kuma ile cümle

kuma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.C"était comme la manne du ciel.
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.Det var som manna från himlen.
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.Era come la manna dal cielo.
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.Era como maná caído del cielo.
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.Era mană cerească.
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.Es war wie Manna vom Himmel.
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.Foi como um maná caído do céu.
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.Het was als manna uit de hemel.
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.아마 하늘에서 내려온 음식인 만나(manna)처럼 느껴지지 않았을까요?
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.Nó giống như là thức ăn từ thiên đường vậy.
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.Olyan volt mint az égből jövő manna.
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.Seperti manna dari surga.
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.To było jak manna z nieba.
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.'Ηταν σαν το μάννα εξ'ουρανού.
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.Това било като манна небесна.
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.Це було як манна небесна.
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.Это была как манна небесная.
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.זה היה כמו מן מהשמיים.
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.لقد كانت هبة من الجنة
Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir şeydi.彼らが体験してきた
Buna Las Vegas'ta bir kumarhanede dokunma şansı yakaladım.실제로 제가 라스베가스의 한 카지노에서 직접 만져보기도 했습니다.
Buna Las Vegas'ta bir kumarhanede dokunma şansı yakaladım.שממש אחזתי בעצמי בקזינו בלאס וגאס,
Buna Las Vegas'ta bir kumarhanede dokunma şansı yakaladım.و التي تمكنت من حملها في كازينو لاس فيغاس،
Buna Las Vegas'ta bir kumarhanede dokunma şansı yakaladım.もちろんこれはアメリカ製です
Bunlar aslında "muslin"e (kumaş) sarılmış ve bitkisel boyalarda bekletilmiş teller.Acestea sunt reticule înfășurate în muselină și îmbibate în vopsele vegetale.
Bunlar aslında "muslin"e (kumaş) sarılmış ve bitkisel boyalarda bekletilmiş teller.Chúng thực ra là dây kim loại cuốn quanh vải muxơlin và được ngâm vào thuốc nhuộm rau.
Bunlar aslında "muslin"e (kumaş) sarılmış ve bitkisel boyalarda bekletilmiş teller.Diese Drähte sind mit Musselin umgewickelt und mit pflanzlicher Farbe gefärbt.
Bunlar aslında "muslin"e (kumaş) sarılmış ve bitkisel boyalarda bekletilmiş teller.Dit zijn draden die in mousseline zijn gehuld, en gedrenkt zijn in plantaardige verf.
Bunlar aslında "muslin"e (kumaş) sarılmış ve bitkisel boyalarda bekletilmiş teller.Estos son en realidad alambres forrados en muselina y sumidos en tintes vegetales.
Bunlar aslında "muslin"e (kumaş) sarılmış ve bitkisel boyalarda bekletilmiş teller.Ezek tulajdonképpen muszlinba tekert vezetékek, festékkel átitatva.
Bunlar aslında "muslin"e (kumaş) sarılmış ve bitkisel boyalarda bekletilmiş teller.이것은 모슬린 천으로 철사를 싸서 식물성 염료로 물들인 것입니다.
Bunlar aslında "muslin"e (kumaş) sarılmış ve bitkisel boyalarda bekletilmiş teller.To druty owinięte muślinem i zanurzone w barwniku roślinnym.
Bunlar aslında "muslin"e (kumaş) sarılmış ve bitkisel boyalarda bekletilmiş teller.Voilà par exemple des fils enveloppés de mousseline, et plongés dans une teinture végétale.
Bunlar aslında "muslin"e (kumaş) sarılmış ve bitkisel boyalarda bekletilmiş teller.Αυτά είναι στην πραγματικότητα καλώδια τυλιγμένα με μουσελίνα και εμποτισμένα σε φυτική βαφή.
Bunlar aslında "muslin"e (kumaş) sarılmış ve bitkisel boyalarda bekletilmiş teller.В этих работах настоящие провода завернуты в кисеи и окрашены специальным растительным красителем.
Bunlar aslında "muslin"e (kumaş) sarılmış ve bitkisel boyalarda bekletilmiş teller.Това всъщност са жици, обвити в муселин и натопени в зеленчукова боя.
Bunlar aslında "muslin"e (kumaş) sarılmış ve bitkisel boyalarda bekletilmiş teller.Це, насправді, дроти, загорнуті в муслін та занурені у рослинний барвник.
Bunlar aslında "muslin"e (kumaş) sarılmış ve bitkisel boyalarda bekletilmiş teller.אלה בעצם חוטים מלופפים במוסלין שנטבלו בצבע צמחי.
Bunlar aslında "muslin"e (kumaş) sarılmış ve bitkisel boyalarda bekletilmiş teller.وهي في الواقع عبارة عن مجموعة أسلاك ملفوفة في نسيج قطني ويتم غمسها في الصبغة النباتية.
Bunlar aslında "muslin"e (kumaş) sarılmış ve bitkisel boyalarda bekletilmiş teller.植物染料で染めてあります さらに彼女は鑑賞者が
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Ceux-ci proviennent d'avions radiocommandés.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.De er fra fjernstyrede flyvemaskiner.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Estas salieron de aviones a control remoto.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Estes são de aviões de controlo remoto.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Ezek távirányítós repülők részei.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Ini dari pesawat terbang dengan kendali jarak jauh.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.이 부품들은 리모콘으로 조절하는 비행기에서 나왔습니다.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Nämä on tarkoitettu radio-ohjattuihin lennokkeihin.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Questi erano parte del telecomando di un areoplano.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Sie sind von ferngesteuerten Flugzeugen.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Sunt de la avioane cu telecomandă.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Sú z diaľkovo ovládaných lietadiel.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.To części ze zdalnie sterowanych samolotów.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Ze komen uit op-afstand-bestuurbare vliegtuigen.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Αυτά είναι από τηλεχειριστήριο αεροπλάνων.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Вони від літаків з дистанційним керуванням.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Тези са от самолетчета с дистанционно.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.Это части самолётов на дистанционном управлении.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.חלקים אלה הם ממטוסים הטסים בשלט-רחוק.
Bunlar uzaktan kumandalı uçaklardan alındı.هذه من طائرات التحكم عن بعد.

İlgili Sayfalar