kundaklama ile cümle
kundaklama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Onlar bunun kundaklama olduğunu düşünüyor.They think it was arson.
Kundaklama cezai bir suçtur.Arson is a criminal act.
Müfettişler bunun kundaklama olduğunu söylüyor.Investigators say it was arson.
Sami kundaklama ve cinayetle suçlanıyordu.Sami was charged with arson and murder.
Sami kundaklamayla suçlanıyordu.Sami was charged with arson.
Kriminalpolizei ağırlıklı olarak tecavüz, cinayet ve kundaklama gibi ciddi suçlarla ilgileniyordu.The Kriminalpolizei was mainly concerned with serious crimes such as rape, murder and arson.
Bu yangınların çoğu kundaklama sonucu çıkmıştır.Several of these tests almost flew.
FLNC Korsika'da yaşayan Fransızlara ait ne varsa hepsini kundaklamaya çalışmaktadır.The FLNC has continued its attacks against the properties of French mainlanders living on Corsica.
Sizlere şimdi bebek kundaklamayı göstereceğim.So I'm going to show you how to swaddle a baby.
Kraliyet Mezarları, muhtemelen bir kundaklama sonucunda yerle bir edilmişti.The Royal Tombs had been destroyed by suspected arson.
Geçtiğimi hafta meydana gelen iki ayrı kundaklama olayında en az altı dükkan yok oldu.Two separate outbreaks of arson destroyed at least six shops last week.
Yağma ve kundaklamaSacking and arson
Kundaklamanın bebek üzerindeki fiziksel ve psikolojik etkileri oldukça tartışmalıdır.Dabei setze seelische und körperliche Beeinflussung der werdenden Mutter den Geburtsschmerz herab.
Bu yangınların çoğu kundaklama sonucu çıkmıştır.Die Mehrzahl der Einsätze sind Brandeinsätze.
Kundaklamanın bebek üzerindeki fiziksel ve psikolojik etkileri oldukça tartışmalıdır.Les détails physiques et psychologiques de l'autoportrait sont très soignés.
2008 yılında ahşap pagoda bir kundaklama sonucu çıkan yangında ağır zarar gördü.En enero de 2008 Gasa Dzong fue gravemente dañada por un incendio.
Kriminalpolizei ağırlıklı olarak tecavüz, cinayet ve kundaklama gibi ciddi suçlarla ilgileniyordu.Erano anche chiamati a giudicare su crimini particolarmente gravi come l'omicidio o la stregoneria.
2008 yılında ahşap pagoda bir kundaklama sonucu çıkan yangında ağır zarar gördü.В 2008 году заброшенное здание значительно повреждено пожаром.
Bugün bile bu kundaklamanın gerçek olup olmadığı açıklığa kavuşturulamadı.В то же время до сих пор неизвестно, действительно ли по-настоящему вымер этот вид, или нет.
2008 yılında ahşap pagoda bir kundaklama sonucu çıkan yangında ağır zarar gördü.Em 2008, o pagode de madeira em cima do portão foi seriamente danificado por um incêndio criminoso.
Bu yangınların çoğu kundaklama sonucu çıkmıştır.A maior parte das queimaduras pode ser prevenida.
Kriminalpolizei ağırlıklı olarak tecavüz, cinayet ve kundaklama gibi ciddi suçlarla ilgileniyordu.De Kriminalpolizei hield zich voornamelijk bezig met ernstige misdaden, zoals moord en verkrachting.
Yangının, kundaklama olduğu ortadadır.Hij denkt dat er brand is en klopt aan.
Bugün bile bu kundaklamanın gerçek olup olmadığı açıklığa kavuşturulamadı.Чи правда це було, чи ні важко сьогодні встановити.
Ancak yangının bir kundaklama olduğuna emin olmasına rağmen olay anını bir türlü hatırlayamaz.Однак, через аварію Олесь погано пам'ятає хто він.
(Almanca) (Ya Aziz Floriyan, benim haneyi kurtar, diğerleri kundaklama)Florian, verschon mein Haus, zünd andre an.“ (Ó svatý Floriáne, ušetři můj dům, zapal jiný.).
Bugün bile bu kundaklamanın gerçek olup olmadığı açıklığa kavuşturulamadı.Hogy ez valóban igaz volt-e, vagy sem, ma sem világos.
Bu yangınların çoğu kundaklama sonucu çıkmıştır.A veszteségek nagy részét a tüzérség okozta.
Fiziki saldırılar, kundaklama kullanılan yöntemlerdir.Silvottuja ruumiita, harjoituksia.
Bu yangınların çoğu kundaklama sonucu çıkmıştır.Τελικά, οι περισσότερες από αυτές τις διαρροές, αποδείχτηκαν αληθείς.
FLNC Korsika'da yaşayan Fransızlara ait ne varsa hepsini kundaklamaya çalışmaktadır.Mereka juga ingin agar semua anggota FLNC yang dipenjara di Prancis agar dipindah ke penjara di Korsika.
Kriminalpolizei ağırlıklı olarak tecavüz, cinayet ve kundaklama gibi ciddi suçlarla ilgileniyordu.刑事警察は、主に強姦、殺人、放火等の重大な刑法犯罪の捜査を行なった。
Bu yangınların çoğu kundaklama sonucu çıkmıştır.ほとんどの巫女が火の属性である。
Tarihi antik dönemlere dayanan kundaklama işlemi, 17. yüzyılda Avrupa'da popülaritesini yitirmiştir.现代外交豁免權的概念主要是在17世紀中的歐洲形成的。
Sigorta parasını kazanmak için kundaklama nadir değildi.Prodaja proizvoda za gotov novac bila je rijetkost.
Bugün bile bu kundaklamanın gerçek olup olmadığı açıklığa kavuşturulamadı.V tistem trenutku nisem razmišljala, ali je seštevek pravi ali ne.
Buna kundaklama, çarpık kentleşme, asit yağmurunu dahil edebiliriz ve tabii ki terörizm ve savaşlar da cabası.Aceasta include incendierea, extinderea urbană, ploaia acidă și să nu uităm terorismul și războaiele.
Buna kundaklama, çarpık kentleşme, asit yağmurunu dahil edebiliriz ve tabii ki terörizm ve savaşlar da cabası.Ceci comprend les incendies volontaires, l'expansion urbaine, les pluies acides, sans oublier
Buna kundaklama, çarpık kentleşme, asit yağmurunu dahil edebiliriz ve tabii ki terörizm ve savaşlar da cabası.Gli incendi dolosi, l'allargamento urbano, le piogge acide, per non parlare di terrorismo e di guerre.
Buna kundaklama, çarpık kentleşme, asit yağmurunu dahil edebiliriz ve tabii ki terörizm ve savaşlar da cabası.Isto inclui fogo posto, expansão urbana, chuva ácida, para não mencionar o terrorismo e as guerras.
Buna kundaklama, çarpık kentleşme, asit yağmurunu dahil edebiliriz ve tabii ki terörizm ve savaşlar da cabası.Jde například o žhářství, rozšiřování velkoměst, kyselé deště, nehledě na terorismus a války.
Buna kundaklama, çarpık kentleşme, asit yağmurunu dahil edebiliriz ve tabii ki terörizm ve savaşlar da cabası.테러나 전쟁은 말할 필요도 없고, 방화나 도시의 무질서한 확장,
Buna kundaklama, çarpık kentleşme, asit yağmurunu dahil edebiliriz ve tabii ki terörizm ve savaşlar da cabası.Như là đốt phá, sự bành trướng của đô thị, mưa axit, đấy là chưa kể đến khủng bố và chiến tranh.
Buna kundaklama, çarpık kentleşme, asit yağmurunu dahil edebiliriz ve tabii ki terörizm ve savaşlar da cabası.Takie jak podpalenie niekontrolowana zabudowa miejska kwaśne deszcze, nie wspominając o wojnach i terroryzmie.
Buna kundaklama, çarpık kentleşme, asit yağmurunu dahil edebiliriz ve tabii ki terörizm ve savaşlar da cabası.Termasuk pembakaran, pengembangan kota, hujan asam, dan juga terorisme dan perang
Buna kundaklama, çarpık kentleşme, asit yağmurunu dahil edebiliriz ve tabii ki terörizm ve savaşlar da cabası.Μιλάμε για εμπρησμούς, αστική εξάπλωση, όξινη βροχή, για να μην αναφέρω την τρομοκρατία και τους πολέμους.
Buna kundaklama, çarpık kentleşme, asit yağmurunu dahil edebiliriz ve tabii ki terörizm ve savaşlar da cabası.Това включва палежи, разраствания на градовете, киселинен дъжд, да не говорим за тероризъм и войни.
Buna kundaklama, çarpık kentleşme, asit yağmurunu dahil edebiliriz ve tabii ki terörizm ve savaşlar da cabası.Это и поджоги и расширение городов и кислотные дожди, вне всякого сомнения войны и терроризм.
Buna kundaklama, çarpık kentleşme, asit yağmurunu dahil edebiliriz ve tabii ki terörizm ve savaşlar da cabası.זה כלל הצתות, התפשטות עירונית, גשם חומצי, ושלא נזכיר
Buna kundaklama, çarpık kentleşme, asit yağmurunu dahil edebiliriz ve tabii ki terörizm ve savaşlar da cabası.هذا يشمل الحرق العمد والتوسع العمراني العشوائي المطر الحمضي ودون ذكر
Buna kundaklama, çarpık kentleşme, asit yağmurunu dahil edebiliriz ve tabii ki terörizm ve savaşlar da cabası.都市の乱開発 酸性雨もあります テロや戦争は言うに及ばないでしょう
Kraliyet Mezarları, muhtemelen bir kundaklama sonucunda yerle bir edilmişti.A Királyi Sírokat elpusztították, valószínűleg gyújtogatás történt.
Kraliyet Mezarları, muhtemelen bir kundaklama sonucunda yerle bir edilmişti.De koninklijke graftombe was vernield vermoedelijk door brandstichting.
Kraliyet Mezarları, muhtemelen bir kundaklama sonucunda yerle bir edilmişti.Die Royal Tombs waren zerstört worden, vermutlich durch Brandstiftung.
Kraliyet Mezarları, muhtemelen bir kundaklama sonucunda yerle bir edilmişti.Grobowce Kasubi zostały zniszczone, prawdopodobnie w wyniku podpalenia.
Kraliyet Mezarları, muhtemelen bir kundaklama sonucunda yerle bir edilmişti.왕릉이 소실됐다는 매우 슬픈 뉴스를 받았었지요.
Kraliyet Mezarları, muhtemelen bir kundaklama sonucunda yerle bir edilmişti.Královská hrobka byla zničena zřejmě úmyslně založeným požárem.
Kraliyet Mezarları, muhtemelen bir kundaklama sonucunda yerle bir edilmişti.Las tumbas reales habían sido destruidas por un incendio que se cree fue intencional.
Kraliyet Mezarları, muhtemelen bir kundaklama sonucunda yerle bir edilmişti.Les tombeaux des rois avaient été détruits dans un incendie probablement volontaire.
Kraliyet Mezarları, muhtemelen bir kundaklama sonucunda yerle bir edilmişti.Le Tombe Reali di Kasubi erano state distrutte da un incendio doloso sospetto.
İlgili Sayfalar