Ana içeriğe geç
Sözlük

kuracak ile cümle

kuracak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O sizinle doğrudan temas kuracak.He will be contacting you directly.
Onlar yeni bir şirket kuracaklar.They will set up a new company.
Sen ne zaman benimle temas kuracaksan lütfen onu telefonla yap.When you contact me, please do so by phone.
Tom sizinle irtibat kuracak.Tom will contact you.
Tom Mary ile temas kuracak.Tom is going to contact Mary.
Tom seninle temas kuracak.Tom is going to contact you.
İran ve Rusya ortak bir banka kuracak.Iran and Russia will establish a joint bank.
Üç iştirakçi yeni bir şirket kuracak.The three associates will set up a new company.
Tom Mary ile irtibat kuracak.Tom will contact Mary.
Tom sizin için yeni yazılımı kuracak.Tom will install the new software for you.
Tom sana yeni yazılımı kuracak.Tom will install the new software for you.
2020'ye gelindiğinde, Birleşik Devletler 75 yıl boyunca Türkiye ve Japonya ile ittifak kuracak.By 2020, the United States will have been allied with Turkey and Japan for over 75 years.
3 Haziran 2014'te, İsviçre kablo yayın sağlayıcısı UPC Cablecom, İsviçre'de TLC'yi kuracaktır.On June 3, 2014, the Swiss cable provider UPC Cablecom launched TLC in Switzerland.
Her iki durumda da PCIe linki desteklenen en yüksek geçit sayısı üzerinden iletişim kuracaktır.In both cases, PCIe negotiates the highest mutually supported number of lanes.
Bu plana göre, keşfediciler yüzeyde ilk olarak küçk bir üs kuracaktırr.According to this plan, explorers would first establish a small base on the surface.
Bu sırada Marlon Brando ile dostluk kuracaktır.Thank you on behalf of Marlon Brando.
Ares V, ayrıca Mars'ta koloni kuracak insanlara ikmal maddesi sağlamada kullanılması planlanıyordu.Ares V was also planned to carry supplies for a human presence on Mars.
Bu kongre Ukrayna Kurucu Meclisi'ni kuracaktı.The congress was intended to replace the Central Council of Ukraine.
Tracii Guns da daha sonra meşhur L.A Guns'ı kuracaktı.Eventually The Tracii Guns Bands would become the second L.A. Guns.
Bu insanlar belki de sendikalar kuracaklardır.So these people maybe start organizing into unions.
Kanal kuracak kişi kimle veya neyle kanal kurmak istediğini seçebilir.A channeler can choose who or what they want to channel
Diğer yandan, bugün Alaska boru hattını kuracak olsanız, maliyeti bunun yarısı kadar eder.But if you built the Alaskan pipeline today, that's half of what the Alaskan pipeline would cost.
İnsanlar bu yeni şehirleşen alanlarda nasıl bağlantı kuracak?How do people move through these new urban spaces?
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:In fact, when we first went out to raise money to start Babble, the venture capitalists said,
Ama basit bir altyapıyı kuracak yeteneğe ve kaynaklara dahi asla sahip olmamışlardı.But they've never had the ability to build even the basic infrastructure or the resources.
Sen yuva kuracaksın cidden buna inanıyor musun?Oh, you're going to settle down, is that the deal?
Konutumu aranızda kuracak, size sırt çevirmeyeceğim.I will set my tent among you: and my soul won't abhor you.
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.He shall build a house for my name, and I will establish the throne of his kingdom forever.
Benim için tapınak kuracak olan odur. Ben de onun tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.He shall build me a house, and I will establish his throne forever.
Çünkü RAB Siyonu yeniden kuracak, Görkem içinde görünecek.For Yahweh has built up Zion. He has appeared in his glory.
Elamda tahtımı kuracak, Elam Kralıyla önderlerini Yok edeceğim›› diyor RAB.and I will set my throne in Elam, and will destroy from there king and princes, says Yahweh.
Sen onlardan ötürü sakın üzülme ve onların kuracakları tuzaklardan dolayı asla tasalanma!Do not grieve over them, and do not be distressed by what they contrive.
Azapta ortaklık kuracaksınız.You are partners in the suffering.
Çünkü zulme sapmışsınız. Azapta ortaklık kuracaksınız.As you did wrong, so will you share in the punishment.’
Bu hafta ayrıca: Sloven Gorenje Sırbistan'da bir fabrika daha kuracak.Also this week: Slovenia's Gorenje will build another factory in Serbia.
İş dünyası: Rusya Türkiye'de enerji santrali kuracakBusiness: Russia to build power plant in Turkey
Aynı zamanda, Türkiye'nin üyeliği Hıristiyan ve Müslüman dünyaları arasında köprü de kuracak.At the same time, Turkish membership would build a bridge between the Christian and Muslim worlds.
Üç ülkenin demiryolu işletmeleri merkezi Ljubljana'da bulunan ortak bir varlık kuracaklar.The railway companies of the three states will set up a joint entity, headquartered in Ljubljana.
Kosova ve Arnavutluk 238k uzunluğunda elektrik hattı kuracaklar.Kosovo and Albania will build a 238km-long interconnection power line.
Bauerhin IGB Automotive İnciya'da otomobil koltuk ısıtıcıları üretecek yeni bir fabrika kuracak.Bauerhin IGB Automotive will open a new plant for the production of car seat heaters in Indjija.
İş dünyası: Türk Çalık Enerji, Türkmenistan'da doğalgaz elektrik santrali kuracakBusiness: Turkey's Calik Enerji to build natural-gas power plant in Turkmenistan
Kosova azınlık toplumları için konsey kuracakKosovo to launch council for minority communities
Makedon hükümeti mal hacizlerini yönetecek daire kuracakMacedonian government to establish agency handling property confiscations
Oskar ödüllü yönetmen BH'de yeni siyasi parti kuracakOscar-winning director to establish new political party in BiH
Türkiye ilk nükleer santralini Akdeniz'de kuracak. [Reuters]Turkey will build its first nuclear plant on the Mediterranean. [Reuters]
Şirketi kurtarma amaçlı yeni bir çaba, ortaklık kuracak ilgili bir şirket bulunmasına bağlı.A new effort to save it hinges on finding an interested company to form a partnership.
Sorumluluklar devredildikten sonra NATO Saraybosna'da yeni bir karargah kuracak.After the transfer of responsibilities, NATO will set up a new headquarters in Sarajevo.
BH ve Sırbistan tam diplomatik ilişkileri yeniden kuracakBiH, Serbia restore full diplomatic relations
Adaylar Kürt meclis bloğu kuracaklarCandidates to form Kurdish parliamentary bloc
Eski Rumen başbakanı yeni hükümeti kuracakFormer Romanian prime minister to form new government
BDP "Kürdistan parlamentosu" kuracakBDP to establish "Kurdistan parliament"
Europol, İslamcı olmayan tehditlerle ilgili görev gücü kuracakEuropol to set up task force on non-Islamist threats
Nokia Cluj'da ticari bir şirket de kuracak.Nokia will also set up a commercial company in Cluj.
Misyon, Ahtisaari planının uygulanmasını izlemekle görevli bir siyasi daire de kuracak.It will also staff a political office tasked with monitoring implementation of the Ahtisaari plan.
İspanyol Aricam Group Arnavutluk'ta 250 milyon avroluk bir çimento fabrikası kuracak.Spain's Aricam Group will build a 250m-euro cement plant in Albania.
İki ülke potansiyel ikili enerji projelerini inceleyecek çalışma grupları kuracak.The two countries will establish working groups that will review potential mutual energy projects.
2020'ye gelindiğinde, Birleşik Devletler 75 yıl boyunca Türkiye ve Japonya ile ittifak kuracak.By 2020, the United States will have been allied with Turkey and Japan for over 75 years.
Hayatta hep mutlu olursam, hayalini kuracak neyim kalır?Wenn ich immer glücklich wäre, wovon sollte ich dann träumen?
2017 Hollanda genel seçimlerinin sonucuna göre hiçbir parti tek başına hükümet kuracak çoğunluğa erişemedi.Nach den Wahlen im Dezember 2017 gelang keine Regierungsbildung mit einer Parlamentsmehrheit.
Bu sırada Marlon Brando ile dostluk kuracaktır.Dazu konnte er etwa Marlon Brando gewinnen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod