Hiç kimse yaptığım kurabiyelerden hiçbirini yemedi.No one ate any of the cookies that I made.
Kurabiyeleri severim.I like cookies.
Futbol kurallarını biliyor musun?Do you know the rules of football?
Sen görgü kurallarına uymuyorsun.You're out of line.
Benim evim, benim kurallarım.My house, my rules.
Kurallar ihlal edilmek için yapılırlar.Rules are made to be broken.
Kurallar kırmak için değil, uyulmak içindir.Rules are meant to be kept, not broken.
İstisnasız hiçbir kural yoktur.There is no rule without exception.
O kurallara harfi harfine uyar.He follows the rules to the letter.
Onlar kuralları çiğnedi.They broke the rules.
O, kuralları çiğnedi.She broke the rules.
Kuran çok ilgi çekici bir kitap.The Qur'an is a very interesting book.
Kural nedir?What's the rule?
Kurallarımız var.We have rules.
Kurallara ihtiyacımız var.We need rules.
Burada kamp kuracağız.We'll camp here.
Onlarla irtibat kuracağız.We'll contact them.
Seninle irtibat kuracağız.We'll contact you.
Bir kurabiye ye.Have a cookie.
Bir kurabiye daha al.Have another cookie.
Kurabiye getirdim.I brought cookies.
Kurallardan nefret ediyorum.I hate rules.
Kurabiyeler yaptım.I made cookies.
İlk kural nedir?What is the first rule?
Kurabiyelerim var.I've got cookies.
Bu bir kural.It's a rule.
Bir kurabiye al.Take a cookie.
Kurallar var.There are rules.
Buradaki trafik kurallarını bilmiyorum.I don't know the traffic regulations here.
Bu kural herkes için geçerliydi.That rule applied to everybody.
Tom kuralları çiğnedi.Tom broke the rules.
Tom kurabiye yiyor.Tom is eating cookies.
Kuralları bilmiyor musun?Don't you know the rules?
Kurallar herkes için geçerlidir.The rules apply to everyone.
Kuralları ben yapmadım.I didn't make the rules.
Kuralları ben yapmıyorum.I don't make the rules.
Eski kurallar geçerli değil.The old rules don't apply.
Kuralları bilmiyorlar.They don't know the rules.
Tom kuralları çiğnemedi.Tom didn't break any rules.
Tom kuralları yapmaz.Tom doesn't make the rules.
Tom kuralları bilmiyordu.Tom didn't know the rules.
Tom kuralları bilmiyor.Tom doesn't know the rules.
Kuralları bildiğini biliyorum.I believe you know the rules.
Sanırım kuralları biliyorsun.I think you know the rules.
Onunla empati kurabilirim.I can empathize with that.
Onunla iyi ilişki kurabilirim.I can relate to that.
Kurabiyelerin kokusunu alabiliyorum.I can smell cookies.
Fırında kurabiyeler var.There are cookies in the oven.
O, kız izci kurabiyeleri satıyor.She's selling Girl Scout cookies.
Yulaflı kurabiyeyi sevmiyorum.I don't like oatmeal cookies.
Sonunda Tom'la temas kurabildim.I finally was able to contact Tom.
Bütün kurallara uydum.I followed all the rules.
Kurallara uydum.I followed the rules.
Kuralları değiştirmek zorundaydım.I had to change the rules.
Kurallardan nefret ederim.I hate the rules.
Tom'la temas kuramadım.I've been unable to contact Tom.
Biraz kurabiyem var.I've got some cookies.
Kuralları bilmiyorum.I don't know the rules.
Ben hala kuralları bilmiyorum.I still don't know the rules.
Kuralları biliyorum.I know the rules.