Dan Linda'yı sorundan kurtarmak istedi.Dan wanted to save Linda from trouble.
Dan ufak yaralarla kurtuldu.Dan survived with minor injuries.
Yoksul bir adamın oğlu olan Dan, bir üniversite eğitiminin hayalini kuruyordu.Dan, the son of a poor man, dreamed of a university education.
Dan bir kurt tarafından saldırıya uğradı.Dan was attacked by a wolf.
Dan alkolizmden kurtuluyordu.Dan was recovering from alcoholism.
Kurban Dan Anderson olarak tespit edildi.The victim was identified as Dan Anderson.
Tom izlerini kapatmak için elinden geleni denedi böylece yüzünü kurtarabildi.Tom tried his best to cover his tracks so he could save face.
Kurabiyeleri ve şekerlemeleri alkole tercih ederim ama içerim.I prefer cookies and candies to alcohol, but I do drink.
Boğazım kurudu.My throat has dried up.
Onlar benim kurallarım değil. Onlar Dan'in.Those are not my rules. They're Dan's.
Tom bir kurt tarafından saldırıya uğradı.Tom was attacked by a wolf.
Onlar benim kurallarım değil. Onlar Tom'un kuralları.Those aren't my rules. They're Tom's.
Nicolaus Copernicus modern astronominin kurucusu olarak kabul edilir.Nicolaus Copernicus is considered the founder of modern astronomy.
Kurt kırmızı başlıklı kızı yedi. Avcı kurtu vurdu.The wolf ate Little Red Riding Hood. The hunter shot the wolf.
"Bulaşıkları yıkayacağım." "Tamam, öyleyse ben kurulayacağım.""I'll wash the dishes." "OK, I'll dry then."
Çatımın altında yaşadığın sürece benim kurallarıma göre yaşayacaksın.As long as you live under my roof you will live by my rules.
Saçımı kurulamak, makyaj yapmak ve giyinmek zorundayım.I have to dry my hair, put on makeup and get dressed.
O benim hiç başıma gelmedi, şeytan kulağına kurşun.That has never happened to me, touch wood.
Dan Linda ile iletişim kurmayı denemedi bile.Dan didn't even try to contact Linda.
Dan kurbanın çantasının içeriğini inceledi.Dan examined the contents of the victim's purse.
Dan kurbanın aracına bir göz attı.Dan took a look at the victim's vehicle.
Dan kendi radyo istasyonunu kurmak istiyor.Dan wants to start his own radio station.
Senin kendi evin olduğunda kurallarını koyabilirsin.When you have your own house then you can make your own rules.
Ben kurşun kalemimi unuttum.I forgot my pencil.
Dan, Linda'nın kız kardeşiyle temas kurdu.Dan contacted Linda's sister.
Ben ölümden kurtuldum.I was saved from death.
Onun ahlak kuralları esnektir.Her ethics are flexible.
Teğmen Dan Anderson, Linda'nın suçla bağlantısını kuramadı.Lieutenant Dan Anderson couldn't link Linda to the crime.
İkinci kurban Dan Anderson olarak tespit edildi.The second victim was identified as Dan Anderson.
Dan ve kurbanın ailesi arasında hiçbir bağlantı yoktu.There was no connection between Dan and the victim's family.
Dan Linda'nın ailesiyle irtibat kurmaya çalıştı.Dan tried to contact Linda's family.
Dan onun hücre arkadaşlarından biriyle bir kaçış planı kurdu.Dan devised an escape scheme with one of his cellmates.
Tom kurşun kalemini uzun uzadıya düşündü.Tom chewed on his pencil.
Elbiselerim henüz kurumu?Are my clothes dry yet?
Bütün hafta seninle irtibat kurmaya çalışıyoruz.We've been trying to contact you all week.
Ondan kurtulmak zorunda mıyız?Do we have to get rid of that?
Çadırı nereye kurmamı istersiniz?Where would you like me to pitch the tent?
Bu, çadır kurmak için iyi bir yer değil.This isn't a good place to pitch a tent.
Bu, çadır kurmak için iyi bir yer gibi gözüküyor.This seems like a good place to pitch a tent.
Tom okul basketbol takımını kurdu.Tom made the school basketball team.
Belki bir takım kurabiliriz.Maybe we could start a team.
Sadece üç kurtulan vardı.There were only three survivors.
Üç kurtulan vardı.There were three survivors.
Diğer kurtulanlar nerede?Where are the other survivors?
Tom Mary'nin partisi için üç düzine kurabiye pişirdi.Tom baked three dozen cookies for Mary's party.
Başka neyden kurtulacaksın?What else are you going to get rid of?
Benden kurtulmaya mı çalışıyorsun?Are you trying to get rid of me?
Bir toplantıyı kurma zamanı geldi.It's time to set up a meeting.
O gittiğinden beri Tom'la temas kurdun mu?Have you been in touch with Tom since he left?
Tom Mary'ye onun eşarbından hoşlanmadığını söyledi, bu yüzden o ondan kurtuldu.Tom told Mary he didn't like her scarf, so she got rid of it.
Alışkanlıktan kurtulmak zor.It's hard to break a habit.
Tom erken kalkmayı bir kural haline getiriyor.Tom makes it a rule to get up early.
Tom Mary'ye kuralları ayrıntılı olarak açıkladı.Tom explained the rules to Mary in detail.
Tom kuralları ayrıntılı olarak açıkladı.Tom explained the rules in detail.
Tom Mary'ye tüm eski elbiselerinden kurtulması gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she should get rid of all her old clothes.
Hakkında hayal kurduğun bu değil mi?Isn't this what you've been dreaming about?
Dan ve Linda bir aile kurmak için hazırdı.Dan and Linda were ready to start a family.
Baba, asi oğlu ile iletişim kurmakta sorun yaşamıştı.The father had trouble communicating with his wayward son.
Tom küvetten çıkıp, Meryem'in kendisine vermiş olduğu yeni havluyla kurulandı.Tom got out of the bathtub and dried himself with the new towel that Mary had given him.
Kazadan çok az yolcu kurtuldu.Very few passengers survived the accident.