Onunla temas kuramadım.I couldn't get in touch with him.
Onunla iletişim kuramam.I can't get touch in with him.
Onunla henüz bağlantı kuramıyorum.I can't get in touch with him yet.
Onunla temas kuramam.I cannot get in touch with him.
Başbakan kabineyi kuramadı.The Prime Minister was unable to form a Cabinet.
Bugünün kuramsal matematiği yarının uygulamalı matematiğidir.Today's pure mathematics is tomorrow's applied mathematics.
Nasıl bir robot olabilirim? Robotlar hayal kuramaz.How could I be a robot? Robots can't dream.
Hayal kurup kuramayacağımı merak ettim.I wondered if I could be dreaming.
İnsanlar olmadan bir şirket kuramazsınız.You can't establish a company without people.
O, telefonla onunla bağlantı kuramadı.She wasn't able to contact him by phone.
Tom, telefon vasıtasıyla Mary ile iletişim kuramadı.Tom wasn't able to contact Mary by phone.
Tom henüz Mary ile irtibat kuramadı.Tom hasn't been able to get in touch with Mary yet.
Tom Mary ile temas kuramadı.Tom couldn't get in touch with Mary.
Gizlilik konusu olarak banyolara kamera kuramazsınız.You cannot install cameras in bathrooms as a matter of privacy.
Burada bir kapan kuramam. Avlanmak yasaktır.I cannot set a trap here. It's forbidden to hunt.
Eskisi gibi Tom ile iletişim kuramıyorum.I can't communicate with Tom like I used to.
Sen Tom'la doğrudan irtibat kuramazsın.You can't contact Tom directly.
Tom'la iletişim kuramıyorum.I can't contact Tom.
Ben bir bağlantı kuramadım.I can't detect any pattern.
Tom'la temas kuramadım.I've been unable to contact Tom.
Tom'la hâlâ bağlantı kuramıyorum.I still can't get a hold of Tom.
Çocuklarımdan hiçbiri Fransızca iletişim kuramıyor.None of my children are able to communicate in French.
Tom'la temas kuramıyorum.I can't get in touch with Tom.
Aramaya devam ediyorum ama Tom'la bağlantı kuramıyorum.I keep calling, but I can't get a hold of Tom.
Bütün sabah Tom'u arıyorum fakat onunla bağlantı kuramıyorum.I've been calling Tom all morning, but I can't get a hold of him.
Bazı temel kuralları bilmeden iletişim kuramazsın.You can't communicate without a basic understanding of certain rules.
Tom Mary ile telefonla kontak kuramadı.Tom hasn't been able to contact Mary by phone.
Tom'la kontak kuramadık.We haven't been able to get in touch with Tom.
Onlarla irtibat kuramam.I can't contact them.
Onunla irtibat kuramam.I can't contact him.
Onunla iletişim kuramıyorum.I can't contact her.
Teğmen Dan Anderson, Linda'nın suçla bağlantısını kuramadı.Lieutenant Dan Anderson couldn't link Linda to the crime.
Tom bir sicim kuramcısı.Tom is a string theorist.
Onlarla iletişim kuramam.I can't communicate with them.
Tom'la bağlantı kuramadım.I haven't been able to get in touch with Tom.
Tom, kuramsal zerrenin ne olduğunu bana açıklar mısın?Tom, could you explain to me what a quark is?
Tom, Mary ile bağlantı kuramadı.Tom couldn't contact Mary.
Görelilik kuramını kim icat etti?Who invented the theory of relativity?
Sami, Leyla'yla bağlantı kuramadı.Sami could not get hold of Layla.
Sami, Leyla ile bağlantı kuramadı.Sami was unable to contact Layla.
Bouteflika verimli bir şekilde iletişim kuramıyor.Bouteflika can't communicate efficiently.
Scott Russell bu dalgaların kuramsal ve pratik araştırmaları yapmak için biraz zaman geçirmiştir.Scott Russell spent some time making practical and theoretical investigations of these waves.
Özel Görelilik Kuramı (The Special Theory of Relativity), New York: W.A. Benjamin.The Special Theory of Relativity, New York: W.A. Benjamin.
Bilimsel kuramlar, ad hoc hipotezlerinin eklenmesiyle daima savunulabilir.Scientific theories can always be defended by the addition of ad hoc hypotheses.
Bir kuram, yeni ya da daha iyi kanıtların toplanmasıyla bilimsel kanunlara dönüşmez.A theory does not change into a scientific law with the accumulation of new or better evidence.
Yaratıcılık: " Ünlü bilimsel bir kuram, örneğin Newton kuramları, yeni araştırma alanları açar...Fecundity: "A great scientific theory, like Newton's, opens up new areas of research….
Kuramların, bilimsel olarak yararlı sayılabilmesi için kusursuz doğrulukta olmalarına gerek yoktur.Theories do not have to be perfectly accurate to be scientifically useful.
Oyun kuramı Genel denge teorisi Maarten C. W. Janssen (1993) "Microfoundations: A Critical Inquiry".Maarten C. W. Janssen (1993) "Microfoundations: A Critical Inquiry".
Hipotezlerden farklı olarak, kuram ve kanunlar basitçe bilimsel gerçekler olarak adlandırılabilir.Unlike hypotheses, theories and laws may be simply referred to as scientific fact.
Lorentz 1895 yılında bu gerginliklerin, onun sabit ether kuramında da ortaya çıktığını fark etti.Lorentz recognized in 1895 that those tensions also arise in his theory of the stationary aether.
Manuel Castells ve Network Toplumu Kuramı.Manuel Castells and the Theory of the Network Society.
Ayrıca, kuramlar ve kurallar, hipotezlerden de farklıdır.Theories and laws are also distinct from hypotheses.
Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri.Kuram Ve Uygulamada Egitim Bilimleri.
Bu kuram, buzul çağlarını Milankovitch döngülerinden daha iyi açıklayabilir.These could provide a better explanation of the ice ages than the Milankovitch cycles.
Hiçbir yere bağlantı kuramayan kelimelerin altı yeşil olarak çizilir.Words that cannot be linked anywhere are underlined in green.
Bu kuramsal sonuç, Bogoliubov, Born, Green, Kirkwood, ve Yvon'un ardından isimlendirilmiştir.This formal theoretic result is named after Bogoliubov, Born, Green, Kirkwood, and Yvon.
Kuramlar, birçok farklı kaynaktan kanıtlarla desteklenir ve bir veya birden çok kanunu kapsayabilir.Theories are supported by evidence from many different sources, and may contain one or several laws.
Wills, 1981 yılında aşağı yönde sosyal karşılaştırma kuramını geliştirmiştir.Wills introduced the concept of downward comparison in 1981.
Bir kuram ne kadar çok yasak koyarsa o kadar iyidir.If a chicken can be stolen, so much the better.
Birbiriyle ilişkilendirilen bu kuramlara interteoretik kimlikler denir.These terms, which are identified with each other, are called intertheoretic identities.