2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.В две измерения, ако направите например тъкан от тях, те са 30 пъти по-здрави от кевлар.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.В двух измерениях, если например из них сделать ткань, то она будет в 30 раз прочнее, чем кевлар.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.Якщо створити з них матеріал двомірної\двошарової структури, вони в 30 разів міцніше ніж кевлар.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanızSe si realizza un tessuto in due dimensioni
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanızבשני מימדים, אם יוצרים מהן אריג,
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanızو في بعدين , يمكنك ان تصنع , شيء يعمل كاساس لشيء اخر منها ,
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanızケプラーの30倍の強度がある
4. yüzyılda kuma çizdiği şekillerin yegâne kaynağı.모래에 그린 도형들의 중요한 자료들이니까요
4. yüzyılda kuma çizdiği şekillerin yegâne kaynağı.הם מקור יחודי לדיאגרמות
4. yüzyılda kuma çizdiği şekillerin yegâne kaynağı.التي رسمها أرخميدس في القرن الرابع قبل الميلاد.
4. yüzyılda kuma çizdiği şekillerin yegâne kaynağı.それが今ご覧いただいている画像です
ABD'de bir el Kaide ortağını tutukladı, uzaktan kumandalı dron hava araçları kullanarak알카에다 관련자를 체포했는데 이 사람은 무선으로 조정되는 이 작은 비행기에
ABD'de bir el Kaide ortağını tutukladı, uzaktan kumandalı dron hava araçları kullanarakאדם המשתייך לאל-קאעידה, שתיכנן להשתמש במזל"טים כאלה
ABD'de bir el Kaide ortağını tutukladı, uzaktan kumandalı dron hava araçları kullanarakعلى أحد أعضاء القاعدة في الولايات المتحدة، الذي خطط لاستخدام طائرات تحكم عن بعد
ABD'de bir el Kaide ortağını tutukladı, uzaktan kumandalı dron hava araçları kullanarakこのようなリモコン無人飛行機に C4爆弾を載せ
Ağaçlarda insanlar var, önüne kumaş seren insanlar var, havarileri Hz.Alle elementen die zijn uitgetekend in de evangeliën zie je hier.
Ağaçlarda insanlar var, önüne kumaş seren insanlar var, havarileri Hz.Vidíme lidi na stromech, lidi, co před něho pokládají koberce a taky vidíme apoštoly, jak za ním kráčejí,
Ağaçlarda insanlar var, önüne kumaş seren insanlar var, havarileri Hz.Є люди на деревах, є люди, що стелять тканину перед Ним, і апостоли, що йдуть за Ним.
Alevler kendisini sardıkça üstündeki kumaşın yanmaya başladığını görebiliyoruz.Драпировка ее одежды истолковывается как пламя охватывающее ее.
Alevler kendisini sardıkça üstündeki kumaşın yanmaya başladığını görebiliyoruz.У її накидці майже читається як полум'я огортає її.
Ama bunu nasıl yaparsın? Kumarhane de ne demek oluyor?Ma, come puoi tu? <br />Cosa vuol dire casa di gioco d'azzardo? <br />
Ama bunu nasıl yaparsın? Kumarhane de ne demek oluyor?Πως μπόρεσες; Τι εννοείς λέγοντας παράνομος τζόγος;
Ama bunu nasıl yaparsın? Kumarhane de ne demek oluyor?لكن، كيف لكِ!؟ مالذي تعنيه بـبيت قمار؟
Ama gitmeyenler anlattıklarımı öğrenmek zorunda. Pekala, Şu şeytan işi kumandayı alalım.Pero, oigan, hay cosas que deben aprender, como... bien, aquí tengo el maldito mando.
Ama onun yerine burada örnekler var, zaten 3 boyutlu kumaşlar basabiliyoruz, ki bu çok enteresan.Amint a példa mutatja, textileket lehetséges már ma 3D-ben nyomtatni, és ez roppant érdekes.
Ama onun yerine burada örnekler var, zaten 3 boyutlu kumaşlar basabiliyoruz, ki bu çok enteresan.Et voilà quelques exemples, ici vous pouvez imprimer votre textile 3D ce qui est très intéressant.
Ama onun yerine burada örnekler var, zaten 3 boyutlu kumaşlar basabiliyoruz, ki bu çok enteresan.Hier Beispiele dafür, dass man Textilien bereits in 3D drucken kann, was sehr interessant ist.
Ama onun yerine burada örnekler var, zaten 3 boyutlu kumaşlar basabiliyoruz, ki bu çok enteresan.Hier zijn voorbeelden: textiel kun je al 3D-printen, wat erg interessant is.
Ama onun yerine burada örnekler var, zaten 3 boyutlu kumaşlar basabiliyoruz, ki bu çok enteresan.하지만 여기 다른 예들을 보면 여러분은 이미 아주 흥미롭게도 입체 프린트된 직물을 가질 수 있습니다.
Ama onun yerine burada örnekler var, zaten 3 boyutlu kumaşlar basabiliyoruz, ki bu çok enteresan.Natomiast tutaj jest bardzo interesujący przykład tego, że już można wydrukować tkaniny 3D.
Ama onun yerine burada örnekler var, zaten 3 boyutlu kumaşlar basabiliyoruz, ki bu çok enteresan.Pero aquí, en cambio, están otros ejemplos, ya puedes imprimir textiles 3D, lo cual es muy interesante.
Ama onun yerine burada örnekler var, zaten 3 boyutlu kumaşlar basabiliyoruz, ki bu çok enteresan.Questi invece sono esempi di come si possono già stampare tessili in 3D che è molto interessante.
Ama onun yerine burada örnekler var, zaten 3 boyutlu kumaşlar basabiliyoruz, ki bu çok enteresan.Şi aici aveţi în schimb exemple, puteţi deja tipări 3D textile, ceea ce e foarte interesant.
Ama onun yerine burada örnekler var, zaten 3 boyutlu kumaşlar basabiliyoruz, ki bu çok enteresan.Tady máme ale jiné příklady, můžeme už 3D tisknout textilie, což je velmi zajímavé.
Ama onun yerine burada örnekler var, zaten 3 boyutlu kumaşlar basabiliyoruz, ki bu çok enteresan.А тук има примери - вече може да се печата триизмерно текстил, което е много интересно.
Ama onun yerine burada örnekler var, zaten 3 boyutlu kumaşlar basabiliyoruz, ki bu çok enteresan.К примеру, уже можно распечатывать трёхмерные текстильные изделия, что очень интересно.
Ama onun yerine burada örnekler var, zaten 3 boyutlu kumaşlar basabiliyoruz, ki bu çok enteresan.כאן יש דוגמאות נוספות, אפשר כבר להדפיס בדים תלת מימדיים, דבר מאוד מעניין.
Ama onun yerine burada örnekler var, zaten 3 boyutlu kumaşlar basabiliyoruz, ki bu çok enteresan.ولكن هنا لدينا مثل، فأنت تستطيع بالفعل طباعة ثلاثية الأبعاد على الأقمشة إنها مثيرة للإهتمام فعلا
Ama onun yerine burada örnekler var, zaten 3 boyutlu kumaşlar basabiliyoruz, ki bu çok enteresan.こんな織物もあります 一方こちらは スロープロトタイピングです
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.A jej protivnica ju veľmi popudzovala, aby ju rozrušovala, pretože Hospodin bol zavrel je život.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.en bosszantja vala pedig [Annát] vetélkedõ társa, hogy felingerelje, mivel az Úr bezárá az õ méhét.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.Hana selalu disakiti hatinya dan dihina oleh Penina, madunya itu, karena TUHAN tidak memberi anak kepadanya
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.I draźniła ją bardzo przeciwnica jej, aby ją tylko rozgniewała, dla tego, iż zamknął był Pan żywot jej.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.In njena soporočenka jo je hudo žalila, da bi jo ujezila, ker ji je bil GOSPOD zaprl maternico.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.Kẻ phân bì nàng khôn xiết trêu ghẹo nàng, để giục nàng lằm bằm vì Ðức Giê-hô-va đã khiến nàng son sẻ.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.Kẻ phân_bì nàng khôn_xiết trêu_ghẹo nàng , để giục nàng lằm_bằm vì Ðức_Giê - hô-va đã khiến nàng son_sẻ .
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.여호와께서 그로 성태치 못하게 하시므로 그 대적 브닌나가 그를 심히 격동하여 번민케 하더라
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.Ora, a sua rival muito a provocava para irritá-la, porque o Senhor lhe havia cerrado a madre.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.Peninna maakte Hanna het leven nog moeilijker door haar voortdurend te treiteren met haar onvruchtbaarheid.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.Pero su rival la irritaba continuamente para humillarla, porque Jehovah había cerrado su matriz
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.Protivnica ei o înţepa dese ori, ca s'o facă să se mînie, pentru că Domnul o făcuse stearpă.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.Und ihre Widersacherin betrübte und reizte sie sehr, darum daß der HERR ihren Leib verschlossen hatte.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.А съперницата й я дразнеше много, за да я направи тъжи, загдето Господ беше затворил утробата й.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.Соперница ее сильно огорчала ее, побуждая ее к ропоту на то, что Господь заключил чрево ее.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.וכעסתה צרתה גם כעס בעבור הרעמה כי סגר יהוה בעד רחמה׃
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.وكانت ضرّتها تغيظها ايضا غيظا لاجل المراغمة. لان الرب اغلق رحمها.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.毘 尼 拿 見 耶 和 華 不 使 哈 拿 生 育 、 就 作 他 的 對 頭 、 大 大 激 動 他 、 要 使 他 生 氣
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.毘尼 拿見 耶和華 不 使 哈 拿 生育 、 就 作 他 的 對頭 、 大大 激動 他 、 要使 他生氣
Amerika kumarhaneye dönüyor, finans sektörü ekonomisinin yüzde 40'ını oluşturuyor.한편 미국은 금융 부문이 경제의 40퍼센트를 차지하는 카지노로 전락합니다.
Amerika kumarhaneye dönüyor, finans sektörü ekonomisinin yüzde 40'ını oluşturuyor.Sectorul financiar e 40% din economie.