Fakat iki çocuk varsa, ve sadece bir kurabiyeniz varsa çocukları yalnızca yarısı kadar mutlu edebilirsiniz.Ma se ci sono due bambini, e tu hai solo un biscotto, potrai soltanto rallegrarli la metà.
Fakat iki çocuk varsa, ve sadece bir kurabiyeniz varsa çocukları yalnızca yarısı kadar mutlu edebilirsiniz.Namun bila ada dua anak, dan Anda hanya punya satu kue, Anda hanya bisa menyenangkan mereka separuhnya.
Fakat iki çocuk varsa, ve sadece bir kurabiyeniz varsa çocukları yalnızca yarısı kadar mutlu edebilirsiniz.Nhưng neus có hai đứa trẻ và bạn chỉ có một cái bánh...bạn chỉ có thể làm chúng vui bằng một nửa ban đầu.
Fakat iki çocuk varsa, ve sadece bir kurabiyeniz varsa çocukları yalnızca yarısı kadar mutlu edebilirsiniz.Pero si hay dos niños, y no tienes más que una galleta, solo podrás contentarlos a medias.
Fakat iki çocuk varsa, ve sadece bir kurabiyeniz varsa çocukları yalnızca yarısı kadar mutlu edebilirsiniz.Αλλά αν είναι δύο τα παιδιά, και εσύ έχεις ένα μόνο μπισκότο, θα μπορείς να τα ευχαριστήσεις μόνο με το μισό.
Fakat iki çocuk varsa, ve sadece bir kurabiyeniz varsa çocukları yalnızca yarısı kadar mutlu edebilirsiniz.Але якщо у вас двоє дітей, а у вас лише одне тістечко, то вам доведеться розділити його навпіл.
Fakat iki çocuk varsa, ve sadece bir kurabiyeniz varsa çocukları yalnızca yarısı kadar mutlu edebilirsiniz.سوى كعكة واحدة، فلن تكون قادرا على إبهاجهم سوى بنصف الكعكة. وإذا كان هناك
Her sabah iki posta; simit, çay kurabiyesi filan dađýtýyoruz.Είναι ο αδερφός του φίλου μου που έχω να τον δω χρόνια. Γιατί να μην του μιλήσω;
Her sabah iki posta; simit, çay kurabiyesi filan dađýtýyoruz.Той е брат на гаджето ми и не съм го виждала от години.Защо да не бъда добра с него?
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.A fény épp Sütiszörnyre esik.
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.A luz está a incidir no Monstro das Bolachas.
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.Das Licht scheint auf das Krümelmonster.
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.Dat licht schijnt op Koekiemonster.
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.Đèn chiếu xuống con rối Cookie Monster.
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.쿠키 몬스터를 비추고 있네요.
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.La luce illumina Cookie Monster
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.La lumière brille sur Macaron.
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.La luz brilla sobre el Monstruo de las Galletas.
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.Lumina străluceşte peste Cookie Monster.
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.Lyset skinner ned på Cookie Monster.
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.Osvětluje Sušenkovou příšeru.
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.Svetloba sveti na Muppetka Cookieja.
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.Światło pada na Ciasteczkowego Potwora.
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.Το φως φωτίζει το Μπισκοτοτέρας.
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.Светлината свети върху Куки монстер.
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.Свет падает сверху прямо на Коржика.
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.האור זורח על עוגי-פלצת
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.الضوء يشع على كوكي مونستر
Işık Kurabiye Canavarı'na vuruyor.クッキーモンスターは 黄褐色の -
Italyan Çin yemekleri vardır, Şans kurabiyeleri yoktur, böylece kızarmış gelato hizmet vermektedir.A tu po włosku, gdzie zamiast ciastek z wróżbą serwuje się smażone lody gelato.
Italyan Çin yemekleri vardır, Şans kurabiyeleri yoktur, böylece kızarmış gelato hizmet vermektedir.C'è il cibo italo-cinese dove non hanno i biscotti della fortuna ma servono il gelato fritto.
Italyan Çin yemekleri vardır, Şans kurabiyeleri yoktur, böylece kızarmış gelato hizmet vermektedir.Có đồ ăn Trung -Ý, mà họ không có bánh qui may mắn, nhưng lại phục vụ kem gelato rán.
Italyan Çin yemekleri vardır, Şans kurabiyeleri yoktur, böylece kızarmış gelato hizmet vermektedir.Er is Italiaan-Chinees eten, waar ze geen gelukskoekjes serveren, maar gefrituurde gelato.
Italyan Çin yemekleri vardır, Şans kurabiyeleri yoktur, böylece kızarmış gelato hizmet vermektedir.Está la comida italiano-china, donde no tienen galletas de la fortuna, así que sirven helado frito.
Italyan Çin yemekleri vardır, Şans kurabiyeleri yoktur, böylece kızarmış gelato hizmet vermektedir.Есть итальянская китайская еда, но у них нет печенья судьбы, поэтому они подают жареное мороженое.
Italyan Çin yemekleri vardır, Şans kurabiyeleri yoktur, böylece kızarmış gelato hizmet vermektedir.Има италианска китайска храна, където няма бисквитки с късметчета, затова сервират пържен сладолед.
Kağıttan bir kanser sensörü yapmak bayıldığım çikolatalı kurabiyeleri yapmak kadar kolay.A papír rákteszt csíkot olyan egyszerűen el lehet készíteni, mint a kedvenc csokis kekszemet.
Kağıttan bir kanser sensörü yapmak bayıldığım çikolatalı kurabiyeleri yapmak kadar kolay.Att göra en canersensor av papper är ungefär lika enkelt som att laga chokladdoppade kakor, vilket jag älskar.
Kağıttan bir kanser sensörü yapmak bayıldığım çikolatalı kurabiyeleri yapmak kadar kolay.Czujnik raka z papieru równie łatwo zrobić co czekoladowe ciasteczka, które uwielbiam.
Kağıttan bir kanser sensörü yapmak bayıldığım çikolatalı kurabiyeleri yapmak kadar kolay.Een kankersensor van papier maken, is ongeveer zo simpel als chocoladekoekjes maken, waar ik dol op ben.
Kağıttan bir kanser sensörü yapmak bayıldığım çikolatalı kurabiyeleri yapmak kadar kolay.Einen Krebsdetektor aus Papier zu machen, ist so einfach wie Schokoladenkekse zu machen, die ich liebe.
Kağıttan bir kanser sensörü yapmak bayıldığım çikolatalı kurabiyeleri yapmak kadar kolay.Hacer un sensor de cáncer con papel es tan simple como hacer galletas con chispas de chocolate, y me encanta.
Kağıttan bir kanser sensörü yapmak bayıldığım çikolatalı kurabiyeleri yapmak kadar kolay.암 진단 센서를 종이로 만드는 것은, 제가 좋아하는, 초코칩 쿠키를 만드는 것만큼 간단한 것입니다.
Kağıttan bir kanser sensörü yapmak bayıldığım çikolatalı kurabiyeleri yapmak kadar kolay.Vyrobiť rakovinový senzor z papiera je asi také ťažké ako upiecť moje obľúbené čokoládové keksíky.
Kağıttan bir kanser sensörü yapmak bayıldığım çikolatalı kurabiyeleri yapmak kadar kolay.וזו הסיבה שבחרתי להשתמש בנייר. להכין גלאי לסרטן מנייר זה פשוט בערך כמו להכין עוגיות שוקולד צ'יפס,
Kağıttan bir kanser sensörü yapmak bayıldığım çikolatalı kurabiyeleri yapmak kadar kolay.صنع مستشعر للسرطان من ورق هو أمر سهل جداً كصنع بسكويت رقائق الشوكولاتة، التي أحبها.
Kağıttan bir kanser sensörü yapmak bayıldığım çikolatalı kurabiyeleri yapmak kadar kolay.チョコクッキーを作るくらい 簡単にできます 大好物ですが まず用意した水に ナノチューブを加え
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Asta pune în altă lumină căutarea scoicilor de mare pe plajă.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Cela met surement en perspective la découverte des coquillages sur le rivage.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Ciertamente pone la búsqueda de conchas marinas en perspectiva.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Das kann man mit dem Muschelsuchen am Strand kaum mehr vergleichen.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Het zet zeker het vinden van schelpen aan het strand in perspectief.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Így a tengerpart menti kagylógyűjtést máris jobban lehet értékelni.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Ini benar-benar membuat "menemukan kerang laut di pantai" menjadi masuk akal.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Isso certamente dá outro valor ao ato de encontrar conchas no litoral.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Jednoznačne sem zapadá moje hľadanie mušlí na pláži.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.그것은 분명 조개껍질을 줍는 일을 해변가에서 할 수 있도록 해주는 일 입니다..
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Nó chắc chắn đã đưa việc tìm vỏ sò trên bờ biển vào tầm nhìn.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Quello certamente mette in prospettiva la ricerca di conchiglie in riva al mare.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Rozhodně to vrhá na hledání mušlí na pobřeží docela jiné světlo.