Onu kullanmak için iznini istiyorum.I'd like your permission to use it.
Tom Mary'nin hayal gücünü kullanmasını istiyor.Tom wants Mary to use her imagination.
Onu ne için kullanmak istediklerini bilmiyoruz.We don't know what they want to use it for.
Bunu kullanmanı istiyorum.I want you to use it.
İhtiyacımdan fazla kağıt kullanmamaya çabalıyorum.I try not to use more paper than I need.
Hiç kimse Tom için oy kullanmadı.No one voted for Tom.
O her zaman tehlikeli bir hızda araba kullanmayı sevdi.He has always liked to drive at a dangerous speed.
Google Çeviri kullanmaktan hoşlanmıyorum.I don't like to use Google Translate.
O bulaşık makinesini kullanması kolay buluyor musun?Do you find that washing machine easy to use?
Tom'un diş fırçamı kullanmasına izin vermedim.I didn't let Tom use my toothbrush.
Para kullanmak zorunda mısın?Do you have to use money?
Veganlar günlük yaşamlarında, hayvansal ürünler, ya da yan ürünler kullanmazlar.Vegans do not use animal products, or by-products, in their everyday lives.
Almanya artık nükleer enerji kullanmamaya karar verdi.Germany decided to not use any more nuclear energy.
Bu işte beynini kullanmak zorundasın.You have to use your brains in this work.
Dinamit kullanmak tehlikelidir.The handling of dynamite is dangerous.
Bunu kullanmak için bu talimatları izleyin.To use this, follow these instructions.
O kelimeyi kullanma.Don't use that word.
Uyuşturucu kullanmam.I don't do drugs.
Onu kullanmam.I don't use it.
Onları kullanmam.I don't use them.
Onun gerçek adını kullanma.Don't use his real name.
Onun gerçek adını kullanmayın.Don't use his real name.
Yarına kadar bunu kullanma.Don't use this until tomorrow.
Kapıyı kullanmadım.I didn't use the door.
Araba kullanmaktan hoşlanmıyorum.I don't like to drive.
Ben genellikle ruj kullanmam.I don't usually wear lipstick.
Lütfen adımı kullanma.Please don't use my name.
Neden onu kullanmadın?Why didn't you use it?
Neden onu kullanmadınız?Why didn't you use it?
Tom'un eski kamerasını tekrar kullanmayacağından eminim.I bet Tom never uses his old camera again.
Arabamı kullanmana izin vermedim.I didn't give you permission to use my car.
Bunu artık kullanma niyetinde değilim.I don't intend to use this any longer.
Ehliyetsiz araba kullanmak, çok kötü bir fikirdir.It is a colossally bad idea to drive without a driver's license.
Mary ucuz parfüm kullanmaz.Mary doesn't wear cheap perfume.
Tom'un arabamı kullanmasına izin vermeye karar verdik.I've decided to let Tom use my car.
Bana ödünç verdiğin parayı kullanmama gerek yoktu.I haven't needed to use the money you lent me.
Telefonu kullanmam gerekiyor.I have to use the phone.
Bunu çok kullanmadım.I haven't used this much.
Umarım bu tabancayı kullanmak zorunda değilim.I hope I don't have to use this pistol.
Onu kullanmayı istiyorum.I intend to use it.
Onu şu anda kullanmak zorunda değilim.I don't have to use that right now.
İngilizcede birinin yaşından bahsetmek istiyorsak "to be" fiilini kullanmamız gerekir.If we want to talk about age in English, we should use the verb "to be".
Telefonunuzu kullanmam gerekiyor.I need to use your phone.
Telefonunuzu kullanmalıyım.I need to use your phone.
Bunu artık asla kullanmam.I never use this anymore.
Google Çevirici'yi kullanmayı sevmem.I don't like using Google Translator.
Bu ilacı derhal kullanmanı şiddetle tavsiye ediyorum.I strongly advise you to take this medicine right away.
Bunu kullanmanızı şiddetle tavsiye ediyorum.I strongly advise you to use this.
Sanırım ofisimi kullanmak istiyorsun.I suppose you want to use my office.
Makine çevirileri kullanmadığına emin misin?Are you sure you don't use machine translations?
Almanya'da her şey için ödeme yapmak zorundasın, umumi tuvaleti kullanmak için bile.In Germany, you have to pay for everything, even to to use a public bathroom.
Gelecekte hiç kimse araba kullanmayacak.In the future, nobody will drive cars.
Onun uyuşturucu kullanmayı bırakmasını rica ettim.I begged him to stop using drugs.
Uzun süredir Fransızcayı kullanmadım ve birçok kelime unuttum.I haven't used French in a long time and I've forgotten a lot of words.
İşte bütün gün Fransızca kullanmak zorundayım.I have to use French all day at work.
Lütfen Fransızca kullanma.Please don't use French.
Ona bisiklet kullanmayı öğrettim.I taught him to ride a bicycle.
Tom, on üç yaşından beri ehliyetsiz araba kullanmakta.Tom has been driving without a license since he was thirteen.
Büyüdüğüm evde kullanma suyu yoktu.The house where I grew up didn't have running water.
Tom yarın arabasını kullanmama izin vermeyi önerdi.Tom offered to let me use his car tomorrow.