Şarkı söyleyen kumlar hakkında çeşitli teoriler bulunmaktadır.Existem várias teorias sobre o mecanismo da areia cantora.
Ordu kumandanına Subaşı deniliyordu.Chegou a ser nomeado comandante do Exército.
Dondurucuda Doktor, kum adamlardan birini izler ve onların kör olduklarını anlar.Enquanto escondidos no freezer, o Doutor percebe que os Sandmen são cegos, e os três escapam.
Normal şartlarda zeytin yeşili veya kum rengine boyanır.Eram normalmente pintadas de verde-azeitona ou cor de areia.
Saat 11:30 da Kumkale mezarlığına çekildiler.Às 14:30 h foi sepultado no cemitério Parque da Colina.
Kumun silika içermesi gerekmektedir.E Mercúrio precisa detê-lo.
Kumköy, Bodrum, Muğla ili Bodrum ilçesinin köyü.O primeiro é o semi-cave, cave e sótão.
Kumaş, her zaman adet kanının emilmesinde büyük role sahip oldu.Eles já suspeitavam que a enzima desempenhava um papel fundamental na regulação de açúcar no sangue.
Birçok türü deniz dibindeki kum ve çamurlarda yaşarlar.Algumas vivem em dunas de areias móveis.
Elbise kumaşları ve battaniye yapımında kullanılır.Aquela usava-se em roupas de trabalho: este em mantas e cobertores.
Turistler için görülecek yerleri uzun kumsal plajlar.Outros pontos visados pelos turistas são as praias do estado.
Carl ve kendi adamları ile rakip kumarhane Caligula's Casino'yu soyar.Em Las Venturas, Woozie e Carl fazem um assalto ao casino Caligula's Palace.
Kendisine ipekli kumuşlar ve şahsı tarafından kullanılacak giysiler de verildi.No entanto, permitiram que ele fosse sepultado vestindo uma roupa de palhaço.
Telles'in ilk öykü kitabı, 1944 yılında basılan Praia Viva (Yaşayan Kumsal) adlı eseriydi.O sucesso se repetiu com Praia Viva (1944).
Senin o kumsalları sevdiğine gerçekten inanıyor mu?!Que p****, ela acha que você gosta de praia?
Duvarlar beyaz boyalıydı ve boyalı keten duvar kumaşları ile kaplı da olabiliyordu.As paredes eram pintadas de branco e podiam ser cobertas com tapetes de linho tingido.
Merkezi yönetimin binaları genellikle tahtadan veya kumtaşından yapılmış açık-hava tapınakları şeklindeydi.Os edifícios do governo central eram tipicamente templos ao ar livre construídos de madeira ou arenito.
Ertesi yıl, I. Aleksios'un Kumanlara karşı yürüttüğü seferde yer almıştır.No ano seguinte, tomou parte da campanha de Aleixo I contra os cumanos.
Dikkat edelim ki bu islemler denklem sisteminin cozum kumesini degistirmezler.Muito cuidado de modo a não estrangular os lumens do cateter.
Ali kuli, bunu öğrenmesiyle, İsfahan'ın güneyindeki bir şehir olan Kumişah'a bir grup aşiret gönderdi.Quando Ali Coli soube do ataque, enviou um grupo de nativos para uma cidade ao sul de Ispaã, chamada Cumixá.
Bu çadırlar, çeşitli özellikteki kumaşlardan yapılmıştır.Sua armadura era feita de uma cota de malha especial.
İpek, keten, pamuk veya sentetik kumaştan yapılabiliyor.Pode ser feito com lã, seda ou algodão.
Kumaş gövdenin devinimine göre doğal bir görünüm kazanmıştır.A Mão Esquerda me pareceu um fracasso natural.
Erişim tarihi: 14 Ağustos 2009. ^ a b c "Olympic luger Nodar Kumaritashvili dies after crash".Consultado em 26 de março de 2010 «Olympic luger Nodar Kumaritashvili dies after crash» (em inglês).
Şehirde çöl iklimi görülür ve kumların üstüne kurulmuştur.A terra foi então dividida em parcelas e a cidade criada.
Yukata (浴衣): Resmî olmayan, genellikle pamuklu, keten ya da kenevir kumaştan yapılan yaz kimonosu.Yukata (浴衣): quimono informal e sem forro usado no verão, geralmente feito de algodão ou linho.
Yapışkan yumurtalarını göl kıyısında kumluk ve çakıllık yerlere bırakırlar.Eles costumam colocar seus ovos em locais rochosos perto da água.
Buna göre Kumartepe'nin alt tabakası MÖ 6. binyılın ikinci yarısına tarihlenmektedir.Daí, cada cateto irá medir a metade da aresta a {\displaystyle a} do cubo.
Hepsi bir kumaş parçası içine sarılır.Eles saltam em uma caixa cheia de pedaços de tecido.
Vakainüvisler, Herakleios'un saltanatının ortasında, Singidunum'da bir Romalı kumandandan bahseder.As crônicas mencionam um comandante de Singiduno no meio do reinado de Heráclio.
Başka bir görevde ise, Roran yeni kumandanın görevlerini yerine getirmez.Mas, mesmo contrariado, Brandon cumpre seu dever.
Islak kumlar genellikle sessizdir.A huia muitas vezes permanecia em silêncio.
Chandrika Bandaranaike Kumaratunga (d.29 Haziran 1945) Sri Lanka'nın 5.Cumhurbaşkanı.Chandrika Bandaranaike Kumaratunga (n. 1945) é uma política cingalesa.
Latince imperator (askeri kumandan) kelimesinden gelir.O termo "comandante em chefe" é derivado do latim imperator.
Şekli kumru kuşunun gövdesini andırdığından bu ismi almıştır.O nome se deve ao formato de colher que o bico dessas aves possui.
Daha sonra sırasıyla Rosso Kumamoto kulüplerinde oynadı.Posteriormente jogou Roasso Kumamoto.
Oyun, Wii uzaktan kumandası (Wii Remote) ve Wii Nunchuk aygıtının tüm avantajlarından yararlanmaktadır.O controle do jogo usa tanto o Wii Remote e o Nunchuk.
Alanda çıkarılan kumların arasında çeşitli fosiller bulundu.Varios torneios de Golf são sediados ali.
Daha sonraları pamuklu kumaşlar yaygınlaşmıştır.Em seguida, são adicionadas as alcaparras.
Montaj yeri, ipek kumaşlı kırmızı kurdele ile kaplıdır.O interior é preenchido por forro de veludo vermelho.
Haydarpaşa - İzmit Hat Muhafız Vagonlu Toplar Kumandanlığı'nda.Guarda: Sociedade para o Desenvolvimento do Programa Polis na Guarda.
Son Salyut 3 ekibi istasyondan ayrıldıktan sonra, tüfek uzaktan kumandayla ateşlenerek denenmiştir.Pelo menos na estação orbital Salyut 3 esta arma foi testada na prática.
Pamuklu kumaşlar selüloz moleküllerinden oluşurlar.As micelas são formadas por moléculas de celulose.
Kumbor, Karadağ'daki küçük bir şehirdir.Çeşme é uma pequena cidade na costa da Turquia.
Daha sonra 2 yıl Necef'te, 6 yıl Kum'da okudu.O quarto livro passa-se seis anos mais tarde, em Corfu.
Ancak menajeri bütün servetini kumarda kaybetti.No entanto, perdeu tudo através de apostas em cavalos.
Kumpanya, Türk Tiyatrosu'nun gelişmesinde önemli rol oynamıştır.As religiões desempenharam um importante papel no desenvolvimento da arte islâmica.
Bir kumsala bırakılan deniz kaplumbağalarının okyanusa yönelmeleri bu duruma örnek olarak gösterilebilir.A pescaria com redes que se arrastam pelo fundo do mar é um exemplo considerável desta atividade.
Pek çok Akkoyunlu kumandanı öldü.Numerosos Lanceiros foram mortos.
Kumarbaz aldanmasına bakabilirsiniz.Eles acompanham o nível do jogador.
Bismarck'ın ön ateş kontrol sistemleri devre dışı kaldığından ateş kontrolü arka kumanda postalarına geçti.As equipes de controle de danos do Bismarck voltaram a trabalhar após o confronto.
Türkçeye İtalyanca pezzetto (küçük kumaş veya kâğıt parçası) sözcüğünden geçmiştir.Ressalte-se que os portugueses registram esse italianismo desta forma: piza.
Dağlar ve kum yuvaları konusunda ölçüm ve hesapları bulunmaktadır.De bergen in de omgeving zijn scherp afgesneden, en begroeid met pijnbomen en eiken.
Kumandan Neyo: Stass Allie'ye bağlı.Commandant Neyo (dient onder Stass Allie).
Kumandan Gree: Yoda'ya bağlı.Commandant Gree (dient onder Yoda).
Tek girebileceğiniz kumsal Bounty Beach'tir.De enige manier om het te bereiken is per boot via Bounty Bay.
Kumandan Bly: Aayla Secura'ya bağlı.Commandant Bly (dient onder Aayla Secura).
Bazı yerel kumandanlar savaşmak yerine taraf değiştirmişlerdir.Soldaten zouden dan wel wat anders aan hun hoofd hebben dan vechten.
Han Solo bu gemiyi kumarbaz olan Lando Carlissian'dan Sabacc oyununda kazanmıştır.Han Solo won het schip echter van Lando tijdens het gokspel 'sabacc'.
Mahalle halkının tamamı Kuman Türküdür.Al te goed is buurmans gek.