Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.Aby bolo jasné, Kaluza bol muž, ktorý bral teóriu veľmi vážne.
Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.Bây giờ rõ ràng rằng, Kaluza là người rất coi trọng lý thuyết.
Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.Chiaramente, Kaluza era un uomo che prendeva la teoria molto seriamente.
Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.Claramente, Kaluza, fue un hombre que se tomaba la teoría muy en serio.
Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.Egyértelmű hogy Kaluza nagyon komolyan vette az elméleteket.
Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.Het moge duidelijk zijn, Kaluza was een man die theorie erg serieus nam.
Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.În mod cert Kaluza a fost un om care lua teoria foarte serios.
Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.Kaluza byl ale člověk, kterému byly teorie nade vše.
Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.Kaluza to człowiek, który uwielbiał teorie.
Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.칼루자는 아주 철저한 이론가였죠.
Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.Manifestement, Kaluza était un homme qui prenait la théorie très au sérieux
Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.Nu var Kaluza tydeligvis en mand, der tog teori meget alvorligt.
Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.Obviamente, Kaluza era um homem que levava a teoria muito a sério.
Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.Offensichtlich war Kaluza ein Mann, der Theorien sehr ernst nahm.
Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.Είναι ξεκάθαρο, ότι ο Καλούζα ήταν ένας άνθρωπος που έπαιρνε τη θεωρία πάρα πολύ στα σοβαρά.
Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.Очевидно, Калуца был человеком, который чересчур серьезно относился к теории.
Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.Явно Калуца бил човек, който вземал теорията много на сериозно.
Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.עכשיו בברור, קלוצה היה אדם שלקח תאוריה מאוד ברצינות.
Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.من الواضح، أن كلوتزة كان رجلا نظريا بحتا.
Şimdi belli ki, Kaluza kuramı çok ciddiye alan bir adamdı.実際、
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.Acum, pentru mintea mea inocentă, a fi mort implică incapacitate de comunicare.
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.Ahora bien, para mi mentalidad inocente, muerto implica incapaz de comunicarse.
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.Altså - i mit uskyldige sind medfører det at være død at man ikke er i stand til at kommunikere
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.Bon, pour mon esprit innocent, "mort" implique incapable de communiquer.
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.Đối với trí óc non nớt của tôi, cái chết nghĩa là không thể giao tiếp.
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.I mitt oskyldiga sinne, betyder död oförmågan att kommunicera.
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.제 상식 상으론 죽었다는 게 의미하는 건 서로 소통할 수 없다는 거 아닙니까?
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.Minun yksinkertaisessa mielessäni kuoleman käsitteeseen kuuluu kyvyttömyys kommunikointiin.
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.Na minha mente inocente, "morto" implica "incapaz de comunicar".
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.Nos, az én ártatlan elmémnek, a halott azt jelenti, hogy képtelen a kommunikációra.
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.Nun, für meinen arglosen Verstand bedeutet tot unfähig zu sein zu kommunizieren.
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.Per la mia mente innocente l'essere morti implica l'essere incapaci di comunicare.
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.Pro mě, nevinnou mysl, znamená "mrtvý" neschopný komunikace.
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.Wel, naar mijn mening, betekent dood, niet in staat om te communiceren.
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.W swojej niewinności sądziłem że "zmarły" oznacza "niezdolny do rozmów".
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.Λοιπόν, για το αθώο μου μυαλό, το να είσαι νεκρός συνεπάγεται ανικανότητα να επικοινωνήσεις.
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.За моята невинна душа мъртви означава някой, с който не може да се комуникира.
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.Но, с моей наивной точки зрения, "мёртвый" —это тот, кто не может общаться.
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.עכשיו, אני חשבתי לתומי ש"מת" משמעו חסר יכולת לתקשר.
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.الآن، في رأيي الأبرياء ، اقصد الموتى غير قادرين على التواصل.
Şimdi benim safiyane bilgime göre ölü olmak iletişim kuramamak demek.死んでいるということは 話せないということではありませんか(笑い) おそらく みなさんも同意なさるでしょう
Şimdi, sicim kuramında, tüm sayılar, sicimlerin titreşebilme yollarının bir yansıması.A húrelmélet esetében pedig az összes szám a húrok vibrálásának tükröződése.
Şimdi, sicim kuramında, tüm sayılar, sicimlerin titreşebilme yollarının bir yansıması.Iar în teoria corzilor, toate numerele sunt reflecţii ale modului în care pot vibra corzile.
Şimdi, sicim kuramında, tüm sayılar, sicimlerin titreşebilme yollarının bir yansıması.In der Stringtheorie sind nun alle diese Zahlen Abbilder für die Arten, wie ein String schwingen kann.
Şimdi, sicim kuramında, tüm sayılar, sicimlerin titreşebilme yollarının bir yansıması.I strengteori afspejler alle tallene måderne, hvorpå strenge kan vibrere.
Şimdi, sicim kuramında, tüm sayılar, sicimlerin titreşebilme yollarının bir yansıması.끈 이론에서는, 끈들이 진동하는 방식에 따라 이 숫자들이 정해집니다.
Şimdi, sicim kuramında, tüm sayılar, sicimlerin titreşebilme yollarının bir yansıması.Na teoria das cordas, todos os números são reflexos da forma como as cordas podem vibrar.
Şimdi, sicim kuramında, tüm sayılar, sicimlerin titreşebilme yollarının bir yansıması.No a v teórii strún sú všetky tieto čísla odrazom toho, ako môžu struny vibrovať.
Şimdi, sicim kuramında, tüm sayılar, sicimlerin titreşebilme yollarının bir yansıması.Nu, in snaartheorie, zijn alle getallen reflecties van de manier waarop snaren kunnen trillen.
Şimdi, sicim kuramında, tüm sayılar, sicimlerin titreşebilme yollarının bir yansıması.Ora, nella Teoria delle Stringhe, tutti i numeri sono il risultato di come le stringhe possono vibrare.
Şimdi, sicim kuramında, tüm sayılar, sicimlerin titreşebilme yollarının bir yansıması.Podle teorie strun všech 20 čísel odráží různé způsoby, jak mohou struny vibrovat.
Şimdi, sicim kuramında, tüm sayılar, sicimlerin titreşebilme yollarının bir yansıması.Trong lý thuyết dây, các con số là thể hiện cách mà các dây dao động.
Şimdi, sicim kuramında, tüm sayılar, sicimlerin titreşebilme yollarının bir yansıması.Τώρα, στη Θεωρία Χορδών, όλοι οι αριθμοί είναι αντανακλάσεις του τρόπου με τον οποίο οι χορδές δονούνται.
Şimdi, sicim kuramında, tüm sayılar, sicimlerin titreşebilme yollarının bir yansıması.В струнната теория, всички числа са отражения на начина, по който струните могат да вибрират.
Şimdi, sicim kuramında, tüm sayılar, sicimlerin titreşebilme yollarının bir yansıması.Так же и в теории струн, числовые значения отражают возможные формы колебаний струн.
Şimdi, sicim kuramında, tüm sayılar, sicimlerin titreşebilme yollarının bir yansıması.עכשיו בתורת המספרים, כל המספרים הם השתקפות של הדרכים בהן מיתר יכול לרטוט.
Şimdi, sicim kuramında, tüm sayılar, sicimlerin titreşebilme yollarının bir yansıması.في نظرية الأوتار، فإن جميع الأرقام ما هي إلا نتيجة لطريقة إهتزاز هذه الأوتار.
Şimdi, sicim kuramında, tüm sayılar, sicimlerin titreşebilme yollarının bir yansıması.すべての数はひもの振動できる様式を反映したものです だから気流が
Sizinle ölçülebilen hesaba dayalı bir önerme üzerine ilişki kuramam.Ich kann mit euch keine Beziehung auf quantifizierbarer Grundlage haben.
Sizinle ölçülebilen hesaba dayalı bir önerme üzerine ilişki kuramam.Ik kan geen relatie met jullie hebben gebaseerd op een voorwaarde die je moet kunnen tellen.