Birçok bakımdan Freud'un kuramına karşı geliştirdiği kavramlar vardır.Freud követői számos ponton módosítják az elméletét.
Kuark kuramına göre Baryonlar 3 kuarktan, Mezonlar ise bir kuark ve bir antikuarktan oluşmuşlardır.A barionok három kvarkból, a mezonok egy kvarkból és egy antikvarkból állnak.
1916 - Albert Einstein, görelilik kuramını yayımladı.1916 – Albert Einstein közreadja relativitáselméletét.
Sadece kuramlarla değil aynı zamanda pratikle de ilgilidir.Nemcsak számbelileg, hanem minőségileg is.
Bunun sonrasında ise kuramın potansiyel gelişimi için bir araştırma başlar.Hamar rádöbbent, hogy kutatásait egy lehetséges vakcina kidolgozásának irányába kell előremozdítania.
İlk kuram da buna benzer biçimde kanıtlanabilir.A minimális tag is hasonló módon bizonyítható.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır.Márpedig az „igazság” megfelelő meghatározásától elvárjuk ezt a követelményt.
Bunlar kuramsal edebiyat eleştirisi yazılarıydı.Ezek a kritikák irodalmi halálos ítéletnek számították.
Breuer ile birlikte Freud, histeri vakaları üzerinde yoğunlukla çalışmış ve kuramını geliştirmiştir.Freud és Breuer is sokat foglalkozott a hisztéria témájával.
Çeşitli edebiyat kuramları metnin ne demek olduğu ve ne işe yaradığı konusunda bize ne söylüyor?Sok különféle elmélet létezik, amely megkísérli elmagyarázni, hogy mi a szeretet, és milyen funkciót szolgál.
Bu kuramın çok geniş bir biçimde meyveleri alınmıştır.Ezt a csipet nagy mennyiségben gyártották.
Kuram, devinim olgusuyla koşut düşünüldüğünde daha iyi anlaşılacaktır.Mindeddig inkább hajlam vezette, mint a készültség biztos tudata.
Freud'un orijinal görüşleri klasik psikanalitik kuramı oluşturur.Freud eszméi hatással voltak a bűnözés pszichológiai magyarázataira.
21. yüzyılda da bu kuramın son olacağı ile ilgili düşünceler tekrar canlanmıştır.Az 1930-as években ismét felvetődött a tér befejezésének gondolata.
Gödel’in modeli, zamanda geriye gitmenin görelilik kuramınca yasaklanmadığını ortaya koydu.Stevie a rehabilitáción eltöltött idő után megmutatta, hogy nem adja fel.
Bunun için bu tür değişkenler için olasılık dağılımları olasılık kuramı içinde özel önem taşımaktadırlar.Az általános formájában a valószínűségi változók hasonló eloszlásúaknak kell lenniük.
Bir kuram her zaman kuram olarak kalır.Mindig egy majdani csücsöknek megfelelően.
Görelilik kuramının yaratıcısıdır.Az alkotói lét csapdái.
Ancak genetik araştırmalar bu kuramın devre dışı kalmasına neden olmuştur.Mára molekulagenetikai vizsgálatok végleg cáfolták ezt a feltevést.
Kavram Gelistirme: Kuramlar ve Uygulamalar.Kosztolányi Dezső: Fantáziák és gondolatok.
Hukuk Kuramı.Jogbölcselet.
Normalleştirme sabiti, olasılık kuramı ve matematiğin diğer çeşitli alanlarında ortaya çıkar.A normalizáló állandó koncepciója a valószínűségszámítás és a matematika egyes területeiről származik.
Bir kuram, yeni ya da daha iyi kanıtların toplanmasıyla bilimsel kanunlara dönüşmez.Teoria ei muutu tieteelliseksi laiksi uusien tai parempien todisteiden kerääntymisen kautta.
Ancak, son zamanlarda Değişken denge kuramının önemine dair ciddi eleştiriler olmuştur.Viime aikoina on kuitenkin ollut merkittävää kritiikkiä sille kuinka tärkeä vaihtuvan balanssin teoria on.
Bilimsel kuramlar, bilimsel bilginin en güvenilir, en kesin ve kapsamlı formudur.Tieteelliset teoriat ovat luotetuin, täsmällisin ja kattavin tieteellisen tiedon muoto.
Kuramların, bilimsel olarak yararlı sayılabilmesi için kusursuz doğrulukta olmalarına gerek yoktur.Teorioiden ei tarvitse olla täydellisen täsmällisiä, jotta niistä olisi hyötyä.
Hipotezlerden farklı olarak, kuram ve kanunlar basitçe bilimsel gerçekler olarak adlandırılabilir.Toisin kuin hypoteeseihin, teorioihin ja lakeihin voidaan yksinkertaisesti viitata tieteellisinä tosiasioina.
Oyun kuramı tarafından çalışılan oyunlar iyi tanımlanmış matematiksel nesnelerdir.Peliteorian tarkastelemat pelit ovat hyvin määriteltyjä matemaattisia objekteja.
Holografik prensip, kara delik bilgi paradoksunu sicim kuramı çerçevesinde çözüme kavuşturmuştur.Holografinen periaate ratkaisee mustan aukon informaatioparadoksin säieteoriaan vedoten.
Bu kuramlar bilimsel modelleridir.Ovatko ohjelmat tieteellisiä teorioita?
Bu deneylerden elde edilen bulgular Tajfel ve Turner’in sosyal kimlik kuramını geliştirmelerine yol açmıştır.Tulosten perusteella Tajfel ja John Turnerin kehittivät sosiaalisen identiteetin teorian.
Ayrıca, kuramlar ve kurallar, hipotezlerden de farklıdır.Teoriat ja lait ovat myös käsitteellisesti erillisiä hypoteeseista.
Bu kuram, zamanının çok ilerisindeydi.Tässä näkökulmassa hän oli paljon aikaansa edellä.
Bu kurama göre, evrenin belli bir başlangıcı da yoktur.Nykykäsityksen mukaan maailmankaikkeudella ei ole lainkaan tiettyä keskipistettä.
Feminizm ve Queer Kuram .Kuvitus Inari Krohn.
1970'li yılların başında oyun kuramı, evrim kuramını içeren hayvan davranışlarına uygulanmıştır.1970-luvun alussa peliteoriaa ryhdyttiin soveltamaan eläinten käyttäytymiseen sekä evoluutioteoriaan.
Yukawa'nın tamamen kuramsal olan öngörüsü bir yıl sonra doğrulandı.Mäkihypyn maailmancupissa Yumoto teki ensiesiintymisensä vuotta myöhemmin.
Gravitino (spin-3⁄2) süperyerçekimi kuramında yer alan gravitonun süpereşidir.Gravitiino (spin-3⁄2) on gravitoni-bosonin superpartneri supergravitaatioteorioissa.
Spallanzani, 1768’de hücresel yaşamın kendiliğinden oluşu hakkındaki kuramı üzerinde çalışmaya başladı.Spallanzani tutki vuonna 1768 teoriaa solujen alkusynnystä.
R. A. Fisher ve J.B.S. Haldane ile birlikte genetik popülasyon kuramını kurdu.Hän oli Ronald Fisherin ja J. B. S. Haldanen ohella yksi populaatiogenetiikan perustajista.
Japon besteci ve müzik kuramcısı.Mana on japanilainen muusikko ja vaatesuunnittelija.
Matematikte Bernoulli sayıları, sayı kuramıyla derin bir ilişkisi olan rasyonel sayı dizisidir.Bernoullin luvut ovat rationaalilukujono, jolla on suuri merkitys lukuteoriassa.
Çu bir kuramcı değildi, önemli kuramsal çalışmalar üretmedi.Laji oli hänelle vain harrastus ilman merkittäviä saavutuksia.
Kant, Hegel, Marx, Heidegger ve şans kuramı üzerine çalışmalar yapmıştır.Muun muassa jo Rousseau, Hegel, Herder,Kant ja Marx pitivät positiivista vapautta tärkeänä.
Onun en önemli başarısı, denklemler kuramını geliştirmesiydi.Hänen tärkein harrastuksensa on keksiä asioita.
Adını Alman kuramsal fizikçi Max Planck'tan almıştır.Satelliitti on nimetty saksalaisen fyysikon Max Planckin mukaan.
Ayrıntılı bir biçimde toplumsal sözleşme kuramını açıklayan ilk modern filozof Thomas Hobbes'tir.Thomas Hobbes oli ensimmäinen yhteiskuntateoreetikko, joka esitteli yhteiskuntasopimuksen periaatteen.
Biçimsel dil kuramı.Unohdettu kieli.
Evrim kuramı da aynı statüye sahiptir.Vapunaattona patsas saa oman lakin.
Ancak onun gelecekteki gelişimi kuramsal bir soru olarak kalacaktı.Hänen sisäistä tulkintaansa pidettiin tosin vielä kehittymättömänä.
Yakın aile üyeleri ile temas kuramıyordu.Hän ei muodostanut läheisiä henkilökohtaisia suhteita perheensä ulkopuolisiin.
Oyun kuramı sonradan uluslararası politikada da kullanılmaya başlandı.Termiä alettiin pian käyttää myös kansainvälisesti.
Ama onun yerine birçok kuram vardır.Niitä on paljon muitakin.
Bu süreç, kuramın tamamlayıcı bir kısmıdır.Tätä pidetään yhtenä täydellisimmistä.
Örneğin, hiçbir kuram Dünyanın güneş etrafında dönmediğini söyleyecek kanıtı yoktur.Ei osata sanoa esimerkiksi sitä, onko planeetta valtameren peitossa.
İyi kuramlar, sadece bir ya da birkaç problem-çözme taktiği içermektedir.Toimintaterapiaryhmä on yhden tai useamman toimintaterapeutin ohjaama ryhmä.
Bir kuram ne kadar çok yasak koyarsa o kadar iyidir.Όσο πιο πολύ απαγορεύει μια θεωρία, τόσο πιο καλή είναι.
Günümüzdeki birçok yaşam kökeni kuramı Oparin’in düşüncelerini başlangıç noktası olarak alır.Πολλές από τις σύγχρονες θεωρίες για την προέλευση της ζωής έχουν σαν αρχικό σημείο τις ιδέες του Οπάριν.
En çok devlet üzerine kuramsal çalışması ile tanınmaktadır.Είναι περισσότερο γνωστός για το θεωρητικό έργο περί το κράτος.
Bununla birlikte bu alanda en önemli kuramcılardan birisi olarak kabul edilmektedir.Ενώ, γενικότερα, θεωρείται ένα από τα καλύτερα στην εν λόγω κατηγορία.