Kurabiye Canavarı'nı bulabilirmisin?Can you find Cookie Monster?
Leo, Kurabiye Canavarı çok kötü.Leo, Cookie Monster is very bad.
Kurabiye Canavarı çok çok kötü.Cookie Monster is very, very bad.
Senin kurabiyelerini almak istiyor.He wants to get your cookies.
Tamam, bu Çin kurabiyesinden çıkan bir deyişe benziyor, değil mi ?OK, now, that sounds like something you get on a Chinese fortune cookie, right?
Bira ve pudra şekerli kurabiye karışımı!It's beer and a ton of powdered donuts 'Cause it's powerful yeahhhh
77.862 kurabiye fizyonu olur, kurabiye fizyonu 77.822.77,862 becomes cookie fission, cookie fission is 77,822. That seems right, I'll go on.
Mesela "İki düzine kurabiye""Yield: two dozen cupcakes."
Tae Ik, biz oraya gitmeli ve arkadaşın ile biraz kurabiye yemelimiyiz?Tae Ik, shall we go over there and eat some cookies with your friend?
Aslında içinde kurabiye yoktu.And storage space is always used creatively:
Küçük toplar halinde yuvarlayıp kurabiye haline getirin.Roll it into small balls to make pastries.
Kurabiyeleri birer birer tavaya yerleştirin ve haşlanmış balkabağı içiyle yağlayın.Place the pastries in a baking pan one by one and grease them with the boiled pumpkin contents.
Ev sahipleri, çocuklara ceviz, elma, kurabiye ve bozuk para verir.They receive walnuts, apples, cookies and coins by their hosts.
Planına "Kurabiye Projesi" adını vermişti.[1]He had called his plan "Project Cookie".[33]
[Philip] Roth için sidik ve sirke, benim için süt ve kurabiye.I would say piss and vinegar for [Philip] Roth and for me milk and cookies.
Genellikle anason aromalı, waffle makinesi ile yapılan ince bir kurabiye.A thin, cookie made with a waffle iron device, often flavored with anise.
En küçüğünden en büyüğüne: boortsog kurabiyeleri, aaruul (kurutulmuş lor) ve ul boov kekleriFrom smallest to largest: boortsog cookies, aaruul (dried curds), and ul boov cakes
Damla çikolatalı kurabiyenin icat edildiği yer olarak tanınır. KaynakçaIt is notable as being the place where the chocolate chip cookie was invented.
Lefèvre-Utile, Fransa'da o zaman bu türden ilk kurabiye bisküvilerini üretti.Lefèvre-Utile stellte in dieser Zeit in Frankreich den ersten Butterkeks dieser Art her.
Annesi ona kurabiye getirdi.Seine Mutter gebar ihn auf einem Kartoffelacker.
Annesi ona kurabiye getirdi.Il présente sa tarte.
Kurabiye Canavarı : "Cookie Monster" uyarlamasıdır.C'est pourquoi il est surnommé également le « Cookie Monster ».
Beypazarı kurusu, Ankara'nın Beypazarı ilçesine has bir kurabiyedir.Le biscuit de Savoie est un autre ancêtre possible du sponge cake.
Süt ve kurabiyeler olacak.Habrá leche y galletas.
Ben şekerleme ve kurabiyeler satın alıyorum.Estoy comprando dulces y galletas.
Kurabiye Canavarı : "Cookie Monster" uyarlamasıdır.Barrio Sésamo «Cookie Monster curbs cookie habit».
Annesi ona kurabiye getirdi.He hecho una tarta para ti.
Kurabiye yapıyoruz.Stiamo facendo i biscotti.
Tom mutfak masasındaki tabaktan bir şekerli kurabiye aldı.Tom ha preso un biscotto zuccherato dal piatto che era sul tavolo di cucina.
Fal kurabiyelerini açmayı seviyorum.Adoro aprire i biscotti della fortuna.
Tom biraz kurabiye pişirdi.Tom ha cucinato dei biscotti.
Bu kurabiyelerden birini denemeni istiyorum.Voglio che assaggi uno di questi biscotti.
Fırında kurabiyeler var.Ci sono dei biscotti nel forno.
Habire kurabiye yiyip durur."L'uomo mangia la torta".
Geri durmayın lütfen, ikramlık kurabiyelerin bir tadına bakın.Не стесняйтесь, угощайтесь печеньем, пожалуйста.
Kraft, 6 Aralık 2011'de Oreo kurabiyelerinin İngiltere'de üretilmeye başlayacağını açıkladı.6 декабря 2011 года компания Kraft объявила о запуске производства печенья Oreo в Великобритании.
Oreo kurabiyeleri, çeşitli satış ve pazarlama araçlarıyla dünya çapında dağıtılır.Печенье Oreo продаётся по всему миру посредством множества инструментов реализации и маркетинга.
Bu marka altında çikolata, dondurma, kurabiye, şekerleme gibi ürünler üretiliyor.Под данной торговой маркой представлены такие кондитерские изделия, как шоколад, мороженое, печенье, конфеты.
1908'de tanıtılan Sunshine firması tarafından üretilen Hydrox kurabiyesinin taklidi olarak başlatıldı.Эта марка была создана в подражание марке печенья Hydrox, которое с 1908 года производила компания Sunshine.
Acıbadem kurabiyesi, geleneksel Türk bisküvisidir.البسبوسة هي كعكة حلوى الصومالية التقليدية.
Habire kurabiye yiyip durur.وبالتالي يأتي تقطيع الكيك.
Stewie, Janet'in kendisiyle sırf Stewie onunla kurabiyelerini paylaştığı için oynadığının farkına varır.Stewie percebe que Janet somente brincou com ele porque deu biscoitos a ela.
Annesi ona kurabiye getirdi.Minha mãe me mandou ir na padaria.
Tüm kurabiyeleri kim yedi?Quem comeu todos os biscoitos?
Habire kurabiye yiyip durur.Samen eten ze de taart.
Biscotti "2 kez pişirilmiş kurabiye" anlamına gelir.De koekjes worden net als beschuit tweemaal gebakken.
Dorenda gerçekten iyi bir kızdır, o kurabiyelerini benimle paylaşıyor.Dorenda is echt een aardig meisje, ze deelt haar koekjes met me.
Habire kurabiye yiyip durur.Wciąż muszą pokonać Makutę.
Annesi ona kurabiye getirdi.Jego mama przynosi za niego kanapki do szkoły.
Kraft, 6 Aralık 2011'de Oreo kurabiyelerinin İngiltere'de üretilmeye başlayacağını açıkladı.6 грудня 2011 року компанія Kraft оголосила про запуск виробництва печива Oreo у Великій Британії.
Kurabiye Bisküvi ve Kurabiyeler: Makaron (ss.Колачков або Колачків (словац.
1908'de tanıtılan Sunshine firması tarafından üretilen Hydrox kurabiyesinin taklidi olarak başlatıldı.Ця марка була створена в наслідування марці печива Hydrox, яке з 1908 року виробляла компанія Sunshine.
Oreo kurabiyeleri, çeşitli satış ve pazarlama araçlarıyla dünya çapında dağıtılır.Печиво Oreo продається по всьому світу за допомогою багатьох інструментів реалізації та маркетингу.
Tüm kurabiyeleri kim yedi?Хто з'їв усе печиво?
Bütün kurabiyeleri kim yedi?Хто з'їв усе печиво?
Çilekli ve çikolatalı kurabiyelerimiz var.Ми маємо полуничне та шоколадне печиво.
Leyla, Fadıl'a kurabiyeler yaptı.Лейла зробила Фадлю печиво.
Annesi ona kurabiye getirdi.A ona jim slíbila koláč.
Oreo kurabiyeleri, çeşitli satış ve pazarlama araçlarıyla dünya çapında dağıtılır.V současné době jsou výrobky Golla prodávány přes síť prodejců a obchodů po celém světě.
Habire kurabiye yiyip durur.Nejhůř dopadl Koláček.