Sözlüklerini kullanma alışkanlığı oluşturmaya gayret etmelisin.You should try to form the habit of using your dictionaries.
Sermayeni iyi şekilde kullanmalısın.You must employ your capital well.
Hangi yatağı kullanmak istiyorsun?Which bed do you want to use?
Bu şansı kullanmalısınız.You should make use of this chance.
Öğrenciler boş zamanlarını iyi şekilde kullanmalılar.Students should make the most of their free time.
Bir yabancı dil öğrenirken sözlükleri iyi kullanmalıyız.We should make good use of dictionaries when studying a foreign language.
Lütfen sözlüğümü kullanmaya çekinme.Please feel free to use my dictionary.
Gerçekten korsan yazılım kullanmamalısın.You really shouldn't use pirated software.
Kullanmadan önce çalkalayın.Shake before using.
İyi bir iş yapmak istiyorsanız, uygun araçları kullanmalısınız.If you want to do good work, you should use the proper tools.
Bu bilgisayarı kullanmak isterseniz lütfen hemen bana bildirin.Please let me know immediately if you would like to use this computer.
O stok dışı, sana yeniden kullanma hakkı verebilirim.It's out of stock, but I can give you a rain check.
Şimdi kapatmak zorundayım. Biri telefonu kullanmak için bekliyor.I've got to hang up now. Someone is waiting to use the phone.
Kasksız motosiklet kullanmak tehlikelidir.It is dangerous to ride a motorbike without a helmet.
Burada bir flaş kullanmak doğru mu?Is it all right to use a flash here?
Bilgisayar kullanma kılavuzu yazabilen bir kişi arıyorum.I am seeking a person who can write a personal computer manual.
Tracy daha önce yemek çubuklarını hiç kullanmamıştı.Tracy had never used chopsticks before then.
Arabayı kullanma izni ona verildi.Permission to use the car was accorded to her.
Polis alkollü araç kullanmaktan onu tutukladı.The policeman arrested him for drunken driving.
Plana karşı oy kullanman büyük cesaret.It is very brave of you to vote against the plan.
Parayı akıllıca kullanmalısın.You have to use the money wisely.
Bu dört harfli sözcükleri kullanmasan iyi olur.You had better not use those four-letter words.
Herkesin oy hakkını kullanması gerekir.Everyone should exercise their right to vote.
Janet bana her zaman onun daktilosunu kullanmama izin verir.Janet always lets me use her typewriter.
Bilgisayar kullanmak için yazmayı öğrenmelisin.In order to use a computer, you must learn to type.
Bunu gelecekte kullanmak için saklayacağız.I'll keep this for future use.
Bu kitabı okurken sözlük kullanmak zorunda değilsin.You don't have to use a dictionary when you read this book.
Bu sözlüğü kullanmamın bir sakıncası var mı?Would you mind my using this dictionary?
Kullanmanız için işte bir dolma kalem.Here's a pen for you to use.
Yalnızca kulüp üyeleri bu odayı kullanma hakkına sahiptir.Only members of the club are entitled to use this room.
Sıcak suyun tümünü kullanma.Don't use all the hot water.
Asansör bozuk olduğu için merdivenleri kullanmak zorundayız.We have to use the stairs because the elevator is out of order.
Bir İngiliz böyle bir kelime kullanmazdı.An Englishman would not use such a word.
Amerikan İngilizcesi konuşurken bu formu kullanmamalısın.You shall not use this form while speaking American English.
O pencerenin yanındaki masayı kullanmayın.Don't use the desk by that window.
Sen zamanını iyi kullanmalısın.You should make good use of your time.
Boş zamanını daha iyi kullanmalısın.You should make better use of your free time.
Doktorların makineyi kullanmayıp kardeşinin ölmesine izin vermelerini mi istiyorsun?Do you want the doctors not to use the machine and let your brother die?
Kağıt torbaları tekrar tekrar kullanmalısın.You should use the paper bags again and again.
Bu arabayı kullanmamalısın.You are not allowed to use this car.
Arabanı kullanmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I used your car?
Zamanını en iyi şekilde kullanmaya çalış.Try to make good use of your time.
Ben kelime işlemcini kullanmak istiyorum.I would like to use your word processor.
Seni sigara içerken görünce şaşırdım. Sigara kullanmazdın.I'm surprised to see you smoking. You didn't used to.
On sekiz yaşındayken araba kullanmayı öğrendim ve ehliyet aldım.I learned to drive a car and got a driver's license when I was eighteen.
"İcat etmek" demek istediğinde "keşfetmeyi" kullanma.Don't use "discover" when you mean "invent".
"Telefonunuzu kullanmamın bir sakıncası var mı?" "Hayır, lütfen devam edin.""Do you mind if I use your phone?" "No, please go ahead."
Yarın bu odayı kullanmana izin verilecek.You will be allowed to use this room tomorrow.
Eski modelle karşılaştırıldığında bunu kullanmak çok daha kolaydır.Compared with the old model, this is far easier to handle.
O, onu ileride kullanmak üzere bir kenara koydu.She set it aside for future use.
Bir trafik kazası onu sol elini kullanmaktan mahrum etti.A traffic accident deprived him of the use of his left hand.
Bunu kullanma fırsatım hiç olmadı.I never have had occasion to use it.
Önümüzdeki seçimlerde oy kullanmayı planlamıyorum.I don't plan to vote at the upcoming election.
Sadece en iyi malzemeleri kullanmak için büyük özen gösterilmiştir.Great care has been taken to use only the finest ingredients.
Kullanmadan önce şişeyi salla.Shake the bottle before using.
Kullanmadan önce ilaç şişesini çalkala!Shake the medicine bottle before use.
Parmakları kullanmak terbiyesizlik mi?Is using fingers uncivilized?
Evimizde kullanmadığımız iki oda var.We have two unused rooms in our house.
Ozon tabakasını incelten kimyasalları kullanmayı hemen durdurmalıyız.We must stop using ozone-depleting chemicals immediately.
Onu ikna etmek için her yolu kullanmalıyız.We have to use every means to persuade him.