Ana içeriğe geç
Sözlük

kurşun ile cümle

kurşun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1 Mayıs - Kahramanmaraş'ta üç kişi kimliği belirsiz kişilerce kurşuna dizildi.Am 10. Mai, nach der bedingungslosen Gesamtkapitulation, werden drei von ihnen erschossen.
Taşıdıkları kuşaklarında hem kurşun hem de barut taşırlardı.In den Waffenkammern waren neben Waffen auch Schießpulver und Kanonenkugeln untergebracht.
30 Eylül’de kurşuna dizildi.Am 30. September 1946 wurde er erschossen.
Tek bir kurşun ile suratını dağıtmıştı.Er hatte sich mit einer Pistole in den Kopf geschossen.
PPL alabilmek için özel bir pilotaj kursunun tamamlanması gerekir.Eine spezielle Pilotenlizenz ist erforderlich.
Birçok kayıt Rabin’in üç değil sadece iki kurşun yediğini belirtiyordu.Nachbarn geben an, nicht nur einen, sondern zwei Schüsse gehört zu haben.
Sırp, Yahudi ve Çingeneler için üç milyon kurşunumuz var" dedi.Babelsberg 03“ sowie „Zecken, Zigeuner und Juden“ pöbelten.
Bir kurşun, birdenbire Alex'in başına isabet ederek onu öldürür.Durch ein Versehen wird sie kurz darauf von Alexis durch einen Stromschlag umgebracht.
2000 senesindeki bir olayda dokuz kurşunla vuruldu.Innerhalb von drei Tagen wurden mit jeder Waffe rund 2000 Schuss abgefeuert.
Burada toplu mezarları kazdırıldıktan sonra hepsi kurşuna dizilerek öldürüldü.Nach dem Ende der Arbeit wurden alle Grabengräber erschossen.
İki kurşun kafasına, bir kurşun da sol omzuna geldi.Er traf ihn zweimal in den Kopf, einmal in die linke Schulter.
33 Kurşun Olayı'nda da bu mahalleden çok sayıda insan öldürülmüştür.Die 33 Männer wurden dann in der Nähe der Grenze erschossen.
Kurşunlu Han, geçirdiği onarımlar sırasında bazı değişiklikler geçirmiştir.Das Autograph überliefert einige Änderungen, die Händel bereits während der Vertonung vornahm.
Aynı gün içinde kurşuna dizilerek idam edildiler.Die Hinrichtung erfolgte am selben Tage durch Erschießen.
Kurşunlu Mahallesinin Nüfusu Yaklaşık 5000 Kişi civarındadır.Die Kapazität des Marktplatzes beträgt ca. 5000 Personen.
Aynı yıl içinde Birleşik Krallık'ta BBC'nin "Televizyonda Yapım-Yönetim" kursuna katıldı.Im selben Jahr nahm er am Kurs für Produktion und Leitung im Fernsehen der BBC teil.
28 Eylül 1979 sabahında ülkücü bir grup tarafından aracı kurşunla taranarak öldürüldü.Dort wurde er am 27. September 2000 von einem Auftragsmörder einer rivalisierenden Bande erschossen.
Kurşun yine tisza'yı ıskalamıştır.Die Filmbauten entwarf abermals Axel Esbensen.
1906 - İvan Vasilyeviç Babuşkin kurşuna dizildi.(1919) Saskia Jungnikl: Papa hat sich erschossen.
Silahtan çıkan kurşun geyiği delip geçerek Carl'ı midesinden vurur.Mit den Schüssen auf Paul entkommt sie ihrem Dämon.
Kurşun içerir.Fangen des Balles.
Kuzeni Serkan ile 1994'te hakemlik kursuna yazılan Gençerler, o günden beri hakemlik yapmaktadır.Zusammen mit seinem Cousin Serkan Gençerler meldeten sich beide 1994 zum Schiedsrichterlehrgang an.
Hull Üniversitesi'nde oyunculuk kursuna gitti.Sie studierte Schauspiel an der University of Hull.
Kurşun erkek içindir' diyerek geri çevirdi.Kritiker sprechen von „abschießen“.
Kurşuna dizilerek öldürülmeye mahkûm edildi.Il a été condamné à mort par fusillade.
İspanyolca kursuna katıldı.Elle a adhéré au cours d'espagnol.
Yakında bir Almanca kursuna yazılacağım.Je vais bientôt m'inscrire à un cours en allemand.
Annem çizim kursuna kayıt yaptırdı.Ma mère s'est inscrite au cours de dessin.
Bu kurşun kalem senin mi?Est-ce que ce stylo est à toi ?
Burada 2 yıllık klasik tiyatro eğitimi özel kursuna kabul edilen yedi öğrenciden biri oldu.Il est l'un des sept étudiants retenus pour un cours spécial de deux ans sur le théâtre classique.
Annesinin ders verdiği Kuran kursunda Kur'an ve Mevlidi okudu.Sa mère pouvait réciter une large partie du Coran de mémoire.
Filmin orijinal sonunda Rambo Albay Trautman'ın silahından çıkan kurşunla ölür.À la fin du roman, Rambo est abattu par le colonel Trautman.
"Kurşunlardan 3'ü göğsüne saplandı".Il a tiré encore trois ou quatre fois dans la poitrine.
Kurşun stifnat özellikle kıvılcım ve statik elektrik deşarjına duyarlıdır.Le styphnate de plomb est très sensible au feu et aux décharges d'électricité statique.
Audisio yanına gitti ve göğsüne bir kurşun daha sıktı.Il a de nouveau rechargé, et a tiré à nouveau sur sa poitrine.
Dedem kurşuna dizilmiş.Il est fusillé à Maillat.
Yakalanan Hidalgo 30 Temmuz 1811'de kurşuna dizilerek idam edildi.Hidalgo est fusillé le 30 juillet 1811.
Üzerine sürekli kurşun yağdırın.Tirez de manière régulière.
Kurşunların bir kısmı, kamyonetin benzin deposunu deler.Magasin de munitions dit dépôt de munitions du Farguet.
Burada savaşırken vücuduna beş kurşun isabet etti.Il a été atteint de balles à 5 reprises lors de l'attaque.
Bir kurşun, birdenbire Alex'in başına isabet ederek onu öldürür.Une fusillade s'en suivra au cours de laquelle Alex sera mortellement blessée.
Kurşun yine tisza'yı ıskalamıştır.Le scorbut fait à nouveau des ravages.
Dizi, İsrail'in yaptığı Dökme Kurşun Operasyonu sırasında Gazze'de geçmektedir.La création de ce parti fait suite à l’opération Plomb durci menée par Israël sur Gaza.
Diğer iki kurşun sağ koltukaltının arkasından girmiştir.L’autre balle entra dans la cuisse de l’avant vers l’arrière.
Aynı gün içinde kurşuna dizilerek idam edildiler.Sa famille aurait également été exécutée à la mitraillette le même jour.
Bir saat içinde kurşuna dizileceğiz.Les mitrailleuses retentissent pendant une heure.
Ona ya bir asker kaçağı olarak kurşuna dizileceğini ya da Prusya ordusuna katılırsa bağışlanacağını söyler.Ce dernier lui offre le choix soit d'être fusillé, soit de s'engager dans l'armée prussienne.
"Nasıl, gerçek bir kurşun yemenin acısını hissediyor musun?" diye sorar ona.Il répond qu'il est perdu, elle lui répond moqueuse : "Avec un fusil ?".
Bunun üzerine Daryl silahı alır ve Dale'in kafasına bir kurşun sıkarak onun acısına bir son verir.Après avoir tué le rôdeur, Daryl décide de tirer une balle dans la tête de Dale pour abréger ses souffrances.
Aktinyum serisi: Bu seri uranyum 235 ile başlar ve kurşun 207'ye dönüşerek biter.La chaîne de désintégration de l'uranium 235 comporte 15 membres et se termine sur le plomb 207.
Kurşunla ölüm.Tod durch Erschießen.
Araçların birinde bir dizi kurşun deliğine ve kan izlerine rastlar.Elle remarque de nombreux impacts de balles et détecte des traces de sang dans l'un d'eux.
Şarjörü 8 kurşun alıyor.Chargeur de 8 balles.
Geçen yıl ilkbaharda aşçılık kursuna gittim ve ekmek pişirmeyi öğrendim.En primavera del año pasado fui a clases de cocina y aprendí a hornear pan.
O, bir kurşun tarafından yaralandı.Él fue herido por una bala.
Tom bir Fransızca kursuna kayıt yaptırdı.Tom se apuntó a clases de francés.
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Fue ejecutado el 14 de Febrero de 2004 de un disparo de fusil en la nuca.
Yakalanan Hidalgo 30 Temmuz 1811'de kurşuna dizilerek idam edildi.Hidalgo fue fusilado el 30 de julio de 1811.
2017 yılında Murat Kurşun ile öyle bir dünya yok şarkısının düetini yaptı.Durante 1989 Wuornos rara vez viajó sin una pistola cargada.
"Andıç ve iki şarjör kurşun...""Está un kilo y dos pancitos".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kurşun ile cümle - Sayfa 9 - kurşun kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App