"Iddia ediyorum kumarin yapamazsin." dedi bana."Бас държа, че не можете да направите кумарин."
"Iddia ediyorum kumarin yapamazsin." dedi bana.Он говорит мне: "ёМогу поспорить, вы не сможете создать кумарин".
"Iddia ediyorum kumarin yapamazsin." dedi bana.הוא אמר לי. "מתערב איתך שאתה לא יכול לעשות קומארין."
"Iddia ediyorum kumarin yapamazsin." dedi bana.قال لي. "أراهن أنك لا تستطيع إنتاج الكومارين."
"Iddia ediyorum kumarin yapamazsin." dedi bana.クマリンは香水に使用される非常にありふれた物質で
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağımPour cette démonstration, la manette Wii est sur l'écran.
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağım TV nin yanında duruyor.A jako další demo mám tento Wii ovladač, který je vedle televize.
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağım TV nin yanında duruyor.A második bemutatóhoz kell ez a Wii vezérlő amit egy tv mellé rakunk.
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağım TV nin yanında duruyor.Für das nächste Beispiel liegt der Wii Controller neben dem TV.
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağım TV nin yanında duruyor.Na druhú ukážku mám tento ovládač Wii, ktorý je položený vedľa televízora.
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağım TV nin yanında duruyor.Para a segunda demonstração, eu tenho este comando Wii que está ao pé da televisão.
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağım TV nin yanında duruyor.Para la segunda demostración, tengo este control remoto de Wii que está ubicado al lado del televisor.
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağım TV nin yanında duruyor.Pentru al doilea demo, am acest controller Wii care se afla lângă TV.
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağım TV nin yanında duruyor.Per la seconda dimostrazione, ho questo Wii remote posizionato di fianco alla TV.
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağım TV nin yanında duruyor.Till nästa demo har jag en Wii-kontroll som ligger vid sidan av TV:n.
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağım TV nin yanında duruyor.Umieszczę teraz wiilota obok telewizora.
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağım TV nin yanında duruyor.Untuk demonstrasi kedua, saya memiliki pengendali Wii ini yang sebenarnya ada di sebelah TV.
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağım TV nin yanında duruyor.Với bản demo thứ hai, tôi đặt chiếc điều khiển Wii này ngay bên cạnh TV.
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağım TV nin yanında duruyor.Voor de tweede demo heb ik deze Wii Remote bij de TV staan.
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağım TV nin yanında duruyor.Za drugo predstavitev sem krmilnik Wii Remote namestil poleg televizije.
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağım TV nin yanında duruyor.Για τη δεύτερη παρουσίαση, έχω αυτό το χειριστήριο Wii που βρίσκεται δίπλα στην τηλεόραση.
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağım TV nin yanında duruyor.Для второй демонстрации, у меня есть этот контроллер Ви, который расположен напротив телевизора.
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağım TV nin yanında duruyor.Для другої демонстрації, у мене є цей контролер Ві, який розміщений навпроти телевізора.
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağım TV nin yanında duruyor.За втората демонстрация имаме това дистанцонно Wii, което всъщност е до телевизора.
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağım두번째로 보여드릴 것은, Wii 조종기가
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağımעבור ההדגמה השניה, יש לי את שלט ה-Wii הזה
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağımللعرض الثاني، وضعت جهاز التحكم
İkinci demo için bu Wii kumandasını kullanacağımテレビの方に取り付けます
İkincisi ise kumar.두번째는 도박입니다.
İkincisi ise kumar.וההגדרה השנייה - הימורים
İkincisi ise kumar.وثانيا: المقامرة.
İkincisi ise kumar.確かに デザイン中は
İlk olarak kamışı bir parça kumaşa sürün ve şişenin üzerine koyun.빨대를 옷에 문지른뒤 그것을 병의 위에 잘 놓으세요.
İngiltere'de yasal olarak verebilecekleri en az ödül, makinenin kumar oynayanlardan topladığı paranın %70'i.Dan di Inggris persentase minimum mereka secara sah dapat membayar kembali adalah tujuh puluh persen.
İngiltere'de yasal olarak verebilecekleri en az ödül, makinenin kumar oynayanlardan topladığı paranın %70'i.Във Великобритания минималния процент, който могат обратно да изплатят е 70%.
İngiltere'de yasal olarak verebilecekleri en az ödül, makinenin kumar oynayanlardan topladığı paranın %70'i.つまり、スロットに10ポンド入れても、
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.În cazul primului avion, comanda a fost asigurată de creierul lui Orville şi al lui Wilbur.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.In het eerste menselijke vliegtuig was die bestuurder het brein van Orville en Wilbur in de cockpit.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.인간이 만든 첫 비행기의 제어 장치는 조종석에 앉아 있는 라이트 형제의 뇌였습니다.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.le cerveau d'Orville et Wilbur assis dans le cockpit.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.No primeiro avião, o controlador era basicamente os cérebros de Orville e Wilbur sentados no "cockpit".
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.Orville és Wilbur agya volt, akik a pilótafülkében ültek.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.Und im ersten Flugzeug war die Steuerung das Gehirn von Orville und Wilbur, die im Cockpit saßen.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.ובמטוסים הראשון, הבקר היה בעצם מוחם של אורוויל וויילבור שיושבים בתא הטייס.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.وفي أول طائرة صنعها الإنسان، كان جهاز التحكم هو دماغي أورفيل وويلبر الجالسين في غرفة القيادة.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.コクピットのライト兄弟の脳みそだった これをハエと比べるとどうだろう
İşte biyolojik besinler, ilk kumaşlar - çıkan su içecek kadar temiz.Astfel, nutrienții biologici, primele materiale -- apa care ieșea era destul de curată pentru a fi băută.
İşte biyolojik besinler, ilk kumaşlar - çıkan su içecek kadar temiz.Die biologischen Nährstoffe, die erste Textilwaren -- das Abwasser hatte Trinkwasserqualität.
İşte biyolojik besinler, ilk kumaşlar - çıkan su içecek kadar temiz.생물학적 영양 물질, 최초의 직물들이죠. -- 거기서 나온 물이 마실 수 있을만큼 깨끗했습니다.
İşte biyolojik besinler, ilk kumaşlar - çıkan su içecek kadar temiz.Så de biologiske næringsstoffer, de første stoffer - det vand der kom ud, var rent nok til at drikke.
İşte biyolojik besinler, ilk kumaşlar - çıkan su içecek kadar temiz.Takže ty biologické živiny, ta první vlákna - voda, která odcházela, byla dost čistá na pití.
İşte biyolojik besinler, ilk kumaşlar - çıkan su içecek kadar temiz.Έτσι τα βιολογικά θρεπτικά συστατικά, τα πρώτα υφάσματα -- το νερό που έβγαινε ήταν πόσιμο.
İşte biyolojik besinler, ilk kumaşlar - çıkan su içecek kadar temiz.אז ההזנה הביולוגית, הבדים הראשונים המים שיצאו החוצה מהמפעל היו מספיק נקיים לשתייה.
İşte biyolojik besinler, ilk kumaşlar - çıkan su içecek kadar temiz.كذلك المواد الغذائية البيولوجية، الأول عبارة عن قماش-- الماء الخارج نظيف بما فيه الكفاية للشرب.
İşte biyolojik besinler, ilk kumaşlar - çıkan su içecek kadar temiz.工場の排水は飲めるほどきれいです 技術的栄養の例は ショーカーペットの 何度でも再利用できるじゅうたんです
İşte minik kumaş çiftliğim.3日もすれば
İşte minik kumaş çiftliğim.Aceasta e mica mea fermă de stofă.
İşte minik kumaş çiftliğim.Dies ist also meine Miniatur-Stofffarm.
İşte minik kumaş çiftliğim.Dit is mijn miniweefselkwekerij.
İşte minik kumaş çiftliğim.Ecco qui la mia mini fabbrica di tessuto.