Yönetim merkezi Kumul (Hami)'dir.主席為吴浩。
Canlı kumların altındaki bir mezarda canlanmış olarak cezalandırılır.被活死人墓中的小龍女收留為徒。
Hepsinin sahilleri dik kayalıktır ve kumsalları yoktur.沙滩相当平缓,而且没有石头。
Her dördü kendi çapında iyidirler kumarda.餘四猶在順決擇分善根位中。
Bu kuşlar, kumdan veya sulardan yiyeceğini alırlar.这种鸟类在湿地或者海滩觅食。
Daha sonralar yeniden Kum'a döndü.但仍成功回到平陽。
Bazı kum saatlerinde bulunan kadrandaki gösterge, saatin her başaşağı edilişinde bir saat ileri alınıyordu.將所有貝殼以順時鐘方向由外朝內成一漩渦狀。
Güneydoğuda bu duvarlar yüksek kum tepelerindedir.这些沟的东部是高原。
Ayağın altındaki tüyler sıcak, yakıcı kumlarda yanmasını önler.脚掌上的长毛防止皮肤被炎热的沙子烫坏。
Inder Kumar Gujral (4 Aralık 1919 - 30 Kasım 2012) Hindistan Cumhuriyeti'nin 12. Başbakanıdır.因德尔·库马尔·古杰拉尔(Inder Kumar Gujral) (1919年12月4日-2012年11月30日) 印度政治家,1997年4月至1998年3月担任第12任印度总理。
Farklı kumaşlar farklı bakım yöntemleri gerektirir.不同的亚型需要不同的治疗方案。
Bazı Kumanlar da düzenli orduda yer alıyorlardı.是一個大男人總是出現在軍隊。
Zamanla çok daha yumuşak kumaşla benzer kesimler yaptık.所以我选用了材质较为柔软的纤维织物。
Kuman adı Hunlara verilen Kun,Huna adı ile karıştırılır.諸業煩惱所集成故,說名有為。
Kumlu ve killi topraklarda gelişebilir.沙荒、轻碱土均可生长。
Kumun içinde yüzerek hareket ettiklerini söylemek daha doğru olur.這顯示牠比異特龍更適合游泳。
Keseli köstebekler Avustralya'nın iç kısmında bulunan kumlu çöllerde yaşarlar.牠們的大小如幼兔,生活在澳洲中部的沙漠。
Kumogakure'nin dördüncü raikage'sidir.藤原基经的第四子。
Fetih den sonra buraları bir prensle kumandana verilmiş ve vefatlarında Yatağan'a gömülmüşlerdir.及後,三公主被追封为端顺固伦公主,葬陈家门园寝。
Rus toplama kamplarında göreceli olarak daha rahat bir yaşantıya kavuşur, kamp kumandanının sekreteri olur.在俄国战俘营中,他度过了一段相对较为轻松的时光,因为他被指派给战俘营的长官作秘书。
Daha ucuz ve makine ile dokunan kumaşlar el ile boyanan geleneksel ipek kumaşların yerini almaktadır.在设计上束缚手铐比传统手铐更安全和舒适。
Ayrıca 18. yüzyıldan bu yana petrol kumlarından da petrol üretilmektedir.20世纪以来,还使用氢化植物油。
Kum Saati Bulutsusu fotoğrafı, Nisan 1997'de National Geographic dergisinin kapağında kullanıldı.专辑封面正中的图片取自于国家地理杂志1974年3月刊。
Dolayısıyla, emek yoğun olan kumaş üretimi C1'den C2'ye doğru artış gösterir.非流線性的物體其CD接近1。
Yüz Kumul.伽藍數百。
Plaj ince kumlu olup, deniz sığdır.穿井即苦,海水又咸。
Çok küçük bir kumkuşudur.它是一顆棕矮星。
Saat 11:30 da Kumkale mezarlığına çekildiler.三点半,又到义地添坟。
Oyun, Wii uzaktan kumandası (Wii Remote) ve Wii Nunchuk aygıtının tüm avantajlarından yararlanmaktadır.游戏既能以横握Wii遥控器的传统方式进行,也可配合Nunchuk控制方向。
Taşınan kum ve verimsiz toprak, üretken tarım topraklarını kaplayarak, tarım yapılamaz hale getirmektedir.透過溫室裏光和溫度的控制可使一些非耕土地變成可耕土地。
Kumarhanelere girmek pek çok ülkede 18 yaşının altındaki kişilere yasaktır.多數容許開賭的法律都規定十八歲以下的人士不得參與賭博。
Sana şarap ve kumardan soruyorlar.(이 이야기는 컵과 까마귀의 전설과 겹친다.)
William Hill plc, Birleşik Krallık merkezli bir kumar şirketidir.윌리엄 힐(William Hill plc)은 영국의 도박 회사이다.
Bir kum yaban arısı (Bembix oculata) yakaladığı bir sinekle beslenirken.야나가와 나베를 밥 위에 올려 덮밥으로 만든 '야나가와 덮밥' (柳川丼)이란 요리도 있다.
Oldukça fazla rüzgar sebebiyle de şehirde sık sık kum fırtınalarına rastlanır.최근에 사막화 때문에 도시에는 거의 해마다 모래폭풍이 찾아온다.
Dil kodu Kum.통칭《호다카 총리》.
Toto (kumar), spor karşılaşmalarının sonuçlarına göre oynanan bir tür yasal kumar.승점(勝點)은 스포츠 대회에서 치러진 경기 결과에 따라 부여되는 점수이다.
Topluluk Kumkapı'ya kadar yürüdü.이어 밴드 족의 영토까지 쳐들어갔다.
Şarkı, genel olarak seks ve kumar hakkındadır.또한 노래의 주된 아이디어는 섹스와 도박이라고 말했다.
Sanat bölükleri, idârî kumanda teşkilâtları yoktu.추밀원은 상서성에 속한 참모기관으로 군대 지휘권은 없었다.
Daha sonra, kumar borçları ve Poe'nun eğitim masrafları nedeniyle John Allan ve Edgar'ın arası bozuldu.어른이 된 포는 도박 빚 및 교육비 문제로 존 앨런과 사이가 악화하였다.
Kumpas 18. yüzyılda Fransız astronom Nicolas Louis de Lacaille tarafından oluşturulmuştur.망원경자리는 18세기의 프랑스 천문학자 라카유(Nicolas Louis de Lacaille)에 의해 만들어졌다.
Kimono giyenler, kumaşı kendi bedenlerine uydurabilmek için katlayarak vücutlarına sarar.벨트는 사람이 물 속에서 직립하여 몸을 바르게 지탱할 수 있도록 도와 준다.
Uçak tamamiyle metalden ve çift kumandalı yapıldı.항공기는 거의 금속 동체로 만들어졌다.
Pek çok Akkoyunlu kumandanı öldü.얼마나 많은 전쟁포로들이 죽었는가?
(Mesela kumve tuz yerine tum ve kuz demek gibi).(반대되는 성질의 물은 단물, 혹은 연수라 불린다.)
"'En büyük kumarı AKP oynuyor'".“한·미·일 열광시킨 최고의 야구게임”.
Bundan sonra da Şamhallık Kumuk boylarınca temsil edilmeye başlanmıştır.이후 ABC FC로 이적하여 잠시 고국으로 복귀하였다.
Takımın üçüncü en yetkili kumandanıdır.당의 주된 자금줄은 제3최고사령부였다.
Hepsi bir kumaş parçası içine sarılır.모두 대나무 꼬챙이에 꽂아서 준다.
Bazı kum saatlerinde bulunan kadrandaki gösterge, saatin her başaşağı edilişinde bir saat ileri alınıyordu.온갖 정(情)ㆍ의(意)적 방면의 번뇌 속박에서 벗어나려는 수행을 하는 기간.
Kumi-te, ellerin karşılaşması anlamına gelmektedir.고지(告知)는 상대에게 고하여 알린다는 뜻이다.
Onun kedi kumu yüzünden ailde sürekli kavga çıkar.자두네 아빠가 주워온 고양이로 언제나 자두를 항상 따라다닌다.
Kumaş, her zaman adet kanının emilmesinde büyük role sahip oldu.종족 전체가 피에 대해 깊은 공포증을 가지고 있다.
Kumarın kesin kökeni bilinmemektedir.정확한 경기 결과는 알려져 있지 않다.
30 Ağustos 1873 tarihinde korgeneral ve bölük kumandanı oldu.문제는 4월 8일에 사령관과 장군이 함께 의논했다.
Kalan iki ekip ana merkezlere ulaşarak Castro kumandanlığında olmayan direniş örgütleriyle birleşti.거기서 그들은 카스트로 휘하가 아니었던 다른 저항군들과 합류한다.
Kumbaracı ocağı da denilmektedir.자신은 정원사라고도 칭하고 있다.
2006 yılında denizi ve kumsalıyla Mavi Bayrak almaya hak kazanmıştır.이곳은 2000년부터 2007년까지 매년 깨끗한 해안과 바닷물을 지닌 곳에 주어지는 블루 플래그 비치상을 수상했었다.
Bölge, 1799'dan 1867'ye değin bir Rus-Amerikan Kumpanyası tarafından yönetildi.1799년∼1867년에는 러시아 아메리카 회사가 관리했다.