Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Anh ấy cờ bạc, vì thế nên không thể đi làm được và đổ hết mọi sự phẫn nộ lên đầu cô
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Bil je hazarder - zato ni dobil zaposlitve - in svoje frustracije je znašal nad njo.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Byl to ten gamblerský typ - proto nezaměstnatelný. Své frustrace si vybíjel na ní.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Él era del tipo jugador, y por lo tanto desempleado, y proyectaba sus frustraciones en ella.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.El juca jocuri de noroc şi ca urmare era greu să-şi găsească de lucru şi îşi vărsa frustrarea pe soţia lui.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Era un giocatore d'azzardo -- quindi inadatto ad essere assunto -- e sfogava le sue frustrazioni su di lei.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Er war eine Spielernatur -- und daher nicht vermittelbar -- und er ließ seine Frustration an ihr aus.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Hij was een gokverslaafde -- en raakte daardoor niet aan werk -- en hij reageerde zijn frustraties op haar af.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Il jouait - et était donc sans emploi,- et passait ses frustrations sur elle.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.그 남편은 도박가 종류의, 그래서 고용이 되기 어려운 사람 이었고, 그의 좌절감을 아내에게 풀어댔습니다.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Lubił hazard i dlatego nie miał szans na zatrudnienie, i frustrację wyładowywał na żonie
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Suaminya adalah penjudi -- dan tidak dapat bekerja, sehingga -- dan melampiaskan rasa frustasi kepadanya
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Szerencsejátékos típus volt -- ami miatt nem lehett foglalkoztatni -- és Saimán töltötte ki a csalódottságát.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Ήταν τζογαδόρος και άνεργος οπότε έβγαζε τα προβλήματά του πάνω της.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Он был игрок по натуре, кроме того, безработный, поэтому своё разочарование он выплёскивал на неё.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Той е бил комарджия и безработен, затова е пренасял емоциите си върху нея.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.הוא היה מעין טיפוס מהמר -- ובלתי מועסק, ולכן -- והוציא את התסכולים שלו עליה.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.كان من النوع المقامر -- ولأجل هذا، لم يكن أحد ليعرض عليه العمل-- وكان يلقي بإحباطه عليها.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.そのイライラをすべて彼女に吐き出していました 彼女が次女を出産した時に
Böyle kumarbaz olmaz..I'm going to the polls tomorrow, this guy
Madam Hong bile gerçekten bir kumarbaz olduğunu bilmiyordu.Aber auch Frau Hong wusste wirklich nicht, dass er ein Spieler war.
Madam Hong bile gerçekten bir kumarbaz olduğunu bilmiyordu.Ale nawet pani Hong nie wiedziała że był on hazardzistą
Madam Hong bile gerçekten bir kumarbaz olduğunu bilmiyordu.Ma anche la signora Hong non lo sapeva che lui era un giocatore d'azzardo.
Madam Hong bile gerçekten bir kumarbaz olduğunu bilmiyordu.Mais même Mme Hong ignorait vraiment que c'était un joueur.
Madam Hong bile gerçekten bir kumarbaz olduğunu bilmiyordu.Nici macar doamna Hong nu stia ca era un jucator.
Madam Hong bile gerçekten bir kumarbaz olduğunu bilmiyordu.Tapi bahkan Nyonya Hong benar-benar tidak tahu kau dia adalah penjudi?
Madam Hong bile gerçekten bir kumarbaz olduğunu bilmiyordu.Αλλά ούτε η Μαντάμ Χονγκ ήξερε πραγματικά πως ήταν τζογαδόρος.
Madam Hong bile gerçekten bir kumarbaz olduğunu bilmiyordu.لكن حتى السيدة هـونغ لم تعلم بأنه مغامر بحق
Örneğin Kasa 21, tamamı kompülsif kumarbazlarla doluydu.예를 들어 볼트 21은 못말리는 도박 중독자들로 가득차 있었구요.
Örneğin Kasa 21, tamamı kompülsif kumarbazlarla doluydu.Alla de andra var bygga för att ikludera "sociala experiment".
Örneğin Kasa 21, tamamı kompülsif kumarbazlarla doluydu.Dla przykładu, Krypta 21, wypełniona była po brzegi ludźmi uzależnionymi od hazardu.
Örneğin Kasa 21, tamamı kompülsif kumarbazlarla doluydu.Il Vault 21, per esempio era pieno di giocatori d'azzardo incalliti.
Örneğin Kasa 21, tamamı kompülsif kumarbazlarla doluydu.Kluis 21, bijvoorbeeld, zat vol met gokverslaafden.
Örneğin Kasa 21, tamamı kompülsif kumarbazlarla doluydu.L'Abri 21 par exemple, était uniquement constitué de joueurs compulsifs.
Örneğin Kasa 21, tamamı kompülsif kumarbazlarla doluydu.Vault 21 byl například naplněn jen hazardními hráči.
Örneğin Kasa 21, tamamı kompülsif kumarbazlarla doluydu.Vault 21, zum Beispiel, beherbergte nur exzessive Glücksspieler.
Örneğin Kasa 21, tamamı kompülsif kumarbazlarla doluydu.Το Καταφύγιο 21 για παράδειγμα... ήταν γεμάτο με παθολογικούς τζογαδόρους.
Örneğin Kasa 21, tamamı kompülsif kumarbazlarla doluydu.Например, убежище 21 было наполнено людьми с острой зависимостью от азартных игр.
Para aldınız ve kumarbazlara yer sağladınız.Bagaimanapun. Untuk meminjamkan sanggar untuk perjudian setelah menerima uang...
Para aldınız ve kumarbazlara yer sağladınız.In fine. Pentru ca ati inchiriat sala unor jucatori impatimiti, dupa ce ati primit bani..
Para aldınız ve kumarbazlara yer sağladınız.Na ja. Sie haben Geld bekommen und Ihr Studio an Spekulationssuchenden geboten...
Para aldınız ve kumarbazlara yer sağladınız.Nieważne. Za użyczanie studia dla hazardu po otrzymaniu pieniędzy
Para aldınız ve kumarbazlara yer sağladınız.Peu importe. Pour avoir prêté votre local à des joueurs compulsifs après avoir reçu de l'argent...
Para aldınız ve kumarbazlara yer sağladınız.Τέλος πάντων. Για την παροχή της σχολής σου επι πληρωμή σε κατά συρροή τζογαδόρους..
Para aldınız ve kumarbazlara yer sağladınız.В любом случае, вы предоставили место для незаконных игр и получили деньги..
Para aldınız ve kumarbazlara yer sağladınız.أياً كان.. لإعارتك الاستوديو لمدمني القمار وتلقيكِ المال...
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Compulsieve gokkers zijn experten in zelfbedrog.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.I giocatori compulsivi sono esperti di autoinganno.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Jucătorii de noroc împătimiți sunt experți în autoamăgire.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.강박적인 도박사는 자신을 속이는데 전문가입니다.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Les joueurs compulsifs sont experts dans l'aveuglement.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Los jugadores compulsivos son expertos en autoengaño.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Nałogowi hazardziści to eksperci w samozakłamaniu.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Notorickí gembleri sú experti v sebaklame.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Os jogadores compulsivos são especialistas na autoilusão.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Spielsüchtige sind Experten für Selbsttäuschung.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Зависимые игроки являются экспертами в самообмане.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Пристрастените комарджии са експерти в самозаблуда.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.מהמרים כפייתיים הם מומחים בהונאה-עצמית.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.المقامرون القهريون هم خبراء في الخداع الذاتي.