Plan kullanışsız olduğu için reddedildi.The plan was rejected as being impractical.
Makine çevirisi neden kullanışsızdır?Why is machine translation useless?
Hepimiz senin fikrinin kullanışsız olduğunu düşünüyoruz.We all consider your idea to be impractical.
O eski ve kullanışsız.It's old and clunky.
Bu kullanışsız.It's awkward.
Doğada hiçbir şey kullanışsız değildir.Nothing in nature is useless.
Onun önerileri tamamen kullanışsız.His suggestions are completely useless.
O kullanışsız bir fikir.That's an impractical idea.
O kullanışsız.That's impractical.
Neden okulda çok fazla kullanışsız şey öğreniyoruz?Why do we learn so much useless stuff in school?
Fakat bu yöntem de çoğunlukla kullanışsızdır.This too is often impractical.
Ancak askerlere karşı büyük ölçüde kullanışsızdırlar.However, it is ineffective on some enemies.
Hiç de sürpriz olmayan bir şekilde bu tanklar çok yavaş ve kullanışsız bulundu.Unsurprisingly, the tank was found to be too slow and unreliable.
Termal koşullarda hava emiciler( kısmen scramjetlerde) kullanışsız hale gelmektedirler.During weather disturbances (typhoon) some barangays are easily flooded.
Glagol Alfabesi Slav dili için kullanışsızdı.The Glagolitic alphabet was suited to match the specific features of the Slavic language.
1942 yılında bir prototipi test edildi ve kullanışsız bulunduğundan proje iptal edildi.A prototype was tested, but in 1943 the project was dropped as unnecessary.
Çok yavaşlar, düşük kalite ekranları var, ve kullanışsız,eski bir bilgisayar programı yürütüyorlar.They're slow, they have low quality displays, and they run cluncky, old PC software.
O bunun kullanışsız olduğunu düşünüyordu.He thought it was impractical.
Aslında pamuk ayıklama makinesi asırlardır mevcuttu ama küçük ve kullanışsız biçimlerdeydi.The truth is that the cotton gin already existed for centuries in small but inefficient forms.
ve bu her ne kadar kullanışsız bir şey bile olsa- ki genellikle öyledirler.though it's impractical and usually they're really.
En iyi eserler kullanışsızdır.The best things are impractical.
çok kullanışsızdır, ancak işte kollarınızı sıvayıpis very impractical, you know you can just go about
Uyandığınız an egonun hiçbir etkisi kalmaz, kullanışsız olur.The moment you are awakened ego has no function, it is useless.
Kullanışsızları & gizle& Hide useless
Bu hareket oluşabilir ve nesnedeki değişimi kullanışsız kılabilir.This could make movement and changing body position awkward.
Ayrıca Macarlar, daha iyi sırhları sayesinde Osmanlı silahlarını kullanışsız kılıyordu.They also had better armor, often rendering the Ottoman weapons useless.
Bu haliyle askeri bir amaç için tümüyle kullanışsızdır.Sie ist deshalb für eine absolut nutzlose Maschine ironisch zu verstehen.
Fakat bu yöntem de çoğunlukla kullanışsızdır.L’utilisation de la force est souvent inefficace.
Glagol Alfabesi Slav dili için kullanışsızdı.L'alphabet glagolitique, qui a servi à écrire les langues slaves.
1942 yılında bir prototipi test edildi ve kullanışsız bulunduğundan proje iptal edildi.Les résultats des essais de 1943 sont très négatifs et le projet est rapidement annulé.
ICBM=ICBM'ler kullanışsız olup yeteri oranda başarı sağlamazlar.Pocos equipos de IBM podían hacer esto sin daños permanentes.
1942 yılında bir prototipi test edildi ve kullanışsız bulunduğundan proje iptal edildi.Un prototipo venne costruito e testato nel 1942, ma il progetto si rivelò inattuabile e fu cancellato.
Fakat bu yöntem de çoğunlukla kullanışsızdır.Dal punto di vista pratico dev'essere praticamente inutilizzabile.
Bu haliyle askeri bir amaç için tümüyle kullanışsızdır.Attualmente possono essere considerati inutili allo scopo militare.
Bu haliyle askeri bir amaç için tümüyle kullanışsızdır.В целом, как военный приказ, он оказался совершенно бесполезен.
İdeal dalga boyu aralığındaki yüksek frekanslı ışık Schottky diyotların kullanımını kullanışsız kılar.Высокая частота света в идеальном диапазоне длин волн делает использование типовых диодов Шоттки непрактичным.
Ancak askerlere karşı büyük ölçüde kullanışsızdırlar.Против воинов не эффективен.
Bu hareket oluşabilir ve nesnedeki değişimi kullanışsız kılabilir.كان من الممكن أن تكون هذه الطريقة ناجحة في حال لم يدخل عليها أي تعديل.
İdeal dalga boyu aralığındaki yüksek frekanslı ışık Schottky diyotların kullanımını kullanışsız kılar.A alta frequência da luz em uma gama de comprimentos ideal faz dos diodos Schottky impraticáveis.
Uçak ve tankların icadı, kaleler henüz tamamlanmışken, kullanışsız bir hale getirdi.A invenção do avião e do tanque de guerra fizeram os fortes obsoletos logo após serem terminados.
Fakat bu yöntem de çoğunlukla kullanışsızdır.De qualquer forma, esse método não é muito praticado.
Ne var ki öğrenci ve öğretmenler sistemin kullanışsız olduğunu çeşitli araştırmalarda belirtmişlerdir.Este, terá tentando convencer algumas universidades e sistemas educativos a adotar o sistema, sem sucesso.
Ancak askerlere karşı büyük ölçüde kullanışsızdırlar.O armamento humano é praticamente inútil contra os invasores.
Ancak askerlere karşı büyük ölçüde kullanışsızdırlar.Żołnierzom najbardziej jednak doskwierała bezczynność.
1942 yılında bir prototipi test edildi ve kullanışsız bulunduğundan proje iptal edildi.En prototyp byggdes och testades 1942, men visade sig vara ogenomförbar.
Ancak askerlere karşı büyük ölçüde kullanışsızdırlar.Har dock stor tillgång på soldater.
Bunun sonucu Toga savaş gibi hareket gerektiren durumlarda daha kullanışsız bir hale gelmiştir.Det är som om tiden inte uppför sig riktigt som vanligt i krisreaktioner.
Ancak bu ilk tabancalar kullanışsız ve güvenilmez silahlardı.První samočinné pušky byly zatím konstrukčně málo dokonalé a nespolehlivé.
Bunun sonucu Toga savaş gibi hareket gerektiren durumlarda daha kullanışsız bir hale gelmiştir.În cel mai rău caz, ei au încetat pur și simplu să mai existe ca unități de luptă.
Hiç de sürpriz olmayan bir şekilde bu tanklar çok yavaş ve kullanışsız bulundu.Ikke overraskende blev kampvognen anset for at være for langsom og upålidelig.
1942 yılında bir prototipi test edildi ve kullanışsız bulunduğundan proje iptal edildi.En prototype ble bygget i 1942, men ble funnet ubrukelig.
Bu tür silahlar aslında ne kadar kullanışsız ve etkisiz olduklarını kanıtladı.Disse navnene uttrykker hvor voldsomt og uforutsigelig denne narkotikaen virker.
1942 yılında bir prototipi test edildi ve kullanışsız bulunduğundan proje iptal edildi.Sebuah prototipe dibangun dan diuji pada tahun 1942, tetapi tidak dapat diterapkan.
Uçak ve tankların icadı, kaleler henüz tamamlanmışken, kullanışsız bir hale getirdi.Sự phát minh ra máy bay và xe tăng khiến cho các pháo đài lỗi thời ngay khi chúng vừa được xây xong.
Bu tür silahlar aslında ne kadar kullanışsız ve etkisiz olduklarını kanıtladı.Loại vũ khí này cồng kềnh và không thuận lợi cho việc tấn công.
Bunun sonucu Toga savaş gibi hareket gerektiren durumlarda daha kullanışsız bir hale gelmiştir.このような状況でなぜ不必要な戦闘が起こったかは、謎として残っている。
İş takımları haricinde katlanmış yakalı elbiseler giymek kullanışsız ve boğucu idi.使用済下着にしか興味のない下着泥棒で、盗んだ下着を着ることも好む。
Uçak ve tankların icadı, kaleler henüz tamamlanmışken, kullanışsız bir hale getirdi.固定翼机及坦克的发明使要塞一建成就过时了。
Fakat bu yöntem de çoğunlukla kullanışsızdır.Takéto použitie však môže byť často zavádzajúce.
Aslında pamuk ayıklama makinesi asırlardır mevcuttu ama küçük ve kullanışsız biçimlerdeydi.Adevărul e că această maşină exista deja de secole în forme mici şi ineficiente.