Aslında pamuk ayıklama makinesi asırlardır mevcuttu ama küçük ve kullanışsız biçimlerdeydi.A verdade é que a descaroçadora já existia há séculos sob formas pequenas e ineficazes.
Aslında pamuk ayıklama makinesi asırlardır mevcuttu ama küçük ve kullanışsız biçimlerdeydi.En realidad, la desmotadora hacía siglos que existía, aunque eran modelos pequeños e ineficientes.
Aslında pamuk ayıklama makinesi asırlardır mevcuttu ama küçük ve kullanışsız biçimlerdeydi.En réalité, l'égreneuse existait depuis des siècles, mais sous des formes inefficaces plus petites.
Aslında pamuk ayıklama makinesi asırlardır mevcuttu ama küçük ve kullanışsız biçimlerdeydi.사실 목화 조면기는 그 이전에도 수백년이나 있었지만 크기가 작고 비효율적이었답니다.
Aslında pamuk ayıklama makinesi asırlardır mevcuttu ama küçük ve kullanışsız biçimlerdeydi.La verità è che quell'apparecchio esisteva da secoli, in forme però piccole e inefficienti.
Aslında pamuk ayıklama makinesi asırlardır mevcuttu ama küçük ve kullanışsız biçimlerdeydi.Sự thật là máy tách hạt bông đã có từ lâu nhưng ở dạng nhỏ và không hiệu quả.
Aslında pamuk ayıklama makinesi asırlardır mevcuttu ama küçük ve kullanışsız biçimlerdeydi.W zasadzie odziarniarki znano od wieków, ale były małe i nieskuteczne.
Aslında pamuk ayıklama makinesi asırlardır mevcuttu ama küçük ve kullanışsız biçimlerdeydi.Дело в том, что такая машина существовала уже несколько веков, но была мала и неудобна в использовании.
Aslında pamuk ayıklama makinesi asırlardır mevcuttu ama küçük ve kullanışsız biçimlerdeydi.האמת היא שמנפטת הכותנה כבר היתה קיימת במשך מאות שנים בצורות קטנות ולא יעילות.
Aslında pamuk ayıklama makinesi asırlardır mevcuttu ama küçük ve kullanışsız biçimlerdeydi.الحقيقة هي أن المحلاج كان موجوداً منذ قرون ولكن بأعداد صغيرة وأشكال غير فعالة.
çok kullanışsızdır, ancak işte kollarınızı sıvayıpäußerst unpraktisch; wissen Sie, man kann's nur in Angriff nehmen
çok kullanışsızdır, ancak işte kollarınızı sıvayıpEl gran arte es, usualmente, poco práctico. Sabes que puedes ir y hacerlo.
çok kullanışsızdır, ancak işte kollarınızı sıvayıpè molto poco pratica, puoi occupartene
çok kullanışsızdır, ancak işte kollarınızı sıvayıpsangat tidak berguna, Anda tahu Anda bisa lakukan
çok kullanışsızdır, ancak işte kollarınızı sıvayıptrès peu pratique, tu sais que tu peux juste y aller
çok kullanışsızdır, ancak işte kollarınızı sıvayıpείναι συνήθως μη-πρακτική, ξέρεις ότι μπορείς πολύ απλά να το κάνεις και
çok kullanışsızdır, ancak işte kollarınızı sıvayıpהיא מאד לא מעשית, אתה יודע שאתה פשוט יכול ללכת
Çok yavaşlar, düşük kalite ekranları var, ve kullanışsız,eski bir bilgisayar programı yürütüyorlar.Son lentos, tienen pantallas de baja calidad, y funcionan con un software anticuado, viejo de PC.
En iyi eserler kullanışsızdır.Hal terbaik adalah yang tak berguna.
En iyi eserler kullanışsızdır.Le cose migliori non sono pratiche.
En iyi eserler kullanışsızdır.Die besten Dinge sind unpraktisch.
En iyi eserler kullanışsızdır.Les meilleurs choses ne sont pas pratiques.
En iyi eserler kullanışsızdır. Yüksek sanat genellikle çok kullanışsızdır, ancak işte kollarınızı sıvayıp偉大な芸術というのは、たいていとても非実用的です
En iyi eserler kullanışsızdır. Yüksek sanat genelliklelas mejores cosas son las que son poco prácticas.
En iyi eserler kullanışsızdır. Yüksek sanat genellikleהדברים הטובים ביותר אינם מעשיים. אמנות גדולה בדרך כלל
En iyi eserler kullanışsızdır.Τα καλύτερα πράγματα είναι μη-πρακτικά.
Kullanışsızları & gizle& Ascunde alternativele inutile
Kullanışsızları & gizle& Dölj oanvändbara
Kullanışsızları & gizle& Esconder as inúteis
Kullanışsızları & gizle& Masquer les alternatives inutiles
Kullanışsızları & gizle& Ocultar inútiles
Kullanışsızları & gizleСховати непотрібні
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.Achou-a impraticável.
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.A considerat că nu este practică.
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.Er fand das sehr unpraktisch.
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.Hij vond het onpraktisch.
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.Il pensait que c'était infaisable en pratique.
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.그는 그게 비실용적이라고 생각했습니다.
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.La riteneva poco pratica.
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.Le resultaba poco práctico.
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.Menurutnya ide itu tidak praktis.
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.Ông ấy nghĩ nó không thực tế.
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.Připadala mu nepraktická.
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.Szerinte ez járhatatlan, megvalósíthatatlan.
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.Uważał to za niepraktyczne.
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.Σκεφτόταν ότι δεν ήταν πρακτική.
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.Он полагал, что она непрактична.
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.Смятал я е за непрактична.
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.הוא סבר שזה לא מעשי.
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.إعتقد انها غير عملية.
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.「それぞれの主題ごとに許される範囲内でのみ正確さを追求すべきだ」
Tabi ki, bu denklem hesap makinelerinde kullanışsız, çünkü log 5 işlevine sahip değiliz. .물론 우리는 그렇게 읽지 않을 겁니다. 그리고 이건 계산하는 데 있어서 꽤나 무용합니다. 왜냐하면 여러분은 밑을 5로 하는 로그 버튼을 가지고 있지 않거든요.
Tabi ki, bu denklem hesap makinelerinde kullanışsız, çünkü log 5 işlevine sahip değiliz. .وبالطبع هذا ليس واحداً من الخيارات، وهو غير مستخدم في الآلة الحاسبة لأنه لا يوجد زر خاص بالاساس 5
Uyandığınız an egonun hiçbir etkisi kalmaz, kullanışsız olur.Det ögonblick du är uppvaknad har egot ingen funktion, det är oanvändbart.
Uyandığınız an egonun hiçbir etkisi kalmaz, kullanışsız olur.En el momento que despiertas el ego deja de tener ninguna función, es inútil.
Uyandığınız an egonun hiçbir etkisi kalmaz, kullanışsız olur.În momentul în care eşti trezit, ego-ul nu mai are nici o funcţie, este inutil.
Uyandığınız an egonun hiçbir etkisi kalmaz, kullanışsız olur.Khoảnh khắc bạn thức tỉnh bản ngã không vận hành, nó là vô dụng.
Uyandığınız an egonun hiçbir etkisi kalmaz, kullanışsız olur.Op het moment dat je ontwaakt bent, heeft het ego geen functie, is het zinloos.
Uyandığınız an egonun hiçbir etkisi kalmaz, kullanışsız olur. Oradasınızdır ve artık ona ihtiyacınız yoktur.l'ego non ha nessuna funzione, è inutile: adesso ci sei tu, non hai bisogno dell'ego!
Uyandığınız an egonun hiçbir etkisi kalmaz, kullanışsız olur.Sobald du erwacht bist, hat das Ego keine Funktion mehr, es ist sinnlos.