Ana içeriğe geç
Sözlük

kuracak ile cümle

kuracak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Aksi takdirde ona tuzak kuracaklarını söyler.Ansonsten sieht man ihn die Kakerlaken jagen.
2020'ye gelindiğinde, Birleşik Devletler 75 yıl boyunca Türkiye ve Japonya ile ittifak kuracak.Etwa 2050 werden sich Japan und die Türkei gegen die USA und Polen verbünden.
İyi bir taktikle Almanlar İngilizlere kuracakları baskıyla bir adım öne geçebilirler.Contre les chiffres allemands, les Britanniques ont une avance confortable.
Bu kongre Ukrayna Kurucu Meclisi'ni kuracaktı.Ce dernier soutint le Comité national ukrainien.
İlerdeki Türk Birliğini de yine Türkiye Cumhuriyeti kuracaktır."Le grec ancien est aussi l'arme de résistance contre l'occupation turc. ».
Ayrılan grup içindeki komünistler Spartakusbund (Spartakistler Birliği) örgütünü kuracaklardır.Les délégués forment un groupe autonome au sein de l'USPD comme la Ligue spartakiste.
Kardeşlik içinde yaşanacak bir Heliopolis (Güneş Şehri) kuracaklardı.Ranellidae Un Monoplex nicobaricus vivant à La Réunion.
Gelişmiş ülke, böylece sosyalizmi kuracak ve gelişmemiş ülkelerin de aynı şeyi yapmasına yardım edecektir.El país desarrollado establece el Socialismo y ayuda al subdesarrollado a hacer lo mismo.
Tracii Guns da daha sonra meşhur L.A Guns'ı kuracaktı.Tracii Guns decidió reformar su banda L.A. Guns.
İran ve Rusya ortak bir banka kuracak.Иран и Россия создадут совместный банк.
Personelimiz üç iş günü içinde sizinle irtibat kuracaktır.Наш представитель свяжется с вами в течение трёх рабочих дней.
Bu plana göre, keşfediciler yüzeyde ilk olarak küçk bir üs kuracaktırr.Согласно этому плану, исследователи сначала создадут небольшую базу на поверхности.
Bu sırada Marlon Brando ile dostluk kuracaktır.В это время Марлоу развлекается с Брендой.
Aksi takdirde ona tuzak kuracaklarını söyler.По его словам, в противном случае его обезглавят.
Kardeşlik içinde yaşanacak bir Heliopolis (Güneş Şehri) kuracaklardı.В области города Гелиополя произошло соединение.
O konser karar verdiğimiz nokta oldu, ikimiz bir grup kuracaktık, işe yarayacaktı ya da rezil olacaktık.Одно из двух: либо мы будем согласны, либо нам здесь придется очень плохо.
Her iki durumda da PCIe linki desteklenen en yüksek geçit sayısı üzerinden iletişim kuracaktır.Em ambos os casos, o PCIe irá negociar o mais elevado número de caminhos suportados.
Tüm bölümler doldurulduğunda kâğıtlar açılır ve cevaplar düzgün bir cümle kuracak şekilde sırayla okunur.Se todos os ramos se fecham, a prova está completa e a fórmula original é uma verdade lógica.
Aksi takdirde ona tuzak kuracaklarını söyler.Zo niet, dan verstoot hij ze.
Otoriteleri, kendi hanedanlarını kuracak kadar ileriydi.Ze zouden te veel gericht zijn op de eigen instelling.
Bölgedeki girişimciler, kuracakları ticarî kuruluş için öncelikle bu ticaret odasına başvurmak zorundadır.De ondernemer moet zich eerst wel bij de Kamer van Koophandel laten inschrijven.
Bu plana göre, keşfediciler yüzeyde ilk olarak küçk bir üs kuracaktırr.Zgodnie z tym planem odkrywcy utworzą najpierw małą bazę na powierzchni.
Bu dönemde Rus topraklarında kalan Batu, Altın Orda devletini kuracaktır.Legenda o znajdujących się gdzieś na wyspie złotych suwerenach utrzymuje się do dziś.
Bu plana göre, keşfediciler yüzeyde ilk olarak küçk bir üs kuracaktırr.Vid alla ingrepp gäller det att först prova på en liten undanskymd yta.
İlerdeki Türk Birliğini de yine Türkiye Cumhuriyeti kuracaktır."Nu är jag väl förberedd för nästa race i Bahrain".
Kardeşlik içinde yaşanacak bir Heliopolis (Güneş Şehri) kuracaklardı.Свята Євдокія жила у місті Геліополі, що в Килисирії.
Gelişmiş ülke, böylece sosyalizmi kuracak ve gelişmemiş ülkelerin de aynı şeyi yapmasına yardım edecektir.Țara dezvoltată ar fi instaurat socialismul și ar fi ajutat țara subdezvoltată să facă la fel.
Bu şekilde UBP tek başına hükümeti kuracak çoğunluğa erişmiş oldu.Ugyanakkor az MSZP-nek éppen ennyi kellett ahhoz, hogy többségi kormányt alakíthasson.
Kardeşlik içinde yaşanacak bir Heliopolis (Güneş Şehri) kuracaklardı.Semeikit ovat Starozhilyihin kuuluva ryhmä, joka elää Burjatiassa.
Belge ile makro nasıl etkileşim kuracak?Miten kevytkola ja Mentos reagoivat keskenään?
İçinde bulundukları tarihin de desteğinden güç alan bu gençler, kuracakları takımın ilk fikir harcını attılar.Βρίσκει το σπαθί που αυτοί χρησιμοποιούσαν για να ανοίγουν τις πύλες στην αρχή του παιχνιδιού.
Aksi takdirde ona tuzak kuracaklarını söyler.Διαφορετικά, λέγεται ότι είναι αδιάσπαστες.
Bu kongre Ukrayna Kurucu Meclisi'ni kuracaktı.Vedtaket ble utarbeidet av Ukrainas Verhovna Rada.
Aksi takdirde ona tuzak kuracaklarını söyler.Bila tidak, dia akan mengejar kecoak.
Bu farklılıkların kucaklaşacağı bir toplum kuracak ve sonsuz bir özgürlüğe neden olacak.Ini akan menciptakan sebuah komunitas yang merangkul perbedaan, yang akan memimpin kebebasan.
Belge ile makro nasıl etkileşim kuracak?Bagaimana kelanjutan hubungan Pinot dengan Maia?
Savaşlar kadınları ve önce çocukları vuracaksa, barışı da kadınlar kuracak" dedi.Kalau mani perempuan yang naik lebih dulu di atas mani laki-laki jadilah anak perempuan."
Aksi takdirde ona tuzak kuracaklarını söyler.Nếu không thì cô ta sẽ đưa Bihaan đi thật xa.
2017 Hollanda genel seçimlerinin sonucuna göre hiçbir parti tek başına hükümet kuracak çoğunluğa erişemedi.在2017年的議會選舉中,沒有政黨能夠贏得國民議會過半數議席。
Hesap Günü için dünyaya geri dönecek ve Gelecek Dünya’da Tanrı’nın Krallığı’nı kuracaktır.בעתיד הוא יחזור, רכוב על "ענני שמים" וייסד את מלכות האלוהים של אחרית הימים.
Bu kongre Ukrayna Kurucu Meclisi'ni kuracaktı.Той съвсем би отдалечил Украйна от Митническия съюз.
Kardeşlik içinde yaşanacak bir Heliopolis (Güneş Şehri) kuracaklardı.Мавриций, който е включен в герба на града.
Bu sırada Marlon Brando ile dostluk kuracaktır.Най-накрая Марлон Брандо пристига за снимки.
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.Az fog házat építeni az én nevemnek, és megerõsítem az õ királyságának trónját mindörökké.
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.Ce sera lui qui bâtira une maison à mon nom, et j`affermirai pour toujours le trône de son royaume.
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.Der soll meinem Namen ein Haus bauen, und ich will den Stuhl seines Königreichs bestätigen ewiglich.
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.Egli edificherà una casa al mio nome e io renderò stabile per sempre il trono del suo regno
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.Él edificará una casa a mi nombre, y yo estableceré el trono de su reino para siempre
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.El va zidi Numelui Meu o casă, şi voi întări pe vecie scaunul de domnie al împărăţiei lui.
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.Este edificará uma casa ao meu nome, e eu estabelecerei para sempre o trono do seu reino.
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.Hän on rakentava huoneen minun nimelleni, ja minä vahvistan hänen valtaistuimensa ikuisiksi ajoiksi.
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.Han skal bygge et hus for mitt navn, og jeg vil trygge hans kongetrone til evig tid.
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.Han skal bygge mit Navn et Hus, og jeg vil grundfæste hans Kongetrone evindelig.
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.Han skall bygga ett hus åt mitt namn, och jag skall befästa hans konungatron för evig tid.
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.저는 내 이름을 위하여 집을 건축할 것이요 나는 그 나라 위를 영원히 견고케 하리라
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.Nó sẽ xây một đền thờ cho danh ta , và ta sẽ khiến cho ngôi cùng nước nó bền đổ đời_đời .
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.Nó sẽ xây một đền thờ cho danh ta, và ta sẽ khiến cho ngôi cùng nước nó bền đổ đời đời.
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.Onť ustaví dům jménu mému, a já utvrdím trůn království jeho až na věky.
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.On zbuduje dom imieniowi memu, a Ja utwierdzę stolicę królestwa jego aż na wieki.
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.On zgradi hišo imenu mojemu, in jaz utrdim kraljestva njegovega prestol na veke.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod