; onlar ek olarak vardır.والنظرية الأساسية لا تشمل فرص النتائج تلك. إنها إضافة.
Ve temel kuram bu şans sonuçlarını içermez; onlar ek olarak vardır.だから万物の理論とはいえないのです 現実においても
Ve yönetimin hakimiyette üstü kapalıdır, çünkü eğer bir şeyde hakimiyet kuramazsan onun yöneticisi olamazsın.A rządzenie jest zawarte w dominacji, ponieważ nie można rządzić czymś, nad czym nie można dominować.
Ve yönetimin hakimiyette üstü kapalıdır, çünkü eğer bir şeyde hakimiyet kuramazsan onun yöneticisi olamazsın.A správcovství je implicitní v nadvládě, protože nemůžete spravovat něco, pokud tomu nevládnete.
Ve yönetimin hakimiyette üstü kapalıdır, çünkü eğer bir şeyde hakimiyet kuramazsan onun yöneticisi olamazsın.E la gestione è implicita nel dominio, perché non puoi gestire qualcosa se non la puoi dominare.
Ve yönetimin hakimiyette üstü kapalıdır, çünkü eğer bir şeyde hakimiyet kuramazsan onun yöneticisi olamazsın.또한 관리는 지배에 내포되어 있습니다. 여러분은 지배를 할 수 없다면 관리를 할 수도 없기 때문이죠.
Ve yönetimin hakimiyette üstü kapalıdır, çünkü eğer bir şeyde hakimiyet kuramazsan onun yöneticisi olamazsın.Rentmeesterschap is impliciet in macht: je kan geen rentmeester van iets zijn als je het niet kan domineren.
Ve yönetimin hakimiyette üstü kapalıdır, çünkü eğer bir şeyde hakimiyet kuramazsan onun yöneticisi olamazsın.Y la dirección está implícita en el dominio, porque no puedes ser el director de algo si no puedes dominarlo.
Ve yönetimin hakimiyette üstü kapalıdır, çünkü eğer bir şeyde hakimiyet kuramazsan onun yöneticisi olamazsın.Και η διαχείρηση είναι αυτονόητη της εξουσίας, διότι δεν μπορείς να διαχειριστέις κάτι που δεν εξουσιάζεις.
Ve yönetimin hakimiyette üstü kapalıdır, çünkü eğer bir şeyde hakimiyet kuramazsan onun yöneticisi olamazsın.Управление, в свою очередь, предполагает власть, поскольку нельзя управлять природой, не имея власти над ней.
Ve yönetimin hakimiyette üstü kapalıdır, çünkü eğer bir şeyde hakimiyet kuramazsan onun yöneticisi olamazsın.וניהול משפיע על ריבונות, מפני שאינך יכול לנהל משהו אם אתה לא יכול להיות ריבון עליו.
Ve yönetimin hakimiyette üstü kapalıdır, çünkü eğer bir şeyde hakimiyet kuramazsan onun yöneticisi olamazsın.والسيادة تكمن داخل الهيمنة، لأنك لا يمكن أن تسود شيئا ما لم تكن مهيمن عليه.
Ve yönetimin hakimiyette üstü kapalıdır, çünkü eğer bir şeyde hakimiyet kuramazsan onun yöneticisi olamazsın.支配できないものは管理もできないからです デザイナーが 最初に考えるべき問題とは何でしょう?
Yaklaşık 15 yıl önce, bilim adamları insan aklının bir özelliği olan zihin kuramı, ile ilgilenmeye başiadılar.Asi pred 15 rokmi sa veda začala zaujímať o jednu časť ľudskej inteligencie, ktorú nazvala teóriou mysle.
Yaklaşık 15 yıl önce, bilim adamları insan aklının bir özelliği olan zihin kuramı, ile ilgilenmeye başiadılar.De beste manier om het te beschrijven, is aan de hand van een klassiek experiment met menselijke kinderen
Yaklaşık 15 yıl önce, bilim adamları insan aklının bir özelliği olan zihin kuramı, ile ilgilenmeye başiadılar.La mejor manera de describirla es decribir un experimento clásico con niños.
Yaklaşık 15 yıl önce, bilim adamları insan aklının bir özelliği olan zihin kuramı, ile ilgilenmeye başiadılar.Где-то 15 лет назад, Науку заинтересовало одно свойсто Человеческого интеллекта -
Yaklaşık 15 yıl önce, bilim adamları insan aklının bir özelliği olan zihin kuramı, ile ilgilenmeye başiadılar.بدأنا منذ حوالي 15 عاماً هنالك صفة مميزة واحدة للذكاء البشري التي اهتم بها العلم جداً
Yani fafetlerin, uygulamalı bilim ve tıbba olan yararlarına ek olarak, kuramsal bilime de yararları vardı.순수 과학에 이득이 될뿐만 아니라, 응용 과학 및 의학에도 재앙에는 이득이
Yani fafetlerin, uygulamalı bilim ve tıbba olan yararlarına ek olarak, kuramsal bilime de yararları vardı.Tak więc katastrofy miały swoje plusy, korzyści zarówno dla nauki, jak i nauk stosowanych oraz medycyny.
Yani fafetlerin, uygulamalı bilim ve tıbba olan yararlarına ek olarak, kuramsal bilime de yararları vardı.Значи имаше полза от бедствията - изгода за чистата наука, както и за приложната наука и медицината.
Yani fafetlerin, uygulamalı bilim ve tıbba olan yararlarına ek olarak, kuramsal bilime de yararları vardı.Катастрофи приносили користь, вигоди для чистої науки, так саме, які і для наук прикладних, а також медицини.