O beni kurnazlıkla alt etti.She outsmarted me.
Bu toplantıyı yapıp da kurtulalım.Let's get this meeting over with.
Fırtınadan kurtulalım.Let's get out of the storm.
Sadece Tom'dan kurtulalım.Let's just get rid of Tom.
Ondan kurtulalım.Let's get rid of that one.
Kapıya barikat kuralım.Let's barricade the door.
Kim kurabiyeler istiyor?Who wants cookies?
Tom'u kurtarmak istiyordum.I wanted to save Tom.
Bir kurabiye istedin mi?Did you want a cookie?
Bir kurabiye istemiyor musun?Don't you want a cookie?
Ben bir aile kurmak istiyorum.I want to start a family.
Kurtlarımı dökmek istiyorum.I want to let my hair down.
Biraz kurabiye ister misin?Would you like some cookies?
Tom dünyayı kurtarmak istedi.Tom wanted to save the world.
Sadece gezegeni kurtarmak istiyorum.I just want to save the planet.
Bundan kurtulmamı istiyor musun?Do you want me to get rid of this?
Biraz browni kurabiye yapmak ister misin?Do you want to make some brownies?
Senin kurallarına göre yaşamak istemiyorum.I don't want to live by your rules.
Prensesi kurtarmalısın.You need to save the princess.
O, gezegeni kurtarmak istiyor.He wants to save the planet.
Bu karışıklıktan kurtulmana yardım etmek istiyorum.I want to help you get out of this mess.
O hayır kuruluşuna yaklaşık iki milyar yen bağışta bulunan birinin adı verildi.That charity is named after someone who contributed about two billion yen.
Bütün gün hayal kurdum.I daydreamed all day.
Kur yapmadan önce bilseydim hiç kur yapmazdım.If I had known before I courted, I never would have courted none.
Sanırım en kısa sürede Tom'la temas kurmak isteyeceksin.I think you'll want to contact Tom as soon as possible.
Tom'la daha fazla kontak kurmak istemiyorsan, benim için hava hoş.If you don't want to have any more contact with Tom, that's fine with me.
Her gece senin hayalini kuruyorum.I dream about you every night.
Hayal kurmayı severim.I like to dream.
Ben sadece hayal kuruyordum.I was just daydreaming.
Gerçekten benim hakkımda hayal kurdun mu?Did you really dream about me?
Tom yeni bir araba alma hakkında hayal kurmaya devam ediyor.Tom keeps dreaming about buying a new car.
Sadece hayal kurmayı seviyorum.I just like to daydream.
Tom hakkında hayal kuruyordum.I was dreaming about Tom.
Tom hakkında hayal kurmaya devam ediyorum.I keep dreaming about Tom.
Ben her zaman kurallara göre oynarım.I always play by the rules.
Marco aç olduğu zaman bir kilo pişmiş ürünü aç kurt gibi yiyebilir.When he's hungry, Marco is capable of wolfing down a kilogram of baked goods.
Bundan kurtulmanın en iyi yolunun ne olduğundan emin değilim.I'm not sure what's the best way to disentangle this.
Bir yolunu bulup kendini kurtardı.He saved himself somehow.
Her nasılsa kendini kurtardı.Somehow, he saved himself.
Bu bir kurgu eseridir.This is a work of fiction.
Kurdeşen için çok iyi bir ilaç buldum.I found a very good drug for nettle rash.
Köpeğim bir kedinin hayalini kuruyor.My dog is dreaming of a cat.
Şimdi sana bu kuralı açıklayacağım.I will now explain this rule to you.
Şimdi size bu kuralı açıklayacağım.I will now explain this rule to you.
Bu gece ateşböcekleri ve yarasalar ve kurtadamlara aittir.This night belongs to the fireflies and the bats—and the werewolves.
Rusya, Kuril adalarını Japonya'ya geri vermeli.Russia should give the Kuril Islands back to Japan.
Hiç kimse yaptığım kurabiyelerden hiçbirini yemedi.No one ate any of the cookies that I made.
Hiç kimseyi kurtarmadım.I didn't rescue anybody.
Ben seni kurtarmaya geliyorum.I'm coming to your rescue!
Kurbağalar sürüngen midir? Onların memeli olduğunu sanmıyorum.Are frogs reptiles? I don't expect them to be mammals.
Tom her zaman bir multimiyoner olmanın hayalini kurdu.Tom always dreamed of being a multi-millionaire.
Kurabiyeleri severim.I like cookies.
Tom kuruntulu.Tom's delusional.
Tom'la ilişki kur.Contact Tom.
Kurs, dokuzda devam edecek.The course will be continued at nine.
Kurbanların çoğu ya yanarak ya da boğularak öldü.Many of the victims either burnt to death or suffocated.
Futbol kurallarını biliyor musun?Do you know the rules of football?
Durum zordu ama Liisa, Markku'nun sıkıntıdan kurtulmasına yardımcı oldu.The situation was difficult, but Liisa helped Markku out of a jam.
Ben gerçekten ondan kurtulmak istiyorum.I just want to get it over with.
Polis çalınan parayı kurtardı.The police recovered the stolen money.