kullanıyorlar ile cümle
kullanıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Ama bu hastalar servetlerini atalarının hiç kullanmadığı bir şekilde kullanıyorlar.אבל הם משתמשים בהון שלהם בצורה שקודמיהם מעולם לא השתמשו.
Ama bu hastalar servetlerini atalarının hiç kullanmadığı bir şekilde kullanıyorlar.ولكن يستخدمونه ثرواتهم بطريقة لم يفعل أجدادهم.
Ama bu hastalar servetlerini atalarının hiç kullanmadığı bir şekilde kullanıyorlar.彼らは死んだら基金を設立する という姿勢ではなく
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Aber normalerweise sieht man das eher daran, dass sich der Bildschirm einschaltet.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.C'est utilisé pour éclairer l'écran.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Dan benda ini menggunakannya untuk menyalakan layar.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Dar in mod obisnuit ei il folosesc sa lumineze ecranul.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Jednak zazwyczaj tylko rozjaśniają ekran.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Jellemzően kigyullad a képernyő,
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.어쨌든 화면이 밝아지는 것을 볼 수 있습니다.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Maar ze gebruiken het doorgaans om het scherm op te lichten.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Ma di solito si usa per far accendere lo schermo.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Nhưng thường họ sử dụng nó để làm sáng màn hình.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Normalmente lo utilizar para encender la pantalla.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Αλλά συνήθως το χρησιμοποιούν για να φωτίσουν την οθόνη.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Но ею обычно пользуются для подсветки экрана.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Но обикновено го използват за осветяване на екрана.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.אבל הם בדרך כלל משתמשים בזה כדי להאיר את המסך.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.ولكنهم يستخدمونها ببساطة لإضاءة الشاشة
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.何ができるか想像してみて下さい 天井に入れられます
Arkadaşlarım bu konuyu konuşuyorlar hep. "Eşcinsel" sözcüğünü farklı anlamda kullanıyorlar.Mis amigos hablan sobre esto todo el tiempo.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Ele folosesc negocierea și toleranța în locul răspunsurilor armate.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Elles utilisent la négociation et la tolérance plus souvent que la force.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Họ dùng thương lượng và sự khoan dung nhiều hơn là vũ khí.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.그들은 무력을 사용하기 보다는 협상과 관용을 더 많이 사용합니다.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Mereka lebih sering menggunakan perundingan dan toleransi daripada senjata.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Posługiwały się znacznie częściej negocjacją i tolerancją niż siłą.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Sie verwenden dafür häufiger Verhandlungsgeschick und Toleranz als Waffen.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Tárgyalással és toleranciával dolgoznak sokkal inkább, mint fegyveres tevékenységgel.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Usan la negociación y la tolerancia en vez de la respuesta armada.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Usano il negoziato e la tolleranza molto più spesso delle armi.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Ze gebruiken onderhandeling en tolerantie vaker dan een gewapende respons.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Переговоры и толерантность они применяют намного чаще, чем вооруженные меры.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Те използват преговори и толерантност по-често, отколкото въоръжен отговор.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.הן נוהגות במשא ומתן וסובלנות יותר מאשר בכוח הנשק.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.يستخدمن التفاوض و التسامح فى كثير من الأحيان من رد الفعل المسلح.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.交渉や寛容を優先します 指揮官の話では女性は
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.Dan mereka juga punya listrik.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.E hanno anche l'elettricità.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.En ze hebben ook elektriciteit.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.És nekik is van áramuk.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.E também têm eletricidade.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.Ils ont aussi l'électricité
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.In oni imajo prav tako elektriko.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.그들은 전기를 가지고 있습니다.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.Mají také elektřinu.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.Och de har också elektricitet.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.Og de har også elektricitet.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.Oni majú tiež elektrinu.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.Oni też mają prąd, ale nie zużywają nawet jednej jednostki na miliard.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.Sie haben ebenfalls Elektrizität.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.Şi ei au electricitate.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.Và những người này vẫn có điện.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.Y ellos también tienen electricidad.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.Και αυτοί επίσης έχουν ηλεκτρισμό.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.І в них також є електрика.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.Те също така имат електричество.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.У них тоже есть электричество.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.וגם להם יש חשמל.
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.ويملكون الكهرباء