Benim Adamım olmazsın dedim." diyip iki kurşun sıkarak öldürmüştür.Neskôr vypovedal: „Vypálil som cez 200 nábojov.
Diğer sanıklar gibi suçunu itiraf ettikten sonra kurşuna dizilerek idam edildi.Po odhalení sprisahancov mu bolo prikázané, tak ako mnohým ďalším obvineným, aby spáchal samovraždu.
Kaza kurşunu Güllü'nün bir akrabasına isabet eder ve böylece kan davası başlar.Pri operácii však príde ku krvácaniu do brušnej dutiny a tak dochádza k cisárskemu rezu.
Girişin karşısında kurşun vitraylı pencere bulunmaktadır.Nad vstupom sa nachádza arkier s rohovým oknom.
İlk kurşunu döker, sesi yankılanır.Najprv strela a potom nábojka.
Yedinci kurşun hedefi bulmuştur; fakat hile ortaya çıkmıştır.SME v háji 7: Prezident sa divil, ale je to pre diétu .
Kurşun geçirmez cam kalınlığı 19 ve 89 mm arasında değişir.Debelina neprebojnega stekla je različna in znaša od 19 mm do 89 mm.
Akünün pozitif plakasında(anot) kurşun dioksit varken, negatif plakada(katot) süngersi bir kurşun vardır.V raztopini se proti katodi gibljejo kationi (pozitivni naboj).
Son Latin imparatoru II. Baodouin sarayın kurşun çatısını söktürüp, satmıştır.Zadnji latinski cesar Balduin II. je šel celo tako daleč, da je prodal svinčene strehe palače.
Mahira Khan kurşun kadın rolündedir.Merkitka je bila Džingiskanova žena Kulan katun.
17 Aralık 1981 günü Tiran'da kafasından kurşunla vurulmuş şekilde yatak odasında ölü bulundu.7. januarja 2006 so ga našli mrtvega v njegovi hotelski sobi s strelno rano na glavi.
Bu haberi alınca silahına davrandığı için, kurşunla vurularak öldürüldü.Ker je poskušal uporabiti orožje, ga je skupina ustrelila.
1937 yılında tekrar tutuklandı ve 8 Aralık 1937'de kurşuna dizilerek öldürüldü.Umrl je mučeniške smrti; ustreljen je bil 8. decembra 1937.
Sonrasında asker tarafından Kurşuna dizerek infaz edildi.Rupniku so namenili vojaško usmrtitev z ustrelitvijo.
Kurşunla kaplanan çatının üzerinde iki madeni alem yer alır.Na strehi vsakega stolpa sta bila nameščena dva topa.
Golf kursunda bir tane 18 delikli, bir tane de 9 delikli kurs sahası vardır.Mesto ima tudi igrišče za golf z 18 luknjami in v bližini igrišča z 9 luknjami.
Yedinci kurşun hedefi bulmuştur; fakat hile ortaya çıkmıştır.Sodba je bila izvršena s streli iz sedmih pušk (sedmi naboj je bil vadbeni).
Kubbesinin kurşun plakalarla kaplı olması nedeniyle bu ad verilmiştir.Orožje se je polnilo preko platnenega traka z naboji.
Aynı gün kurşuna dizildi.Tą pačią dieną sušaudytas.
Şarjörü 8 kurşun alıyor.Plieninė dėtuvė talpina 8 šovinius.
Vahidov Kazan'daki çatışmalar sırasında tutuklandı ve 19 Kasım 1918'da kurşuna dizildi.Čia karvedys buvo nuteistas mirties bausme ir 1815 m. gruodžio 7 d. sušaudytas.
Ancak Stalin döneminde, 1937'de kurşuna dizilerek öldürüldü.Per 1937 m. vykdytas stalinines represijas sušaudytas.
Çar ve Romanov Hanedanı kurşuna dizilerek öldürüldü.Očoa ir Antonio de la Guardia buvo sušaudyti.
[1] Pilotların çağdaşları uçağın enkazını inceledi ve uçağın kurşunlarla vurulduğunu iddia etti.[1]. Pilotų amžininkai apžiūrėję lėktuvo nuolaužas teigė, kad lėktuvas buvo suvarpytos kulkų.
Üzerine sürekli kurşun yağdırın.Sekka anti pidevalt kuulipildujavalanguid.
17 Aralık 1981 günü Tiran'da kafasından kurşunla vurulmuş şekilde yatak odasında ölü bulundu.Ta leiti 17. detsembril 1981 oma magamistoast kuulihaavaga peas.
İlk kurşun kalem ve silgi patenti New York'ta 30 Mart 1858'de Hymen Lipman tarafından alınmıştır.Kustutuskummiga pliiatsi patenteeris Hyman Lipman Philadelphiast 30. märtsil 1858.
"Turan Emeksiz'i daha kaç kez kurşunlayacaksınız?".Kui palju rohkem austerlast te tahate?”
Jochaim Murat kendi tahtını koruyamadı ve yakalayarak Pizzo, Kalabriya'da kurşuna dizilerek idam edildi.Murat püüdis trooni tagasi saada, kuid püüti kiiresti kinni ja hukati mahalaskmise teel Pizzo Calabros.
Caspar ise dört kurşundan üçünü atmıştır ve son sihirli kurşunu Max'a verir.Nad jagavad kuulid nii, et neli saab Max ja kolm Kaspar.
Üniversite öğrencileri için açılan rehberlik kursunu tamamlayan 129 genç mesleğe adım atmıştır.Kokku lõpetas Elementaarkooliõpetajate Seminari 403 noormeest.
Kısa bir süre sonra kurşuna dizildi.Siis aga langes üsna ta lähedal granaat.
Şehir yakınlarında bakır, kalker ve kurşun madenleri çıkarılarak işlenir.Linna ümbruses kaevandatakse nikli-, koobalti- ja tsingimaaki.
Cevahir'in üzerinden 23 kurşun çıktı.Machau'lt on säilinud 23 motetti.
Ama asıl vahşi kurşun Tara'ya gelir.Tigre on Hispaanias toodetud vintpüss.
Kurşunlu Mahallesinin Nüfusu Yaklaşık 5000 Kişi civarındadır.Kaitsejõudude koosseisu kuulub umbes 5000 inimest.
15 yaşımdayken acil müdahale kursuna gittim, sonrasında gönüllü olarak bir ambulansta çalışmaya başladım.15살에 저는 응급 의료 훈련을 받아 구급차 자원 봉사자로 일했습니다.
15 yaşımdayken acil müdahale kursuna gittim, sonrasında gönüllü olarak bir ambulansta çalışmaya başladım.A 15 anni, ho fatto un corso per soccorritore, e sono andato a lavorare come volontario in un'ambulanza.
15 yaşımdayken acil müdahale kursuna gittim, sonrasında gönüllü olarak bir ambulansta çalışmaya başladım.C'était peut être à cause de ce que j'avais vu petit à cet arrêt de bus.
15 yaşımdayken acil müdahale kursuna gittim, sonrasında gönüllü olarak bir ambulansta çalışmaya başladım.Di usia 15 tahun, saya mengambil kursus EMT (tenaga medis darurat), dan saya jadi sukarelawan di ambulans.
15 yaşımdayken acil müdahale kursuna gittim, sonrasında gönüllü olarak bir ambulansta çalışmaya başladım.Ik was 15 toen ik na het volgen van een eerstehulpcursus als vrijwilliger op een ambulance ging werken.
15 yaşımdayken acil müdahale kursuna gittim, sonrasında gönüllü olarak bir ambulansta çalışmaya başladım.Když mi bylo 15, absolvoval jsem záchranářský kurz a nastoupil jsem jako dobrovolník k záchrance.
15 yaşımdayken acil müdahale kursuna gittim, sonrasında gönüllü olarak bir ambulansta çalışmaya başladım.Kiedy miałem 15 lat, zrobiłem kurs dla sanitariuszy, i zacząłem pracować jako wolontariusz w pogotowiu.
15 yaşımdayken acil müdahale kursuna gittim, sonrasında gönüllü olarak bir ambulansta çalışmaya başladım.La 15 ani am urmat un curs de paramedici Și am devenit voluntar pe o ambulanță.
15 yaşımdayken acil müdahale kursuna gittim, sonrasında gönüllü olarak bir ambulansta çalışmaya başladım.Mit 15 machte ich einen Sanitäterkurs und ging als Freiwilliger in den Rettungsdienst.
15 yaşımdayken acil müdahale kursuna gittim, sonrasında gönüllü olarak bir ambulansta çalışmaya başladım.Όταν ήμουν 15, παρακολούθησα ένα μάθημα Πρώτων Βοηθειών κι έγινα εθελοντής σε ασθενοφόρο.
15 yaşımdayken acil müdahale kursuna gittim, sonrasında gönüllü olarak bir ambulansta çalışmaya başladım.В 15 лет я прошёл курс обучения на врача "скорой" и пошёл работать волонтёром в "скорую помощь".
15 yaşımdayken acil müdahale kursuna gittim, sonrasında gönüllü olarak bir ambulansta çalışmaya başladım.Когато бях на 15 се записах на курс за спешна доболнична помощ и станах доброволец в линейка.
15 yaşımdayken acil müdahale kursuna gittim, sonrasında gönüllü olarak bir ambulansta çalışmaya başladım.У 15 років я пройшов курс навчання до команди з надзвичайних ситуацій і пішов волонтером на швидку допомогу.
15 yaşımdayken acil müdahale kursuna gittim, sonrasında gönüllü olarak bir ambulansta çalışmaya başladım.בגיל 15 לקחתי קורס חובשים, והלכתי להתנדב על אמבולנס.
15 yaşımdayken acil müdahale kursuna gittim, sonrasında gönüllü olarak bir ambulansta çalışmaya başladım.عندما كان عمري 15، أخذت دورة إسعافات أولية وذهبت للتطوع في سيارة إسعاف.
15 yaşımdayken acil müdahale kursuna gittim, sonrasında gönüllü olarak bir ambulansta çalışmaya başladım.救急車でボランティアをしました 2年間 エルサレムでやっていました
1 metreküp kurşun 1 metreküp kuş tüyünden daha ağırdır. -Metr krychlový olova bude vážit mnohem více než metr krychlový peří.
1 metreküp kurşun 1 metreküp kuş tüyünden daha ağırdır. -Um metro cúbico de chumbo vai pesar muito mais do que um metro cúbico de penas.
1 metreküp kurşun 1 metreküp kuş tüyünden daha ağırdır. -Един куб. метър олово ще тежи много повече от куб. метър пера.
1 metreküp kurşun 1 metreküp kuş tüyünden daha ağırdır. -מטר מעוקב של עופרת תשקול יותר ממטר מעוקב של נוצות.
1 SAAT Kurşun, erkek [içinde]: - yolu var mı?1 Assista chumbo menino, [Within.]: - O que forma?
1 SAAT Kurşun, erkek [içinde]: - yolu var mı?1 Guarda Piombo, ragazzo [Within.]: - Che modo?
1 SAAT Kurşun, erkek [içinde]: - yolu var mı?1 HODINKY Olovo, chlapče [do.]: - Akým spôsobom?
1 SAAT Kurşun, erkek [içinde]: - yolu var mı?1 HODINKY Olovo, chlapče [do.]: - Jakým způsobem?