kumaşı ile cümle

kumaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
2006 yılına gelindiğinde sadece Kumasi ve Sekondi-Takoradi arasındaki güzergah işletilmekteydi.2006年、構内改良工事により、1番ホームと2番ホームの間にスロープが設けられた。
Atkı ipliğinin rengi kumaşın zemin rengini çözgü ipliğinden daha çok etkiler.オスの交尾行動の解発には翅表よりも翅裏の色彩が重要である。
Kimono giyenler, kumaşı kendi bedenlerine uydurabilmek için katlayarak vücutlarına sarar.벨트는 사람이 물 속에서 직립하여 몸을 바르게 지탱할 수 있도록 도와 준다.
Bir kadın kimonosunun resmiyet derecesini genellikle kumaşın cinsi, deseni ve rengi belirler.מידת הרשמיות שבקימונו הנשי נקבעת על פי רוב על ידי הדוגמה, האריג והצבע.
1. sınıf kumaşı var.Има учителски първи клас-квалификация.
Kimono tek bir kimono kumaşı topundan üretilir.Kimoni su rađeni od jednog komada tkanine.
Kumaşı bulduğu ve yazı yazmayı geliştirdiği söylenir.Vedeli však vyrobiť predmety a hotové ich farbiť.
1940'ta kimya devi Dupont devrim niteliğindeki sentetik kumaşı duyurdu; naylon.V rece 1940, chemický gigant duPont představil revoluční syntetické vlákno - nylon.
Alevler kendisini sardıkça üstündeki kumaşın yanmaya başladığını görebiliyoruz.Драпировка ее одежды истолковывается как пламя охватывающее ее.
Alevler kendisini sardıkça üstündeki kumaşın yanmaya başladığını görebiliyoruz.У її накидці майже читається як полум'я огортає її.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.A jej protivnica ju veľmi popudzovala, aby ju rozrušovala, pretože Hospodin bol zavrel je život.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.en bosszantja vala pedig [Annát] vetélkedõ társa, hogy felingerelje, mivel az Úr bezárá az õ méhét.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.Hana selalu disakiti hatinya dan dihina oleh Penina, madunya itu, karena TUHAN tidak memberi anak kepadanya
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.I draźniła ją bardzo przeciwnica jej, aby ją tylko rozgniewała, dla tego, iż zamknął był Pan żywot jej.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.In njena soporočenka jo je hudo žalila, da bi jo ujezila, ker ji je bil GOSPOD zaprl maternico.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.Kẻ phân bì nàng khôn xiết trêu ghẹo nàng, để giục nàng lằm bằm vì Ðức Giê-hô-va đã khiến nàng son sẻ.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.Kẻ phân_bì nàng khôn_xiết trêu_ghẹo nàng , để giục nàng lằm_bằm vì Ðức_Giê - hô-va đã khiến nàng son_sẻ .
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.여호와께서 그로 성태치 못하게 하시므로 그 대적 브닌나가 그를 심히 격동하여 번민케 하더라
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.Ora, a sua rival muito a provocava para irritá-la, porque o Senhor lhe havia cerrado a madre.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.Peninna maakte Hanna het leven nog moeilijker door haar voortdurend te treiteren met haar onvruchtbaarheid.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.Pero su rival la irritaba continuamente para humillarla, porque Jehovah había cerrado su matriz
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.Protivnica ei o înţepa dese ori, ca s'o facă să se mînie, pentru că Domnul o făcuse stearpă.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.Und ihre Widersacherin betrübte und reizte sie sehr, darum daß der HERR ihren Leib verschlossen hatte.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.А съперницата й я дразнеше много, за да я направи тъжи, загдето Господ беше затворил утробата й.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.Соперница ее сильно огорчала ее, побуждая ее к ропоту на то, что Господь заключил чрево ее.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.וכעסתה צרתה גם כעס בעבור הרעמה כי סגר יהוה בעד רחמה׃
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.وكانت ضرّتها تغيظها ايضا غيظا لاجل المراغمة. لان الرب اغلق رحمها.
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.毘 尼 拿 見 耶 和 華 不 使 哈 拿 生 育 、 就 作 他 的 對 頭 、 大 大 激 動 他 、 要 使 他 生 氣
Ama RAB Hannanın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hannayı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.毘尼 拿見 耶和華 不 使 哈 拿 生育 、 就 作 他 的 對頭 、 大大 激動 他 、 要使 他生氣
Aslında bu işaretler ve semboller kumaşın üzerine baskı yapılır.C'est en fait une série de signes et de symboles qui sont imprimés sur du textile.
Aslında bu işaretler ve semboller kumaşın üzerine baskı yapılır.En realidad es una serie de signos y símbolos que son estampados en telas.
Aslında bu işaretler ve semboller kumaşın üzerine baskı yapılır.Es ist ursprünglich eine Reihe an Zeichen und Symbolen, die auf Stoffe gedruckt waren.
Aslında bu işaretler ve semboller kumaşın üzerine baskı yapılır.Este, de fapt, o serie de semne şi simboluri care sunt imprimate pe textile.
Aslında bu işaretler ve semboller kumaşın üzerine baskı yapılır.In realtà è una serie di segni e simboli che sono stampati sui tessuti.
Aslında bu işaretler ve semboller kumaşın üzerine baskı yapılır.이건 사실 직물에 새겨진 일련의 표시와 상징이에요.
Aslında bu işaretler ve semboller kumaşın üzerine baskı yapılır.Na realidade são uma série de sinais e símbolos que são impresso em têxteis.
Aslında bu işaretler ve semboller kumaşın üzerine baskı yapılır.Sebenarnya ini adalah sekumpulan tanda-tanda dan simbol yang dicetak di kain-kain.
Aslında bu işaretler ve semboller kumaşın üzerine baskı yapılır.To tak naprawdę szereg znaków i symboli, które drukowane są na tkaninach.
Aslında bu işaretler ve semboller kumaşın üzerine baskı yapılır.Это последовательность знаков и символов, напечатанных на ткани.
Aslında bu işaretler ve semboller kumaşın üzerine baskı yapılır.זה דווקא סידרת סמלים אשר הם מודפסים על טקסטילים
Başka bir mecazda bulunacak olursak, sosyal ağları insanlığın geniş bir kumaşı olarak hayal edersek --다른 은유를 사용해보죠. 만약 사회연결망을 사람들을 엮은 커다란 천이라고 상상해본다면
Başka bir mecazda bulunacak olursak, sosyal ağları insanlığın geniş bir kumaşı olarak hayal edersek --תופסים מיקום שונה במבנה בתוך הרשת. כך שיש אמצע וקצה לרשת הזאת,
Başka bir mecazda bulunacak olursak, sosyal ağları insanlığın geniş bir kumaşı olarak hayal edersek --إذاً لإستدعاء إستعارة أخرى، إن تخيلتم الشبكة الإجتماعية كنوع من النسيج الهائل للبشرية--
Başka bir mecazda bulunacak olursak, sosyal ağları insanlığın geniş bir kumaşı olarak hayal edersek --社会的ネットワークを 巨大な人類の構造のようなものだと想像すると 私はあなたとつながっていて あなたは彼女とつながっている
Bu gezegenin canlı kumaşı olan biyoçeşitlilik gazdan ibaret değil.A biodiversidade, o tecido vivo deste planeta, não é um gás.
Bu gezegenin canlı kumaşı olan biyoçeşitlilik gazdan ibaret değil.A biodiverzitás, a bolygó élő szerkezete nem egy gáz.
Bu gezegenin canlı kumaşı olan biyoçeşitlilik gazdan ibaret değil.Biodiversitatea, materialul viu al acestei planete, nu este un gaz.
Bu gezegenin canlı kumaşı olan biyoçeşitlilik gazdan ibaret değil.Biodiversiteit, de levende materie van deze planeet, is geen gas.
Bu gezegenin canlı kumaşı olan biyoçeşitlilik gazdan ibaret değil.Bioróżnorodność to nie gaz.
Bu gezegenin canlı kumaşı olan biyoçeşitlilik gazdan ibaret değil.Die Artenvielfalt, unsere Lebensgrundlage, ist kein Gas.
Bu gezegenin canlı kumaşı olan biyoçeşitlilik gazdan ibaret değil.생물다양성, 즉 지구의 살아있는 조직은 가스처럼 단순하지 않죠.
Bu gezegenin canlı kumaşı olan biyoçeşitlilik gazdan ibaret değil.La biodiversidad, el tejido viviente del planeta, no es un gas.
Bu gezegenin canlı kumaşı olan biyoçeşitlilik gazdan ibaret değil.La biodiversità, il tessuto vivente del pianeta non è un gas.
Bu gezegenin canlı kumaşı olan biyoçeşitlilik gazdan ibaret değil.La biodiversité, le tissu vivant de cette planète, n'est pas un gaz.
Bu gezegenin canlı kumaşı olan biyoçeşitlilik gazdan ibaret değil.Sự đa dạng sinh học, kết cấu sống của hành tinh này, không phải ở thể khí.
Bu gezegenin canlı kumaşı olan biyoçeşitlilik gazdan ibaret değil.Η βιοποικιλότητα, η ζωντανή ύλη αυτού του πλανήτη, δεν είναι καύσιμο.
Bu gezegenin canlı kumaşı olan biyoçeşitlilik gazdan ibaret değil.Биологичното разнообразие на живата материя на тази планета не е газообразно.
Bu gezegenin canlı kumaşı olan biyoçeşitlilik gazdan ibaret değil.Биоразнообразие, живая материя этой планеты, - это не газ.
Bu gezegenin canlı kumaşı olan biyoçeşitlilik gazdan ibaret değil.מגוון ביולוגי, הבסיס לחיים של הכוכב הזה, הוא לא גז.
Bu gezegenin canlı kumaşı olan biyoçeşitlilik gazdan ibaret değil.التنوع البيولجي.النسيج الحي لهذا الكوكب, ليس هو الغاز.

İlgili Sayfalar