Onları deneyimlerle tanırız ve semboller haline kuramsallaştırırız.Li riconosciamo grazie all'esperienza, e li trasformiamo in simboli.
Onları deneyimlerle tanırız ve semboller haline kuramsallaştırırız.Los reconocemos en base a experiencias, y los abstraemos en forma de símbolos.
Onları deneyimlerle tanırız ve semboller haline kuramsallaştırırız.Nous les reconnaissons grâce à nos expériences, et nous les repérons sous forme de symboles.
Onları deneyimlerle tanırız ve semboller haline kuramsallaştırırız.Rozpoznávame ich vďaka zážitkom a zjednodušujeme ich do symbolov.
Onları deneyimlerle tanırız ve semboller haline kuramsallaştırırız.Wij herkennen ze door de ervaringen, en we abstraheren ze tot symbolen.
Onları deneyimlerle tanırız ve semboller haline kuramsallaştırırız.Wir erkennen sie dank unserer Erfahrungen wieder und wir abstrahieren sie zu Symbolen.
Onları deneyimlerle tanırız ve semboller haline kuramsallaştırırız.Τα αναγνωρίζουμε βάσει εμπειριών και τα θεωρητικοποιούμε σε σύμβολα.
Onları deneyimlerle tanırız ve semboller haline kuramsallaştırırız.Ми прив'язуємо їх до певних вражень і переводимо у символи.
Onları deneyimlerle tanırız ve semboller haline kuramsallaştırırız.Мы узнаём их благодаря опыту, и мы обобщаем их до символов.
Onları deneyimlerle tanırız ve semboller haline kuramsallaştırırız.Разпознаваме ги по опит и ги абстрахираме в символи.
Onları deneyimlerle tanırız ve semboller haline kuramsallaştırırız.אנחנו מזהים אותן לפי החוויות ומפשטים אותן לסמלים.
Onları deneyimlerle tanırız ve semboller haline kuramsallaştırırız.سنتعرف عليها بالخبرة و سنجردها إلى رموز
Onları deneyimlerle tanırız ve semboller haline kuramsallaştırırız.これを抽象化します 人は このシンボルを 理解する能力に
O sırada, o kadın gerçek olmayan empatiyle karşı karşıyayken, ben "Bu robot empati kuramaz." diye düşünüyordumEntonces en ese momento, cuando la mujer estaba viviendo esa empatía fingida, yo pensaba:
O sırada, o kadın gerçek olmayan empatiyle karşı karşıyayken, ben "Bu robot empati kuramaz." diye düşünüyordum그래서 그 여성이 가짜공감을 경험하는 동안
O sırada, o kadın gerçek olmayan empatiyle karşı karşıyayken, ben "Bu robot empati kuramaz." diye düşünüyordumTakže v momente, keď tá žena prežívala predstieranú empatiu, pomyslela som si: "Ten robot nevie byť empatický.
O sırada, o kadın gerçek olmayan empatiyle karşı karşıyayken, ben "Bu robot empati kuramaz." diye düşünüyordumTijdens dat moment, toen die vrouw de namaak-empathie ervoer, dacht ik: "Die robot kan geen empathie ervaren.
O sırada, o kadın gerçek olmayan empatiyle karşı karşıyayken, ben "Bu robot empati kuramaz." diye düşünüyordumВ тот момент, когда женщина переживала ненастоящее сочувствие, я думала: "Этот робот не может сопереживать.
O sırada, o kadın gerçek olmayan empatiyle karşı karşıyayken, ben "Bu robot empati kuramaz." diye düşünüyordumТому в мить, коли та жінка вважала, що їй співпереживають, я думала: "Цей робот не може співпереживати.
O sırada, o kadın gerçek olmayan empatiyle karşı karşıyayken, ben "Bu robot empati kuramaz." diye düşünüyordumובאותו רגע כשהאישה ההיא חוותה את ההזדהות המדומה,
O sırada, o kadın gerçek olmayan empatiyle karşı karşıyayken, ben "Bu robot empati kuramaz." diye düşünüyordumإذن وخلال تلك اللحظة عندما كانت تلك المرأة تعيش ذلك التعاطف المتصنع،
O sırada, o kadın gerçek olmayan empatiyle karşı karşıyayken, ben "Bu robot empati kuramaz." diye düşünüyordumあの女性は その共感のふりを体験していたのです ロボットは共感しない
Öyleyse bu herşeyin kuramı değil.Así que no es una teoría sobre todo.
Öyleyse bu herşeyin kuramı değil.Deci nu este o teorie a tuturor lucrurilor.
Öyleyse bu herşeyin kuramı değil.Donc ce n'est pas une théorie de tout.
Öyleyse bu herşeyin kuramı değil.Dus het is niet een allesomvattende theorie.
Öyleyse bu herşeyin kuramı değil.따라서, 기초 이론은 모든 것에 대한 이론이 아닙니다. 사실 우주내의
Öyleyse bu herşeyin kuramı değil.Por isso não é uma teoria de tudo.
Öyleyse bu herşeyin kuramı değil.Quindi non è una teoria del tutto.
Öyleyse bu herşeyin kuramı değil.Takže to nie je teória všetkého.
Öyleyse bu herşeyin kuramı değil.Tehát ez nem a mindeség elmélete.
Öyleyse bu herşeyin kuramı değil.Więc nie jest to teoria wszystkiego.
Öyleyse bu herşeyin kuramı değil.Така че това не е теория на всичко.
Öyleyse bu herşeyin kuramı değil.Так что это не теория всего.
Öyleyse bu herşeyin kuramı değil.Тож вона не є теорією всього.
Öyleyse bu herşeyin kuramı değil.אז זו לא תיאוריה של הכל. ולמעשה, המון מידע
Öyleyse bu herşeyin kuramı değil.لذا فهي ليست نظرية لكل شئ. وفي الحقيقة، كمية مأهولة من المعلومات
Öyleyse bu herşeyin kuramı değil.この宇宙を取り巻く膨大な情報は 偶然の産物であって
Öyleyse Einstein, özel görelilik kuramıyla,Dan Einstein, met zijn speciale relativiteitstheorie,
Öyleyse Einstein, özel görelilik kuramıyla,그리고 아인슈타인은 특수 상대론을 이용해서
Öyleyse Einstein, özel görelilik kuramıyla,ואז איינשטיין, בתורת היחסות הפרטית,
Öyleyse Einstein, özel görelilik kuramıyla,بعد ذلك إينشتاين، مع هذه النظرية الخاصة للنسبية،
Öyleyse Einstein, özel görelilik kuramıyla,マクスウェル方程式の対称性を調べ上げました
Öyleyse işte temalar. Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.이게 주제입니다. 우리는 모든 규칙성 아래에 통합된 이론이 있다고 믿습니다.
Öyleyse işte temalar. Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.ולסיכום, אנו מאמינים שישנה תיאוריה אחודה בבסיס כל הדברים הסדורים.
Öyleyse işte temalar. Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.إذا ها هو الموضوع. نعتقد أن هناك نظرية موحدة تحكم كل النظم.
Öyleyse işte temalar. Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.統一への歩みが簡潔さにつながり
Oyun kuramcıları bunu en iyi sosyal çözüm olarak görür.게임이론가들은 이런 상태를 사회적으로 최적화된 해결책이라고 하죠.
Oyun kuramcıları bunu en iyi sosyal çözüm olarak görür.La Teoria dei Giochi la considera una soluzione socialmente ottimale.
Oyun kuramcıları bunu en iyi sosyal çözüm olarak görür.Les Théorie des Jeux considèrent que c'est une solution socialement optimale.
Oyun kuramcıları bunu en iyi sosyal çözüm olarak görür.Segundo a Teoria dos Jogos esta é uma solução socialmente ótima.
Oyun kuramcıları bunu en iyi sosyal çözüm olarak görür.Según la teoría de juegos, está es la solución social óptima.
Oyun kuramcıları bunu en iyi sosyal çözüm olarak görür.Spieltheoretiker betrachten das als optimale soziale Lösung.
Oyun kuramcıları bunu en iyi sosyal çözüm olarak görür.Teoreticienii o consideră soluţia optimă.
Oyun kuramcıları bunu en iyi sosyal çözüm olarak görür.Teoretycy gier uważają to rozwiązanie za społecznie optymalne.
Oyun kuramcıları bunu en iyi sosyal çözüm olarak görür.Trong lý thuyết trò chơi (Game theory), đây là giải pháp tối ưu cho xã hội
Oyun kuramcıları bunu en iyi sosyal çözüm olarak görür.Οι θεωρητικοί παιγνίων το ονομάζουν κοινωνικά βέλτιστη λύση.
Oyun kuramcıları bunu en iyi sosyal çözüm olarak görür.Учёные в области теории игр считают это социально оптимальным решением.
Oyun kuramcıları bunu en iyi sosyal çözüm olarak görür.תאורטיקני תאוריית המשחקים מחשיבים את זה כפיתרון האופטימלי מבחינה חברתית.
Oyun kuramcıları bunu en iyi sosyal çözüm olarak görür.أصحاب نظريات الألعاب يعتبرون ذلك الحل الأمثل اجتماعيا