kullanmış ile cümle
kullanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Sonuç olarak işi hesaplamak için skalar çarpım kullanmış olduk. -Pero lo importante para darse cuenta que es el punto producto es útil.
Sonuç olarak işi hesaplamak için skalar çarpım kullanmış olduk. -Важното е да разберете, че скаларното произведение е полезно.
Sonuç olarak işi hesaplamak için skalar çarpım kullanmış olduk. -הדבר החשוב הוא, שהבנתם במה מועילה המכפלה הסקלרית.
Sonuçta, konut kredisi kullanmış olan kişilerden beşi gelip paralarını ödediler, onları gerçekten seviyorum. .Tito lidé byli skvělí. Mělo cenu jim dát peníze, protože splatili celé své úvěry.
Sprezzatura terimini Castiglione türetmiş ve kitabı "The Book Of The Courtier" da kullanmıştır.이런 르네상스의 우수함이 필요합니다.
Sprezzatura terimini Castiglione türetmiş ve kitabı "The Book Of The Courtier" da kullanmıştır.'sprezzatura' noemde.
Sprezzatura terimini Castiglione türetmiş ve kitabı "The Book Of The Courtier" da kullanmıştır.בספרו, "ספרו של החצרן."
Sprezzatura terimini Castiglione türetmiş ve kitabı "The Book Of The Courtier" da kullanmıştır.في كتابه "كتاب الأتباع"
Sprezzatura terimini Castiglione türetmiş ve kitabı "The Book Of The Courtier" da kullanmıştır.数百年たった現在 似たような本はあっても
Ve bir de borçlar var, şirketin kullanmış olduğu krediler, ve diğer finansal yükümlülükleri, -A potom máme dluh, dluh firmy nebo závazky.
Ve bir de borçlar var, şirketin kullanmış olduğu krediler, ve diğer finansal yükümlülükleri, -A tu mám dlh, dlh spoločnosti alebo pasíva spoločnosti.
Ve bir de borçlar var, şirketin kullanmış olduğu krediler, ve diğer finansal yükümlülükleri,E poi abbiamo i debiti, i debiti della società, o
Ve bir de borçlar var, şirketin kullanmış olduğu krediler, ve diğer finansal yükümlülükleri,Et ensuite on a la dette, la dette de la société, ou
Ve bir de borçlar var, şirketin kullanmış olduğu krediler, ve diğer finansal yükümlülükleri, -Następnie mamy dług, dług firmy lub zobowiązania.
Ve bir de borçlar var, şirketin kullanmış olduğu krediler, ve diğer finansal yükümlülükleri, -Sitten on yhtiön velat velat.
Ve bir de borçlar var, şirketin kullanmış olduğu krediler, ve diğer finansal yükümlülükleri, -Тоді ми маємо борг, борг компанії, чи боргові зобов'язання.
Ve bir de borçlar var, şirketin kullanmış olduğu krediler, ve diğer finansal yükümlülükleri,負債です。
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.A könyv elkészítéséhez pergament használt.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.Do jego wykonania użył pergaminu.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.E para fazer este livro de orações ele usou pergaminho.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.Et pour faire son livre de prières il a utilisé un parchemin.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış. Fakat yeni parşömenler kullanmamış.ב 14 באפריל, 1229.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.For at lave sin bønnebog brugte han pergament.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.K jejímu vytvoření použil pergamen.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.그는 이 기도서를 만들 때 양피지를 썼는데
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.Pentru a-şi face cartea de rugăciuni a folosit pergament.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.Per scrivere questo libro, Myrones si servì di una pergamena.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.Und um sein Gebetbuch herzustellen, verwendete er Pergament.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.Voor zijn gebedenboek gebruikte hij perkament.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.Y para hacer su libro de oraciones, utilizó pergamino.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.Για να κάνει το προσευχητάρι του χρησιμοποίησε περγαμηνή.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.За да направи тази книга, той е използвал пергамент.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.ولصنع كتاب الصلاة هذا، استخدم ورق البرشمان.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.新しい羊皮紙を用いませんでした
Ve bu katı hali mor rengiyle göstereceğim. Pardon hayır moru zaten kullanmıştım.いいえ既に紫が使用されました。
Ve bu mineler var, bir kısmında lal taşı da kullanmışlar.A zde máme cloisonné a někde dokonce objevíte granát.
Ve bu mineler var, bir kısmında lal taşı da kullanmışlar.De todos modos, la expresión de su cara es de terror.
Ve bu mineler var, bir kısmında lal taşı da kullanmışlar.En dan hebben we dit cloissoné, en soms is er granaatsteen.
Ve bu mineler var, bir kısmında lal taşı da kullanmışlar.I mamy to emaliowanie komórkowe, i w pewnych przypadkach mamy granaty.
Ve bu mineler var, bir kısmında lal taşı da kullanmışlar.Далі, там є перегородчаста емаль і де-не-де гранат.
Ve bu mineler var, bir kısmında lal taşı da kullanmışlar.И потом здесть это клуазоне, и в определнных случаях вы получаете гранат.
Ve bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış.A proto si musela zkrátit cestu přes Inverleith Row, aby se dostala sem.
Ve bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış.A więc wybrała skrót przez Inverleith Row by tu dotrzeć.
Ve bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış.Daarom nam ze een binnenweg langs Inverleith Row om naar hier te komen.
Ve bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış.Deshalb muss sie die Abkürzung über Inverleith Row genommen haben, um hierher zu kommen.
Ve bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış.Entonces, debió tomar un atajo en Inverleith Row para llegar aquí.
Ve bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış.E quindi, ha preso una scorciatoia da Inverleith Row per arrivare fin qui.
Ve bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış.Et par conséquent, elle a pris un raccourci par Inverleith Row pour arriver ici.
Ve bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış."exceto nos jardins botânicos. Portanto, ela usou um atalho pela Inverleith Row "para chegar aqui.
Ve bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış.그러니까 그녀가 인버레잇 거리로 통하는 지름길을 통해 여기 왔다는 것이지
Ve bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış.Og derfor skød hun genvej ned ad Inverleith Row for at komme her.
Ve bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış.Sehingga dia mengambil jalan pintas melalui Inverleith Row untuk sampai kemari.
Ve bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış.Şi prin urmare, ea a luat-o pe scurtătură prin Invereith Row pentru a ajunge aici.
Ve bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış.Tehát a rövidebb úton jött ide, amely az Inverleith Row-n át vezet.
Ve bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış.Thế nghĩa là, chị ấy đi lối tắt qua Inverleith Row để tới đây.
Ve bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış.Вот почему я решил, что она добиралась сюда напрямую через Инверлейт Роу.
Ve bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış.Поради тази причина, тя трябва да е взела прекия път през Инвърлейт Рол, за да стигне тук.
Ve bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış.ולכן היא עשתה קיצור-דרך דרך אינוורליית' רו כדי להגיע לכאן.
Ve bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış.ولذلك لابد أنها سلكت طريقاً مختصراً عبر ايفيرليث رو لتصل إلى هنا.
Ve bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış.近道したんだなと 最後に 彼女の右手の指には